KÜLTÜR SANAT - 03 Kasım 2024 Pazar 12:45

Gaziantep’in tarihi destanını geleceğe taşıyan müzeye ziyaretçi akını

A
A
A
Gaziantep’in tarihi destanını geleceğe taşıyan müzeye ziyaretçi akını

Antep Savunması’nın her anını gözler önüne seren Panorama 25 Aralık Gaziantep Savunması Kahramanlık Panoraması ve Müzesi ziyaretçi akınına uğruyor.


Gazianteplilerin 11 ay boyunca düşmana karşı verdiği mücadeleyi tüm ayrıntılarıyla ziyaretçilerine tekrar yaşatan Panorama 25 Aralık Gaziantep Savunması Kahramanlık Panoraması ve Müzesi’ni ziyaret eden vatandaşlar, müzeyi gezerken duygu dolu anlar yaşıyor. Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşun 99’uncu yıl dönümünde ziyarete açılan ve açıldığı günden itibaren büyük bir ilgi gören Panorama 25 Aralık Gaziantep Savunması Kahramanlık Panoraması ve Müzesi, hafta sonları yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor.


İşgalci Fransız askerleri tarafından annesinin tesettürüne el uzatılmasına karşı çıktığı için şehit edilen Mehmet Kamil başta olmak üzere 6 bin 317 şehidin verildiği ve binlerce kişinin de gazi olduğu Antep Savunmasının tarihini anlatan müzeyi ziyaret eden ziyaretçiler, müzeyi ziyareti esnasında sömürgeci ve işgalci Fransızların zulmüne, Gaziantep halkının da verdiği destansı mücadelesine şahit oluyor.


Diğer örneklerinin aksine tek bir anı değil, uzun bir sürecin canlandırıldığı Panorama Müzesi’nde ünlü Rus Ressam Aleksander Samsonov tarafından yapılan 14 tablo, 3 diorama ve 13 metre yüksekliğinde, 120 metre uzunluğunda panoramik yağlı boya çalışmasından oluşan alanıyla kahramanlıklarla dolu Antep Savunması tüm yönleriyle anlatılıyor.


Antep Savunması’nda şehit ve gazi olanların yakınlarının bağışladığı harp dönemi eserler ile yapılan direnişin kahramanlarından Tüfekçi Yusuf, Dr. Mecit Barlas, İncozade Hüseyin, Yıldırım Kamil, Nalbant Hasan Çavuş ve Araptarlı Ali gibi onlarcasının savaşta kullandığı eşyalar özenle sergileniyor.


Hafta sonunu fırsat bilen ve aileleriyle beraber müzeyi ziyaret eden ziyaretçiler, işgalci Fransızlara ve İngilizlere karşı verilen eşsiz mücadeleyi her yönüyle anlatan müzeyi beğeniyle gezdiklerini dile getirdiler.



“Antep Savunmasını çok güzel canlandırmışlar”


Gaziantep’in 11 ay boyunca işgalcilerine karşı verdiği destansı mücadeleyi ayrıntılarıyla ziyaretçilerine tekrar yaşatan müzeyi gezerken çok duygulandığını belirten ziyaretçilerden Gözde Nur, “Müzeyi ilk defa geziyorum. Keşke müzeyi ziyaret etmek için daha önce gelseydim. Antep Savunmasını çok güzel canlandırmışlar. Müzeyi gezerken tüylerim diken diken oldu. Bu topraklar gerçekten çok kolay kazanılmamış ve değerini bilmemiz lazım” dedi.



“Müzeyi gezerken çok duygulandım”


Antep Savunması’nın tüm detaylarıyla anlatıldığı müzeyi gezerken duygu dolu anlar yaşadığını ifade eden Dilek Hanım da, “Müzeyi gezerken o kadar çok duygulandım ki herkesin bu duyguyu tatmasını isterdim. Çünkü o kadar çok duygulandım ki tüylerim diken diken oldu. Keşke müzeyi daha önce ziyaret etme imkanım olsaydı” diye konuştu.



“Müzeyi çok beğendik”


Ailesiyle birlikte müzeyi ziyarete geldiklerini belirten Leyla ve Adile Nur Deveciler, “Gaziantep’i bize bırakan dedelerimizle gurur duyururuz. Müzeyi çok güzel bulduk. Müzede her şeyi detaylarıyla çok güzel canlandırmışlar ve müzeyi çok beğendik” şeklinde konuştu.



“Müze çok bilgilendirici ve eğitici bir müze olmuş”


Almanya’dan Gaziantep’e geldiğini, ailesiyle Panorama 25 Aralık Gaziantep Savunması Kahramanlık Panoraması ve Müzesi’ni gezdiğini belirten Mehmet Öztop ise şunları söyledi:


“Geçmiş tarihimizi öğrenmek için ziyaret edilecek çok güzel bir müze olmuş. Herkesin gelip müzeyi gezmesini tavsiye ederim. Tarihi eserler bu zamana kadar iyi korunmuş ve savaşta kullanılan bütün bu ekipmanları nasıl muhafaza ettiklerine dair ben de şaşırdım. Fakat müze çok bilgilendirici ve eğitici bir müze olmuş.”



Gaziantep’in tarihi destanını geleceğe taşıyan müzeye ziyaretçi akını

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.