GÜNDEM - 04 Mart 2026 Çarşamba 14:08

Mukaddes Emanetler Sergisi’ne yoğun ilgi

A
A
A
Mukaddes Emanetler Sergisi’ne yoğun ilgi

Gaziantep’te Ramazan ayı dolayısıyla ziyarete açılan Mukaddes Emanetler Sergisi büyük ilgi görüyor. Yoğun ilgi gören mübarek eserler, Ramazan ayında vatandaşlara duygu dolu anlar yaşattı.


Ramazan ayının manevi atmosferine uygun anlamlı bir etkinliğe imza atılan Gaziantep’te Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Mukaddes Emanetler Sergisi, ziyaretçi akınına uğruyor.


Ramazan ayının manevi iklimini kültürel mirasla buluşturmak amacıyla Kahraman Emmioğlu Kültür ve Sanat Merkezi’nde dün açılan sergide büyük ilgi gördü. İslam dünyasının en kıymetli hazinelerinden olan mukaddes emanetleri görmek isteyen vatandaşlar, merkeze akın etti.


İslam dünyasının en kıymetli hazinesi olan Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (sallallahu aleyhi vesellem) eşyaları, sakal-ı şerif, saç-ı şerif, kadem-i şerif ve gubar-ı şerif, kisve-i saadet, lihye-i saadet, hücre-i saadet örtüsü, kabir toprağı ve Kabe örtüleri, Gazianteplilerin ilgi odağı oldu.


Mübarek Ramazan ayının da güçlü maneviyatıyla görenlere duygusal anlar yaşatan eserleri gören kimi vatandaşlar gözyaşlarına hakim olmadı. Cep telefonlarıyla kayıt alan bazı vatandaşlar kıymetli eserleri cep telefonuyla görüntülü aradığı yakınlarına ve sevdiklerine gösterip sevincini paylaştı.


Vatandaşlar kutsal emanetler sergisi için kuyruk oluştururken, özellikle gençlerin ve çocukların sergiye yoğun ilgi göstermesi dikkati çekti. Sergiyi ziyaret etmek için merkeze gelen, genç, yaşlı, erkek, kadın ve çocuk binlerce vatandaş, sergideki eserleri görmek için sıraya geçti. Vatandaşlar, özellikle de kutsal emanetlerin bulunduğu bölümleri cep telefonlarının kameralarıyla kaydederek duygusal anlar yaşadı.


Ramazan ayının manevi atmosferinde Gazianteplilerle buluşan sergi, aileler, gençler ve öğrenciler için önemli bir manevi ve kültürel buluşma noktası oldu. Birçok kutsal emanetle merkezde oluşturulan ve duygu dolu anların yaşanmasına neden olan sergiyi vatandaşlar, manevi atmosferde ziyaret ediyor.


Dua ve salavatlarla sergiyi gezen vatandaşlar eserler hakkında da yetkili kişilerden detaylı bilgiler aldı. Vatandaşlar, sergiyi 8 Mart’a kadar 09.00-16.00 ile 19.30-22.30 saatlerinde ziyaret edilebilecek.


Sergiyi gezen ve eserler hakkında bilgi alan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, çok kutsal olan bir ayda Mukaddes Emanetler Sergisi’ni açmanın sevincini yaşadıklarını söyledi.


"Çok önemli eserler var"


Ramazan ayının ruhuna uygun bir sergi olduğunu belirten Şahin, "İçinde Kadir Gecesi’nin olduğu çok önemli bir aydayız. Bu ayda bir taraftan orucumuzu tutuyoruz bir taraftan da aslında oruçla birlikte açlığı Rabbim bize hissettiriyor. Yokluğa, yoksulluğa izin vermememizi, zekatımızı doğru vermemizi bize emrediyor. Orucumuzu açarken yaptığımız dualarımız ve sahurlarımız var. Ramazan ayı aslında kavurucu sıcak demek. Bütün günahlardan kurtulduğumuz, bütün sevapların kazanıldığı, mukaddes emanetlerin yer aldığı, bu mübarek Ramazan ayının ruhuna uygun ve Erol hocamızın da bize verdiği büyük bir destekle mukaddes emanetleri Kahraman Emmioğlu Kültür ve Sanat Merkezi’nde büyük bir aşkla sergiliyoruz. Çok önemli eserler var. Gerçekten ben de her gezdiğimde çok etkileniyorum" dedi.


"Dünyayı cehenneme çevirenlere karşı çok daha güçlü olacağız"


İslam’ın özünün iyi anlaşılması gerektiğini belirten Şahin, "Dünyaya baktığımız zaman gerçekten canımız yanıyor. Dünyanın etrafında büyük bir ateş var. Bu ateşi söndürecek olan şey de bizim medeniyet kodlarımız. O yüzden sevgili Peygamberimizin hayatını, Hazreti Ömer’in adaletini, Hazreti Ali’nin cesaretini ve Hazreti Ebu Bekir’in sadakatini iyi anlamamız lazım. İyi bir Müslüman, iyi bir insan olmamız lazım. İyi Müslüman, iyi insanla birlikte Peygamberimiz, ‘ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim’ diyor. Bugün Müslümanların sayısal olarak üstünlüğüne rağmen yaşanan bu olaylar bizi üzüyor. Savaşın da bir ahlakı var. Çocukların, kız çocukların okullarının bombalandığı ve hastanelerin bombalandığı günlerden geçiyoruz. Sanki yeni bir cahiliye dönemi yaşıyoruz. Buradan çıkmanın tek yolu İslam’ın, Peygamberimizin ve ashabını iyi anlamaktan geçiyor. Burada her bir eserin bir anlamı var. Gençler burada ve çok heyecanlanıyorum. Gençlerin bu serginin amacını iyi okumalarını, sadece okumalarını da değil, iyi anlamalarını, iyi anladıklarını da iyi uygulamalarını istiyorum. Hepimiz kendimizden sorumluyuz. Her birimiz bunu iyi uyguladığımızda zaten dünya cennet olacak. Bugün dünyayı cehenneme çevirenlere karşı çok daha güçlü olacağız. Hep birlikte bunu başaracağız" şeklinde konuştu.


"Kutsal emanetler bu şehre çok yakıştı"


Gaziantep’in manevi değerlerine çok bağlı olduğunu ifade eden Şahin, "Ramazan’ın ruhuna uygun anlamı anlatmak için buradayız. Bütün hemşehrilerime çok teşekkür ediyorum. Emanete olan saygıyı o kadar güzel bir şekilde gösteriyorlar ki sergi dolup dolup taşıyor. Ben bütün hemşehrilerimizi buraya davet ediyorum. Buradaki kutsallığı, emanetin önemini, bize verilen emanetin sembolleriyle birlikte anlamını iyi anlamamız ve on bir ayın sultanı bittiği zaman da bizim diğer aylarda kendimizdeki bütün kötülükleri atıp iyiliklere çevirip ve iyilerin dünyasını oluşturacak zemini sağlamamız lazım. Bu şehir böyle bir şehir, bu şehir dirilişin, inancın şehri. Bu şehir Yesrib’i Medine’yi yapan ensar şehir, dualı şehir, manevi gücü olan bir şehir. Kutsal emanetler bu şehre çok yakıştı. Seven sevgilisine kavuştu. Sevgilinin bize verdiği mesajı iyi anlamamız, biz de yönetici olarak O’nun nasıl bir yönetici olduğunu, O’nun aile hayatını, O’nun sadeliğini, O’nun yaşamını kendimize örnek alıp uygulamamız ve bu mesajı bütün dünyaya Gaziantep’ten yaymamız gerekiyor" diye konuştu.


(İK-LO-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır "Obezite, kişinin yaşam kalitesini düşürüyor" Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Obezite Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. İhsan Solmaz, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Obezitenin, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını belirten Doç. Dr. İhsan Solmaz, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi vücut kitle indeksine göre sınıflandırdığını ifade etti. Vücut kitle indeksinin, kilonun metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandığını belirten Solmaz, 25 ile 30 arasındaki değerlerin fazla kilolu, 30’un üzerindeki değerlerin ise obez olarak değerlendirildiğini söyledi. Türkiye’de fazla kilolu ve obez birey sayısının giderek arttığına dikkat çeken Solmaz, obezitenin birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti. Solmaz, obezitenin diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kalp ve damar hastalıkları ile uyku apnesi gibi sağlık sorunlarına neden olabildiğini, ayrıca boyun ve bel fıtığı ile diz kireçlenmesi gibi kas-iskelet sistemi problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade etti. Obezitenin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü vurgulayan Solmaz, tedavide en önemli adımın yaşam tarzı değişikliği olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin obeziteyle mücadelede büyük önem taşıdığını belirten Solmaz, özellikle yüksek kalorili un ve hamur işi ürünlerin azaltılması gerektiğini ifade etti. Haftada en az dört gün 45 dakika ya da haftanın her günü en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının önerildiğini dile getiren Solmaz, hastanın vücut kitle indeksine göre gerekli durumlarda medikal tedavi seçeneklerinin de uygulanabildiğini kaydetti. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Emre Asiltürk ise obezitenin kalp sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekerek, fazla kilonun kalbin iş yükünü artırdığını ve bu durumun zamanla hipertansiyon, damar sertliği ve kalp krizi riskini yükseltebildiğini belirtti. Asiltürk, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin hem obeziteyi önlemede hem de kalp sağlığını korumada büyük önem taşıdığını vurguladı.
Van Gürpınar Devlet Hastanesi hemodiyaliz ünitesi hizmete başladı VAN (İHA) – Van’daki Gürpınar Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan hemodiyaliz ünitesi hasta kabulüne başladı. Kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalar için hayati önem taşıyan hemodiyaliz tedavisi, genellikle haftada iki ya da üç gün düzenli olarak uygulanıyor. Ulaşım imkânının sınırlı olduğu kırsal ilçelerde ise bu süreç, hastalar açısından hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorluklara yol açabiliyor. Özellikle kış aylarında ağırlaşan hava şartları, tedaviye erişimi daha da güçleştiriyor. İlçede uzun süredir ihtiyaç olarak dile getirilen hemodiyaliz ünitesinin hizmete alınmasıyla birlikte diyaliz hastaları il merkezine gitmek zorunda kalmadan tedavilerini yaşadıkları ilçede sürdürebilecek. Hastane Başhekimi Dr. İshak Peynirci, daha önce hastane bünyesinde diyaliz ünitesinin bulunmadığı için hastaların il merkezine veya başka ilçelere gitmek zorunda kaldıklarını ifade ederek, "Bölgemizde kış şartlarının zaman zaman ağır seyretmesi nedeniyle ulaşımda ciddi sıkıntılar yaşanabiliyordu. Özellikle yatalak bir hastamız için bu gidiş gelişler daha da zorlayıcı oluyordu. İnşallah ünitenin hizmete açılmasıyla birlikte bu sıkıntıları büyük ölçüde aşacağız. Hastalarımız artık daha rahat bir şekilde gelip, diyalizlerini yaptırarak evlerine dönebilecek. Şu an 5 hastamızı takip ediyoruz. Yaz aylarında hasta sayısının artmasını bekliyoruz. İl dışında ikamet eden bazı hastalarımız kışın farklı illerde kalıp, yazın bölgemize dönüyor. Bu nedenle yaz döneminde hasta sayısının 13-14’e çıkabileceğini öngörüyoruz" dedi. Organ naklinin önemine de dikkat çeken Peynirci, "Organ nakli ise hemodiyalize kıyasla hem hasta konforu hem de maliyet açısından daha avantajlı bir tedavi yöntemi. Ancak ülkemizde organ nakli sayıları istenilen düzeyde değil. Dünya genelinde kadavradan nakil daha yaygınken, ülkemizde canlı vericiden yapılan nakiller kadavradan yapılan nakillerin önünde yer alıyor. Bu durum, toplumda organ bağışı bilincinin yeterince gelişmediğini gösteriyor. Sağlık Bakanlığı da organ bağışının artırılması ve vatandaşların bu konuda teşvik edilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyor" diye konuştu. "Evimden çıkıp 5 dakika içinde diyalize gelebiliyorum" 6 yıllık diyaliz hastası Vehbi Güngör (60), daha önce yaşadıkları ulaşım zorluklarına dikkat çekerek, "Gelip giderken elbette zorluk yaşıyorduk. Allah, buranın açılmasına vesile olanlardan binlerce kez razı olsun. Şimdi evimden çıkıp 5 dakika içinde diyalize gelebiliyorum. Seans bittikten 5 dakika sonra da servisle evime dönüyorum. Artık yorulmuyorum. Daha önce gidiş gelişler bizi çok yıpratıyordu. Sürekli yolu düşünüyorduk, diyalizi değil" diye konuştu. "Kış aylarında ulaşım bizim için oldukça yıpratıcı oluyordu" Özellikle kış aylarında ulaşımın kendileri için oldukça zorlayıcı olduğunu dile getiren 2 yıllık diyaliz hastası Adem Koç (35) da, "Daha önce Van merkezine giderken hem yol hem de hava şartları nedeniyle ciddi zorluklar yaşadık. Özellikle kış aylarında ulaşım bizim için oldukça yıpratıcı oluyordu. İlçemize böyle bir hizmetin kazandırılması bizim için iyi oldu. Gerçekten çok güzel bir hizmet. Her hasta aynı imkânlara sahip olamıyor. Yağmur, kar, kış demeden yollara düşüyorduk ve zaman zaman zor durumda kalıyorduk. Hava şartları çoğu zaman elverişli olmuyordu. Elbette kimse diyaliz hastası olmak istemez, ancak bu tedavi bizim için bir zorunluluk. Bu nedenle ünitenin ilçemizde açılması büyük bir ihtiyaçtı. İlçemiz adına çok önemli ve değerli bir hizmet oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.