GÜNDEM - 27 Nisan 2025 Pazar 10:10

Sanatla hayata tutunarak kanseri yendi

A
A
A

Zor günleri sanat kursları ve eğitimle atlat Esra Nazlı Aygan, hem usta öğretici oldu hem de amansız hastalığı yendi.

Gaziantep’te yaşayan 3 çocuk annesi 50 yaşındaki Esra Nazlı Aygan, 17 yıl önce rahim kanserine yakalandı. Arkadaşlarıyla gittiği hastanede rahim kanseri olduğunu öğrenen Aygan, hastalığından sonra yoğun bir tedavi sürecine girdi. Kanser rahatsızlığı sürecinde gördüğü tedavinin yanı sıra moralini yüksek tutmak için çeşitli arayışlara giren Aygan, sosyal medya sitelerinde inceleme yaparken bir anda atık poşetlerle elde edilen ürünler dikkatini çekti.

Zor günleri sanat kursları ve eğitimle atlattı

Tedavi gördüğü dönemlerde çok zor günler yaşayan Aygan, ahşap boyama, yağlı boya ve kara kalem kurslarına kayıt yaptırdı. Kurslarda eğitim alan Aygan, bir yandan da sınavlara hazırlanarak üniversite okumaya başladı. Tedavisinin yanı sıra sanatla moral bulup motive olan ve hiçbir zaman pes etmeyerek moralini yüksek tutan Aygan, resim, örgü, atık poşet, karton ve eşyalardan çeşitli ürünler üretmeye başladı.

Hem usta öğretici oldu hem de amansız hastalığı yendi

Bir taraftan kurslara giden Aygan, aldığı sertifikalarla da usta öğretici olarak kurs merkezlerinde ders vermeye başladı. Kurslarda ders verdiği dönemde kanser hastalığını yenerek şifa bulan Aygan, şu an ise Şahinbey Belediyesi’ne bağlı Hasan Celal Güzel Gençlik Merkezi’nde geri dönüşüm kursunda usta öğretici olarak görev yapıyor.

"Ben bir hastalık süreci yaşadım, kimse yaşamasın, doğamız da temiz olsun"

Geri dönüşüm kursuna katılan kadınlara eğitim veren Aygan, kadınların el becerilerini geliştirip çevre bilinci kazanmalarına vesile oluyor. Kursta poşetleri ip haline getirerek çanta, sepet ve birbirinden değerli dekoratif ürünler üretiliyor. Kursiyerleriyle birlikte yaptığı çalışmalarda çevreye ve geleceğe katkı sağlayan Aygan, sanat sayesinde hayata yeniden tutunduğunu ifade etti. Rahatsızlığı sürecinde eşinin ve çocuklarının kendisine her zaman destek olduğunu söyleyen Aygan, "Şu anda çalışıyorum. Fakat kurslara giderken, o hastalığı yenerken ve unutmaya çalışırken aynı benim gibi rahatsızlık yaşayan öğrencilerim var. Sınıfımda gerek çocuğunda, gerek kendi vücudunda kötü hastalığı olanları da hissediyorum. Onlarla daha çok ilgileniyorum ve iki kat özen gösteriyorum. Onlar da mutlu ve bu hastalığın doğa kirliliğinden geldiğini düşündüğüm için kirliliğe, atığa ve çevre temizliğine önem verdim. Bugüne kadar sınıfıma gelen öğrenci, öğretmen, arkadaş ve çocukları bile geri çevirmedim. Hepsi çok destek oluyor. ‘Atık çöp’ demeyelim. Biz ‘doğa dostuyuz’ diyelim. Atıkları toplayıp dönüştürüyor ve değerlendiriyoruz. Geleceği ve çevremizi en azından hastalıktan korumak adına çevre dostu bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ben bir hastalık süreci yaşadım. Fakat hiç kimse hastalık yaşamasın. Doğamızda temiz kalsın" dedi.

"Atıkla ilgilenmek çöpçülük değil, geleceği korumaktır"

Kanser rahatsızlığını atlattığını belirten Aygan, "Şu an Şahinbey Belediyesi’ne bağlı Hasan Celal Güzel Gençlik Merkezi’nde geri dönüşüm kursunda usta öğretici olarak görev yapıyorum. Bana çok destek oluyorlar. Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederim. Atıkla ilgilenmek çöpçülük değil, geleceği korumaktır. Şahinbey Belediyemiz de sıfır atıkla da çok ilgileniyor ve destekliyor. Benim evde tek başıma atıkla uğraşmamın hiçbir faydası olmayacaktı" diye konuştu.

"İnsan kendi kendini tedavi edebiliyor, ben hiç pes etmedim"

Hastalığı sürecinde hiçbir zaman pes etmediğini anlatan Aygan, "Terapi amaçlı resim, yağlı boya ve örgü de yaptım. O süreçte psikoloğa gittim. Psikolog ‘bana kitap oku, resim çiz’ dedi. Sınavlara girdim ve üniversiteye başladım. İnsan kendi kendini tedavi edebiliyor. Fakat öğrendiğimin bende kalıp da patlamasına gerek yok. Çalışıp da böyle bir fırsatı değerlendirmek beni her şeyden çok mutlu etti. Hiç pes etmedim. Bana, ‘sen hastasın’ denildiğinde 5-6 ay bunalıma girdim. Çocuklarım, geçmişim aklıma geldi ve ‘gelecekte ne yapacağım?’ dedim. İnsanın bedeni kadar ruhu da beslenmeli ve bedenim hastaydı, ruhumu da hasta etmemek için terapi amaçlı bir terapi edinmek zorundayız" şeklinde konuştu.

İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.