KÜLTÜR SANAT - 18 Şubat 2026 Çarşamba 18:36

Hollanda ile Türkiye arasındaki 400 yıllık bağ Gaziantep’te sergileniyor

A
A
A
Hollanda ile Türkiye arasındaki 400 yıllık bağ Gaziantep’te sergileniyor

Hollanda Krallığı Büyükelçiliği, Türkiye ile Hollanda arasındaki ortak bağlantıların tarihi ve güncel öykülerinin sergilendiği Ortak Miras Sergisi Gaziantep’te açıldı.


Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Hollanda Krallığı Büyükelçiliği iş birliğinde Hollanda ile Türkiye arasındaki dört yüzyıllık ticari ve kültürel bağları anlatan Ortak Miras Sergisi’nin açılışı, Şehitkamil Sanat Merkezi’nde (ŞSM) yapıldı.


İki ülke arasındaki tarihi ve güncel bağlantıları farklı öyküler üzerinden ele alan sergide, Delft Mavisi çinilerinden Osmanlı lalelerine, ticari ilişkilerden zor zamanlardaki dayanışma örneklerine kadar pek çok başlık yer alıyor.


Hollanda-Levanten ticaret bağlantısının 400 yıllık geçmişi ışığında hazırlanan içeriklerde, Hollandalıların Levant kıyılarına ilk gelişleri ve bu ilişkilerin yüzyıllar boyunca nasıl geliştiği aktarılıyor. Sergi, 19 Şubat’tan itibaren ŞSM’de 10.00-18.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.


Depremzede yüzlerce kadının elleriyle diktiği umut halısı Gaziantep’te


Serginin merkezinde, Johannes Vermeer’in ünlü eseri İnci Küpeli Kız’ı betimleyen bir duvar halısı bulunuyor. "Umut Halısı Projesi" kapsamında hazırlanan eser, 2023 yılında bölgeyi etkileyen depremlerin ardından Kahramanmaraş’ta yüzden fazla depremzede kadın tarafından elle dikildi.


Vermeer’in ikonik tablosunu yeniden yorumlayan kadınlar, yaşadıkları kayıp ve kederi kolektif bir üretim süreciyle ifade etti. Duvar halısı daha önce Türkiye ve Avrupa’nın farklı noktalarında sergilendi. Eser, şimdi öyküsünün başladığı bölgeye döndü.


Serginin açılışında, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Hollanda Krallığı Büyükelçiliği Müsteşarı Alex Oosterwijk, Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Andan Ünverdi ve Hollanda Krallığı Gaziantep Fahri Konsolosu ve GSO Yönetim Kurulu Üyesi Bora Tezel, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile iş dünyasından davetliler programda yer aldı.


"İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinde Gaziantep’in üretim gücünün önemi yüksek"


Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ortak Miras Sergisi’nin açılışında yaptığı konuşmada Gaziantep’in tarih boyunca ticaret, kültür ve dayanışmanın merkezi olduğunu belirterek, Hollanda ile Türkiye arasındaki 400 yılı aşkın ilişkinin büyük bir emanet olduğunu söyledi.


Gaziantep’in üretim gücü, ihracat kapasitesi ve girişimci ruhuyla iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Başkan Fatma Şahin, "Bu şehir ipek yolunu kalkınma yoluna çevirmiş, ticareti üretimle birleştirmiştir. Hollanda ile karşılıklı ticaretimiz ve sanayi iş birliğimiz artarak devam ediyor" dedi.


6 Şubat depremlerine de değinen Şahin, afetin ardından Hollanda halkı ve kurumlarının gösterdiği dayanışmayı unutmadıklarını belirterek, arama kurtarma ekiplerinin hızlı şekilde bölgeye ulaştığını ve iki ülke arasındaki dostluğun en zor zamanda ortaya çıktığını dile getirdi. Şahin, "Ortak mirasımız sadece ticaret değil, insani bağlarımızdır. Zor günümüzde yanımızda olan dostlarımızı unutmayız" diye konuştu.


Konuşmasında daha güvenli, daha sağlıklı ve daha adil bir dünya vurgusu yapan Şahin, Gaziantep’in kültür, sanat, sanayi ve yenilenebilir enerji alanındaki çalışmalarına dikkat çekerek ortak geçmişten alınan güçle ortak geleceğin inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. "Çocukların acı çekmediği bir dünya için birlikte çalışmalıyız" ifadelerini kullandı.


"Toplumlarımız arasında güçlü bir insani bağ oluştu"


Hollanda Krallığı Büyükelçiliği Müsteşarı Alex Oosterwijk, Türkiye ile Hollanda arasındaki 400 yılı aşkın ilişkinin köklü bir geçmişe dayandığını ve bu bağların yalnızca ticaretle sınırlı olmadığını belirterek, "Ortak mirasımız 17’nci yüzyılda Levant kıyılarında kurulan ilk Hollanda Konsolosluğu ile başladı, tüccarlar, diplomatlar ve eğitimciler yüzyıllar boyunca ülkelerimizi birbirine bağladı. Bugün Hollanda Türkiye’deki en büyük yabancı yatırımcı olmaya devam ediyor, Türkiye de Hollanda’nın en önemli ekonomik ortaklarından biri konumunda bulunuyor. Gaziantep ihracat gücü ve girişimci ruhuyla bu ilişkide özel bir yere sahip. Ancak ilişkilerimiz sadece ekonomiden ibaret değil, 1960’lı yıllardan bu yana göçle birlikte toplumlarımız arasında güçlü bir insani bağ oluştu. 6 Şubat 2023 depremlerinde Hollanda’da büyük bir dayanışma ortaya çıktı, arama kurtarma ekipleri hızla bölgeye ulaştı ve kamuoyu ile kurumlar insani yardım için seferber oldu. Bu sergi, ticaretin ötesinde insanlarımız arasında kurulan dostluğun ve ortak değerlerin bir yansımasıdır" diye konuştu.


Açılış konuşmalarının sonrasında, Başkan Fatma Şahin ve protokol üyeleri kurdele kesim törenine geçti. Ardından sergi alanını gezen protokol üyeleri günün anısına fotoğraf çektirdi.



Hollanda ile Türkiye arasındaki 400 yıllık bağ Gaziantep’te sergileniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu belirten Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını anlatan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini ifade etti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.