EĞİTİM - 17 Ekim 2024 Perşembe 10:12

GİBTÜ’de Erasmus günleri 2024 gerçekleştirildi

A
A
A
GİBTÜ’de Erasmus günleri 2024 gerçekleştirildi

Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Dış İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Erasmus Günleri 2024 etkinliği, Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı’nın katılımıyla GİBTÜ Rektörlük Konferans Salonu ve Fuaye Alanı’nda gerçekleştirildi. Astarcı, “ Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bir dünya markası. Türkiye’deki 208 üniversite arasında da adında İslam kelimesi geçen tek üniversite. GİBTÜ’nün yaptıklarıyla gurur duyuyoruz” dedi.


Erasmus+’ın tanıtılması, faydalarına işaret edilmesi ve öğrencilerin etkin katılımını teşvik etmek amacıyla Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Dış İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ErasmusDays 2024 (Erasmus Günleri 2024) etkinlikleri, Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı’nın katıldığı açılış programı ile başladı. Gerçekleştirilen programa GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı, Başkan Yardımcısı Yunus Alper Altay, Yükseköğretim Koordinatörlüğü Daire Başkanı Kemal Başcı, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.


“Kaliteyi hedefleyen bir üniversiteyiz”


GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, “ Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı ve ekibiyle Erasmus+ ve ESC Programlarında kurumlarımız arasında gerçekleştirilebilecek ihtimal iş birliklerinin değerlendirildiği bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerimiz çok olumlu geçti. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin bir misyon üniversite olduğunu anlattık. GİBTÜ, İslam kelimesinin olduğu tek üniversite. Uluslararası alanı hedefleyen, yurt dışını hedefleyen global düzeydeki kaliteyi hedef alan bir üniversiteyiz. Bugünü bize aslında anlamlı hale getiren ana unsur 208 tane üniversite arasından bizim üniversitemizi seçerek bizimle bugün olan Türkiye Ulusal Ajans başkanımız ve ekibi. Dolayısıyla bizleri onurlandırdıkları için gerçekten içtenlikle kendilerine teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.


“60 bin kişiyi yurtdışına gönderiyoruz”


Konuşmasında yaptıkları faaliyetler hakkında bilgiler veren Türkiye Ulusal Ajans Başkanı İlker Astarcı da, “Erasmus+ programını Türkiye’de yürüten kuruluşuz. Alanımız eğitim ve gençlik. 2024 yılında 150 milyon avroluk bir bütçemiz var ve bu bütçenin 2027 yılına kadar 200 milyon avroya yükselmesi bekleniyor. Bu bütçelerin 2/3’ü proje kapsamında hibe şeklinde dağıtılıyor. 1/3’ü ise üniversite öğrencilerinin yurtdışı eğitim ve staj hareketliliği için kullanılıyor. Her yıl 20 bin üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 60 bin insanımızı yurtdışına eğitime gönderiyoruz. Türkiye Ulusal Ajansı, Türkiye’nin yerli ve milli kaynaklarını; Avrupa Birliği mekanizmaları ile gençlerin, öğrencilerin ve araştırmacıların Uluslararasılaşma amacıyla hizmete sunmaktadır. Sizlerin bu imkanlardan faydalanmanızı, uluslararası standartları yakından tanıyıp, ülkemiz için yararlı işler yapmanızı arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.


“GİBTÜ’nün yaptıklarıyla gurur duyuyoruz”


Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji, Üniversitesi’nde övgüyle de bahseden Astarcı, "Gaziantep islam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bir dünya markası. Türkiye’deki 208 üniversite arasında da adında İslam kelimesi geçen tek üniversite. GİBTÜ’nün yaptıklarıyla gurur duyuyoruz. GİBTÜ projelerdeki başarıları ile her geçen gün artan dinamik bir yapıya sahip Dış İlişkiler Koordinatörlüğü ve ERASMUS Koordinatörlüğünü tebrik ederim” diye konuştu.


Öğrencilere uluslararası eğitim ve kültür paylaşımı fırsatları sunmayı amaçlayan Erasmus+ programına dair kapsamlı bilgiler, deneyim paylaşımları ve soru-cevap oturumları etkinlikte yer aldı. GİBTÜ’lü öğrenciler, Erasmus+ programının sunduğu yurt dışı eğitim imkanlarını ve kültürlerarası deneyim fırsatlarını yakından tanıma şansı buldu. Erasmus Günleri 2024 etkinliği, GİBTÜ öğrencilerini Avrupa’nın farklı kültürleri ile tanıştırmayı, uluslararasılaşma yolculuklarında yeni kapılar açmayı hedefliyor.



GİBTÜ’de Erasmus günleri 2024 gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Adana Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü ve Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerindeki yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanda yer alan "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" yatırımlarına ilişkin bir dizi ziyaretini sürdürdü. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Sütcü ile aynı zamanda AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Ömer Kaya, SANKO Holding yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanan bölgede titiz bir çalışma yürüten Sütcü ve Başkan Yardımcısı Kaya, Türkiye sanayisinin köklü ve güçlü kuruluşlarından SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve beraberindeki heyeti ziyaret ettikten sonra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Saha gezisinde; bölgenin yatırım potansiyeli, lojistik bağlantıları, limanlara yakınlığı ve kimya sanayisi açısından sunduğu stratejik avantajlar değerlendirildi. Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü, Adana’nın sanayi gücünü büyütecek her yatırımın bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Sütcü ve Kaya, bölgedeki incelemeleri kapsamında ayrıca Yumurtalık Kaymakamı Yakup Papaker ile Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Fatih Altıntaş’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmede, bölgenin genel potansiyelinin yanı sıra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi hakkında verimli istişarelerde bulunuldu.
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.