GÜNDEM - 04 Mayıs 2025 Pazar 13:50

Geleceğin şefleri yemek yarışmasında hünerlerini sergiledi

A
A
A
Geleceğin şefleri yemek yarışmasında hünerlerini sergiledi

Gaziantep’te çeşitli kurumların desteğiyle düzenlenen ‘1. Ulusal Yemek Yarışması’nda geleceğin şefi ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri maharetlerini sergiledi.


Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu’na bağlı Gaziantep Profesyonel Aşçılar ve İşletmeciler Derneği tarafından düzenlenen ‘1. Ulusal Yemek Yarışması’nda geleceğin şefi ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri yarıştı. Gaziantep’te, 3 Mayıs’ta başlayan ve 5 Mayıs’ta bitecek olan Ulusal Yemek Yarışması’nda Türkiye’nin dört bir yanından 80 şef yarıştı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu (TASFED) tarafından da desteklenen yarışmanın Jüri Başkanlığını ise Gaziantepli Ünlü Şef Tahir Tekin Öztan yaptı.


Geleceğin şefleri kıyasıya yarıştı


Festivaller Parkı’nda düzenlenen yarışmaya ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra down sendromlu bireylerde katıldı. Down sendromlu bireylerin de hünerlerini sergilediği yemek yarışmasında geleceğin şefleri kıyasıya yarıştı. Renkli görüntülere sahne olan yarışmada yarışmacılar, en iyi yemek ve tatlıları yapabilmek için uğraştı. Yarışmada katılımcılar belirlenen süre içerisinde şehirlerine ait yemek ve tatlı yapmak için çalıştı. Vatandaşlar da yarışmayı ilgiyle izlerken, hem yarışmacılar hem de vatandaşlar yarışmada keyif dolu vakit geçirdi. Toplam 300 öğrencinin katılım sağladığı ve hünerlerini sergilediği yarışmada, jüri üyelerince yapılan değerlendirme sonucu birinciliği elde edenlere madalya takdim edildi.


"Herkes kendi şehrini tanıtıyor, kendi şehrinin yemeklerini yapıyor"


Ulusal Yemek Yarışmasının Gaziantep’te yapılmasının önemli olduğunu vurgulayan Şef Tahir Tekin Öztan, "Bu tür yarışmaların en büyük özelliği herkes kendi şehrini tanıtıyor, kendi şehrinin yemeklerini yapıyor ve o yemeklerle yarışıyor. Bu sayede şehrimizin kültürünü hem birbirimize tanıtıyoruz hem de tattırıyoruz. Minik yarışmacılarımızı da gastronomi sektörüne kendilerini teşvik ediyor" dedi.


"Amacımız Türkiye’nin dört bir yanından şefleri ve 80 ilin kültürünü buluşturmak"


Gaziantep’in, Türkiye’nin yemek ve lezzet bakımından en zengin kenti ve dünyanın kabul ettiği bir gastronomi şehri olduğunu belirten Gaziantep Profesyonel Aşçılar ve İşletmeciler Derneği Başkan Fazilet Kahraman, tüm Gazianteplileri Festival Park’a beklediklerini ifade etti. Yarışmaya Türkiye’nin dört bir yanından 80 şefin, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra down sendromlu bireylerin de katıldığını bildiren Kahraman, "Bu yarışmayı düzenlemedeki amacımız Türkiye’nin dört bir yanından şefleri ve 80 ilimizin kültürünün buluşmasını sağlamaktı. Yarışma vesilesiyle istedik ki 81 ilden şefimiz gelsin, 81 ilden gelen şeflerimiz çocuklarımızla muhatap olsun ve ortaya güzel şeyler çıksın diye uğraştık. Şehrimize gelen bütün dernek başkanlarımız yarışmaya katıldı ve kendi memleketlerinin coğrafi yemeğini yapıyorlar. Biz de Gaziantep olarak kendi şehrimizin coğrafi yemeğini yapıyoruz, tanıtıyoruz ve tattırıyoruz. Her tabakta bir hikaye ve her sofrada bir kültür var anlayışıyla çıktığımız bu yolda her tabakta bir kültür ve her sofrada bir lezzet var diyoruz" diye konuştu.


"Yarışma güzel geçti ve birinci olduğum için çok mutluyum"


Yarışmada yaptığı tatlı çeşidiyle birinci olarak altın ödülü kazanan Gaziantep Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü 4. sınıf öğrencisi Reyhan Erdem de, "Benim için güzel bir deneyim oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Yarışmaya Mehmet hocam sayesinde katıldım. yarışma güzel geçti ve birinci olduğum için çok mutluyum" ifadelerini kullandı.


"Bu tür yarışmaların gerek şehrimize gerek öğrencilerimize çok büyük katkısı var"


Gaziantep Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Düzgün ise öğrencisi Reyhan Erdem’in yarışmada birinci olmasından dolayı duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Bu tür yarışmaların gerek şehrimize gerek öğrencilerimize çok büyük katkısı olmaktadır. Reyhan öğrencimiz 4 sınıf öğrencimiz. Çok başarılı çalışmaları var. Bugün bu yarışmada da birinci oldu, kendisini tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.