EKONOMİ - 04 Kasım 2024 Pazartesi 14:26

Gaziantepli halıcılar Suudi Bakan Al-Kassabi’yle görüştü

A
A
A
Gaziantepli halıcılar Suudi Bakan Al-Kassabi’yle görüştü

Gaziantepli halı ihracatçıları, İstanbul’da gerçekleştirilen bir toplantıda Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Dr. Majid bin Abdullah Al-Kassabi ile bir araya gelerek sektörleriyle ilgili sorunları dile getirdi. Türkiye’nin en fazla halı ihracatı gerçekleştirdiği ülkeler arasında ikinci sırada yer alan Suudi Arabistan’ın halı ithalatında uyguladığı yüksek vergi ve diğer sorunların masaya yatırıldığı toplantıdan Gaziantepli halıcılar umutlu ayrıldı.


Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcıları Adem Beğendi ve Bekir Şahan, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Dr. Majid bin Abdullah Al-Kassabi ile bir araya geldi. Heyet, Suudi Arabistan’ın halı sektörüne uyguladığı yüzde 15’lik verginin düşürülmesi yönündeki taleplerini dile getirerek, iki ülke arasında ticarette yaşanan sorunları aktardı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması yönünde karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.


Türkiye’den en fazla halı ihracatı gerçekleştirilen ülkeler arasında ikinci sırayı alan ve 2024 yılının on aylık sürecinde Güneydoğu’dan toplam 172 milyon dolarlık, Türkiye genelinden ise 239 milyon dolarlık halı ihracatı gerçekleştirilen Suudi Arabistan’ın Türkiye’den ithal edilen halılara yönelik uyguladığı yüzde 15’lik verginin bu ülkedeki rekabeti zora soktuğunu ifade eden Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcıları Adem Beğendi ve Bekir Şahan, “Suudi Arabistan bir çok sektör için olduğu gibi halı sektörü içinde büyük ve önemli bir Pazar. Ancak bize uygulanan yüzde 15’lik gümrük vergisi bu ülkede ki rekabet şansımızı azaltırken rakip ülkelerin vergisiz geçişi sektörümüzü zora sokmaktadır. Bu konuda Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’ın büyük destekleriyle İstanbul’da Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Dr. Majid bin Abdullah Al-Kassabi’le Ticaret Bakanımızın da katılımıyla bir görüşme gerçekleştirerek taleplerimizi ilettik. Suudi Bakan bu konuda bizlere gerekli desteği vereceğini ve verginin minimum seviyeye çekilmesi için gerekli çabayı göstereceğini, dile getirdiğimiz diğer sorunlarımızın çözümü için de ilgili bakanlıklarla temas kuracağını ifade etti. Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’a sektörümüze verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz. Önümüzdeki süreçte bu görüşmelerin olumlu yansımalarının sektörümüzü daha da güçlendireceğine inanıyoruz” dedi.



“Suudi Arabistan halı sektörü için büyük önem taşıyor”


Ortadoğu ülkeleri içerisinde en büyük Pazar konumunda olan Suudi Arabistan pazarına 2024 yılının on aylık sürecinde toplam 172 milyon dolarlık ihracata imza atan Gaziantepli halıcılar, son on iki ayda ise bu ülkeye yönelik 203 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye genelinden ise son 12 ayda toplam 280 milyon dolarlık halı ihracatı yapılırken 2024 yılının on aylık sürecinde ise Türkiye genelinden 239 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Suudi Arabistan bu potansiyeliyle Türkiye’den halı ithalatı gerçekleştiren ülkeler arasında Amerika’nın ardından ikinci sırada yer alıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.