GÜNDEM - 10 Aralık 2024 Salı 13:37

Küçük Ahmet’ten yürek burkan sözler: “Esad yüzünden ülkemde doğmadım”

A
A
A
Küçük Ahmet’ten yürek burkan sözler: “Esad yüzünden ülkemde doğmadım”

Gaziantep’te yaşayan Suriyeli Mustafa ailesi, yıllar süren göçmenlik hayatının ardından ülkelerine dönmek için eşyalarını toplamaya başladı. Hayatı boyunca görmediği ülkesine gitme heyecanı yaşayan ailenin 11 yaşındaki küçük oğlu Ahmet Mustafa, “Esad çok zalim. Onun yüzünden kendi ülkemde doğamadım” söylemleri ise yürekleri dağladı.

Suriye’de Esad rejiminin sona ermesinin ardından Gaziantep’te yaşayan Suriyelilerin ülkelerine dönme hazırlıkları aralıksız devam ediyor. Yıllar önce savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Mustafa ailesi de yıllar süren göçmenlik hayatının ardından ülkelerine dönmek için hazırlığa başladı. Türkiye’de geçirdikleri süre boyunca büyük mutluluk yaşadıklarını belirten aile, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türk halkına misafirperverlikleri için teşekkür etti.

Küçük Ahmet’ten yürek burkan sözler: “Esad yüzünden ülkemde doğmadım”

Küçük Mustafa’dan yürek burkan sözler

Ailenin 11 yaşındaki küçük oğlu Ahmet Mustafa ise Suriye’deki iç savaşı doğrudan deneyimlememiş olsa da ülkenin içinde bulunduğu zorlukları ailesinden dinlediğini ifade etti. Küçük Mustafa, “Esad çok zalim. Onun yüzünden kendi ülkemde doğamadım” diyerek savaşın etkilerini dile getirdi. Mustafa ailesi, Suriye’deki durumun iyileşmesini umut ederken, ülkelerine dönecek olmanın heyecanını yaşadıklarını belirtti. Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyleyen aile, ülkelerine barışın hakim olacağı günlere olan inançlarını koruduklarını ifade etti.

Küçük Ahmet’ten yürek burkan sözler: “Esad yüzünden ülkemde doğmadım”

“Vatanıma gidince toprağımızı öpeceğim”

Ülkelerine gitmek için toparlandıklarını söyleyen 33 yaşındaki anne Meliha Mustafa, “Ben 2 çocuğumu Türkiye’de dünyaya getirdim. Oğlum Ahmet, Türkiye’yi çok seviyor. Gözünü Türkiye’de açtı. Çocuklarım Suriye’yi hiç görmedi. Merak edip soruyorlar. Ben de acı dolu günleri anlatmak istemiyorum. Biz artık ülkemize dönmek istiyoruz. Vatanımızı çok özledik. İnsanın vatanından ayrı kalması çok zor. Vatanıma gidince toprağımızı öpeceğim. Ben Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm Türk halkına misafirperverlikleri için teşekkür ederim. Eğer bize kapılarını açmasalardı biz de ölümü beklerdik” dedi.

“Türkler bizi zalimlerden korudu”

11 yaşındaki Ahmet Mustafa ise çocukların ölmediği bir dünyada yaşamak istediğini belirterek, “Kadınlar ve çocukların ölmediği bir dünyada yaşamak istiyoruz. Suriye ve Filistin’de çok fazla çocuk öldü. Biz ölmek istemiyoruz. Türkiye’yi çok seviyorum. Türkler bizi zalimlerden korudu. Siz de Halep’e gelin bizim misafirimiz olun. Benim için Türk bayrağı çok önemli. Türkiye vatanına ve bayrağına bağlı bir ülke. Suriye’ye gidip annemin ve babamın büyüdüğü topraklarda büyümek istiyorum. Esad çok zalim. Onun yüzünden kendi ülkemde doğamadım. Bu yüzden onu asla affetmeyeceğim” diye konuştu.

Fatma Altınbaş - İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.