GÜNDEM - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 11:41

İran-ABD ve İsrail savaşı Antep fıstığı satışını durdurdu

A
A
A

İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın ardından Antep fıstığı piyasası tamamen dururken, fıstığın başkenti Gaziantep’te fıstıklar depoda kaldı.

ABD-İsrail ve İran arasında devam eden gerginlik ekonomik dengeleri alt üst etti. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması küresel tedarik zincirini aksatırken bazı ürünlerin fiyatlarında artışlara neden olurken, bazı ürünlerinde satışını durdurdu.

Savaşın hemen ardından Antep fıstığı piyasası son yılların en durgun dönemlerinden birini yaşıyor. 54 gündür ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan gerginlik Antep fıstığı ihracatını durma noktasına getirdi.

Antep fıstığı satışları ciddi oranda düştü

Baklava başta olmak üzere dondurma, çikolata ve içecek sektöründe geniş kullanım alanına sahip olan Antep fıstığı satışları savaşın başladığı şubat ayından bu yana ciddi oranda düştü. Gaziantep Fıstık Hali esnafı, şubat ayından bu yana satışların neredeyse hiç olmadığını belirtiyor.

İran-ABD ve İsrail savaşı Antep fıstığı satışını durdurdu

"Savaş ihracatı engellediği için piyasa durdu"

Satışların neredeyse tamamen durma noktasına geldiğini belirten Nuri Kılıçparlar, "Bu savaşlardan dolayı piyasamız çok durgun. Fiyatlarımıza da çok etki etti. Ürünlerimizi satmada bayağı bir sıkıntı çekiyoruz. Fiyatlarda biraz ister istemez geri çekilme oldu. Fıstık fiyatlarını 50-100 lira geri çekmemize rağmen satışımız yine de çok ağır. Savaştan önce piyasa bayağı canlıydı. Savaştan sonra piyasa bayağı düştü ve durma noktasına geldi. Savaşın Antep fıstığı piyasasına çok zararı oldu. Bu durum ne kadar süre tahmin edemiyoruz. Çünkü belli bir durum yok. Piyasanın durumunu zaman gösterecek. Şu anda birinci boz fıstık ürünlerimiz. 2050-2100 TL’den satılıyor. 2000 TL’nin üzerinde ürün yok ve en iyi fıstık bu fiyattan satılıyor. Antep fıstığı piyasası biraz daha sıkıntı yaşayacak gibi duruyor. Eğer durgunluk bu şekilde devam ederse fiyatlarda biraz daha düşüş olabilir. Normalde fiyatların biraz daha yükselmesi bekleniyordu ama tam tersi etki yaptı. Savaşın etkisi ister istemez var. Tabi savaş ihracatı engellediği için piyasa durdu. Şu anda İran’dan fıstık gelmiyor ve bizden de İran’a fıstık gitmiyor" dedi.

İran-ABD ve İsrail savaşı Antep fıstığı satışını durdurdu

"İhracat tamamen durdu"

Savaşın fıstık ihracatını durma noktasına getirdiğini belirten Mehmet Emin Kanlı ise, "Fiyatlarımızda fazla bir düşüş yoktur. Fakat satışımız çok zayıfladı. İhracat tamamen durdu. İhracatçıyı belki de bu fiyatlar kurtarmadığı için ihracat durdu. Savaş ihracatı durdurdu. Çünkü İran’daki fıstığın fiyatı Antep fıstığına göre daha uygun oluyor. Antep fıstığı daha kaliteli ve bizim fıstığın kalitesi İran ile ABD fıstığı kalitesi gibi değil. Tüketici daha çok Antep fıstığını tercih ediyor. Fakat bazı ülkelerdeki tüketicilerde biraz ucuz olduğu için İran fıstığını tercih ediyor. Antep fıstığından vazgeçemeyen vazgeçmiyor. Her zaman Antep fıstığını alıyor. İran-ABD ve İsrail savaşı başladığından beri piyasa durgundu. Yaklaşık 10-15 gündür tamamen durgundu. Birkaç gündür biraz hareketlilik var. Gemiler sadece mazot götürüp getirmiyor. Hürmüz Boğazı’ndan dünyanın her yerine fıstık gidiyor. Fıstığın yanı sıra birçok üründe gemilerle gidiyor. Fakat boğazın kapalı olması nedeniyle ihracat durdu" diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit -Uğur Dönek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hassalı muhtarlardan öğretmenlere çiçekli teşekkür Hatay’ın Hassa ilçesinde muhtarlar tarafından öğretmenlere çiçek hediye edilerek, geleceğin teminatı olan çocukların yetiştirilmesindeki emekleri dolayısıyla teşekkür edildi. Hassa Muhtarlar Derneği üyeleri, ilçede görev yapan öğretmenleri ziyaret ederek çiçek takdim etti. Gerçekleştirilen ziyarette öğretmenlerin toplumun geleceğini şekillendiren en önemli meslek gruplarından biri olduğuna dikkat çekildi. Hassa Muhtarlar Derneği Başkanı Muhammet Sağır, öğretmenlerin fedakarca yürüttükleri görevlerle çocukların hem eğitimine hem de karakter gelişimine büyük katkı sunduğunu belirterek, " Son dönemlerde okullarımızda gerçekleşen acı olaylarla ilgili eğitim camiamızın yanında olduğumuzu göstermek istedik. Öğretmenlerimizin, yalnız olmadığını dile getirmek istedik ve çiçek vermek destek olmak amacıyla buradayız. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız huzur içinde eğitim görmeye devam ederler. Çocuklarımızı yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize teşekkür etmek istedik. Onların emeği ve gayreti her türlü takdirin üzerindedir" ifadelerini kullandı. Öğretmenler ise yapılan anlamlı ziyaret ve kendilerine verilen çiçeklerden dolayı memnuniyet duyduklarını ifade ederek, Hassa Muhtarlar Derneği’ne teşekkür etti. İlçede samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlik, öğretmenlerin moral ve motivasyonunu artırırken, eğitim camiasına verilen değerin de güzel bir örneği oldu.
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş" KASTAMONU (İHA) – Kastamonu’da bölgedeki veteriner odalarının temsilcileriyle bir araya gelen Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Sağlıklı hayvan, gıda, çevre ve toplum hedefi için veteriner hekimlerin haklarının teslim edilmesi gerekiyor" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi’nin 5’inci Bölge Oda Başkanları Toplantısı Kastamonu’da gerçekleştirildi. Şehit Şerife Bacı Öğretmenevi2nde gerçekleştirilen toplantıya Kastamonu, Düzce, Samsun, Çankırı, Ankara, Bartın, Sinop, Bolu, Tokat, Çorum, Zonguldak ve Amasya illerinden veteriner odalarının başkanları katıldı. "Veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş" Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü’nün önemine değinerek, "Gıda ve sağlığın koruyucuları veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş. Hayvan sağlığı, hayvan refahı, hayvan hakları, hayvansal üretim, çevre sağlığı, veteriner halk sağlığı, biyoteknoloji, biyogüvenlik ve tabii ki insan sağlığı sonuçta hizmet eden bir meslek grubu. Hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden meslek grubu dünyada sadece veteriner hekimlerdir. Bugün sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda veteriner hekimliğin farkındalığını ortaya koyma, yaşama ve hayata dair olan hizmetlerini ortaya koymak ve daha ileri noktalarda standartları geliştirilmiş bir veteriner hekimlik uygulamaları günüdür" dedi. Veteriner hekimlere yönelik yapılan yasal düzenlemelere değinen Eroğlu, "Türkiye’de 72 veteriner hekim odamız var. Bütün odalarımız mesleğimizin sorunlarını ve daha ileri noktalara nasıl taşınması gerektiğini gösteren etkinlikler yapıyorlar. 41. Madde gibi çok önemli bir konumuz vardı. Biliyorsunuz üç yıldan beri bir türlü bir sonuca gidilememişti. Geçen ay Tarım Komisyonu’ndan 41. Madde geçti. İnşallah önümüzdeki günlerde de genel kurula gelecek. Tabii bakanlığın konuyu sahiplenmesi, bakanlık eliyle meclise gitmesi önemliydi" dedi. Devlet nezdindeki temsil taleplerini yineleyen Eroğlu, "Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu kararı alındı Kasım ayında. Biz bu kurulda, ülkemizdeki 47 bine yaklaşan veteriner hekimi temsil eden yasal bir kurum olarak yer almamız gerektiğini devletimizin çeşitli makamlarına ilettik. Ayrıca veteriner fakültelerinde bir kontenjan azaltıldı. Çok sevindirici bir durumdu, bunun devam etmesini istiyoruz. Yüzdelik dilim, taban puan uygulaması, son sınıf öğrencilerine ücret verilmesi gibi konuları büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Sağlıklı hayvan, gıda, çevre ve toplum hedefi için veteriner hekimlerin haklarının teslim edilmesi gerekiyor" şekinde konuştu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
Zonguldak Lavuar Alanında çalışmalar başladı AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Lavuar Alanında çalışmaların yeniden başladığını açıkladı. AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Lavuar Alanı projesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "eser ve hizmet siyaseti" vurgusunu hatırlatan Çağlayan, sahada çalışmaya ve projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini ifade etti. Lavuar Alanı’nda inşaat sürecinin yeniden başladığını belirten Çağlayan, bugün itibarıyla ilk betonun döküldüğünü ve çalışmaların "Bismillah" denilerek kaldığı yerden devam ettiğini söyledi. Daha önce projeyi üstlenen firmanın yaşadığı sıkıntılar nedeniyle çalışmaların bir süre durduğunu hatırlatan Çağlayan, bu sürecin kamuoyunda çeşitli tartışmalara neden olduğunu dile getirdi. Ancak kendilerinin polemik üretmek yerine hizmet odaklı hareket ettiklerini vurgulayan Çağlayan, "Bizim işimiz tartışmaların içinde yer almak değil, eser üretmek ve başladığımız projeleri tamamlamaktır" dedi. Projenin hedef takvimine de değinen Çağlayan, Lavuar Alanı’nın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda vatandaşların hizmetine sunulmasının planlandığını açıkladı. Proje kapsamında alanın peyzaj düzenlemeleri, amfi tiyatrosu ve müzesiyle birlikte Zonguldak’a değer katacağını ifade eden Çağlayan, şehrin en önemli noktalarından birinin daha modern ve kullanışlı hale getirileceğini belirtti. Açıklamasının sonunda emeği geçen herkese teşekkür eden Çağlayan, projenin kazasız belasız tamamlanması temennisinde bulunarak, Zonguldak için çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.