SAĞLIK - 05 Mart 2026 Perşembe 13:06

Prof. Dr. İrfan Koca: "Patlamış fıtıklar da ameliyatsız tedavi edilebilir"

A
A
A
Prof. Dr. İrfan Koca: "Patlamış fıtıklar da ameliyatsız tedavi edilebilir"

Prof. Dr. İrfan Koca, halk arasında "patlamış fıtık" olarak bilinen ileri evre bel fıtıklarının her zaman ameliyat gerektirmediğini belirterek, uygun hasta seçimiyle cerrahi dışı yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini söyledi.


Halk arasında "patlamış fıtık" olarak bilinen ileri evre bel fıtıkları, çoğu zaman hastalarda ciddi korkuya yol açıyor. Ancak uzmanlar, her ileri evre bel fıtığının mutlaka ameliyat gerektirmediğine dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. İrfan Koca, doğru hasta seçimi ve uygun tedaviyle birçok hastada cerrahiye gerek kalmadan iyileşme sağlanabildiğini vurguladı.


Bel fıtığında esas belirleyici unsurun sinir dokusunda kalıcı hasar olup olmadığı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koca, "Hastalar şiddetli ağrı yaşadıklarında hemen ameliyat olmaları gerektiğini düşünüyor. Oysa idrar kaçırma, belirgin kas güçsüzlüğü veya ilerleyici felç tablosu yoksa, birçok hastada ameliyat dışı yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabiliyor" dedi.


"Her patlamış fıtık ameliyatlık değildir"


Toplumda ‘patlamış fıtık’ ifadesinin yanlış bir algı oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Koca, "Disk dokusunun dışarı taşması her zaman sinire kalıcı zarar verdiği anlamına gelmez. Önemli olan, sinirde kalıcı hasar gelişip gelişmediğidir. Bu nedenle sadece MR görüntüsüne bakarak ameliyat kararı vermek doğru değildir. Klinik muayene ile birlikte değerlendirme yapılmalıdır" şeklinde konuştu.


"Ameliyatsız tedavi nasıl yapılır"


Ameliyat gerekmeyen hastalarda farklı tedavi yöntemlerinin birlikte ve kişiye özel olarak uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, "Bu hastalarda ağrıyı azaltmak ve sinir üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla çeşitli tedavi seçeneklerinden yararlanıyoruz. Bunlar arasında; manuel terapi, nöral terapi, proloterapi, nokta atışı enjeksiyon tedavileri ve kişiye özel planlanan fizik tedavi ve egzersiz programları yer alıyor. Amaç, kas spazmını çözmek, sinir üzerindeki basıyı azaltmak ve vücudun kendi iyileşme mekanizmasını desteklemektir. Uygun hastalarda bu yöntemlerle ameliyata gerek kalmadan günlük yaşama dönüş mümkün olabilmektedir" ifadelerine yer verdi.


"Ameliyat ne zaman gerekir"


Ameliyatın gerekli olduğu durumlara da değinen Prof. Dr. Koca, "İlerleyici kas güçsüzlüğü, idrar ve dışkı kontrolünde bozulma ya da şiddetli sinir basısı emaresi varsa cerrahi kaçınılmazdır. Ancak bu tablo her hastada görülmez. Doğru hasta seçimi yapılırsa birçok kişi ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebilir" ifadelerini kullandı.


"Erken başvuru önemli"


Bel ağrısı şikayeti olan hastaların kulaktan dolma yöntemlerle kendilerini tedavi etmeye çalışmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Koca, "Bilinçsiz yapılan egzersizler ve gecikmiş tedavi, fıtığın ilerlemesine neden olabilir. Erken dönemde hekime başvurulması, ameliyatsız tedavi şansını artırır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da tropikal meyve üreticilerine Global GAP ve iyi tarım eğitimi Antalya’nın Alanya ilçesinde tropikal meyve üreticilerinin ürünlerini daha iyi pazarlayabilmesi ve uluslararası standartlara uygun üretim yapabilmesi amacıyla önemli bir eğitim programı başlatılıyor. Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği öncülüğünde, üreticilere yönelik Global GAP ve iyi tarım uygulamaları programı uygulanacak. Program kapsamında ilk etapta 25 üreticiye eğitim verilecek ve yaklaşık 3-4 ay sürecek eğitimlerin ardından üreticilere sertifikaları teslim edilecek. Eğitim programıyla birlikte üreticilerin bilinçli üretim yapmasının sağlanması ve pestisit ve kalıntı gibi konuların da önüne geçilmesi planlanıyor. Program kapsamında ziraat mühendisleri ve ilçe tarım müdürlüğü yetkilileri bahçelerden numune alarak analizler yapacak. Bireysel olarak yapılan "ürünümde pestisit yok" gibi açıklamaların çoğu zaman sözde kaldığını dile getiren Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, birlik çatısı altında yürütülecek bu çalışmanın üretimde standart ve güvenilirlik sağlayacağını ifade etti. Tropikal meyve üretiminin Türkiye’de son 20 yılda hızla yayıldığını belirten Hüddoğlu, "Bu ürünler ülkemizde yeni yeni tanınmaya başladı. Üreticiler bugüne kadar büyük ölçüde bireysel çabalarla bir noktaya geldi. Ancak artık birlik olarak hem iç pazarda hem de uluslararası pazarda daha güçlü bir şekilde yer almak istiyoruz" diye konuştu. Programın ilerleyen aşamalarında yeşil dönüşüm, dijital tarım ve dijital pazarlama konularında da çalışmalar yapılacağını belirten Hüddoğlu, bu adımların üreticilere hem güvenilirlik hem de ekonomik kazanç sağlayacağını sözlerine ekledi. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Alanya Temsilcisi Oğuzhan Ataman, "Dünya Bankası tarafından Sanayi Teknoloji Bakanlığı’na verilen kredi kapsamında Sol Green programı ilan edildi ve uygulanmaya başladı. Bu program kapsamında ajanslari belli bir fon belli bir hibe verilmesi için kredi ve tutar aktarıldı. Bu tutarı biz bölgedeki mikro işletmelere kooperatiflere üretici birliklerine destek olması açısından ilk aşamalı yeşil ekonomiyi kapsayıcı geçiş programı kapsamında dağıtmaya başladık. Bölgemizden toplam 12 tane projemiz destek aldı. Alanya’da da iki proje destek aldı bir tanesi tropikal meyve üreticileri birliğimizin yapacağı faaliyetler projenin özellikle üzerinde durduğu yeşil ekonomi daha iyi tarım uygulamaları ve bu döngüsel ekonomi kavramları için bir dayanak teşkil ediyor. Biz bu aşamada projenin uygun görüldüğünü ve devamında da uygulanması safhasında da destek olacağımızı belirtmek isteriz" ifadelerini kullandı.
Sakarya IBAN kiralayanlar 10 yıla kadar hapisle yargılanabilir Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, "Kolay para vaadiyle hesaplarını kullandıranlar, zincirin sonunda görünen kişi oldukları için dolandırıcıyla aynı cezai sorumluluğu taşır" dedi. Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen "Dijital Çağda Hukuki Haklar ve Riskler" konulu söyleşiye katılarak bilişim suçları ve dijital dolandırıcılık yöntemlerine karşı kritik uyarılarda bulundu. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık ve yasa dışı bahis suçlarında ciddi bir artış yaşandığını belirten Başsavcı Uğurlu, dijital ortamda hiçbir izin tamamen kaybolmayacağını vurgulayarak, vatandaşların özellikle kişisel verilerin korunması ve sosyal medya paylaşımları konusunda hukuki sorumluluk taşıdıklarını ifade etti. "4 ile 10 yıl arası hapisle yargılanabilir" Dolandırıcıların kendi adlarına kayıtlı hesap veya hat kullanmadığını, bunun yerine özellikle öğrencileri ve iyi niyetli vatandaşları hedef aldığını kaydeden Başsavcı Uğurlu, "Kolay para vaadiyle hesaplarını kullandıranlar, zincirin sonunda görünen kişi oldukları için dolandırıcıyla aynı cezai sorumluluğu taşır. Türk Ceza Kanunu’na göre bu suç 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörür ve mağdur sayısınca ayrı ayrı ceza verilebilir. Tanımadığınız kişilere hesap kiralamak, kısa vadeli kazanç uğruna telafisi ağır sonuçlar doğurabilir" dedi. "Yapay zeka ve Deepfake manipülasyonuna dikkat" Yapay zeka teknolojilerinin "Deepfake" gibi yöntemlerle yeni suç mecraları oluşturduğuna dikkat çeken Uğurlu, ünlü isimlerin ses ve görüntülerinin taklit edilerek vatandaşların yatırım tuzaklarına çekildiğini söyledi. Dijital dünyada her içeriğin teknik olarak üretilebilir olduğunun bilinmesi gerektiğini vurgulayan Uğurlu, eleştirel düşünce ve temkinli yaklaşımın kişisel güvenlik için şart olduğunu, ayrıca "hesabım çalındı" şeklindeki savunmaların teknik incelemeler karşısında her zaman yeterli görülmediğini de sözlerine ekledi.
Diyarbakır ‘’Terörsüz Türkiye hedefi istikrarlı bir şekilde devletimizin yarınlarını inşa etmektedir’’ Terör gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, terörsüz Türkiye hedefinin istikrarlı bir şekilde devletin yarınlarını inşa ettiğini söyledi. Başkan Gündüz, Türkiye’nin huzuru, güvenliği ve birlik içinde yarınlara yürümesi adına yürütülen "terörsüz Türkiye" hedefinin, yalnızca güvenlik politikalarının değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın ve kardeşliğin güçlendirilmesinin de bir gereği olduğunu söyledi. Başkan Gündüz, ‘’Bu süreç, hepimiz için tarihi bir süreç ve aynı zamanda tarihî bir sorumluluktur. Ülkemizin en büyük gücü farklılıklarına rağmen aynı vatan, aynı bayrak etrafında birleşebilen millet iradesidir. Bu nedenle bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey aramızdaki kardeşliği daha da güçlendirmek, gönüller arasındaki bağı kuvvetlendirmek ve milli dayanışmayı büyütmektir. Unutmamalıyız ki güçlü bir Türkiye’nin temeli iç kalenin sağlam olmasıdır. İç kaleyi tahkim etmek toplumsal birliğimizi korumak, gönüllerdeki kardeşliği büyütmek ve ortak değerler etrafında kenetlenmekle mümkündür. Bu noktada vatanseverlik, hepimizin ortak paydasıdır. Kimliğimiz, görüşümüz ya da düşüncemiz ne olursa olsun; bu topraklara olan bağlılığımız, milletimizin huzuru ve devletimizin bekası konusunda aynı noktada buluşabiliyoruz. Terörün tamamen sona erdiği, güvenin ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye için atılan her adım, milletimizin ortak geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bu nedenle toplumsal birliğimizi güçlendiren, kardeşliği büyüten ve milli dayanışmayı artıran her çabayı desteklemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün bize düşen görev ayrışmaları değil birliği, öfkeyi değil kardeşliği, çatışmayı değil dayanışmayı büyütmektir. Çünkü biliyoruz ki gönüllerde kurulan kardeşlik köprüleri, bu milletin en sağlam kalesidir. Terörsüz, huzurlu ve güçlü bir Türkiye hedefi doğrultusunda birlik ve beraberliğimizi koruyarak geleceğe yürümek hepimizin ortak görevidir’’ dedi.