KÜLTÜR SANAT - 14 Nisan 2025 Pazartesi 10:07

Gaziantep’te 70 yaşındaki usta, 60 yıldır geleneksel yöntemlerle zurna üretiyor

A
A
A
Gaziantep’te 70 yaşındaki usta, 60 yıldır geleneksel yöntemlerle zurna üretiyor

Gaziantep’te yaşayan 70 yaşındaki Mesut Uz, 60 yıldır geleneksel yöntemlerle zurna yaparak mesleğini yaşatıyor.


Gaziantep Bakırcılar Çarşısı’nda 60 yıldır el emeğiyle zurna üreten 70 yaşındaki Mesut Uz, işini aşkla yapıyor. Gelişen teknolojiye rağmen el emeğiyle üretim yapmaya devam eden Mesut Uz, yaz aylarının gelmesiyle birlikte düğün sezonunun açıldığını ve yoğun mesaiye başladığını belirtti. Günde ortalama 10 zurna ürettiğini söyleyen Mesut Uz, çırak yetiştiremediğini söyledi. Genç neslin bu tür zanaatlara ilgisizliğinden yakınan usta, mesleğini sürdürecek çırak bulmakta zorlandığını da dile getirdi. Yıllardır sesiyle davetlere neşe katan zurnalar, Mesut Uz’un ellerinde hayat bulmaya devam ediyor.



"Zurna kayısı ağacından yapılır"


Zurna yapımını anlatan Uz, "Zurna yapımı, kayısı ağacından yapılır. Kayısı ağacının gövdelerini genelde Malatya’dan veya çevredeki bölgelerden temin ederiz. Meyve vermeyen veya kurumuş olan ağaçları alıp işliyoruz. Bu ağaçlar genellikle 2-3 yıl kurutulur. Sonrasında zurna yapmak için işlemeye başlarız. Ağaç kuruduktan sonra tasarlanır. Tasarlandıktan sonra üst kısmı alınır ve şekil verilir. Daha sonra içi oyulur, çevrilir, delikleri açılır ve perdeler ayarlanır. Zurnanın baş kısmında ‘çimşir’ ağacından yapılan bir başlık yer alır. Bu başlığa ‘nezik’ deriz. Onu da ayrıca hazırlıyoruz. Son olarak zurnaya kamış veya metem dediğimiz kısımlar takılır. Bu kısmı da müzisyen getirir, çalar ve akortları kontrol eder. Eksik veya hatalı yer varsa biz burada düzeltiriz. Sonra herkes memleketine döner, zurnasını çalar" dedi.



"Türkiye’nin birçok yerinden müşterilerimiz olur"


Düğün sezonunun başlamasıyla talebin çoğaldığını söyleyen usta Uz, "Düğün sezonu başladı. Ama Gaziantep’te çok yoğun bir talep yok. Zaten ben buradaki piyasayla çok ilgilenmiyorum. Daha çok Adana, İstanbul, Ankara, Kayseri, Maraş, Göksun, Osmaniye gibi şehirlerden talep gelir. Hatta Türkiye’nin birçok yerinden müşterilerimiz olur. Çünkü Antep zurnası, başka yerlerde yapılan zurnalara uymaz. Mesela İstanbul’da sahne zurnası vardır. Ama bizimki halay zurnasıdır ve bu tarz, Antep dışında pek bulunmaz. Halay bitmediği sürece, düğünler sürdüğü sürece zurna da yaşar. Ama bir gün davul tükenirse, zurna da tükenir" şeklinde konuştu.


Zurna fiyatları ile ilgili bilgi veren usta Uz, "5 bin TL’ye de zurna var, 10 bin TL’ye de, 15 bin TL’ye de. Fiyat, zurnanın işçiliğine, malzemesine ve detaylarına göre değişir" diye konuştu.



Gaziantep’te 70 yaşındaki usta, 60 yıldır geleneksel yöntemlerle zurna üretiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Plevne direnişinin arkasındaki liderlik Tokat’ta ele alındı Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde düzenlenen panelde Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa’nın hayatına dair yeni keşifler ve askeri başarılarının stratejik yönleri ele alındı. Tokat’ta, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Tokat Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, Gazi Osman Paşa’nın vefatının 126. yıl dönümü dolayısıyla anma paneli düzenlendi. 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; rektör yardımcıları Prof. Dr. Rasim Koçyiğit ve Prof. Dr. Mücahit Eğri, Genel Sekreter Prof. Dr. Muhittin Demiray, İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdi Dölek, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Programın açılışında konuşan TOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rasim Koçyiğit, Gazi Osman Paşa’nın yalnızca bir asker değil, aynı zamanda azim ve kararlılığın simgesi olduğunu belirterek, Plevne’de gösterdiği direnişle tarihe adını altın harflerle yazdırdığını ifade etti. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Murat Hanilçe üstlenirken, Doç. Dr. İbrahim Aykun, Doç. Dr. Yunus Emre Tekinsoy ve Doç. Dr. Necati Çavdar konuşmacı olarak yer aldı. Aile geçmişine dair yeni keşifler paylaşıldı Panelde ilk olarak söz alan Doç. Dr. İbrahim Aykun, "Yeni Bilgiler Işığında Gazi Osman Paşa’nın Ailesi" başlıklı sunumunda, Paşa’nın aile yapısına ilişkin dikkat çekici veriler paylaştı. Osmanlı arşiv belgelerine dayanan araştırmalarda, bugüne kadar annesi olarak bilinen Şakire Hanım’ın aslında ablası olduğu, öz annesinin ise Vahide Hanım olduğu ortaya konuldu. Ayrıca babası Hacı Mehmed Bey’in gümrükte değil, Mekteb-i Harbiye-i Şahane’de "Ser Hademe" olarak görev yaptığı ve ailenin İstanbul Cihangir’de yaşadığı bilgisi paylaşıldı. Nüfus kayıtlarına göre Paşa’nın doğum yılının da 1832 olduğu ifade edildi. Plevne savunmasının askeri yönü ele alındı Doç. Dr. Yunus Emre Tekinsoy ise "93 Harbi’nde Plevne Savunması ve Gazi Osman Paşa" başlıklı sunumunda, dünya askeri tarihine geçen Plevne direnişinin stratejik boyutlarını anlattı. Tekinsoy, Osmanlı ordusunun savunma taktikleri ile Paşa’nın liderlik özelliklerini detaylı şekilde değerlendirdi. Saraydaki etkisi ve devlet içindeki konumu anlatıldı Panelin son konuşmacısı Doç. Dr. Necati Çavdar da "Yıldız Sarayı’nda Gazi Osman Paşa" başlıklı sunumunda, Paşa’nın savaş sonrası yaşamına ve Osmanlı bürokrasisindeki yerine değindi. Çavdar, Rus esaretinden dönen Paşa’nın II. Abdülhamid tarafından takdirle karşılandığını belirterek, 22 yıl boyunca Hassa Müşirliği ve Mabeyn Müşirliği görevlerinde bulunduğunu söyledi. Gazi Osman Paşa’nın, devlet yönetiminde etkin rol üstlendiğini ve padişaha en yakın isimlerden biri olarak görev yaptığını ifade eden Çavdar, Paşa’nın hayatı boyunca çeşitli iddialara rağmen saraydaki güvenini koruduğunu vurguladı. Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. Ekipler seferber oldu İhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi. "Ne olur çıkarın artık" Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.