ASAYİŞ - 25 Mart 2026 Çarşamba 15:29

Gaziantep’te FETÖ/PDY üyesi şahıs yakalandı

A
A
A
Gaziantep’te FETÖ/PDY üyesi şahıs yakalandı

Gaziantep’te polis ekipleri tarafından yapılan operasyonda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası bulunan şüpheli yakalandı.


Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı motosikletli yunus timleri, aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyon yaptı. Operasyonda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası bulunan şüpheli yakalandı.


Yakalanan şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, "Yeni uydu şehirler oluşturduk çünkü şehir 500 bin mülteci alınca iki yıl içerisinde organizenin orada 5,5 milyon metrekareye yeni uydu şehirleri-Kuzey Şehir’i ve Güney Şehir’i-yaptık. Yaparken de "Bir çocuğa ne lazım?" bunun hepsinin altyapısını hazırladık" dedi. Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i dinledi. Şahin Gaziantep hakkında bilgi vererek, "500 bin mülteciyle biz on üç yıl birlikte yaşadık şu anda mevcutta 100 bin mülteci çocuğu okutuyoruz, 100 bin mülteci çocuk. Yani bizim göç yönetiminde yapmış olduğumuz, mesela İstanbul 15 milyon içerisinde 500 bin çocukla, aileyle yönetişimi farklı ama 2 milyonun içerisinde 500 bin kişiyle birlikte on üç yıl yaşayıp 100 bin çocuğu da kayıp nesil yapmadan sistemin içine alan bir şehiriz. Hakikaten burada tam bir kapsayıcılıkla çalıştık, kimseye geride bırakmadık. OECD Genel Sekreteri, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Gaziantep’e gelip göç yönetim modelimizi görüp bizi oraya Danışma Kuruluna davet edip anlatmamızı istediler. Çünkü bu konuda riski en yüksek olan şehirlerden bir tanesiyiz. Buna rağmen bizim bunu nasıl yönettiğimizle alakalı kısım öncelikle anlatmak istediğim şey her çocuk masumdur, her çocuğu suç işlemesiyle ilgili ortamlardan uzaklaştırmamız gerekir ve bu erken uyarı sistemi, dünya buna erken uyarı sistemi diyor. Bizim erken uyarı sistemimizin bir Sosyal Politikalar Bakanlığı yapmış, sosyal hizmet alanında çalışmış bir kardeşiniz olarak, göçü yönetmiş bir kardeşiniz olarak aslında duman tütüyor, buradan bir yangın çıkacağı belli biz tam duman tüterken bu yangının çıkmasını önleyecek çok ciddi önleyici tedbirler alıyoruz ve şehrin planlamasını da mekânsal planlamasını da buna göre yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Şahin, şu an 640 bin çocuğun okuduğunu belirterek, "103 bin Suriyeli öğrenci çocuğumuz okuyor bu birçok şehrin nüfusu kadar. Mesela 100 bin nüfuslu şehir olarak baktığınız zaman 100 bin çocuğu okutan bir sistemin altlığını hazırladık. Başlıklarımızdan bir tanesi mekânsal dönüşüm. Şehir sanayi şehri, sanayi şehrinin çok hızlı göç almış olmasının getirdiği üçte 1’i gecekondu. 70’li yılların hızlı sanayileşmesiyle birlikte şehrin üçte 1’inin gecekondu olduğu bir şehirde, 500 bin mültecinin geldiği noktada, gecekondudan kentsel dönüşümde de çok hızlı yol alamayınca biz önce bu kentsel dönüşüm planlamasında nasıl bir planlama yaptığımızı göstermek istiyorum. Şehre girerken, havalimanından Gaziantep’e girerken 3 ayrı şehirle giriyorsunuz. Önce kentsel planlama bölümlerini belirledik. Kentsel planlama bölümleri mesela şu Aydınlar Mahallesi Gaziantep’te havalimanından girdiğiniz zaman, şehre girmeden gördüğünüz kısım, Çevre Şehircilik Bakanlığıyla burayı tamamen kentsel dönüşüm olarak ilan ettik ve kentsel dönüşüm olarak temizledik. Niye? Çocuklarımızın eğer oynayacak bir parkı yoksa, bir sosyal donatı alanı yoksa, bir GASMEK’i yoksa, bir spor tesisi yoksa, enerjisini harcayacak bir nokta yoksa ve bu suçun oluşmasında kümeleşecek bir planlamaya neden oluyorsa biz buraların hepsini kentsel dönüşüm alanı ilan ettik" şeklinde konuştu. Şahin şöyle konuştu: "Mesela, ilk yaptığımız işlerden bir tanesi Göllüce Mahallesi’ndeki sanayi alanındaki kısmı tamamen kaldırdık, Aydınlar Mahallesi’ndeki kısmı tamamen kentsel dönüşüm alanı ilan ettik. Kentsel dönüşüm alanlarındaki bu yaptığımız çalışma, aslında şehir planlamasında suça sürüklenen çocukların mekânsal planlamadaki önemini anlatmak açısından çok önemli. Şehri planlarken bir çocuğa ne lazım? Bir çocuğa park lazım, bir çocuğa sosyal donatı alanları lazım, spor yapacağı alanlar lazım; buna uygun olmayan yerlerin hepsinin kentsel dönüşümünü yaptık ve bu yaptığımız çalışmalarda Aydınlar Mahallesi alternatif ticaret konut alanlarını -özellikle Murat Bakanıma burada çok teşekkür ediyorum- Çevre Şehircilik Bakanlığımızla birlikte yaptık, çok hızlı yaptık. Bize ne lazım? Böyle yıktıktan sonra bir çocuğa ne lazım, bir aileye ne lazım, bir gence ne lazım? Bunların hepsinde mekânsal planlamalarını yaptık. Bu, bizim açımızdan en önleyici tedbir oldu çünkü çocuk bir alana sıkıştığında, suçu kümeleştirdiğinde, eğer yarın bir uyuşturucuyla tanıştığında, eğer hakikaten tıbbi tedaviyle birlikte sosyal rehabilitasyonu tamamlayamazsanız yeniden aynı mekâna dönüyor, yeniden o mekâna döndüğü zaman, yeniden aynı o mekâna döndüğünde yaptığınız bütün tedavilerin hiçbir işe yaramadığını gördük çünkü Oya Bahadır’da biz 18 yaş altı çalışıyoruz, Gülşen Vekilim bunu en iyi bilenlerden bir tanesi, Yeşilay Genel Başkanıyken eşi, beraber intiharları çalışmıştık. Şu an Sağlık Bilimleri Dekanımız aynı zamanda Yeşilay Şube Müdürümüz. Dolayısıyla biz şehre bu gözle bakıyoruz, şehrin yaşam kalitesini, çocuk dostu bir şehir nasıl yapacağız, çocuğu suça iten nedenlerde kentsel planlamayı nasıl planlayacağız? Bu yaptığımız en önemli kentsel dönüşüm alanlarımıza baktığınızda en önemli çalışmalarımızdan bir tanesi oldu." Hayat Projesi ile birçok çocuğun suç işleme eğilimini azalttıklarını kaydeden Şahin, "Enerjisini spora, GASMEK’e, musikiye, resme, kendine dair ne tür yeteneği varsa ona vereceği mekânsal planlamanın altyapısını hazırlıyor. Bakın, burada, şu anda gördüğünüz yerde, şehirde 10 ayrı birimde Hayat Projesi’ni mahallelerde belirledik, oluşturduk, yeşil alanlarını getirdik. Bakın, Sayın Başkanım, görüyor musunuz? Normalde büyük baktığınız zaman, büyük, makro baktığınız zaman adamı çok korkutuyor ama küçük bakıp, mikro bakıp "Bu çocuğa ne lazım?" diye koyduğunuzda -spor alanı, çocuğun oyun oynayacağı gruplar- "Çocuğa ne lazım?"ı burada planladığınızda önleyici tedbirin çok işe yaradığını ve çocukların bu alanda suça sürüklenme oranının ne kadar düştüğünü de görme fırsatımız oldu. O yüzden bir belediye başkanı olarak çocuklarımızı suçlamaktan daha çok çocuklarımızın erken uyarı sistemine göre suç işleme risklerini azaltacak tedbirleri mekansal planlamayla önce çözmeye çalıştık ve şehri genişlettik kıymetli Başkanım. Yeni uydu şehirler oluşturduk çünkü şehir 500 bin mülteci alınca iki yıl içerisinde organizenin orada 5,5 milyon metrekareye yeni uydu şehirleri -Kuzey Şehir’i ve Güney Şehir’i- yaptık. Yaparken de "Bir çocuğa ne lazım?" bunun hepsinin altyapısını hazırladık. "Bir çocuğa ne lazım?"da en önemli şey yeşil alan çok mühim, park çok önemli, spor tesisleri çok önemli, GASMEK’ler çok önemli. Biz GASMEK’lerin içerisinde kreşinden tutun kütüphanesine, resimden tutun musiki alanına kadar bir çocuğun ne yapmak istiyorsa onu yapacağı planlamayı yaptık yeni uydu şehirlerimizde de. Bu da gördüğünüz şehir planlamalarımızdan bir tanesi" dedi.
Eskişehir TCMB Başkan Yardımcısı Akçay: "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz" Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü tarafından başlatılan ‘İktisat Buluşmaları’ etkinliğinin ilki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Dr. Cevdet Akçay’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Akçay konuşmasında, "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz" dedi. ‘Gelişmekte Olan Bir Ekonomide Enflasyonla Mücadele: Türkiye’den Dersler’ konulu seminerde konuşan Dr. Cevdet Akçay, enflasyonla mücadele konusuna değinerek, "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz. Bugün, alışılagelmişin dışında, daha teknik ama bir o kadar da güncel veriler üzerinden Türkiye ekonomisinin rotasını ve enflasyon görünümünü konuşmak istiyorum. Biz göreve geldiğimizde enflasyon nasıldı, şimdi nasıl? Buna bu şekilde bakmalıyız. İki yıl on aylık süreçte 12 puanlık bir düşüş sağladık. Ancak ‘Bu kadar mı yaptınız?’ demek de ayrı bir problemdir. İkinci problem ise aktarım mekanizmasıdır. Merkez bankasının faiz politikası sonrasında bu aktarımın ekonomiye, diğer faizlere, toplam talebe ve buradan enflasyona nasıl yansıdığını ifade eden mekanizmanın, biz göreve geldiğimizde işleyebilmesi için gerekli olan bütün bağlantıları kopuktu" dedi. "Bankanın sisteme ihtiyacı yoksa, yukarı çekilen faizin karşılığı olmuyor" Akçay, sözlerinin devamında, "Bizden önceki dönemlerde şirketlerin, sürreal faizlerle kendilerini fonlayarak nakit biriktirmiş olmaları, bankacılık sistemine ihtiyaç duymadıklarının göstergesidir. Eğer siz politika faizini çok yüksek bir seviyeye çekerseniz, normal şartlarda diğer tüm faizler de buna paralel olarak yükselir. Sistemde kendini fonlama ihtiyacı olan şirketler, bu yüksek maliyetler nedeniyle zorlanır. Ancak bankacılık sistemine ihtiyaç yoksa, yukarı çekilen faizin bir karşılığı olmaz" ifadelerini kullandı. Bu tür konferansların devam etmesi planlanıyor TCMB Başkan Yardımcısı Dr. Cevdet Akçay’ın konuşmasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi ve seminer sona erdi. Kamu ve üniversite çevrelerini bir araya getirmeyi hedefleyen seminer dizisinin ilk buluşmasında Türkiye ekonomisi ve enflasyon konuları ele alındı. Düzenli olarak devam etmesi planlanan bu konferanslar zinciriyle ekonomi dünyasından önemli isimlerin akademiyle buluşturulması hedefleniyor. Programa; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezgin Açıkalın, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Halil Cem Sayın, İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Kutlu, öğretim elemanları ve öğrenciler yoğun katılım gösterdi.
İzmir İZFURNEX 2026-İzmir Mobilya Fuarı kapılarını açtı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, EFR Fuarcılık tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen İZFURNEX 2026-İzmir Mobilya Fuarı törenle kapılarını açtı. Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, "İnancımız odur ki İzmir mobilya sektörü, sahip olduğu üretim kabiliyeti ve girişimci ruhuyla global pazarlarda çok daha güçlü bir yer alacaktır. Bunun yoluysa yenilikçi düşünceden ve tasarımı üretimin kalbine koymaktan geçmektedir" dedi. İZFURNEX 2026-İzmir Mobilya Fuarı, 25-29 Mart tarihleri arasında, Fuar İzmir B Hol’de sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Fuarda, 12 ilden, 127 firma ve markaları yer alırken üreticiler yeni koleksiyonlarını ve ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Bu yıl ilk kez kurgulanan özel konseptle ise ziyaretçilerin fuar alanındaki tüm stantlarla etkileşim kurabileceği bütüncül bir deneyim hedefleniyor. Fuarın, yeni iş birlikleri ve ihracat bağlantıları açısından önemli fırsatlar oluşturması amaçlanıyor. Markalaşma, tasarım ve yenilikçi bakış açısı Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Buca’da mobilya atölyelerindeki yangından etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu. Yıldır, fuarın, ticari fonksiyonunun yanı sıra fikirlerin, tasarımların ve vizyonların buluştuğu bir platform olduğunu belirterek, "Bu buluşma, üreticilerimiz için yeni iş birliklerinin, yeni pazarların kapısını açacaktır. Bugün dünya pazarlarında rekabet her zamankinden daha güçlü. Artık sadece üretmek yeterli değil. Markalaşma, tasarım ve yenilikçi bakış açısı, sektörümüzün geleceğini belirleyen önemli unsurlar haline gelmiştir. Mobilyada değer, artık yalnızca üründe değil tasarım, estetik ve marka gücündedir" diye konuştu. "Mithat Paşa Meslek Lisesi’nin kuruluşuna kadar uzanır" İzmir mobilya sektörünün sahip olduğu üretim kabiliyeti ve girişimci ruhuyla küresel pazarlarda çok daha güçlü bir konuma ulaşacağına inandıklarını belirten Dr. Zafer Levent Yıldır, "Bunun yolu yenilikçi düşünceden, yeni trendleri yakından takip etmekten ve tasarımı üretimin merkezine koymaktan geçmektedir. Kentimizde mobilya sektörü köklü bir deneyime sahiptir. Bu deneyimin temeli ise 1861 yılında Mithat Paşa Meslek Lisesi’nin kuruluşuna kadar uzanan üretim geleneğine dayanmaktadır. Söz konusu birikim, bugün özellikle Karabağlar’da yoğunlaşarak sektörün güçlü yapısını oluşturmuştur" dedi. "İzmir mobilyasının değerini daha yukarılara çıkarmak hepimizin görevi" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sektöre katkılarından da bahseden Yıldır, "Hedefimiz, Meslek Fabrikası ile birlikte aynı zamanda Karabağlar Belediyesi ile kurduğumuz bir iş birliği çerçevesinde, eğitimli ve nitelikli iş gücünü bu sektöre kazandırmak olmuştur. Bu konuda olukça fazla da yol aldığımızı söylemek isterim. Sektörümüz yalnızca üretimde değil; tasarım, markalaşma ve uluslararası rekabette de gücünü göstermektedir. Avrupa, Orta Doğu ve dünya pazarlarında İzmir mobilyasının değerini daha yukarılara çıkarmak hepimizin görevidir. Bu fuarın, sektörümüze yeni bir vizyon kazandıracağına, firmalara yeni kapılar açacağına, İzmir’i mobilya sektöründe daha güçlü bir merkez haline getireceğine yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu. "Karabağlar mobilyanın kalbi" Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Karabağlar’ın mobilya sektörüyle özdeşleşmiş bir ilçe olduğunu vurgulayarak, "Karabağlar mobilyanın kalbi, mobilya Karabağlar’ın kalbi. Sektördeki her emek kentin gelişimine katkı sağlıyor. Değişim ve dönüşümü birlikte gerçekleştirerek sağlıklı büyümek zorundayız. Mobilya sektörümüz ve yerel yönetimlerle birlikte gelişeceğiz. Çünkü biliyoruz ki mobilya sektörü gelişirse Karabağlar gelişir" dedi. İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz ise fuarların sektör açısından önemine dikkat çekerek, "Mobilya sektörü, üretim gücü, tasarım kabiliyeti ve ihracat potansiyeliyle ülkemiz ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. Küresel ölçekte güçlü bir konuma sahibiz. Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye mobilya sektörü, üretim işletmeleri ve istihdam kapasitesiyle dikkat çekiyor. Mobilya üretiminde önemli merkezlerden biri olan İzmir, bu başarıda önemli bir yere sahip. Tasarım, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim, dijitalleşme ve markalaşma sektörümüzün geleceğini şekillendiren başlıklar. Bu alanlarda atılacak adımlar hem rekabet gücümüzü artıracak hem de ihracat hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlayacak" derken fuar teşvikleri ile de üyelerine önemli katkılar sağladıklarını söyledi. "Sektöre yeni bir soluk kazandıracak" İzmir Mobilyacılar Odası Başkanı Zafer Koç da fuarın sektöre yeni fırsatlar sunacağını belirterek, "Dünya pazarlarında rekabetin arttığı bu dönemde markalaşma ve tasarım, sektörün geleceğini belirliyor. Biz inanıyoruz ki İzmir mobilya sektörü, sahip olduğu üretim kabiliyeti ve girişimci ruhuyla global pazarlarda çok daha iyi bir yer alacaktır. İzmir olarak hedefimiz sektörümüzün gücünü sadece üretimde değil, tasarım, markalaşma ve uluslararası rekabette de göstermektir" dedi. EFR Fuarcılık Genel Müdürü Muhammed Baykal ise fuarın küçük esnaf için de önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, İzmir Mobilyacılar Odası ile yapılan iş birliği kapsamında küçük ölçekli üreticilerin de fuara katılımı sağlanarak sektörde kapsayıcı bir buluşma ortamı oluşturulduğunu söyledi. Protokol üyeleri daha kurdele kesimi sonrası açılan fuar alanında stantları ziyaret ederek, sektör temsilcilerinden ürünler ve çalışmaları hakkında bilgi aldı. Programa İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Üyesi Suha Kahraman, İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Nuray Eyigele İşleyen, İZTO Meclis Başkan Yardımcısı Nevzat Artkıy, EBSO Meclis Başkan Yardımcısı Işın Yılmaz, İzmir Mobilyacılar Odası Başkanı Zafer Koç, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, EFR Fuarcılık Genel Müdürü Muhammed Baykal, oda ve dernek yöneticileri ile sektör temsilcileri katıldı.