GÜNDEM - 22 Şubat 2026 Pazar 11:28

Memurluğu bıraktı, şimdi dünya markalarına gelinlik dikiyor

A
A
A
Memurluğu bıraktı, şimdi dünya markalarına gelinlik dikiyor

Gaziantep’te memur olarak görev yaptığı belediyeden istifa ederek açtığı iş yerinde ilk önce gelinlik satmaya başlayan ve daha sonra üretime geçen kadın girişimci Serpil Karuserci, dünya markalarına gelinlik üretiyor ve 32 ülkeye de ihracat yapıyor.


1974’te sınırlı imkanlarla üretime başlayan 65 yaşındaki Serpil Karuserci, el işçiliğine dayalı tasarım anlayışı ve kalite odaklı yaklaşımıyla kısa sürede hayalini gerçekleştirdi. Yıllar içerisinde istikrarlı büyüme gösteren hem üretim kapasitesini hem de tasarım gücünü artıran Karuserci, Türkiye’nin gelinlik sektöründeki güçlü temsilcilerinden biri haline geldi.


1970’li yıllarda Gaziantep Belediyesinde 5 yıl memur olarak görev yapan Karuserci, belediyede görev yaptığı dönemde mesai bitiminden sonra çocukluğundan beri ilgi duyduğu dikiş ve nakış kursuna katılmak için mahallelerindeki kız meslek lisesinin akşam kurslarına gitmeye başladı.


5 yıl Gaziantep Belediyesinde çalıştı


Kursta dikiş, nakış ve tasarım alanında kendini iyice geliştiren Karuserci, 5 yıl Gaziantep Belediyesinde çalıştıktan sonra ilk çocuğunu dünyaya getirince istifa etti. Daha sonra ikinci çocuğunu dünyaya getiren Karuserci, çocukları büyüdükten sonra çocukluk hayalini gerçekleştirmek ve aile ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla kendi iş yerini kurmaya karar verdi.


1974’te 55 metrekarelik küçük bir butik açan Karuserci, evlenen ve nişanlanan kızlara gelinlik, abiye, kaftan kiralayarak ve satarak iş hayatına atıldı. Çevresinde tanınmaya başlayan ve işinde kendini iyice geliştiren Karuserci’nin hayatı Almanya’dan gelen gurbetçi bir ailenin kızının katalogda gördüğü ve çok beğendiği gelinliği sipariş vermesiyle değişti.


Evde gelinlik dikmeye başladı


Mağazasını işlettiği esnada evde de gelinlik dikmeye başlayan ve aldığı siparişin ardından evdeki dikiş makinesini iş yerine getiren Karuserci, ilk üretiminin ardından gelinlik üretimi yapmaya karar verdi ve zamanla seri üretime başladı.


İlk olarak birkaç dikiş makinesi ve elemanla gelinlik ile abiye üretimine başlayan Karuserci, kısa sürede işleri artınca hem makine hem de elaman sayısını artırdı. Satış ve üretim yapmaya başladığı dönemde İstanbul’da moda tasarım eğitimi kurslarına katılıp sertifikalar alan, moda tasarım konusunda kendine özgü ve çok özel sezgilere sahip olan Karuserci’nin ürettiği gelinlikler çok beğenilmeye başladı.


Kendi işinin patronu oldu


Küçük ve butik bir mağazayı büyük bir endüstriye çeviren Karuserci, en büyük kızı Çağnur Karuserci Konukoğlu’nu İngiltere ve İtalya’daki moda tasarım okullarında okuttu. Kızı Çağnur’u moda tasarım alanında yetiştiren Karuserci, hayallerini gerçekleştirmek ve genç kızların hayali olmak için atıldığı iş hayatında kendi işinin patronu oldu.


Ürünlerine ilginin her geçen gün artması ve siparişlerin çoğalması üzerine işlerini büyütmek isteyen Karuserci, Şehitkamil ilçesinin Güvenevler Mahallesi’nde 3 bin 750 metrekarelik 7 katlı binada kendi işletmesini kurdu.


Kendi markasıyla üretim yapıyor


51 yıldır kendisine ait iş yerinde gelinlik, abiye, nişanlık ve kaftan üretimi yapan Karuserci, büyük bir başarı ortaya koyduğu girişimcilik yolunda kendi markasıyla üretime devam etti.


Her geçen gün vizyonunu genişleten bir bakış açısıyla kızı Çağnur Karuserci Konukoğlu ile birlikte 100 kişiyi istihdam ettiği işletmesinde üretime devam eden Karuserci, Türkiye’nin en büyük perakende gelinlik mağazası, 7 bayisi, 46 ayrı şehirdeki 140’dan fazla satış noktasıyla aralarında dünya moda başkentlerini de barındıran 32 ülkeye yaptığı ihracatla, 2006 yılında temellerini attığı ve 54 ülkede uluslararası tescilli kendi markasıyla artık sektörün en bilinen firmalarından biri olmayı başardı.


Kadınlara istihdam sağlıyor


Çoğunluğu kadın çalışan olan 100 işçi ile ürettiği gelinlikleri, abiyeleri, nişanlıkları ve kaftanları Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki birçok ülkeye ihraç etmeye devam eden Karuserci, kendisi gibi meslek sahibi olmak isteyen kadınlara da istihdam sağlıyor.


Azmi ve çalışkanlığıyla birçok kadına örnek olan, zor şartlar altında başladığı iş hayatındaki bu başarı hikayesi ile hayalini gerçekleştirmek isteyen kadınlara destek olan Karuserci, meslek hayatı boyunca girişimciliği nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan başta olmak üzere birçok kişi ve kurumdan onlarca ödül ile sertifika aldı.


Kadın girişimci olarak kadınlara pozitif ayrımcılık yapan Karuserci, ürettiği gelinlikleri 32 ülkeye ihraç ediyor ve en çok ihracatı ise İtalya’ya yapıyor. İtalya’ya yılda 2 bin adedin üzerinde gelinlik gönderen ve 300 farklı modelde gelinlik üreten Karuserci, torunlarının da kendisi ve kızı gibi kadın girişimci olmasını istiyor.


Uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil ediyor


Küçük bir atölyede başlayan yolculuğunu bugün uluslararası ölçekte sürdüren ve Türkiye’nin gelinlik modasında yarım asrı geride bırakan Karuserci, markasını Gaziantep merkezli köklü bir moda evine dönüştürdü. Gaziantep’in üretim gücünü küresel moda sahnesine taşımayı başaran Karuserci, yarım asrı aşan tecrübesi, güçlü aile yapısı ve ihracat odaklı stratejisiyle faaliyetlerini sürdürüyor, girişimcilik ruhunu koruyarak Türkiye ekonomisine ve istihdamına katkı sağlamaya devam ediyor.


Her yıl ortalama 8 farklı ulusal ve uluslararası fuara katılarak koleksiyonlarını sektör profesyonelleriyle buluşturan Karuserci, Avrupa’dan Ortadoğu’ya ve Amerika’dan Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor.


"Küçük bir butikle işe başladık"


Küçükken bebeklerine gramafon kağıtlarından kıyafetler yaptığını belirten Serpil Karuserci, "Ben küçük yaşlarda bebeklerime kıyafetler dikerek işe başlamıştım. Eğitim sonrası belediyede çalışmaya başladım. Belediyede çalıştığım sırada akşamları bayanlar için kursların olduğunu duydum. Her akşam işten çıkınca kursa gidiyordum. Kursta dikiş, nakış ve el sanatlarını öğrendim. Sertifikalar cebimdeydi. Evlendikten sonra çocuklarım olunca çocuklarımı daha iyi yetiştirebilmek için belediyeden ayrılmak zorunda kaldım. Küçük bir butikle işe başladık. Çalışarak, emek vererek önce yurt içine daha sonra da yurt dışına ihracat yapmaya başladık. Çocuklarla birlikte işletmemizi bir aile şirketine dönüştürdük. Şu anda kızım Çağnur işin başında ve birlikte çalışıyoruz. Şirketimiz ikinci kuşak olarak devam ediyor. Kız torunlarımda inşallah üçüncü-dördüncü kuşak olarak şirketimizi devam ettirirler" dedi.


"Dünyanın en büyük firmalarıyla çalışıyoruz"


Annesinin izinden gittiği için çok mutlu ve gururlu olduğunu belirten Çağnur Karuserci Konukoğlu da, "Yaklaşık 51 yıllık olan bu markanın ikinci nesil ortaklarından biriyim. Annemden devraldığımız bu atölyeyi ikinci nesil olarak ben yürütüyorum. Bu meslek benim DNA’ma geçti. Çünkü yıllardır bu işin içerisinde yani atölye ortamında büyüdüm. Çocukluğumdan itibaren kumaşlarla bir aradaydım ve moda sektörünün içerisindeydim. O yüzden aslında benim için kaçınılmaz bir son gibiydi. Sıraların üzerine ortaokuldayken çizim yapıyordum. Her halde içten gelen bir sevgi diye düşünüyorum. O yüzden sonrasında okuluyla devam etmek, okulunda okumak benim için ekstra bu mesleğe katabileceklerimi gösteren bir yol haritası oldu. Dünyanın en büyük firmalarıyla çalışıyoruz. Biz annemin hayali olan bir butikten yola çıktık. Şu an 54 ülkeye de tescilli bir marka olmanın, 46 farklı ülkeye ihracat yapmanın gururunu yaşıyoruz. Annemin çocukluk hayali bir anda dev bir hikayeye dönüşmüş oldu. Bu da bizim için aile olarak gurur verici" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya ASAT’tan Manavgat Ulukapı’ya 500 Milyon TL’lik yatırım Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Manavgat ilçesinin Ulukapı Mahallesi’nde önemli bir içme suyu altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Dünya Bankası kredili olarak yürütülen ve yaklaşık 500 milyon TL yatırım bedeline sahip proje, planlanan takvim doğrultusunda hızla ilerliyor. Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Manavgat genelinde artan nüfus ve mevsimsel yoğunluğu da dikkate alarak içme suyu teminine yönelik projelerini eş zamanlı olarak hayata geçiriyor. İlçenin farklı mahallelerinde yürütülen çalışmalarla mevcut altyapı güçlendirilirken, vatandaşların güvenli ve sürdürülebilir içme suyuna erişiminin sağlanması amacıyla yatırımlar aralıksız devam ediyor. Çok yönlü ve koordineli imalat süreci Proje kapsamında 10 bin metreküp kapasiteli içme suyu deposu ile klor binasının yapım çalışmaları devam ediyor. Bunun yanı sıra kuyular bölgesi ile Manavgat İçme Suyu Arıtma Tesisi’nden çıkan 1000 milimetre çapındaki terfi içme suyu iletim hatlarının imalatı sahada eş zamanlı olarak yürütülüyor. Hat güzergâhları üzerinde yer alan sanat yapılarının inşası ile birlikte sistemin sağlıklı ve kesintisiz şekilde işletilmesini sağlayacak tüm elektromekanik ekipmanların temin ve montaj çalışmaları da koordineli bir şekilde sürdürülüyor. Terfi hattı çalışmalarında önemli aşama kaydedildi Proje kapsamında saniyede 750 litre su iletim kapasitesine sahip DN1000 çaplı terfi hattının imalatı planlanan program doğrultusunda sürdürülüyor. Toplamda yaklaşık 10,5 kilometre uzunluğa sahip olan hat üzerinde yürütülen çalışmalar kapsamında şu ana kadar 5,2 kilometrelik içme suyu boru hattının döşenmesi tamamlandı. Kalan bölümlerde çalışmalar aralıksız şekilde sürüyor. Manavgat’ın geleceğine güçlü ve dayanıklı altyapı Projenin tamamlanmasıyla birlikte yalnızca mevcut ihtiyaçların değil, Manavgat’ın gelecekteki içme suyu talebinin de güvenli ve kesintisiz şekilde karşılanması hedefleniyor. Aynı zamanda altyapının muhtemel afetlere karşı daha güçlü ve dayanıklı hâle getirilmesi amaçlanıyor.
Muğla Muğla Büyükşehirden gençlere antik kent gezisi Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen antik kent gezileri kapsamında, Stratonikeia’dan Knidos’a uzanan kültür yolculuğunun ilk etabı gerçekleştirildi. 27 gencin katılım sağladığı gezi, 2 rehber eşliğinde Stratonikeia ve Latmos’ta yapıldı. Gençler, tarihi ve kültürel mirası yerinde keşfetme fırsatı buldu. Muğla Büyükşehir Belediyesi, gençlerde tarih bilinci oluşturmak ve kültürel mirasın korunmasına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla Stratonikeia, Lagina, Kaunos, Knidos, Latmos ve Amos antik kentlerini kapsayan bir program başlattı. 18-30 yaş arası gençlere yönelik planlanan programın ilk durağı Stratonikeia ve Latmos oldu. Uzman rehberler eşliğinde gerçekleştirilen gezide katılımcılar, antik kentlerin tarihi arka planına ilişkin bilgi alırken, sahada gözlem yaparak öğrendiklerini pekiştirme imkânı buldu. Böylece tarih, sınıf ortamının dışına taşınarak deneyimsel bir öğrenme sürecine dönüştü. Katılımcıların üreteceği dijital içeriklerle kentin kültürel zenginliklerinin ulusal ve uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılması amaçlanıyor. Büyükşehir Belediyesi, projeyi yalnızca bir gezi programı olarak değil, sürdürülebilir bir gençlik çalışması olarak kurguluyor. İlerleyen süreçte Erasmus ve ulusal hibe programlarına temel oluşturabilecek bir uygulama modeline dönüştürülmesi planlanan proje, Muğla’nın köklü tarihini genç kuşaklarla buluşturmaya devam edecek. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Gizem Yeni Tan, geziyi sosyal medya hesapları aracılığıyla öğrendiğini ve başvuru yaptığını söyledi. Muğla’da çok sayıda antik kent bulunduğunu belirten Tan, "Rehberlerimiz çok yardımcı oldu. Nerede neler olduğunu, hangi tarihlerde gerçekleştiğini bize anlattılar. Bunlar da çok yararlı bilgilerdi bizim için aynı zamanda. Hem Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne hem de SOGEM’e hem de Gençlik Meclisi’ne çok teşekkür ediyorum bize bu fırsatları sunduğu için. Umarım bunların devamı gelir ve daha farklı yerlerde, Muğla’nın diğer ilçelerine ya da diğer antik kentlerine görme fırsatı yakalarız" dedi. Mustafa Kızıl ise bir öğrenci olarak bu tür gezilerin ücretsiz düzenlenmesinin ve ulaşım imkânının sağlanmasının kendileri için büyük bir avantaj olduğunu belirterek, "Bir öğrenci olarak ücretsiz olması, kendi imkanlarımla çok kolay gelemeyeceğim bir yere ulaşım imkanları sağlaması falan çok iyiydi. Özellikle tarihi yapılara hayran kaldım. Çok fazla el işçiliği var, işleme var. Çok mutlu oldum açıkçası. Bilmediğim birçok şey öğrendim. Bu imkanı bize sağladığı için Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik Meclisi’ne, SOGEM’e de çok teşekkür ediyorum" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Biriminde çalışan Ezgi Ayan, "İlk olarak bugün Stratonikeia ve Latmos antik kentlerimizi de ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Şehir etkinliklerinde, kültür etkinliklerinde, antik kent gezilerinde özellikle üniversite öğrencilerimize yer vermek istiyoruz. Tüm gezilerimizi ücretsiz gerçekleştiriyoruz. Buradaki amacımız aslında üniversiteye gelmiş olan, bizim ilimizde, bizim şehrimizde yaşamakta olan gençlerin şehrimizi, kültürümüzü, tarihimizi öğrenmelerine yardımcı olmak, katkıda bulunmak. Bununla ilgili de çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, düzenlenen antik kent gezilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, gençlerin kültürel mirasla doğrudan temas kurmasının önemine dikkat çekti. Başkan Aras, Muğla’nın, dünyanın en önemli antik kentlerine ev sahipliği yapan çok özel bir coğrafya olduğunu, gençlerin bu değerleri yerinde görmesini, tanımasını ve sahiplenmesini önemsedikmlerini açıkladı.
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Türkiye’de ilk olan sistemle geri dönüşümde de öncüyüz" Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar; Türkiye’de ilk olan ‘ikili toplama sistemi’ ile sıfır atık seferberliğinde öncü bir rol üstlendiklerini söyledi. Başkan Çolakbayrakdar, 2020 yılında hizmete sunulan ve Türkiye’de ilk olan sistemle bugüne kadar 3 milyon 650 bin kilogram ambalaj atığı, bin 950 kilogram atık pil ve 15 bin 350 litre atık yağın kaynağında ayrıştırılarak toplandığını belirterek, geri dönüşüme büyük katkı sağladıklarını ifade etti. Sıfır Atık Projesi kapsamında yaptıkları yatırımlarla dikkat çektiklerini ifade eden Başkan Çolakbayrakdar, Türkiye’de ilk kez Kayseri’de vatandaşların hizmetine sunulan araçlar sayesinde hem çevreye hem de ülke ekonomisine katkı sunduklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen "Sıfır Atık Projesi" kapsamında örnek çalışmalar gerçekleştirdiklerini vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, "Hatırlanacağı üzere 2020 yılının Mayıs ayında Türkiye’de ilk defa hizmete sunduğumuz ikili toplama aracı ile kaynağından ayrıştırılmış ambalaj atıkları ile evsel atıkları aynı anda toplayarak geri dönüşüme büyük katkı sağlıyoruz. Türkiye’de ilk kez Kayseri ve Kocasinan’ın yollarında hemşehrilerimize hizmet veren bu araç, birden fazla haznesi sayesinde geri dönüşüm atıklarını ayrı ayrı toplayabiliyor. Ayrıca pil ve atık yağları da kaynağından ayrıştırılmış şekilde toplayarak çevrenin korunmasına katkı sunuyoruz. Geçtiğimiz yıllarda ise yine Kayseri’de ilk olan geri dönüşüm aracını bünyemize kattık. Bu yeni araçla Kocasinan sakinlerimizin evlerinde toplanan ambalaj atıkları ile iş yerlerinde toplanan ambalaj atıkları ayrıştırılmış şekilde toplanıyor. Bu aracın diğer araçlardan farklı özellikleri var. Özellikle malzemeleri ayrıştırabilen ve üzerinde tartı sistemi olan bu araç, Kayseri’de ilk defa Kocasinan sokaklarında hizmet vermeye başladı. Sıfır Atık Projesi kapsamında kaynağından ambalaj atıklarının ayrıştırılmış olarak toplanması ve bu şekilde çevreyi koruyarak ekonomiye daha fazla katkı sağlanması son derece önemli ve değerlidir" ifadelerine yer verdi. Geri dönüşüm çalışmalarının sadece bugünü değil, yarını da kurtaran bir anlayış olduğunu vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar; "Geri dönüşümle hem ülke ekonomisine büyük kazanç sağlıyoruz hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha temiz ve daha sağlıklı bir çevre bırakıyoruz." dedi. Öte yandan Sıfır Atık Projesi kapsamında kullanılan, son teknolojik donanıma sahip araç; ikili toplama sistemi ve fonksiyonel özellikleriyle öne çıkıyor. Kaynağında ayrıştırılmış evsel yağ, pil, ambalaj ve evsel atıkların ayrı donatılar sayesinde toplanmasına imkân sağlayan araçla, dönüştürülebilir atıkların geri kazanımı, doğal kaynakların korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. ’Güzel bir gelecek geri dönüşümle gelecek’ mesajıyla dikkat çeken sistem, aynı zamanda zamandan ve maliyetten tasarruf sağlıyor.
Antalya Bungalov rezervasyonu kabusa döndü: Antalya’da olmayan tesisle dolandırıldılar Antalya’da genç bir kadın, arkadaşına doğum günü sürprizi yapmak amacıyla hafta sonu tatili planlarken bungalov dolandırıcılarının hedefi oldu. Sosyal medyada karşılaştığı hesap üzerinden rezervasyon yapan kadın, konaklama bedeli ve "sigorta ücreti" adı altında toplam 28 bin 800 TL’yi farklı IBAN numaralarına gönderdi. Gün içinde iade edileceği belirtilen sigorta bedeli yatırılmayınca dolandırıldığını anlayan mağdur, durumu yargıya taşıdı. Olay, Antalya’da yaşayan genç bir kadının arkadaşına doğum günü sürprizi yapmak istemesiyle başladı. Hafta sonunu arkadaşıyla birlikte geçirmek isteyen kadın, sosyal medyada gördüğü bungalov ilanı üzerinden iletişime geçti. Hesap yöneticisi tarafından WhatsApp’a yönlendirilen mağdura, tesise ait olduğu belirtilen profesyonel görseller ve konaklama detayları gönderildi. Mesajlaşmalar sırasında kişi başı 6 bin TL olmak üzere toplam 12 bin TL konaklama bedeli talep edildi. Kadın, gönderilen IBAN numarasına açıklama kısmına rezervasyon bilgilerini de ekleyerek ödemeyi gerçekleştirdi. Kısa süre sonra bu kez "bungalov konaklamalarına özel sigorta bedeli" adı altında 16 bin 800 TL ek ödeme istendi. Sigorta ücretinin gün içinde iade edileceği belirtilirken, mağdur ikinci bir IBAN’a daha para gönderdi. Böylece toplam ödeme 28 bin 800 TL’ye ulaştı. Ancak belirtilen süre içinde sigorta bedeli hesaba yatırılmadı. Gün içinde iade yapılmaması üzerine yeniden iletişime geçmek isteyen mağdur, hesabın kendisini engellediğini fark etti. Suç duyurusu yapıldı Dolandırıldığını anlayan mağdur, durumu avukatı Yağmur Burçin Sayın Kurt’a bildirdi. Avukat Kurt aracılığıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Antalya’da böyle bir tesis yok Mağdurun başvurusu üzerine yapılan incelemelerde, rezervasyon yapılan bungalov tesisinin gerçekte Antalya’da bulunmadığı belirlendi. Tesise ait olarak paylaşılan görsellerin ise Türkiye’nin farklı bir şehrindeki gerçek bir tesise ait olduğu tespit edildi. "Son derece inandırıcı bir sistem kurmuşlar" Av. Yağmur Burçin Sayın Kurt, olayın şahsa özel olmadığını belirterek benzer yöntemlerle dolandırılan başka mağdurların da bulunduğunu söyledi. Kurt, süreci şu sözlerle anlattı: "Son dönemlerde özellikle maliyeti diğer konaklama türlerine göre daha düşük olduğu için tercih edilen bungalovlar üzerinden nitelikli dolandırıcılık yapılıyor. Müvekkilim hafta sonu tatili için Instagram’da bir bungalov sayfasına denk geliyor. Görseller çok güzel, profesyonel biçimde hazırlanmış. Rezervasyon yapmak istiyor. Uygulamaya girildiğinde WhatsApp üzerinden dönüş yapılıyor. Konaklama tarihleri, kişi sayısı gibi tüm detaylar soruluyor. Müvekkilim hepsine cevap veriyor. Ardından tesisle ilgili bilgiler ve görseller gönderiliyor. Hepsi detaylı ve son derece inandırıcı. Kaç gece konaklanacaksa ödeme için bir IBAN numarası iletiliyor. Müvekkilim açıklama kısmına oda numarasını da yazarak parayı gönderiyor. Sonrasında ’muhasebeye iletildi’ deniliyor. Ardından bungalov özelinde sigorta yapılacağı belirtilerek ikinci bir ödeme talep ediliyor." "Sigorta bedeli gün içinde iade edilecek deniliyor" Kurt, dolandırıcılık zincirinin en kritik aşamasının "sigorta" bahanesi olduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Sigorta için yatırılan paranın gün içinde iade edileceği söyleniyor. Müşteri buna inanıyor. Ancak istenen ödeme başka bir IBAN’a yönlendiriliyor. Araştırıldığında gerçekte var olmayan bir sigorta şirketi adına işlem yapıldığı görülüyor. Bir saat, iki saat geçiyor. Mağdur ’param gelmedi’ diye yazıyor. ’Bekleyin, iade edilecek’ şeklinde dönüşler yapılıyor. Telefon görüşmesi yok, tüm iletişim WhatsApp yazışmaları üzerinden. Para gelmeyince ve hesaplar engellenince müvekkilim dolandırıldığını anlıyor." "IBAN başka, telefon başka kişiye ait" Soruşturma sürecinde yapılan tespitlere de değinen Kurt, şunları söyledi: "Verilen isimle telefon numarası başkasına, IBAN numarası başka bir kişiye ait. Müvekkilimin gönderdiği para dakikalar içinde farklı hesaplara aktarılmış. Sigorta için düzenlenen fatura ise usulüne uygun değil. Sigorta bedeli olarak gönderilen para kısa süre içinde yabancı bir vatandaşa ait IBAN’a yönlendirilmiş." "Kopyalanmış kartlar kullanılıyor" Para transferlerinde organize yöntemler kullanıldığını belirten Kurt, şöyle devam etti: "Tespitlerimizde kayıp-çalıntı kart başvuruları ve kart kopyalama yöntemlerinin kullanıldığı görüldü. Kopyalanmış kartlar üzerinden para akışı sağlanıyor. Bu nedenle nitelikli dolandırıcılık kapsamında suç duyurusunda bulunduk. Ardından 2-3 tane daha şikayet geldi. Yakın çevrem bir tatil yapmak istedi, onlar da aynı şekilde dolandırıldıklarını söylediler. Biz de hepsini şikayet ettik." Vatandaşlara uyarılar Avukat Kurt, özellikle sosyal medya üzerinden yapılan rezervasyonlarda dikkatli olunması gerektiğini belirterek şu uyarılarda bulundu: "Bu sayfalar çoğu zaman kopyalanmış/çalıntı hesaplar oluyor. Ya gidip yerinde görmek lazım ya da resmi belgeleri kontrol etmek gerekiyor. Özellikle TÜRSAB belgesi onayı mutlaka sorgulanmalı. Web sitesi ile sosyal medya hesaplarının birbiriyle bağlantılı olup olmadığına bakılmalı. Yalnızca Instagram üzerinden yapılan rezervasyonlar risk taşıyor." "Antalya’da varmış gibi gösteriliyor, aslında yok" Dolandırıcılıkta sahte lokasyon ve tesis bilgileri kullanıldığına dikkat çeken Kurt, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu sayfaların kime ait olduğunu araştırdım. Türkiye’nin başka bir ilinde gerçekten böyle bir tesis var. Ancak tesis sahibinin Antalya’da açılan bu sahte hesaplardan haberi yok. Kendi sayfalarının kopyalandığını söyledi. Kopyalanan içerikler sanki Antalya’daki bir bungalov tesisiymiş gibi sunuluyor. Adres veriliyor ancak o bölgede gerçekte herhangi bir bungalov bulunmuyor."