DÜNYA - 17 Mart 2026 Salı 07:54 | Son Güncelleme : 17 Mart 2026 Salı 07:58

ABD ordusu: "İran’da 7 bini aşkın hedef vuruldu"

A
A
A

ABD Merkez Komutanlığı, İran’a karşı başlatılan Epic Fury Operasyonu’nda şimdiye kadar 7 bini aşkın hedefin vurulduğunu açıkladı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’a karşı başlatılan Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) ile ilgili güncel bilgileri kamuoyuyla paylaştı. CENTCOM’dan yapılan açıklamada, 28 Şubat’ta başlayan operasyon kapsamında şimdiye tek 7 bini aşkın hedefin vurulduğu bildirildi. ABD Hava Kuvvetleri’nin 6 bin 500’ü aşkın uçuş gerçekleştirdiği belirtilirken, İran donanmasına ait 100’den fazla gemiye kısmen ya da tamamen zarar verildiği aktarıldı. Aralarında nükleer enerji ile çalışan uçak gemileri ve denizaltılar, B-1, B-2 ve B-52 bombardıman uçakları ile savaş jetlerinin de bulunduğu çok sayıda askeri yeteneğin kullanıldığı kaydedildi. Operasyon kapsamında İran rejimine ait askeri hedeflere saldırılar düzenlendiği vurgulandı. CENTCOM’dan daha önce yapılan açıklamada, İran’a karşı yürütülen Epic Fury Operasyonu’nun ilk 10 gününde rejime ait 5 bini aşkın hedefin vurulduğu kaydedilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Ilıca’da 77 yıllık bayramlaşma geleneği bu yıl da gerçekleşti İzmir’in gözde turizm merkezlerinden Çeşme’ye bağlı Ilıca Mahallesi’nde, 77 yıl öncesine dayanan bayramlaşma geleneği bu yıl da coşkuyla sürdürüldü. İlk kez 1949 yılında gerçekleştirilen ve uzun yıllar ara verildikten sonra 2006 yılında yeniden hayata geçirilen geleneksel bayramlaşma töreni, Kurban Bayramı’nın üçüncü gününde Ilıca Taş İskele’de düzenlendi. Ilıca Kültür ve Sanat Derneği tarafından organize edilen etkinlikte mahalle sakinleri bir araya gelerek bayramlaştı, eski dostlukları tazeledi ve bayramın birlik, beraberlik ruhunu paylaştı. Katılımcılara lokum ikram edilirken, etkinlik samimi görüntülere sahne oldu. Bayramlaşma törenine, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, belediye meclis üyeleri, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler, Ilıca Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Fatma Baykal İğşen, Ilıca Mahallesi Muhtarı Kamil Baykal, 1949 yılındaki ilk bayramlaşmadan hayatta kalan tek kişi olan Bahri Uysal, geleneğin yeniden başlamasına öncülük eden Dursun Santürk, Ilıcalı yazar Mehmet Culum ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Bu gelenek Kenan Uysal’ın öncülüğünde başladı" 1949 yılında gerçekleştirilen ilk toplu bayramlaşma törenine çocuk yaşta katılan ve o günden hayatta kalan tek kişi olan Bahri Uysal, geleneğin başlangıcını anlatarak şunları söyledi: "1949 yılının sonbaharında bir bayramda, amcam Kenan Uysal’ın öncülüğünde Ilıcalılar bir araya geldi. O günlerde nüfus daha azdı ama insanlar birbirlerini daha yakından tanıyordu. O buluşma bir gelenek haline geldi. Daha sonra uzun yıllar devam edemedi. Ancak Dursun kardeşimiz, bizim kaptan dediğimiz Dursun Santürk, bu geleneğin yeniden canlanması için büyük çaba gösterdi. Onun öncülüğünde 2006 yılında yeniden başladık. O günden bu yana da, pandemi dönemi hariç her Kurban Bayramı’nın üçüncü günü burada buluşuyoruz. Sağ olsun belediye başkanlarımız da bizi yalnız bırakmıyor." Dursun Santürk: "Geçmişten geleceğe uzanan bir köprü kurduk" 2006 yılında bayramlaşma geleneğinin yeniden başlamasına öncülük eden Dursun Santürk ise yaptığı konuşmada, Ilıca’nın köklü kültürel değerlerinden birini yaşatmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek şöyle konuştu: "Bugün burada sadece bayramlaşmıyoruz; geçmişimizle buluşuyor, büyüklerimizin bize bıraktığı güzel bir mirası yaşatıyoruz. 1949 yılında başlatılan bu gelenek, Ilıca’nın dayanışma kültürünün en güzel örneklerinden biridir. Yıllar içinde unutulmaya yüz tutmuştu. 2006 yılında arkadaşlarımızla birlikte bu geleneği yeniden canlandırmaya karar verdik. İlk yıllarda birkaç kişiyle başladığımız buluşma, zamanla yüzlerce insanın katıldığı önemli bir etkinliğe dönüştü. Bu geleneğin bugünlere ulaşmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Özellikle geçmişi bizlere aktaran büyüklerimize, etkinliğe sahip çıkan derneğimize, belediye başkanımıza, muhtarımıza ve her yıl buraya gelerek bu birlikteliği güçlendiren Ilıcalılara minnettarız. Bayramlar, insanları bir araya getiren, kırgınlıkları unutturan ve dostlukları pekiştiren özel günlerdir. Dileğimiz, bu güzel geleneğin gelecek kuşaklara da aktarılması ve uzun yıllar yaşatılmasıdır." Mehmet Culum: "İyi ki bayramlar var" Yayımlanmış yedi kitabı bulunan Ilıcalı yazar Mehmet Culum da geleneğin gelişim sürecini anlatarak, şunları kaydetti: "Yaklaşık 20 yıl önce Dursun Santürk kardeşimin önerisiyle bu buluşmaları yeniden başlattık. İlk yıllarda 30-40 kişiyle, sadece erkeklerin katıldığı bir bayramlaşma olarak başladı. Sonrasında eşlerimiz de katıldı, etkinlik büyüdü ve yüzlerce kişinin bir araya geldiği bir buluşmaya dönüştü. Sosyal medyanın da duyurularda önemli katkısı oldu. Bugün Ilıca Kültür ve Sanat Derneği ile muhtarlığımız bu geleneğe sahip çıkıyor. Yılda bir kez de olsa dostlarımızla bir araya geliyor, manevi duyguları paylaşıyoruz. İyi ki bayramlar var, iyi ki bir araya geliyoruz. Nice bayramlara." Ilıca’nın geçmişiyle bugününü buluşturan geleneksel bayramlaşma töreni, toplu hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.
Ankara Bakan Çiftçi: "Bayramda yolları denetlemiyor, sizleri koruyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Bayramda yolları denetlemiyor, sizleri koruyoruz. Bayram dönemleri sadece trafik yoğunluğunun arttığı zamanlar değildir. Bayram; aile demektir, özlem demektir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından Kurban Bayramı nedeniyle gerçekleştirilen trafik denetimlerine ilişkin paylaşımda bulundu. Çiftçi, açıklamasında bayram dolayısıyla alınan önlemlerin bir tuzak niteliği taşımadığı, aksine vatandaşların güvenli bir şekilde yolculuk yapmalarına sağlamak olduğunu belirtti. Çiftçi, vatandaşların sevdiklerine kavuşma heyecanını güven içinde yaşayabilmesi için tüm ekiplerin sahada görev yaptığını belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Bayramda yolları denetlemiyor, sizleri koruyoruz. Bayram dönemleri sadece trafik yoğunluğunun arttığı zamanlar değildir. Bayram; aile demektir, özlem demektir, memlekete dönüş, çocukların sevinci ve sevdiklerine kavuşma heyecanı demektir. Bütün bu duygular, bu ülkenin yollarında taşınmaktadır. Bu nedenle güvenlik anlayışımızın merkezinde ceza yazmak değil, insanları sevdiklerine sağlıkla ve huzurla ulaşmasını sağlamak vardır. Bayramda yolları yalnızca denetlemiyor, koruyoruz. Çünkü bizim için en büyük başarı hiçbir hanede bayramın hüzne dönüşmemesidir. Bir aile sofrasında eksik sandalye kalmaması için tüm güvenlik güçlerimiz görev başındadır. Devlet, vatandaşına tuzak kurmaz, onun yolunu korur. Çünkü bizim önceliğimiz korku, baskı ve ceza değil, huzur içinde kavuşmaktır."