GENEL - 24 Haziran 2020 Çarşamba 16:16

Salgın sürecinde gönüllü görev alan Suriyeli doktorlara plaket verildi

A
A
A
Salgın sürecinde gönüllü görev alan Suriyeli doktorlara plaket verildi

Gaziantep Valiliği, korona virüs salgını sürecinde gönüllü olarak şehrin giriş çıkışlarında ateş ölçümü yapan Suriyeli doktorlara plaket verdi.

Gaziantep Valiliği, korona virüs salgını sürecinde gönüllü olarak şehrin giriş çıkışlarında ateş ölçümü yapan Suriyeli doktorlara plaket verdi.


Gaziantep Valiliği, ‘Gönül Seferberliği Kampanyası’ kapsamında Gaziantep Basın Cemiyeti (GBC) Başkanı Arif Kurt’un girişimleriyle korona virüs salgını sürecinde kentte gönüllü olarak görev alan Suriyeli doktorlara plaket takdim etti. Salgını sürecinin başladığı ilk günlerden itibaren özellikle şehrin giriş-çıkışlarında, vatandaş yoğunluğunun fazla olduğu noktalarda, çarşı girişlerinde ve pek çok noktada hiçbir ücret almadan gönüllü olarak görev yapan Suriyeli doktorlara plaketlerini Gaziantep Valisi Davut Gül takdim etti. Suriyeli doktorların, şehrin çeşitli noktalarından çalışması için Gaziantep Valiliği ile koordinasyonu sağlayan Gaziantep Basın Cemiyeti Başkanı Arif Kurt’a da plaket takdim edildi.


Plaket takdim programında açıklamalarda bulunan Gaziantep Valisi Davut Gül, “Korona virüs salgını döneminde özellikle ilimizin giriş ve çıkışlarında gelen vatandaşlarımızın ateşlerini ölçtünüz. Bu salgının ilk başladığı dönemlerde çok önemliydi. Bu konuda siz Suriyeli doktorlar bize çok yardımcı oldunuz. Gaziantep Basın Cemiyeti Başkanı Arif Kurt bey de buna vesile oldu. Ona da desteği için teşekkür ediyoruz. Kardeşlik zor zamanlarda belli oluyor. Sonuç olarak hepimiz aynı gemideyiz. Bu şehrin sağlığı ve güvenliği hepimizi ilgilendiriyor. O yüzden sizler de hemşehri bilinciyle burada üzerinize düşeni yaptınız. Allah hepinizden razı olsun” diye konuştu.


Vali Gül’ün konuşmasının ardından plaket takdimleri yapıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."