EĞİTİM - 13 Ocak 2026 Salı 10:05

GİBTÜ öğrencilerinden görme engelli annelere özel proje

A
A
A
GİBTÜ öğrencilerinden görme engelli annelere özel proje

Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Ebelik Bölümü öğrencileri, "Ebelikte İnovasyon" dersi kapsamında topluma fayda sağlamayı amaçlayan projeler geliştirdi.


GİBTÜ Ebelik Bölümü öğrencileri, "Ebelikte İnovasyon" dersi kapsamında geliştirdikleri projelerle yatırımcılardan destek bekliyor. Öğrencilerin hazırladığı projelerden biri, görme engelli anneler için sensörlü bebek arabası oldu. Bu projeyle, görme engelli annelerin daha güvenli ve bağımsız bir şekilde hareket edebilmesi hedefleniyor. Sensör sistemi sayesinde bebek arabasının önüne engel çıktığında kullanıcı uyarılıyor. Bir diğer proje ise ambulans geldiğinde otomatik olarak açılan kapı sistemi oldu. Bu sistemle ambulansların zaman kaybetmeden hastalara ulaşması amaçlanıyor. Ambulans kapının önüne geldiğinde sistem tarafından algılanıyor ve kapı otomatik olarak açılıyor. Öğrenciler, geliştirdikleri projelerle hem sağlık alanında yenilikçi çözümler üretmek hem de topluma doğrudan fayda sağlamak istediklerini ifade etti.


Dersin sorumlusu Dr. Öğr. Betül Kaplan, "Bu projeler öğrencilerimizin gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemde sahada tespit ettikleri ihtiyaçlardan doğmuştur. Öğrencilerimizin geliştirdiği projeler, özellikle doğum anında ve sonrasında hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının güvenliğini artırmayı ve sunulan hizmetin kalitesini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca bu çalışmalar, ebelik mesleğinin yalnızca bakım verici bir rol üstlenmediğini, aynı zamanda fikir üreten, geliştiren ve yenilikçi yaklaşımlar ortaya koyan bir meslek olduğunu da göstermektedir" dedi.



"Görme engelli annelerin hayata daha güçlü şekilde karışmasını sağlamak"


Görme engelli anneler için sensörlü bebek arabası projesi yapan öğrenci Eda Nur Kılınç, "Projeye yaklaşık üç ay önce başladık. Yazılımcı arkadaşlarımla birlikte çalıştım. İlham kaynağım ise kliniklerde ve sahada karşılaştığımız, görme engelli annelerin bağımsız hareket edememesi, toplumsal eşitlikten uzak kalması ve özgürlüklerini yeterince yaşayamadıkları durumlar oldu. Amacım, onların da topluma daha aktif şekilde katılmalarını sağlamak, geri planda kalmamalarına katkı sunmak ve özgürlüklerini elde etmelerine yardımcı olmaktı. Biz ebeler yalnızca klinikte değil, toplumda insanların yaşadığı sorunlara da çözüm üretmek istiyoruz. Çıkış noktam da buydu. Engellerin bağımsızlığa engel olmadığını hatırlatmak ve görme engelli annelerin hayata daha güçlü şekilde karışmasını sağlamak istedim. Bu amaçla, görme engelli anneler için sensörlü, akıllı bir bebek arabası tasarladım. Arabanın ön kısmına iki adet sensör yerleştirdim. Ana karta yazılım yüklendi. Önüne bir engel çıktığında, açma-kapama tuşu aracılığıyla sensörlü uyarı sistemi devreye giriyor ve kullanıcıyı bilgilendiriyor" şeklinde konuştu.



"Ambulansların zaman kaybetmeden hastalara ulaşmasını sağlamak ve zamandan tasarruf edilmesi"


Diğer proje sahibi Ece Parlak ise, "Benim projem ambulansların otomatik kapı girişlerinde yaşadığı zaman kaybını ortadan kaldırmaya yöneliktir. Amacım, ambulansların zaman kaybetmeden hastalara ulaşmasını sağlamak ve zamandan tasarruf edilmesidir. Bu kapsamda bir uzaktan kumanda sistemi geliştirdim. RFID teknolojisinden yararlandım. Bu sistem, radyo frekansı ile çalışan bir altyapıya sahiptir. RFID bantları hem ambulanslara hem de otomatik kapı girişlerine yerleştirildi ve tanımlandı. Ambulans otomatik kapının önüne geldiğinde sistem tarafından tanındığı anda kapı otomatik olarak açılmaktadır" diye konuştu.



GİBTÜ öğrencilerinden görme engelli annelere özel proje

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fatih’te 3 kişinin çantasını çalan hırsız kamerada İstanbul’un Fatih ilçesinde farklı tarihlerde 3 kişinin çantasını çalan Şilili hırsız, önce güvenlik kameralarına ardından polise yakalandı. Edinilen bilgiye göre, ilk olay 05 Ocak 2026 tarihinde Fatih ilçesi Hocapaşa Mahallesi Muradiye Caddesi üzerinde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Müşteki T.D.’ye ait içerisinde 2 bin euro, yaklaşık 6 bin Türk lirası ile çeşitli kartlar ve pasaportların bulunduğu çanta çalındı. İkinci olay yine 05 Ocak 2026 günü Fatih ilçesi Kemalpaşa Mahallesi Ordu Caddesi üzerinde bulunan bir restoranın giriş kısmında yaşandı. Müşteki M.E.S.’ye ait içerisinde 700 TL, 50 dolar, 50 dinarı, bin 200 şekel, cep telefonu ile banka kartları ve kimliklerin bulunduğu çanta yankesicilik yöntemiyle çalındı. Üçüncü olay ise 03 Ocak 2026 tarihinde Fatih ilçesi Kemalpaşa Mahallesi Gençtürk Caddesi üzerinde meydana geldi. Müşteki M.H.’ye ait içerisinde yaklaşık 500 euro değerinde cep telefonu ile çeşitli kartların bulunduğu çantanın çalındığı belirlendi. Hırsızlık anları ise kameraya yansıdı. Şilili hırsızlık şüphelisi Bağcılar’da yakalandı İhbarlar üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Ekiplerin yaptığı saha ve kamera çalışmaları neticesinde, olayların şüphelisinin Şili uyruklu Carlos Andres V.P. (37) olduğu tespit edildi. Şüpheli, 08 Ocak Perşembe günü Bağcılar ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlara sevk edilen şüpheli, 3 ayrı dosya kapsamında çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Manisa Manisa’nın 2026 hedefleri Vali Özkan başkanlığında değerlendirildi Manisa genelinde yürütülen çalışmalar ile 2026 yılına yönelik hedefler, Vali Vahdettin Özkan başkanlığında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında ele alındı; kamu güvenliğinden çevresel risklere, bağımlılıkla mücadeleden su tasarrufuna kadar ilin öncelikli başlıkları masaya yatırıldı. Manisa genelinde ilçelerde yürütülen çalışmalar, devam eden yatırımlar ve 2026 yılına yönelik hedefler; Vali Vahdettin Özkan başkanlığında, vali yardımcıları ve kaymakamların katılımıyla gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında ele alındı. Toplantıda, 2025 yılı boyunca il genelinde yapılan çalışmalar değerlendirilirken, 2026 yılında hayata geçirilmesi planlanan projeler ve öncelikli hedeflere ilişkin istişarelerde bulunuldu. Bu kapsamda; kamu düzeni ve güvenliği, bağımlılıkla mücadele, çevresel riskler, su tasarrufu, orman yangınlarıyla mücadele ve kamu hizmetlerinin etkinliği başta olmak üzere Manisa’nın öncelikli konuları görüşüldü. Bağımlılıkla mücadelenin toplumsal boyutuna dikkat çeken Vali Özkan, önleyici ve sosyal destek temelli uygulamaların önemini vurgulayarak, risk altındaki birey ve ailelere yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Kamu düzeni ve güvenliğin sağlanmasının temel öncelikler arasında yer aldığını belirten Vali Özkan, şehir merkezleri ve kırsal alanlarda güvenlik uygulamalarının titizlikle devam etmesi gerektiğini kaydetti. Toplantıda ayrıca; kuraklık riski, suyun verimli kullanımı, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, Gediz Nehri ve Marmara Gölü çevresindeki çevresel hassasiyetler ile sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmalar ele alındı. Turizm alanında ise Manisa’nın kültürel ve doğal değerlerinin korunarak, planlı ve sürdürülebilir bir anlayışla değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Toplantının sonunda Vali Özkan, kaymakamlara sahadaki uygulamaların yakından takip edilmesi, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve vatandaş odaklı kamu hizmetlerinin kararlılıkla sürdürülmesi yönünde talimat verdi.
Düzce Uzmanından uyarı: "Kar yemek sanıldığı kadar masum değil" Yurt genelinde etkili olan yoğun kar yağışının ardından uzmanı, sıkça görülen ’kar yeme’ alışkanlığına karşı uyarılarda bulunarak, "Yerdeki kar hayvan dışkısı, bakteri ve parazit içerebilir. Bu da özellikle çocuklar için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, özellikle çocuklar arasında sıkça görülen kar yeme alışkanlığına karşı aileleri uyardı. Kar yemenin tek başına doğrudan tehlikeli gibi görülmediğini ancak sanıldığı kadar masum da olmadığını belirten Yurtseven, şehir ortamında yağan karın ciddi riskler taşıyabileceğine dikkati çekti. Dr. Yurtseven, şehirlerde yağan karın hava kirliliği nedeniyle egzoz gazlarına maruz kaldığını vurgulayarak, "Bu karların içerisinde ağır metaller birikebilir, çeşitli mikroorganizmalar bulunabilir. Bu nedenle kirlenmiş karların kesinlikle yenilmemesi gerekir" dedi. "Kar yenilmesini önermiyoruz" Yerde biriken karlardaki riskin daha da fazla olduğunu ifade eden Yurtseven, "Yerdeki kar hayvan dışkısı, bakteri ve parazit içerebilir. Bu da özellikle çocuklar için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle çocukların kar yemesini önermiyoruz" şeklinde konuştu. Çocukların merak duygusu nedeniyle kar yemek isteyebileceğini de dile getiren Yurtseven, bu durumda ailelerin dikkatli olması gerektiğini belirterek, "Eğer çocuk illa kar yemek istiyorsa, mümkünse temiz ve yeni yağdığı düşünülen kardan çok az miktarda denemesine izin verilebilir. Ancak sonrasında mutlaka ağız hijyenine dikkat edilmelidir. Bir çocuk hekimi olarak bana sorarsanız kar yemek güvenli değildir. En güvenlisi hiç yememektir" ifadelerini kullandı.
Antalya Yörük Çalıştayları’nın sekizincisi "Yörüklerde Çocuklar ve Aksaçlılar" temasıyla düzenlenecek Antalya Muratpaşa Belediyesi, Yörük kültürünü bilimsel ve kültürel boyutlarıyla ele alan Yörük Çalıştayları’nın sekizincisini, 17 Ocak Cumartesi günü gerçekleştiriyor. Bu yıl "Yörüklerde Çocuklar ve Aksaçlılar" temasıyla düzenlenecek çalıştay, Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde yapılacak. Çalıştay, saat 10.00’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın açılış konuşmasıyla başlayacak. Açılışın ardından ilk oturum, Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turgut Tok’un moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Aksaçlılardan sözlü kültüre Birinci oturum, Prof. Dr. Turgut Tok’un "Oğuz Kültür Dünyasında Aksaçlılar" başlıklı sunumuyla açılacak. Oturumda Pamukkale Üniversitesi’nden Dr. Orhan Baldane "Dil ve Kültür Taşıyıcısı Olarak Türk Dünyasında Aksaçlılar", Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan ise "Göçebelik, Yörükler ve Yaşlılık" başlıklı sunumuyla yer alacak. Biyomühendis, belgeselci ve yazar Hüseyin Çağlar İnce "Aksaçlılardan Çocuğa: Yörük Masallarının Hafızası" konusunu ele alırken, oturum kapsamında "Köse - Bir Yörük Tesellisi" adlı kısa film de izleyiciyle buluşacak. Çocuk-Aksaçlı bağı masaya yatırılıyor Çalıştayın ikinci oturumu, Akdeniz Üniversitesi Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. İbrahim Bakır başkanlığında gerçekleştirilecek. Dr. Bakır, "Yörüklerde Aksaçlı-Çocuk İlişkilerinin Mekân Bağlamında Değerlendirilmesi" başlıklı sunumuyla katkı sunacak. Aynı oturumda Mimar Dr. Mukaddes Çırak Yılmaz "Çocuk ve Aksaçlı Arasındaki Bağı Güçlendirici Mevcut Uygulamalar", Pamukkale Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi’nden Dr. Mehmet Tolga Bakırtaş "Kıl Çadırdan Gökyüzüne: Obanın Küçük Mirasçıları ve Sözlü Gelenek", Geleneksel Yörük Oyunları Derleyicisi Sedat Çolak ise "Geleneksel Yörük Oyunları" başlıklı sunumlarıyla yer alacak. Serbest kürsüsü ve sergiler Çalıştay, Akdeniz Üniversitesi Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Fatih Uslu başkanlığında yapılacak "Yörük Beyleri Serbest Kürsüsü" ile sona erecek. Etkinlik kapsamında ayrıca Rabia Tokat’ın "Toprağın Hafızası: Keçilerin İzinde" başlıklı seramik sergisi ile Mustafa Gümüş’ün Yörük kültürünü yansıtan fotoğraf sergisi, Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.