SAĞLIK - 07 Ekim 2025 Salı 11:09

Prof. Dr. Yıldırım: "Memede hissedilen her kitle, kanser olmasa da değerlendirilmelidir"

A
A
A
Prof. Dr. Yıldırım: "Memede hissedilen her kitle, kanser olmasa da değerlendirilmelidir"

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı / Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldırım, memede hissedilen her kitlenin kanser olmasa da değerlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi.


Prof. Dr. Mustafa Yıldırım, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle yaptığı açıklamada "Meme kanseri, memedeki normal hücrelerin değişime uğrayarak kontrolsüz bir şekilde büyümesi olarak tanımlanır. Hastalar genellikle memede bir kitle hissederek durumu fark ederler, ancak kanser, elle hissedilir bir kitle oluşmadan önce rutin tarama testleri sırasında da tespit edilebilir" dedi.


Meme kanserinin kesin tanısının birkaç aşamada izlendiğini belirten Prof. Dr. Yıldırım, "Görüntüleme Yöntemleri: Temel tarama aracı olan mamografi kullanılır; şüpheli durumlarda ise ultrason veya MR (Manyetik Rezonans) gibi ileri görüntüleme testlerine başvurulur. Kesin Tanı: En önemli adım biyopsidir. Memedeki şüpheli bölgeden alınan doku örnekleri, kanser hücrelerinin varlığını doğrulamak için mikroskop altında incelenir. Evreleme: Kanser evrelemesi, kanserin vücutta ne kadar yayıldığını anlamak için kullanılan standart bir yöntemdir ve tedavi planının belirlenmesinde kritik bir rol oynar" ifadelerini kullandı.


"Meme kanseri tedavisi, kanserin evresi, türü ve hastanın genel sağlık durumu gibi faktörlere göre kişiselleştirilir" diyen Prof. Dr. Yıldırım, temel tedavi yöntemleri ile ilgili, "Cerrahi: Kanseri vücuttan çıkarmak için kullanılan ana yöntemdir. İki temel yaklaşım vardır, Mastektomi: Memenin tamamının cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Meme Koruyucu Cerrahi (Lumpektomi): Sadece tümörün ve etrafındaki sağlıklı dokunun çıkarılmasıdır. Bu cerrahiyi tercih eden hastalar genellikle ameliyat sonrası radyoterapi alırlar. Radyoterapi: Yüksek enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerini öldürmeyi amaçlar ve genellikle meme koruyucu cerrahi sonrası kalan meme dokusundaki muhtemel kanser hücrelerini yok etmek için kullanılır. Kemoterapi: Kanser hücrelerini yok eden ya da büyümelerini durduran ilaçların kullanılmasıdır. Tümörü küçültmek için cerrahi öncesi veya kanserin yayılmasını önlemek amacıyla cerrahi sonrası verilebilir. Endokrin (Hormon) Terapi: Büyümek için östrojen kullanan kanser türlerinde etkilidir; östrojenin etkisini bloke eden veya üretimini engelleyen ilaçları içerir. Hedefe Yönelik Tedavi: Yalnızca belirli moleküler özelliklere sahip kanser hücrelerine etki eden ilaçlardır. İmmünoterapi: Vücudun kendi bağışıklık sistemini kanserle savaşmak için harekete geçiren ilaçlardır ve belirli ileri evre meme kanseri türlerinde kemoterapiyle birlikte kullanılabilir" ifadelerine yer verdi.


Hastanın tedavi süreci ile ilgili karar vermesi ve takip süreci ile ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Yıldırım, "Hastanın Karar Vermesi: Hastaların tedavi seçeneklerinin faydaları, dezavantajları, alternatifleri ve tedavisizlik durumu hakkında bilgi alarak tedavi sürecinde aktif bir rol oynaması kritik öneme sahiptir. Tedavi Sonrası Takip: Tedavi tamamlandıktan sonra, kanserin geri gelip gelmediğini izlemek amacıyla düzenli kontroller ve mamografileri içeren testler yapılır. Nüks Belirtileri: Hastalar, meme bölgesinde yeni kitleler, kemiklerde veya karında ağrı, nefes darlığı, baş ağrıları gibi nüks belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır. Nüks Durumunda Tedavi: Kanserin geri dönmesi durumunda tedavi, nüksün konumuna göre yeniden şekillendirilir; çoğu hasta hormon terapisi veya kemoterapi alır ve cerrahi de bir seçenek olabilir. Yaşam Kalitesi: Meme kanseri olan birçok kişi tedaviden sonra iyi bir yaşam sürer. İlaçları talimatlara uygun almak, doktor talimatlarına uymak ve duygusal sağlığa özen göstermek önemlidir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Teravih etkinlikleriyle öğrencilere manevi eğitim Erzincan’da öğrenciler, Ramazan ayının manevi atmosferini camilerde düzenlenen teravih buluşmalarıyla birlikte yaşıyor. Erzincan İl Müftülüğü Gençlik Hizmetleri ile Erzincan İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen ÇEDES Projesi ve "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri farklı camilerde gerçekleştirilen programlarda bir araya geliyor. Programlarda öğrenciler hem teravih namazını kılıyor hem de değerler eğitimi kapsamında düzenlenen sohbet ve etkinliklere katılıyor. Teravih buluşmalarının yanı sıra düzenlenen iftar ve sahur programları da öğrenciler ile eğitim camiasını aynı sofrada buluşturuyor. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtan programlara hayırsever vatandaşlar da ikramlarıyla katkı sağlıyor. Etkinliklerde Erzincan İl Müftülüğü ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü personelinin yanı sıra gönüllü üniversite öğrencileri de görev alıyor. Böylece öğrencilerin Ramazan ayını daha bilinçli ve dolu dolu geçirmeleri hedefleniyor. Kavakyolu Şehit Salih Ay İlkokulu Okul Müdürü Başöğretmen Oğuz Kürşat Onay, "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında öğrencilerle birlikte Erzincan’daki Gülabibey Camii’nde teravih namazı sonrası çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi. Onay, çocukların aileleriyle birlikte yaşadıkları Ramazan hatıralarının önemine değinerek, "Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunun çocuklarda güzel bir hatıra olarak kalmasını istiyoruz. Öğrencilerimiz programı ilgiyle takip etti, arkadaşları ve aileleriyle birlikte saf tutmanın mutluluğunu yaşadı." dedi. Gülabibey Camii İmam Hatibi Mustafa Budak da etkinlik kapsamında çocukları cami girişinde karşıladıklarını belirterek, caminin bölümleri ve cemaatle namaz kılmanın önemi hakkında öğrencilere bilgi verdiklerini ifade etti. Erzincan ÇEDES İl Koordinatörü Sevil Aras Yücel ise etkinliklerin öğrencilerin Ramazan ayını daha anlamlı şekilde idrak etmelerine katkı sağladığını belirterek, programlarda öğrencilerin birlik, paylaşma ve dayanışma duygularını yaşayarak öğrendiğini kaydetti. Yetkililer, Ramazan ayı boyunca teravih buluşmaları ile iftar ve sahur programlarının farklı okullardan öğrencilerin katılımıyla devam edeceğini bildirdi.