GÜNDEM - 11 Mart 2025 Salı 10:17

Görme engelli öğrenciler, mukabele geleneğini Braille alfabesiyle sürdürüyor

A
A
A
Görme engelli öğrenciler, mukabele geleneğini Braille alfabesiyle sürdürüyor

Gaziantep’te Braille alfabesiyle düzenlenen Kur’an-ı Kerim kursuna katılan görme engelli kadınlar ve genç kızlar, Ramazan ayında mukabeleyi parmak uçlarıyla takip ediyor.


Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından görme engelliler için açılan Braille alfabesi kursuna katılan görme engelli 10 kursiyer, Ramazan ayında mukabele okumaya başladı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, bir süre önce görme engellilere yönelik Braille Alfabesi ile Kur’an-ı Kerim kursu başlattı. Belediye bünyesindeki Engelliler Koordinasyon Merkezinde devam eden kursta Braille alfabesi ile Kur’an-ı Kerim öğrenen 10 görme engelli kursiyer, Ramazan ayı dolayısıyla mukabele yapıyor. Parmak uçlarıyla hissederek Kur’an-ı Kerim okuyan görme engelliler, Ramazan ayı içerisinde Kur’an-ı Kerim’i hatim etmeyi hedefliyor. Yapılan programa göre her gün belirlenen cüz sayısını okuyan görme engelli kursiyerler, Ramazan ayı boyunca mukabele geleneğini sürdürecek. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli, Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanı Yusuf Çelebi, kentteki tek Braille alfabesi kursunda görme engellilere Kur’an-ı Kerin eğitim verdiklerini söyledi.



"Bu şekilde maneviyatımızı daha da güçlendirmiş oluruz"


Kursların 12 ay boyunca devam edeceğini belirten Çelebi, "On bir ayın sultanı olan Ramazan ayındayız. Bu Ramazan ayında kızlarımız, ‘maneviyatı birlikte tamamlarsak güçlü oluruz. Madem ki oruç tutuyoruz, Ramazan ayındayız ve bize Braille Alfabesi ile Kur’an-ı Kerim bilen bir arkadaş tayin ederseniz, bizde Braille Alfabesi ile Kur’an-ı Kerim öğreniriz’ dediler. Bizde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli, Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi olarak ‘neden olmasın’ dedik. Gülcan kardeşimiz Braille Alfabesi Kur’an-ı Kerim’i biliyor. Kursumuzda kızlarımıza eğitim veriyor. Kızlarımızda inşallah diğer arkadaşlarına ve çocuklarına Braille Alfabesi ile Kur’an-ı Kerim öğretirler. Bu şekilde maneviyatımızı daha da güçlendirmiş oluruz" dedi.



"Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim eğitimi vermek maneviyatımızı daha bir yüceltir"


Kur’an-ı Kerim öğreticisi Gülcan Kurtoğlu da, "Ramazan ayındayız. Yaklaşık 15 gün önce kursumuza başladık. Kursumuzda kursiyerlerimize Braille Alfabesi ile Kur’an-ı Kerim eğitimi veriyoruz. Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim eğitimi vermek maneviyatımızı daha bir yüceltir. Kursiyerlerimizle eğitime yeni başladık ve kursiyerlerimizden kimileri Braille Alfabesi ile Kur’an-ı Kerim’i öğrendi, kimileri de şu an öğreniyor. Mukabele yapmak peygamber efendimizin sünnetidir. Bu sünneti devam ettirmek ümmet olarak hepimizin boynunun borcu diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.


Kursiyerlerden Melike Küçük ise kursta Kur’an-ı Kerim okumayı öğrendiğini ve Ramazan’da mukabele geleneğini sürdürdüklerini belirterek, "Kur’an-ı Kerim dersi öğrenmek çok güzel bir şey. Hocamızdan Allah razı olsun, bize Braille Alfabesi ile Kur’an-ı Kerim’i öğretiyor. Kur’an-ı Kerim öğrenmeyi daha da ilerletmeyi düşünüyorum" diye konuştu.


Braille alfabesiyle Kur’an-ı Kerim okumayı 7 yıl önce öğrendiğini dile getiren Türkan Akçin de, "2 hafta önce Kur’an kursumuz açıldı. Kursumuz hocalarımız sayesinde çok güzel geçiyor. Kursumuzun özellikle de Ramazan ayının denk gelmesi bizim için çok güzel oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz, Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.



Görme engelli öğrenciler, mukabele geleneğini Braille alfabesiyle sürdürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.
Balıkesir Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi, fakülte sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında çevre bilincini ve sürdürülebilirliği odağına alan anlamlı bir proje hayata geçirildi. Fakülte öğrencileri tarafından yürütülen "Bubfa İle Kumaş İsrafına Son" projesi, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirildi. "Atıktan tasarıma, israftan ilhama"mottosuyla hayata geçirilen proje, atık kumaşların geri dönüşümüne dikkat çekmeyi, kumaş israfını azaltmayı ve öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje kapsamında atık kumaşlar değerlendirilerek el emeği ve terzi desteğiyle çeşitli aksesuarlar üretildi. Öğrencilerin aktif katılımıyla yürütülen çalışmada, atık malzemelerin yeniden tasarlanarak kullanılabilir ve estetik ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu süreçte sürdürülebilir üretim anlayışı ön plana çıkarılırken, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel katkılarına da vurgu yapıldı. Gerçekleştirilen etkinliğe, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Fakülte Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Gör. Setenay Melek Yurttabir, BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ve Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan katılım sağladı.Proje, Uluslararası Ticaret bölümü 3. sınıf öğrencileri Büşra Taş, İrem Demir, Azra Ece Şahin, Melike Duran, Zhuldyz Saduyeva, İdil Bayrak ve Mina Çınar tarafından yürütüldü. Etkinlik sonunda Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, sürdürülebilirlik temelli projelerin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile öğrencilerimizin çevre bilinci ve sosyal sorumluluk farkındalığını artırmayı amaçladık. Atık kumaşların yeniden tasarlanarak değerli ürünlere dönüştürülmesi hem çevreye hem de uygulamalı eğitime önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.