SAĞLIK - 01 Mayıs 2026 Cuma 13:05

Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir"

A
A
A
Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir"

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi.


Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu.


" Tetkikler tek başına belirleyici değildir"


Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı.


"Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir"


Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi.


"Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez"


Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu.


"Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik"


Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.



Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kumluca’da şehit ve gaziler için vefa gecesi düzenlendi Antalya’nın Kumluca ilçesinde 27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında "Şehitlerimize ve Gazilerimize Vefa Gecesi/Kur’an Ziyafeti" programı düzenlendi. Kumluca İlçe Müftülüğü tarafından Atatürk Stadı’nda "Şehitlerimize ve Gazilerimize Vefa Gecesi/Kur’an Ziyafeti" etkinliği düzenlendi. Etkinliğin açılışında konuşan İlçe Müftüsü Bedir Aydın, "Bu gece ruhlarımızın gıdası olan ilahi kelamı bizlere okuyacak olan kıymetli hocalarıma, programımızın sponsoru olan Durdaşlar ailesine, programımızın hazırlanmasında emeği geçen görünmez kahramanlara, bu güzel mekanı hizmetimize sunan kıymetli Belediye Başkanımız Mesut Avcıoğlu ile ekibine ve uzak yakın demeden programımıza teşrif eden bütün kardeşlerime şükranlarımı arz ediyorum. Kur’an’ın bereketinin üzerimizde olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum" dedi. Programda şehitler ve gaziler için Kur’an-ı Kerim okunarak, dualar edildi. Hafız ve kasidehanlar Aziz Mahmut Hardal, Alpcan Çelik ve Mustafa Alphayta ile sazende ekibi Yaşar Talha Özkan, Şaban Keşkeş ve Murat Şahin tarafından icra edilen tilavet, ilahi ve kasideler, programa katılan vatandaşlar tarafından ilgiyle takip edildi. Programın sonunda protokol üyeleri, gecede emeği geçen Kumluca Müftüsü Bedir Aydın ve din görevlilerine plaket takdim etti. Programa Kumluca Belediye Başkan Vekili Erkan Karamıklı, kamu kurum ve kuruluşları daire amirleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, belediye meclis üyeleri, iş insanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kastamonu Restore edilen Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi törenle açıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaklaşık 4 yıllık çalışmayla restore edilen Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi, düzenlenen törenle açıldı. Kastamonu’da bulunan Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaklaşık 4 yıldır sürdürülen restoran çalışmaları tamamlandı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam’ın katıldığı törenle Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi yeniden hizmete açıldı. Kastamonu Valisi Meftun Dallı ve protokol üyelerinin de katıldığı açılış törenine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Törende konuşan Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, "Güzel bir çalışmayla konağımızın restorasyonu tamamlandı. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Rahmetli Paşamızı minnetle, şükranla yad ediyorum. Onun hatırasını devletimiz en güzel şekilde yaşatmaya devam edecek, müzemiz de faaliyetlerine en güzel şekilde devam edecek. Bundan sonraki süreçte de geçmişten gelen birikimlerimizin geleceğe taşınması noktasında çalışmalarımız artarak devam edecek" dedi. Konuşmanın ardından İl Müftüsü Bekir Derin tarafından dua edildi. Müzenin açılışı dualar eşliğinde kurdele kesimiyle gerçekleştirildi. Daha sonra Bakan Yardımcısı Çam, Vali Dallı ve Emniyet Müdürü Taş, beraberindeki heyet ile birlikte müzeyi gezdi. Davetlilere konak hakkında bilgi veren Kastamonu Müze Müdürü Erol Kale, "Livapaşa Konağı 1879-1881 yılları arasında Mirliva Sadık Paşa tarafından kendisine malikane olarak yaptırılıyor. Mirliva Sadık Paşa Kastamonulu Pınarbaşı Çankışlı köyünde dünyaya geliyor. 12-14 yaşlarında askere alınıyor. Hayatı askerlikte geçiyor. Kastamonu o dönemde önemli, büyük bir eyalet. Bu eyaletin de aynı zamanda komutanı oluyor. Hayatı cephelerde geçiyor ama ailesi burada yaşıyor. Konak içinde bulunduğumuz Livapaşa Konağı, geleneksel Kastamonu mimarisini yansıtır bir şekilde yapılmış. Haremlik-selamlık olmak üzere iki ayrı bölümden oluşuyor. İki ayrı gidiş kapısı var. 1978 yılında Kültür Bakanlığı burayı kamulaştırıyor. Daha sonra restorasyon süreci başlıyor. 1997 yılında etnografya müzesi olarak hizmete açılıyor. Tabii yılların getirdiği bir olumsuz etkilerden dolayı konak yıpranıyor. Yeniden bir restorasyon sürecine girdi. Bugün burada tekrar müzemizi ziyaretçilerimizle buluşturduk. Müzemizde Kastamonu’nun el sanatları, yeme-içme kültürü, çağdaş müzecilik anlayışıyla birleştirilerek ziyaretçilere sunmaya çalıştık" diye konuştu. Tarihi kimliğini koruyarak modern müzecilik anlayışıyla düzenlenen konak, ziyaretçilerine geçmişin izlerini keşfettiriyor. Zengin koleksiyonu ve özgün sergileme kurgusuyla Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi, geleneksel yaşam biçimlerini, el sanatlarını ve kültürel değerlerimizi yansıtan önemli bir merkez olarak öne çıkıyor.