GÜNDEM - 08 Ocak 2026 Perşembe 09:42

Gaziantep’te antika silahlar sedef kakma sanatıyla süsleniyor

A
A
A
Gaziantep’te antika silahlar sedef kakma sanatıyla süsleniyor

Gaziantep’te 45 yıldır Osmanlı saraylarını süsleyen sedef kakma sanatıyla uğraşan Ökkeş Bozkurt, antika silah, kılıç ve hançerlere sedef işlemesi yapıyor.


Osmanlı döneminde yaygın el sanatlarından olan sedef kakma sanatı Gaziantep’te ustaları tarafından ayakta tutuluyor. Çeyiz sandığı, ayna, sandalye, sehpa, midye kutu, rahle, şamdan, baston, anahtarlık, kül tablası, sini altlığı, tavla ve telefonluk gibi eşyaların yanı sıra sedef işlemeli orijinal Osmanlı tüfekleri, hançerler, kılıçlar ve silah kabzaları yapan 58 yaşındaki Ökkeş Bozkurt, padişah mesleği olarak da bilinen sedef kakma sanatıyla adından söz ettiriyor.



Yok olmaya yüz tutmuş el sanatlardan olan sedef kakma sanatını sürdürüyor


Türkiye’de yok olmaya yüz tutmuş el sanatlardan olan sedef kakma sanatını tarihi Gümrük Han’daki atölyesinde severek sürdüren Bozkurt, Osmanlı döneminde de birçok padişahın uğraş verdiği bilinen sanatı yaşatmak için elinden gelen çabayı gösteriyor. Tarihi mekanda kurduğu atölyesinde Osmanlı saraylarındaki sedef sanatının yanı sıra dönemin süs ve mobilya ile gündelik eşyalara sedef işlemesi yapan Bozkurt, ortaya çıkarmış olduğu birbirinden değerli ürünlerle kısa zamanda hem Türkiye’den hem de dünyadan ilgi görmeye başladı. Önce motifleri ağaca çizen, küçük çekiç darbeleriyle teli ağaca işleyen ve daha sonra motifin içini oyan Bozkurt, elmas taşla şekil verdiği sedefi motife yerleştirdikten sonra zımparalıyor ve cilalayarak renk veriyor.



"45 yıldır bu işin içerisindeyim"


7 yaşındayken çırak olarak başladığı sedef kakma sanatını 45 yıldır sürdürdüğünü belirten Bozkurt, "45 yıldır bu işin içerisindeyim. Mesleğimiz sedef kakma sanatı olarak geçer. Yaptığımız iş tamamen telkari işler. Ceviz ağacı üzerine telkari işliyoruz. Tamamen pirinç telden işliyoruz. Tatlı su midyeleriyle de şekillendiriyoruz. İşlemiş olduğumuz pirinç tellerin arasına tatlı su midyesiyle işlem yapıyoruz. Her parçamız en küçük parçadan en büyük parçaya kadar 10 defa elden geçiyor. Çizim aşaması, çizdikten sonra tekrar bunun pirinç telleriyle işlenmesi keskiler vasıtasıyla işleniyor. Ondan sonra pirinç telleri yatırılıyor. Pirinç teli bittikten sonra tutkal vasıtasıyla aralarını tutkallıyoruz. Ondan sonra da frezeler yardımıyla yerlerini açıyoruz. Bu sedef yerlerini tutkallıyoruz. Elmas taşları düzelttikten sonra tek tek yerlerine yerleştiriyoruz. Ondan sonra macun vasıtasıyla gömüyoruz. Gömdükten sonra tekrar bunun bir silme aşaması var. Zımparalar yardımıyla siliyoruz. Zımparayla sildikten sonra asitliyoruz. Asitledikten sonra tekrar pürüz yardımıyla yakıyoruz. Yaktıktan sonra zımpara aşaması devam ediyor. Zımparadan sonra cilalayıp bitiriyoruz" dedi.



"Bu sanat ölmeye yüz yutmuş meslekler grubunda yer alıyor"


Meslekte çırak ve ustanın yetişmediğini belirten Bozkurt, "Eleman yetiştiremediğimizden dolayı bu sanat ölmeye yüz yutmuş meslekler grubunda yer alıyor. Ne kadar uğraş verirsek verelim, devletimiz bu konuda bize destek verdiği halde yine de çırak yetiştirmekte zorlanıyoruz. Bu mesleğin ölmemesi için bizimle çalışabilecek arkadaşlara ihtiyacımız var. Ama maalesef ki günümüz şartlarında ben 3 tane evlat yetiştirdim bir tanesini bu mesleğe aşılayamadım ve ben işimi 45 yıldan beri severek yapıyorum. Bu mesleği yapmamdaki sebeplerden biri de mesleğe olan aşinalığımdır, mesleğe olan aşkımdır. Ben mesleğimi gerçekten çok seviyorum" şeklinde konuştu.



"Antika kılıç, tabanca ve silahların üzerine sedef kakma yapıyoruz"


Antika silah, kılıç ve hançerlere sedef işlemesi yaptığını belirten Bozkurt, "Eski antika kılıç, tabanca ve silahların üzerine sedef kakma yapıyorum. Günümüzde kılıç, hançer, silah biraz gündemde olduğu için bize getiren oluyor. Bize zülfikar kılıçlar geliyor ve zülfikar kılıçların üzerine sedef kakma yapıyorum. Demirlerini de işliyoruz. Demirlerin üzerine istenilen isim, ayet yazılabiliyor. Ahşap üzerine tamamen telkari ürün olarak pirinç terleriyle işleme yapabiliyorum" diye konuştu.



Gaziantep’te antika silahlar sedef kakma sanatıyla süsleniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sami Uğurlu: "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Fenerbahçe maçının ardından, "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Antalyaspor, sahasında Fenerbahçe ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. İç saha performanslarının iyi olduğunu ancak aynı performansı dış sahaya yansıtamadıklarını belirten Uğurlu, "Burada iç sahada 4. maçımızı oynadık. 8 puan aldık. İç saha performansına baktığınız zaman oldukça iyi, hatta bunu dışarıya da ansıtmak gerekiyor. Dışarıdaki maçlarda alacağımız puanlar bizi yukarıya taşıyacak. Fizik olarak da, mental olarak da hazırız. Geçen hafta son dakikalarda ediğimiz talihsiz gol bizi biraz üzdü. Onu telafi etmek için çıktık bugün de çok zorlu bir rakibe karşı. Kaliteli oyunculara sahip bir Fenerbahçe’ye karşı oynadık" diye konuştu. "Maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim" Fenerbahçe’ye çalıştıklarını söyleyen Uğurlu, "Özellikle maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim. Kenarlarda ve kanatlarda özellikle çok etkili olduk. Burada Fenerbahçe’nin 4’lü oynayabileceğini de düşünmüştük. 3’lü de çıkabileceğini düşünmüştük. Nottingham maçında 3‘lü oynayıp bunun karşılığını almaları, aslında iki türlü de Fenerbahçe’yi çalışmıştık. 3’lü başladıklarında iki kenar stopere geldiğinde bizim kanat oyuncularımız şiddetli baskı yapıp geçiş ve sonuçlandırma istemiştik. Bu biraz işin taktiksel bölümü ama, bize savunmada daha kalabalık ve güvenli kalmamızı sağladı. Sakatlık biraz dengeleri bozdu diyebilirim" ifadelerini kullandı. "Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik" Kendi kalelerine attıkları talihsiz bir golle sahadan 1 puanla ayrıldıklarını belirten Sami Uğurlu, "2-1’den sonra kanat oyuncularının da yorulduğunu gördük, hamleler yaptık. 2-1’den birkaç dakika sonra bulduğumuz pozisyonda eğer golü bulabilseydik burada maçı kazanabilirdik. Biz de Fenerbahçe’de pozisyonlar buldu. Daha sonra kendi kalemize talihsiz bir şekilde fol attık. Futbolda bunlar var, kendi kalemize attığımız ister istemez moral olarak takımı aşağıya çektiğini söyleyebilirim. 2-2 sonrası yaptığımız 2 değişiklikle ve geçişlerle pozisyon bulmaya çalıştık. Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik. Maçtan önce Fenerbahçe’den 1 puan verseler tabi ki her takım kazanılmış 1 puan olarak bakar. 2-0’dan sonra kaybedilmiş 2 puan, kazanılmış 1 puan olarak bakar" şeklinde konuştu. "İç saha performansımız iyi" İç sahada taraftar desteğinin arkalarında olmasının kendilerini güçlendirdiğinin altını çizen Uğurlu, "İç saha performansımız iyi, bunda taraftarında çok fazla rolü var. Her maçta onları arkamızda hissettiğimizde coşkumuzda artıyor. İçeride yakaladığımız coşkuyu dış sahada da yakaladığımızda sıralama olarak da yukarıya çıkacağımızı düşünüyorum" dedi. Her maç kendi oyunlarını oynamaya çalıştıklarını vurgulayan Uğurlu, "Tabii rakibin artıları, eksileri, pozitif yönleri ve zaaflarına baktığında ona göre de farklı planlar uygulayabiliyoruz. Bu maça kadar oynadığımız 6 maçta 3’ü duran top, 2’si penaltı, akan oyunda yediğimiz 2 gol. Oyun içinde bireysel hatalar oluyor, bunlar ne kadar azalırsa, puan sayısı da yukarıya çıkıyor" şeklinde konuştu. " Fenerbahçe karşısında takımın ilk 60 dakikalık bölümde sergilediği oyundan memnun kaldığını söyleyen Uğurlu, "Ben oyun ve mücadele olarak da ilk 60 dakikada oyuncularımdan çok memnunum. İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız. Geçen hafta son vuruş kalitesinden bahsetmiştim. Bu da santrfor işi, özel oyuncuların olduğu zaman ön bölgede kötü oynadığı zaman bile kazanabiliyorsun. Ancak bizim her maç iyi mücadele edip, iyi oynamamız gerekiyor. 1-2 oyuncu vasatın altına indiği zaman bizim bunu kaldıracak gücümüz çok fazla yok. Genele baktığımızda iç sahada bunu yakalıyoruz. Dış sahada da aynı konsantrasyonla, istek ve coşkuyla oynadığımızda dış sahadan da istediğimiz puanları alacağız. Kendi dengin takımlarla oynadığın zaman bireysel yeteneklerle ya da oyuncu kalitesiyle işi çözmen gerekiyor. Bunu da özellikle Kayserispor maçında Safuri ve Balet’in olmaması bizim gibi transferi kapalı bir takımda 2 tane çok önemli oyuncu oynamadığı zaman bunu maalesef ki karşılığı çok uyu olmuyor. Özel oyuncularımız var, ama 2-3 oyuncu kaybettiğimizde ister istemez bunun problemlerini yaşıyoruz" dedi.