GÜNDEM - 19 Aralık 2025 Cuma 10:35

Mıcırık Aşı’nın 6’ncı en kötü yemek seçilmesine Gaziantepliler tepki gösterdi

A
A
A

Gastronominin başkenti olarak anılan Gaziantep’e özgü bir yemek olan Mıcırık Aşı’nın, Taste Atlas’ın kullanıcı puanlarına dayanarak hazırladığı "Türkiye’nin en kötü yemekleri" listesinde 6’ncı sırada yer almasına, Gaziantepli vatandaşlar tepki gösterdi.

Gastronomi platformu Taste Atlas, kullanıcı puanlarıyla oluşturduğu "Türkiye’nin en kötü yemekleri" listesini yayımladı. Listenin ilk sırasında Kapuska 1’inci sırada yer alırken Gaziantep mutfağının geleneksel lezzetlerinden Antep usulü Mıcırık Aşı, 6’ncı sırada yer aldı. Ancak bu sıralama, Gaziantepliler tarafından tepkiyle karşılandı. Şahinbey Belediyesi’ne bağlı Şiveydiz Restoran’ında usta olarak çalışan Şengül Şimşek, kuru patlıcan, kuru biber, soğan, sarımsak, biber salçası ve pirinçle yapılan bu yemeğin Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana sofralarda yer aldığını, özellikle kış aylarında sağlıklı ve sevilen bir ev yemeği olduğunu vurgulayarak tadının kötü olmadığını söyledi.

Mıcırık Aşı’nın 6’ncı en kötü yemek seçilmesine Gaziantepliler tepki gösterdi

"Bu yemeğe "kötü" denmesi mümkün değildir"

Şahinbey Belediyesi bünyesinde çalışan usta Şengül Şimşek, Antep’e özgü hiçbir yemeğin kötü olmadığını söyledi. usta Şimşek, "Mıcırık Aşı’nın, Türkiye’nin en kötü yemeği sıralamasında 6. sırada yer alması bizleri gerçekten çok üzdü. Çünkü Gaziantep’imizin önemli yöresel yemeklerinden biri olan Mıcırık, şehrimizde özellikle Şiveydiz Restoranı’nda özenle pişirilmektedir. Herkesi gelip bu yemeği yerinde tatmaya davet ediyoruz. Mıcırık yemeğinin 6. sıraya gerilemesini kabul etmiyoruz. Bu yemeğe "kötü" denmesi mümkün değildir. Aksine, hem tarihi hem de kültürel değeri çok yüksek bir yemektir. Gaziantep’te Mıcırık, savaş yıllarında yokluk içinde annelerimizin patlıcanı israf etmeden değerlendirmek için yaptığı bir yemektir. Patlıcanın uç kısmıyla ayrı, baş kısmıyla ayrı yemekler hazırlanarak mutfak kültürümüz zenginleştirilmiştir. Bu yönüyle Mıcırık, üretkenliğin ve mutfak zekâsının bir ürünüdür" dedi.

Mıcırık Aşı’nın 6’ncı en kötü yemek seçilmesine Gaziantepliler tepki gösterdi

"Mıcırık tamamen doğal bir sebze yemeğidir"

Mıcırık Aşı’nın tamamen yöresel ürünlerden yapıldığını anlatan usta Şimşek, "Mıcırık tamamen doğal bir sebze yemeğidir. İçerisinde gün kurusunda kurutulmuş patlıcan başı, soğan, sarımsak, kurutulmuş biber, salça ve çeşitli baharatlar yer alır. Gün kurusunda kurutulduğu için şifalıdır. Özellikle kış aylarında sıkça tercih edilir. Yemeği tadan herkes Mıcırık’ı çok beğenmektedir. Şehir dışından ve yurt dışından gelen misafirlerimiz özellikle kış mevsiminde bu yemeği tatmak istediklerini belirtmekte ve memnuniyetle ayrılmaktadır. Usta aşçılarımızın emeğiyle yapılan bu yemeğe kötü denmemesini halkımızdan rica ediyoruz. Mıcırık, pahalı ya da ulaşılması zor bir yemek değildir. Her evde bulunan malzemelerle yapılır ve yaklaşık 10 gün süren bir hazırlık sürecinin ardından sofralara gelir. Bu yemeği çocuklarımıza sevdirmeli, kültürümüzü gelecek nesillere aktarmalıyız. Çünkü Mıcırık hem faydalı hem de şifalıdır. İçerisindeki soğan ve sarımsak sayesinde doğal bir antibiyotik gibidir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Annelerimizin bizlere sunduğu doğal ve şifalı yemeklerin en güzel örneklerinden biri olan Mıcırık için yapılan olumsuz değerlendirmeleri kabul etmiyoruz. Bu yemeği eleştirenleri Gaziantep’e gelip yerinde tatmaya ve yeniden değerlendirme yapmaya davet ediyoruz. "Mıcırık" adının verilme sebebi; patlıcanın hem iç kısmının hem de baş kısmının birlikte kullanılarak yapılmasıdır. Aynı yemeğe bazı yörelerde "mıcırık aşı" da denilmektedir. İsimler farklı olsa da yemek aynıdır ve Gaziantep mutfağının kıymetli bir parçasıdır" diye konuştu. Gaziantepli vatandaşlardan Ayşe Kürek, Mıcırık Aşı’nın "kötü" olarak nitelendirilmesini haksız ve yüzeysel bir değerlendirme olarak gördüğünü belirtti. Kürek, listede oy kullanan vatandaşları usta ellerden çıkan Mıcırık Aşı’nı tatmaya davet etti. Diğer vatandaş Tahir Bakır ise Mıcırık Aşı’nı severek tükettiğini ifade ederek, hazırlanan listenin hatalı olduğunu dile getirdi.

Mıcırık Aşı’nın 6’ncı en kötü yemek seçilmesine Gaziantepliler tepki gösterdi

Fatma Altınbaş - İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETSO ve Vakıf Katılım Arasında e-dönüşüm iş birliği protokolü imzalandı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ile Vakıf Katılım arasında, işletmelerin dijitalleşme süreçlerine ivme katacak yeni bir iş birliği protokolü imzalandı. Anlaşma kapsamında, ETSO üyeleri Vakıf Katılım’ın e-Yönetim Platformu olan paket’in sunduğu avantajlardan ücretsiz olarak faydalanabilecek. KOBİ ve işletmelerin finansal işlemlerini dijital ortamda tek bir çatı altında toplamayı hedefleyen e-Yönetim Platformu p@ket, bankacılık işlemleri ile ön muhasebe uygulamalarını entegre ediyor. Bu sistem sayesinde firmalara operasyonel kolaylık, zaman ve maliyet tasarrufu sunuluyor. İmza töreni ve dijital dönüşüm vizyonu İş birliği protokolü; ETSO Yönetim Kurulu Başkanvekili Serhat Kılıç, Vakıf Katılım Karadeniz Bölge Müdürü Ekrem Aydın, Vakıf Katılım Erzurum Şube Müdürü Nurettin Önay ve ETSO Genel Sekreteri Osman Ömeroğlu’nun katılımlarıyla imza altına alındı. Törende konuşan Bölge Müdürü Ekrem Aydın, KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı ve dijital dönüşüm süreçlerine destek olmayı önceliklendirdiklerini belirtti. Aydın, "Geliştirdiğimiz e-Yönetim Platformu p@ket, işletmelerin finansal ve muhasebesel süreçlerini tek uygulamada birleştiriyor. ETSO ile yaptığımız bu iş birliğinin, bölgedeki işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarına ivme katacağına inanıyor; hepimiz için hayırlı olmasını diliyoruz" dedi. Protokolün bölge ekonomisine ve kurumsal kapasiteye katkılarına dair değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın ise dijitalleşmenin günümüz ticaretindeki önemine dikkat çekti. Özakalın, "Üyelerimizin e-dönüşüm maliyetlerini düşürecek ve operasyonel süreçlerine ivme katacak bu tür iş birliklerini çok önemsiyoruz. e-Yönetim Platformu sayesinde ETSO üyeleri, finansal süreçlerini çok daha verimli ve güvenli bir şekilde yönetecek. ETSO olarak üyelerimizi yenilikçi çözümlerle buluşturmaya ve rekabet güçlerini artıracak adımlar atmaya devam edeceğiz. Protokolün her iki kuruma ve üyelerimize hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir’de kuyumcuyu pompalı tüfekle soyan 3 şüpheli tutuklandı İzmir’in Aliağa ilçesinde bir kuyumcuyu pompalı tüfekle soyup çevreye ateş açarak kaçan 3 şüpheli tutuklandı. Silahlı soygun anı iş yerinin güvenlik kameraları tarafından anbean kaydedildi. Olay, 18 Mart günü saat 16.30 sıralarında Şakran Mahallesi Namık Kemal Caddesi üzerinde meydana geldi. Kasklı 2 şüpheli motosikletle kuyumcu dükkanına yaklaştı. Şüphelilerden biri içeri girerek altın alacağını söyledi. Kısa süre sonra diğer şüpheli elindeki pompalı tüfekle dükkana girdi. Silahı gören iş yeri sahibi paniğe kapılarak hızla dışarı kaçtı. Olayı fark edip dükkana yönelen çevredeki esnafı durdurmak isteyen soyguncular, yanlarındaki pompalı tüfekle etrafa ateş açtı. Şüpheliler daha sonra geldikleri motosiklete binerek firar etti. Şüphelilerin dükkandan 70 gram altın çaldığı öne sürüldü. Olayın ardından kaçan şahısları yakalamak için jandarma ekipleri çalışma başlattı. Yapılan takip ve soruşturma neticesinde nitelikli yağma olayının şüphelileri M.A. (24), P.S. (23) ve F.A.(24) yakalanarak gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Güvenlik kamerasına yansıdı Ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde soygunun detayları yer aldı. Kayıtlarda şüphelilerden birinin içeri girip kuyumcuya yöneldiği görüldü. Durumu fark edip dışarı kaçan kuyumcunun peşine düşen soyguncunun ardından diğer şüpheli de dükkana girdi. Şüpheliler camekanlı raflara yönelerek çekmeceleri açtı. Raflardan altınları alan şahıslar hızla dükkandan çıktı.
İstanbul Yenidoğan çetesi davasında ara karar İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ‘Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada arar karar açıklandı. 5 tutuksuz sanık hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırılırken, Fırat Sarı’nın da aralarında bulunduğu 10 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ’Yenidoğan Çetesi’ne yönelik düzenlenen 2’nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı’yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61’e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 8’nci duruşmada, aralarında Fırat Sarı’nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Dün yapılan yargılamada, sanık avukatları savunma yapmıştı. Avukat beyanlarının alınmasıyla devam edilen bugünkü duruşmada ise beyanlar tamamlandı. 5 sanık hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırıldı Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, hayatını kaybeden Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi tutuksuz sanık Cafer Akdur’un dosyasının ayrılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Funda Özen, Renas Kılıç, Fehmi Alperen, Volkan Karataş ve Serdar Yüksel’in ‘yurt dışına çıkış’ yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Fırat Sarı’nın da bulunduğu 10 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için erteledi.
Sivas Belediye personeli haraketliyle yürekleri ısıttı Sivas’ın İmranlı ilçesinde belediye personeli, girdiği markette yerlerin yeni paspaslandığını görünce ayakkabılarını çıkartı. Sivas’ın İmranlı ilçesinde bir marketin güvenlik kamerasının kaydettiği görüntü izleyenlerin yüreklerini ısıttı. İmranlı Belediyesi’nde temizlik işçisi olarak çalışan Şerif Koç (32), girdiği markette yerlerin yeni paspaslandığını görünce ayakkabılarını çıkartarak markete girdi. Ayakkabıları çamurlu olduğu düşünülen Koç’un duyarlığı takdir topladı. Başkan ödüllendirdi İmranlı Belediye Başkanı Ali Ürek, personelinin yürekleri ısıtan bu davranışını karşılıksız bırakmadı. Koç’u makamında kabul eden Ürek, takdir plaketi hediye edip ince düşüncesinden dolayı teşekkür etti. Koç, marketi kirletmemek için ayakkabıları eline alarak çıkışa kadar taşıdığını, konunun bu noktalara geleceğini tahmin edemediğini belirterek, "İçeri girince ayakkabılarımın çamurlu olduğunu fark ettim. Geriye çıkamadım. Ayakkabılarımı elime alarak çıkışa kadar taşıdım. Arkadaşlar giymemi istese de benim gönlüm elvermedi" dedi. İmranlı Belediye Başkanı Ali Ürek, Anadolu’nun temiz kalbini yansıtan personeli ile aynı mesaiyi paylaşmadan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirip, "Bugün hep birlikte güzel bir görüntüye şahitlik ettik. Şerif kardeşimiz bugün ki davranışıyla Anadolu’nun saf ve temiz kalbini gözlen önüne serdi. Şerif kardeşimizde aynı belediyede aynı mesaiyi paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Bizde kendisine teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi.