GÜNDEM - 05 Mart 2026 Perşembe 12:28

Gaziantep’te kebapçılar iftarda dolup taşıyor

A
A
A
Gaziantep’te kebapçılar iftarda dolup taşıyor

Gastronomi şehri Gaziantep’te Ramazan ayının gelmesiyle birlikte iftar sofralarının adresi yine değişmedi. Evlerde kurulan kalabalık sofraların yanı sıra kentin dört bir yanında faaliyet gösteren kebapçılar, iftar saatinde dolup taşıyor.


Türkiye’nin UNESCO tarafından gastronomi dalında "fark oluşturan şehirler" ağına dahil edilen, eşsiz ve yüzlerce çeşit yemeklerinden dolayı Türkiye’nin "lezzet başkenti" olarak nitelendirilen Gaziantep’in mutfağı Ramazan ayının bereketiyle buluştu.


0n bir ayın sultanı Ramazan ayını köklü ve zengin mutfak kültürü ile karşılayan Gaziantep’te bu yıl da iftar sofralarının vazgeçilmez adresi kebapçılar oldu. Kentte uzun yıllardır süregelen bir gelenek haline gelen dışarıda iftar açma alışkanlığı özellikle etli kebap çeşitlerine olan ilgiyi artırdı.


Gaziantep’te iftar vakti yaklaşırken sokakları kebap kokusu sarıyor. Ramazan ayı denildiğinde akla gelen lezzetlerin başında ciğer ve kebap gelirken, hem gelenek hem de damak tadı birleşince vatandaşlar, iftar sofralarını bu lezzetlerle taçlandırmayı sürdürüyor.


Kentteki kebapçılar, Ramazan ayında yoğun talepten dolayı rezervasyonla müşteri kabul ediyor. İftar saatlerine yönelik rezervasyonlar ise günler öncesinden doluyor. Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan Avrupa Birliği (AB) tescilli lahmacunun yanı sıra kıyma, kuşbaşı ve ciğer gibi kebap çeşitleri iftar sofralarının başköşesinde yer alıyor.


Gün boyu oruç tutan vatandaşlar, iftar saatine yakın kentteki restoran, lokanta ve kebapçılara adeta akın ederken, birçok işletmede rezervasyonsuz yer bulmak neredeyse imkansız hale geliyor.


Kent merkezindeki kebap salonlarında iftar saatine dakikalar kala masalar tamamen doluyor. Aileler, arkadaş grupları ve iş çıkışı bir araya gelen vatandaşlar, iftarlarını dışarıda açmayı tercih ediyor.


Gaziantep mutfağının simgesi haline gelen ve Ramazan ayında en çok tercih edilen lezzetlerin başında gelen ciğer ve kuşbaşı kebabı, ağızları tatlandırıyor. Kebap severlerin Ramazan ayında en çok tercih ettiği yerlerin başında gelen kebapçılar, iftar hazırlıklarına öğleden sonra başlıyor.


Hazırlanan kebaplar pişirilmek için dolaplarda bekletilirken bir yandan da temizlik yapılıyor ve masalar hazırlanıyor. İftara saatler kala masalar salatalar ve yeşilliklerle donatılıyor.


Rezervasyon yaptırmalarına rağmen yer kalmaz korkusuyla müşteriler, iftara bir saat kala masalardaki yerlerini alıyor. Şişlere dizilen ve odun ateşinde pişirilen lezzetli kebaplar, közlenmiş biber ve domates eşliğinde servis ediliyor ve iftar sofralarının vazgeçilmezi oluyor.


Ezanın okunmasından kısa bir süre önce çorba servisi başlarken, çok hızlı olmalarına rağmen hizmette kusur etmeyen garsonlar, siparişleri karıştırmadan misafirlerinin her talebine cevap vermeye çalışıyor. Boşalan çorba tabaklarının alınmasından sonra kebaplar servis ediliyor.


Kebapçıların dolup taştığı kentte Ramazan ayının hem manevi hem de ekonomik açıdan kendileri için çok önemli bir dönem olduğunu belirten esnaf, özellikle hafta sonları yaşanan yoğunluk nedeniyle ek personel istihdam ediyor.


Kebapçılarda iftar saatinde oluşan hareketlilik, kente ayrı bir atmosfer katıyor. İftarın ardından çay eşliğinde yapılan sohbetler, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu pekiştiriyor.



"Dünya bir ev olsaydı şüphesiz ki mutfağı Gaziantep olurdu"


Restoran işletmecisi Şükrü Savun, Ramazan ayının kendileri açısından her yıl çok güzel geçtiğini ve bu sene ise daha coşkulu olduğunu söyledi.


Ramazan denince kentte akla ilk olarak kebabın geldiğini belirten Savun, "Eğer dünya bir ev olsaydı şüphesiz ki mutfağı Gaziantep olurdu. Bu bir gerçektir. Gaziantep kıymasıyla, kuşbaşısıyla, ciğeriyle ve diğer kebap çeşitleriyle damakları tatlandırıyor. Lahmacunumuz Avrupa Birliği tarafından tescillendi. Gaziantep mutfağı çok geniş bir kültüre sahip ve dışarıda iftar açmak isteyenler direkt restoranların ver kebapçıların yolunu tutuyor. Her iftarda kebapçılar tıklım tıklım oluyor. Gaziantepliler iftarda ve sahurda menüde yeter ki kebap olsun, ‘Allah Allah’ diyerek kaçarak kebapçılara geliyorlar" dedi.


Kebap ustası Uğurcan Daşdelen ise, "Ramazan ayındayız, bizim mangalımız iftarda da sahurda da hep doludur. Ramazan ayı Gaziantep’te kebap, ciğer demek ve kebap dumanı demek. İftarda ve sahurda bizim için çok yoğun geçiyor. Gaziantepliler ağzının tadını biliyor. Ramazan denince sahurda ve iftarda Gaziantepliler kebap yiyor" diye konuştu.


Ramazan ayının bereketinin iftar sofralarına yansıdığı kentte vatandaşlar da sevdikleriyle huzurlu bir iftar için kebapçıların yolunu tuttuklarını dile getirdi.



Gaziantep’te kebapçılar iftarda dolup taşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Depreme dirençli Balıkesir için bilimsel adımlar atılıyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentteki deprem riskinin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi amacıyla düzenlenen "Balıkesir’de Deprem Gerçeği: Bilimsel Analizler Işığında Güvenli Kent Yaklaşımı" başlıklı panel, akademisyenler, teknik uzmanlar ve meslek odası temsilcilerini bir araya getirdi. Balıkesir’i depreme dirençli bir hale getirmek amacıyla göreve gelir gelmez belediye bünyesinde Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi’ni Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, depreme karşı bilimin ışığında çalışmaları hayata geçiriyor. Konuyla ilgili uzman görüşleri ışığında çalışmalar ortaya koyan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından Çamlık İsmet İnönü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Balıkesir’de Deprem Gerçeği: Bilimsel Analizler Işığında Güvenli Kent Yaklaşımı" başlıklı panelde deprem gerçeği tüm yönleriyle ele alındı. Balıkesir’in deprem tehlikesinin masaya yatırıldığı panelde yerel zemin koşulları, sismik analizler, jeodezik çalışmalar ve yapı envanteri sistemi gibi başlıklar çok yönlü olarak görüşüldü. Panelden çıkan sonuçların son derece önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Akın, "Balıkesir’imiz deprem riski yüksek olan iller arasında yer alıyor. Deprem gerçeğinin farkında olarak göreve gelir gelmez kurduğumuz Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığımızın koordinasyonunda yoğun bir çalışma süreci gerçekleştiriyoruz. TÜBİTAK ile meslek odaları ve teknik uzmanlarla iş birliği halinde şehrimiz için elimizi taşın altına koyuyoruz. Özellikle planlı, programlı ve bilimsel analizler ışığında gerçekleşen çalışmaları hayata geçirirken uzmanların görüşlerinden yararlanıyoruz. Bu nedenle gerçekleştirdiğimiz bu paneli ben çok önemsiyorum. Emek veren, panele katılan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Planlama, veri yönetimi ve kurumsal iş birliği Panelin açılış konuşmasında deprem riskinin bilimsel verilerle yönetilmesinin önemine dikkat çekilerek, güvenli ve dirençli kentler oluşturmanın yalnızca yapı üretimi değil, aynı zamanda planlama, veri yönetimi ve kurumsal iş birliği gerektiren bütüncül bir süreç olduğu vurgulandı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığının yürüttüğü ve devam etmekte olan çalışmalarda bugüne kadar elde edilen verilerin ilk sonuçlarının paylaşıldığı panelde TÜBİTAK MAM işbirliği ile gerçekleştirilen Balıkesir İlinde Deprem Tehlikesinin Değerlendirilmesi ve Sıvılaşma Potansiyeli Taşıyan Bölgelerin Araştırılması Projesi (BALDEP) ve Balıkesir Yapı Envanter Sistemi (BAYES) çalışması ele alındı. Balıkesir’in sismik yapısı masaya yatırıldı Program kapsamında ilk olarak TÜBİTAK MAM Uzmanı Dr. Adil Tarancıoğlu, Balıkesir’in sismik kimliğini ve yerel zemin koşullarına yönelik yürütülen deprem tehlike analizlerinin birinci faz çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. Dr. Aylin Karaaslan ise, TÜBİTAK ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile yürütülen BALDEP projesi bünyesinde yürütülen çalışmalar doğrultusunda Türkiye’de ilk kez yapıların yoğun olduğu yerleşim alanlarında kullanılan sistem ile toplamda 450 noktadan hiçbir kazı yapılmadan tahribatsız ölçüm yapılarak yerleşim merkezlerinin sıvılaşma potansiyelinin nasıl analiz edildiğini anlattı. Doç. Dr. Mustafa Şenkaya sunumunda deprem tehlikesinin yerel zemin özelliklerine bağlı değişimini bilimsel verilerle ortaya koyarken, Prof. Dr. İbrahim Tiryakioğlu ise Balıkesir ve çevresindeki fay hatlarında gerçekleştirilen jeodezik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panelin öğleden sonraki bölümünde kentsel risk azaltma çalışmaları görüşüldü. Dr. B. Cem Ülger, Balıkesir Yapı Envanter Sistemi’nin (BAYES) kurulması ve bu sistem üzerinden geliştirilen kentsel dönüşüm stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Balıkesir İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Gürkan Özcan ise, Balıkesir’in yapı envanteri çalışmalarını ve BAYES sistemine veri girişine yönelik uygulamaları katılımcılarla paylaştı. Depreme dirençli bir Balıkesir oluşturuluyor Panelde yapılan değerlendirmelerde, deprem riskinin azaltılmasında bilimsel analizlerin ve veri temelli planlamanın kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Yerel zemin analizleri, yapı envanteri çalışmaları ve stratejik kentsel dönüşüm politikalarının birlikte yürütülmesinin Balıkesir’in daha güvenli ve dirençli bir kent haline gelmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.