GÜNDEM - 24 Aralık 2025 Çarşamba 11:20

’Kurtuluş’un 104’üncü yılında, Antep Savunması’nın anlatıldığı müzeye ziyaretçi akını

A
A
A
’Kurtuluş’un 104’üncü yılında, Antep Savunması’nın anlatıldığı müzeye ziyaretçi akını

Antep Savunması ile Kurtuluş Savaşı’nda yaşanan destansı mücadelenin izlerinin yer aldığı 25 Aralık Gaziantep Savunması Kahramanlık Panoraması ve Müzesi, Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümünde ziyaretçi akınına uğruyor.


Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100’üncü yılında yapımı tamamlanarak 21 Aralık 2020 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan müze, zengin ve özgün içeriğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Müze, Gaziantep’in kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümünde de büyük ilgi görüyor.



Müzeyi gezenler duygu dolu anlar yaşıyor


Rus ressam Aleksander Samsonov’un dönemini yansıtan 120 metre uzunluğu ve 13 metre yüksekliğindeki panoramik tablosunun yanı sıra gazi ve şehit yakınlarının bağışladığı eşyalar, Antep Savunması’na şahitlik eden binalardan kalma kapılar, pencereler ve mücadelede kullanılan silahların yer aldığı müzeyi gezenler, duygu dolu anlar yaşıyor. Kurtuluş Savaşı döneminde düşmana karşı açlık ve yokluğa rağmen yüreklerindeki vatan aşkıyla büyük bir direniş sergileyen Gaziantepliler, kentin düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümünde işgalci Fransızlara ve İngilizlere karşı verilen o destansı mücadeleyi tüm ayrıntılarıyla ziyaretçilerine tekrar yaşatan müzeyi ziyaret ediyor, şehitleri rahmetle anıyor.


İşgalci Fransız askerleri tarafından annesinin tesettürüne el uzatılmasına karşı çıktığı için şehit edilen 14 yaşındaki Mehmet Kamil başta olmak üzere 6 bin 317 şehidin verildiği ve binlerce kişinin de gazi olduğu Gaziantep’in kurtuluşunda kendilerine vatan topraklarını emanet eden şehit ve gazilerini rahmetle anan vatandaşlar, "Ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum" diyerek Fransızlara bu toprakları teslim etmeyen şehit ve gazilerin mirasına sahip çıkılmasının önemine değindi.



"Bu müzede dünyada eşi benzeri olmayan bir savunma anlatılıyor"


25 Aralık Gaziantep Savunması Kahramanlık Panoraması ve Müzesi Tarih Kurulu Başkanı Bekir Sıtkı Severoğlu, Gaziantep’in Kurtuluşunun gerçekleştiği 25 Aralık tarihinden bu güne 104 yıl geçtiğini söyledi. Antep Savunması’nı günümüz insanına daha iyi anlatmak, geçmişte yaşananları geleceğe taşımak ve ders çıkartmak anlamında 25 Aralık Gaziantep Savunması Kahramanlık Panoraması ve Müzesi’nin önemli olduğunu söyleyen Severoğlu, "Gaziantep savunmasında verilen o eşsiz mücadele 100’üncü yılda açılan bu müzeyle müthiş bir şekilde anlatılıyor. Dünyada eşi benzeri olmayan bir müzedeyiz. Çünkü Gaziantep savunmasında dünyada eşi benzeri olmayan bir savunma yapıldı. Bu müzede Gaziantep’e yakışan, yaraşan bir müze olmuştur ve atalarımıza yakışan, yaraşan bir müze olmuştur. Bu müzeye gelen ziyaretçiler bir yandan gözyaşlarını tutamakta bir yanda o insanları duayla anmaktadır" dedi.


Gazianteplilerin 8 Şubat 1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Antep’e "Gazi" unvanı verilmesinin gururunu her zaman yaşadıklarını belirten Severoğlu, "2008 yılında Gaziantep’in tüm milletvekillerinin müşterek hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne başvurusu ile Gaziantep için verilmiş bir istiklal maddesi var. Her iki tarafta kadın gazilerimiz ve kadın şehitlerimizin ismi var. Türk İstiklal Harbi ile ilgili Savunma Bakanlığı’nın kaynaklarında en fazla kadın gazi ve şehit Gaziantep’tedir. Kadın şehit ve gaziler, bu vatan uğruna canlarını vermişlerdir, birer vatan kahramanı olarak birer asker gibi savaşmışlardır. Dolayısıyla Gaziantepliler, Gaziantep’e verilen madalya çok çok önemli ama 8 Şubat 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Gaziantep’e verdiği gazilik unvanı hepsinden de önemlidir. Çünkü Gaziantepliler o madalyayı ve gazilik unvanını göğüslerinde taşımaktadır. Gaziantep’e gelenler ve biz Gaziantepliler zaman zaman Antep’i tevazu ile çok kullanırız. Siz iki defa Antep’i kullanırsanız ‘Antep değil, Gaziantep’ diye sizi uyarırız. Çünkü gazilik unvanı Gazianteplerin göğsünde taşımış oldukları istiklal madalyasıdır. Kurtuluş bayramımız kutlu olsun, 104’üncü yılımız kutlu olsun" şeklinde konuştu.



"Savunmayı her detayıyla anlatan müzenin mutlaka ziyaret edilmesi gerek"


Müzeyi ziyaret eden vatandaşlar ise Kurtuluş Savaşı döneminde işgalci düşmana karşı açlık ve yokluğa rağmen yüreklerindeki vatan aşkıyla büyük bir direniş sergileyen Gaziantep Savunması’nın şehitleri ve gazileri başta olmak üzere vatan uğruna canını veren tüm şehitlere Allah’tan rahmet dilediler.


Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yılını büyük bir gururla kutladıklarını belirten vatandaşlar, 25 Aralık Gaziantep Savunması Kahramanlık Panoraması ve Müzesi’nin savunmayı her detayıyla anlattığını ve müzenin mutlaka ziyaret edilmesi gerektiğini dile getirdi.



’Kurtuluş’un 104’üncü yılında, Antep Savunması’nın anlatıldığı müzeye ziyaretçi akını

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.