SAĞLIK - 27 Mart 2025 Perşembe 10:11

Ramazan Bayramı’nda beslenmeye dikkat

A
A
A
Ramazan Bayramı’nda beslenmeye dikkat

SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Dr. Benan Semercioğlu, bayramda beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Ramazan Bayramı, normal beslenme düzenine dönüş için uyum süreci olarak görülmelidir" dedi.


Ramazan ayı boyunca beslenme alışkanlıklarının değiştiğine dikkat çeken Dr. Semercioğlu, Ramazan Bayramı’nda bireylerde daha fazla yemek yeme isteğinin özellikle sindirim sisteminde yer alan bazı rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olduğunu söyledi.


Dr. Semercioğlu, sindirim kaynaklı rahatsızlıkların önlenebilmesi ve bireyin metabolizmasının eski düzenine dönebilmesi için şu önerilerde bulundu: "Ramazan ayı boyunca sahur ve iftar olarak yapılan iki öğünlük bir beslenme düzeni yerine öğünlerin az az, sık sık tüketilmesi gerekmektedir. Bayram sabahı güne mutlaka hafif bir kahvaltı yapılarak başlanmalıdır. Öğünlerde sağlıksız pişirme yöntemleriyle pişirilmiş yemekler yerine (kızartma ve kavurma gibi) sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılarak (haşlama ve buharda pişirme gibi) pişirilen yemekler tercih edilmelidir. Bayram süresince yeterli ve dengeli beslenmek için, sağlıklı beslenme tabağında yer alan beş temel besin grubu (süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri/yumurta/kuru baklagiller/sert kabuklu yemişler/yağlı tohumlar, sebzeler, meyveler, tahıllar) yeterli miktarda tüketilmelidir. Posa içeriği yüksek olan sebze, meyve ve kuru baklagil gibi besinlerin özellikle sindirim sisteminin düzenli çalışması ve kabızlık gibi problemlerden korunmak için yeterli miktarda tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca basit şeker içeren, paketli ve işlenmiş besinlerden olabildiğince kaçınılması gerekmektedir".



Sıvı tüketiminin önemi


İnsan vücudunun büyük bir kısmını oluşturan suyun, hücresel faaliyetlerden metabolizmaya, organ fonksiyonlarından zihinsel performansa kadar her alanda kritik bir rol oynadığını ifade eden Dr. Semercioğlu, Ramazan ayı boyunca kaybedilen sıvıyı yerine koyabilmek için bireylerin günde en az 2-2,5 litre su tüketmesi gerektiğini vurguladı.


Dr. Semercioğlu, ayrıca sıvı alımını artırmak için gazlı ve şeker içeriği yüksek içecekler yerine sade maden suyu, ayran veya ev yapımı az şekerli limonata gibi içeceklerin tüketilmesi önerisinde bulundu.



"Yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri unutulmamalı"


Bayramda ikram edilen şeker, çikolata ve hamur işleri (baklava, börek vb.) gibi enerji içeriği yüksek ancak besin değeri düşük gıdaların kan şekerini hızla yükselttiğini ve çeşitli sindirim problemlerine neden olduğunu belirten Dr. Semercioğlu, "Bayram ziyaretlerinde sunulan bu ikramlara dikkat edilmeli, tüketimde aşırıya kaçılmamalı, yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri unutulmamalı" diye konuştu.


Dr. Semercioğlu, hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıların tercih edilmesi önerisinde bulundu.


Diyabet, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklar gibi kronik hastalığı ve özel beslenme ihtiyacı olan bireylerin normalde uyguladığı beslenme düzenine bayram süresince de uymaya özen göstermeleri ve tedavilerini sürdürmeleri gerektiğinin altını çizen Dr. Semercioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Beslenme düzenine dikkat etmenin yanı sıra fiziksel aktiviteyi arttırmak da ramazan ayı süresince azalan metabolizma hızının artmasına yardımcı olmaktadır. Bayram ziyaretlerine giderken yakın mesafelere yürümek veya asansör yerine merdiven kullanmak fiziksel aktivitenin artmasına yardımcı olmaktadır. Geleneksel ikramların tadını çıkarırken porsiyon kontrolüne dikkat etmek, yeterli ve dengeli beslenmeyi ihmal etmemek kültürümüzde önemli yeri olan bayram ruhunu daha sağlıklı yaşamamıza neden olacaktır. Sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve mutlu bayramlar dilerim."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay 27 bin 20 depremzede çift evlilik kredisiyle yuvasını kurdu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Aile Yılı kapsamında hayata geçirilen Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi kapsamında deprem bölgesinde 27 bin 20 çift Aile ve Gençlik Fonu’nu almaya hak kazandı. Afet bölgesinde binlerce depremzede, evlilik kredisi sayesinde yuvasını kurdu. 15 Mayıs 2024 tarihli 2024/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 2025 yılı Aile Yılı ilan edilmiş ve ailenin korunması ve güçlendirilmesi kapsamında 2024 yılı ile 2028 yılları aralığını kapsayan eylem planı yayınlanmıştı. Eylem planı kapsamında Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi hayata geçirilmişti. Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi ilk olarak deprem bölgesinde hayata geçirilmiş ve destek almaya hak kazanan çiftler desteklenmişti. Proje kapsamında; Şanlıurfa’da 9 bin 425, Gaziantep’te 6 bin 554, Malatya’da bin 529, Adıyaman’da 469, Kilis’te 181, Hatay’da 4 bin 437, Osmaniye’de 825 ve Kahramanmaraş’ta 3 bin 600 çift olmak üzere toplamda 27 bin 20 çift destek almaya hak kazandı. Destek kapsamında; 18 - 25 yaş aralığındaki çiftlere 250 bin TL ve 26 ile 29 yaş aralığındaki çiftlere 200 bin TL destek veriliyor. Kredi başvuruları devam ederken, şartlar şu şekilde: "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, Başvuru tarihi itibarıyla 18-29 yaş arasında olmak ve 30 yaşından gün almamış olmak, Herhangi bir taşınmaz sahibi ya da hissedarı olmamak, Çiftlerin son 6 aylık gelir toplamı ortalaması ve son aya ait gelirleri toplamı 2 asgari ücretten fazla olmamak, Başvuru tarihi itibarıyla resmi nikâh tarihine en az 2 ay en fazla 6 ay kalmış olmak, Bakanlığın evlilik öncesi ve sonrasında sunacağı eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmayı taahhüt etmek, Affa uğramış olsa bile; devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, bunların kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarından hakkında kesinleşmiş bir mahkümiyet kararı bulunmamak şartlarını çiftlerin her ikisi de karşılamalıdır."
İstanbul Yurtta hava durumu Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, yurdun genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, (Muğla dışında) Ege, Batı Akdeniz, (Konya ve Karaman dışında) İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz’in batısı ile Erzincan, Tunceli, Bingöl ve Diyarbakır çevrelerinin yağmur ve sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Marmara’nın güney ve doğusu, Ege’nin kuzeyi ve Batı Karadeniz’de beklenen yağışların yerel kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunuyor. Hava sıcaklığının yurdun kuzeybatı kesimlerinde (3-5 derece) azalarak mevsim normallerinin altına, doğu kesimlerinde (2-4 derece) artarak normallerinin üzerine çıkacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı ve normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle güney, güneybatı, Marmara, Kuzey Ege ve Batı Karadeniz’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette Marmara, Kuzey Ege ve Batı Karadeniz’de yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 17 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 13 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 23 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, kuzey çevreleri öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 23 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 21 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 12 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 13 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu 13 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20