KÜLTÜR SANAT - 21 Eylül 2025 Pazar 11:33

SANKO Sanat galerisinde anneanne-torun sergisi

A
A
A
SANKO Sanat galerisinde anneanne-torun sergisi

Gaziantepli ressam Mizyal Karabiber Nacaroğlu ve torunu Ferit Özdeş, SANKO Sanat Galerisinde, "Biz Birlikte 2." temalı sergi açtı.


Gaziantep’te yaşayan Mizyal Karabiber Nacaroğlu, sanatı yaygınlaştırmak ve topluma mal etmek için çeşitli etkinlikler düzenlediğini, kendisine ait Mizyal Sanat Evi’nde ilk ve orta yaş grubu çocuklarla resim çalışmaları yaptığını söyledi.


Kentte sanatın gelişimi için çeşitli projeler gerçekleştirdiğini belirten Karabiber, sanatla ilgilenen öğrencilerin diğer öğrencilerden daha başarılı olmasının tesadüf olmadığına dikkat çekti.


Sanat Merkezi Derneği, Akdeniz Ülkeleri Kadın Sanatçılar Birliği ve Uluslararası Sanatçılar Birliği üyesi olduğuna vurgu yapan Mizyal Karabiber Nacaroğlu, "Sanatı geniş perspektiften irdelemek amacıyla sanatın olduğu her yerde var olmaya özen gösteriyorum" dedi.


Doğadaki hareketleri, olayları ve renkleri kendine özgü yorumlarıyla tuvaline aktararak iç mutluluğunu diğer insanlarla paylaşırken, ulusal ve uluslararası sanat etkinliklerinin yaşadığı kentte de olabilmesi için diğer sanatçılarla sürekli iletişim içerisinde olmayı amaçladığını anlatan Mizyal Karabiber Nacaroğlu, torunu Ferit Özdeş’i de aynı düşünceden hareketle küçük yaşlardan itibaren resme yönelttiğini kaydetti.


SANKO Okulları 6’ncı sınıf öğrencisi olan ve resim çalışmalarını anneannesinin Mizyal Sanat Merkezinde sürdüren Özdeş ise genellikle suluboya, linolyum baskı ve karışık teknik ile resim yaptığını bildirdi.


Özdeş, anneannesi ile gezdiği, gördüğü yerleri çizdiğini, birlikte geçirdikleri zamanlarda resim yapmanın kendileri için zevkli geçtiğinin altını çizdi.


Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hakan Aslansoy da sanatı ile örnek çalışmalar yapan Mizyal Karabiber Nacaroğlu’nun, torunu ile sergi açarak farklı bir çalışmaya imza attığını ifade etti.


Mizyal Karabiber Nacaroğlu’nun torununu resim sanatına yönlendirerek rol modeli olduğunu söyleyen Aslansoy, anneanne ve torunu başarılı çalışmalarından dolayı kutladığını sözlerine ekledi.


Sanatı topluma taşıyan bir ruh


Mizyal Karabiber Nacaroğlu’nu, "Sanatı Topluma Taşıyan Bir Ruh" olarak tanımlayan İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Mehmet Aykanat, düşüncelerini şöyle özetledi:


"1992 yılından bu yana tanıdığım, tanımakla da onur duyduğum değerli sanat insanı Mizyal Karabiber Nacaroğlu, yalnızca bir ressam değil; aynı zamanda sanatın vicdanı, toplumun ruhuna dokunan bir kültür neferidir. Gıda mühendisliğinin disiplininden gelen hassasiyetle, iş dünyasındaki zarif kararlılıkla ve en önemlisi sanatın renkleriyle beslenmiş bir gönül insanıdır o. Sanat aktivisti kimliğiyle yıllardır çocukları sanatın büyülü dünyasında bir araya getiren, onların hayal gücüne rehberlik eden Mizyal Hanım; uluslararası çocuk resim yarışmalarıyla hem yerelden evrensele açılan bir pencere aralamış, hem de dünya çocuklarının duygularını çizgilere ve renklere dökme imkânı sunmuştur. Bu yarışmalarda kültür insanı kimliğimle ben de jüri üyesi olarak bulunmaktan her zaman derin bir gurur duydum. Mizyal Karabiber Nacaroğlu, sanatın yalnızca göze değil, insana hitap etmesi gerektiğine inananlardan. Gaziantep’in sanat belleğinde yer etmiş, adı saygıyla anılan bu duayen isim, kentimizin kültürel dokusuna sadece eserleriyle değil, oluşturduğu sanat iklimiyle de katkı sunmuştur. Sanat onun elinde bir ifade aracı değil, bir yaşam biçimi; toplumla kurulan en zarif iletişim şeklidir."


Konuşmaların ardından Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hakan Aslansoy ile İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Mehmet Aykanat, Mizyal Karabiber Nacaroğlu ve Ferit Özdeş’e SANKO Holding adına "Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı" isimli yayını takdim ettiler.


Toplam 125 eserin yer aldığı"Biz Birlikte 2." temalı sergi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 3 Ekim 2025’e kadar gezilebilecek.



SANKO Sanat galerisinde anneanne-torun sergisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray 6 Şubat depreminde 10 yakınını kaybedip Aksaray’a yerleşen ayakkabı imalatçısı Şükrü Levent Okurlar o sabahı anlattı 6 Şubat depreminde 10 yakınını kaybeden ve deprem sonrası Aksaray’a gelerek yaşamını burada devam ettiren 55 yaşındaki depremzede, açtığı ayakkabı dükkanı ile geçimini sağlıyor. 6 Şubat sabahını anlatan Okurlar, "Kıyameti yaşadık" dedi. 6 Şubat 2023 tarihinde sabah saat 04.17’de meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremde 10 yakınını kaybeden Şükrü Levent Okurlar (55), depremin 3. yıldönümünde yaşadıklarını anlattı. Ayakkabı imalatıyla uğraşan ve Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan Okurlar, 6 Şubat 2023 sabahında kıyameti yaşadıklarını söyledi. Aradan 3 yıl geçmesine rağmen hala ilk günkü korkuyu yaşadıklarını söyleyen Okurlar, "Biz o kıyamet gününde Antakya’daydık. Gece saat 04.17’de büyük bir gürültü ile neye uğradığımızı şaşırdık. Evler, duvarlar, eşyalarımızın hepsi üzerine döküldü. Canımızı kurtardık ama kaybettiklerimiz de var. Yani tam anlamıyla kıyameti yaşadık. Uyku halindeydik, bir an böyle sallantıdan sonra gökyüzünün beyaz ışıklı olduğunu gördük. Aşırı derecede şiddetli gök gürültülü ışıklar vardı, gördük. Bu arada biran önce bulunduğumuz yerden kaçma umuduyla kendimizi sokağa attık. Binadan çıkınca da karşımdaki binanın yıkıldığını gördüm. Depremde sayı olarak kaybımız çok ama ilk etapta abim ve ailesi, amcamın oğlu ile ailesi olmak üzere toplam 10 kişiyi tek parça halinde mezara bıraktık geldik. Abimleri depremin 13. günü çıkarttık enkazdan. Amca oğullarını 16. gün çıkarttık. Defin işlemlerini yaptıktan sonra kendimize yakın olarak Aksaray’a gelmek zorunda kaldık. Ailem ve annemlerle beraber Aksaray’a geldik. Bir müddet burada ortamın düzelmesini bekledikten sonra artık şartların, durumların uygunluğuna göre burada ikamet etmeye başladık. Anneannem 93 yaşında enkazdan sağ çıktı onun tedavisiyle ilgilendik. Kendimizi burada bulduk ve yaşamımızı idame ettirmeye çalışıyoruz" dedi. Ayakkabı üretimi yaparak yaşamını idame ettiriyor Ayakkabıcılık mesleğinin dededen geldiğini ve bu mesleğe devam ettiklerini söyleyen Okurlar, "Bizde ayakkabıcılık dede mesleğidir. Babam 3 metre 13 santim boyunda dünyanın en büyük ayakkabısını yapıp rekorlar kitabına girdi. Aynı zamanda Antakya’da imalatla uğraştığımız için burada da ayakkabı satış işi yapıyoruz. Elimizden geldiği kadar ayakta durmak zorundayız. Ev ve iş yerlerimiz orada yapılıyor, biran önce bittikten sonra memleketimize dönmek zorundayız. Devletimiz bize bu konuda gerekli işlem ve yardımları yaptı. Gerek maddi gerek manevi yardımda bulundu. Ancak mecburen hayat şartları devletin de bir yere kadar desteği oldu. Daha sonra biz kendi mücadelemizle hayatımızı idame ettirmeye başladık" diye konuştu.
Çanakkale Unutulmayan fedakarlık: Kolunda kemoterapi serumuyla deprem bölgesinde çalıştı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrası Hatay’a koordinatör vali olarak atanan ve o dönem kemoterapi tedavisi gören eski Denizli Valisi olan Merkez Valisi Ali Fuat Atik, "Hatay’daki o manzarayı görünce, o felaketi görünce benim yaşamış olduğum hastalığın inanın hiçbir zerresi aklıma gelmedi" dedi. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler 11 ili etkilemiş ve birçok ilde büyük yıkımlara neden olmuştu. 6 Şubat’ta meydana gelen depremde Hatay’a koordinatör vali olarak atanan o dönemin Denizli Valisi Ali Fuat Atik, o zamanlar kemoterapi tedavisi görmesine rağmen, İçişleri Bakanlığından gelen görevlendirme ile bir an bile düşünmeden görev yeri olan Hatay’a doğru yola çıktı. Vali Ali Fuat Atik, kolon kanseriyle mücadele ederken, deprem bölgesinde boynuna asılı olan kemoterapi şişesiyle 63 gün boyunca görev yaptı. Şu anda merkez Valisi olan Ali Fuat Atik, 3 yıl önce yaşanan asrın felaketiyle ilgili Çanakkale’de İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrası kanser tedavisi görmesine rağmen bir an bile düşünmeden görev yeri olan Hatay’a gittiğini belirten o dönemin Denizli Valisi olan Merkez Valisi Ali Fuat Atik, "Asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabır, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Tabi o dönem ben Denizli Valisi olarak görev yapıyordum. Hatay’a gitmem gerektiği konusu bana İçişleri Bakanlığı’ndan tebliğ edildiği zaman hiçbir an bile tereddüt etmeden yola çıktım, Hatay’a gittim. Hatay’daki o manzarayı görünce, o felaketi görünce benim yaşamış olduğum hastalığın inanın hiçbir zerresi aklıma gelmedi. Hastalığımı unuttum. Orada devletimiz, milletimiz için çalışmak zorundaydık. Biz devlet adamıyız, biz orada ikinci plandaydık. Devletimizin, milletimizin bize ihtiyacı olduğu her noktada elimizden geleni, bütün her şeyi geride bırakarak çalışmak durumundayız" dedi. "Bir saniye benim hasta olduğum aklıma gelmedi" Bu millete karşı borcu olduğunu belirten Vali Ali Fuat Atik, "Bu millete karşı borcumuz var. O dönemde bu psikolojiyle, bu motivasyonla görevimizi yaptık. Yapmaya gayret ettik. Tabii hastalığım söz konusuydu, bununla da ilgili gündeme geldim. Şu anda çok iyiyim. Ben hep şunu söylüyorum: ’Ben hastalığı Hatay’da depremde çalışırken yendim.’ Bir gün aklıma gelmedi. Bir saniye benim hasta olduğum aklıma gelmedi. Hatta ilaç alma günümü, kemoterapiyi, günümü ben unutuyordum. O dönem koruma hizmetinde bulunan arkadaşlarımız, ’Sayın Valim, ilaç günümüz yarın, ilaç almamız gerekiyor’ diye hatırlatıyorlardı" diye konuştu. "Devletimiz o gün deprem sonrasında çok büyük bir sınav verdi" Deprem zamanı devletin büyük bir sınav verdiğini ve buradan alnının akıyla çıktığını vurgulayan Ali Fuat Atik, sözlerine şöyle devam etti: "Bu şekilde Hatay’da iki buçuk ay görev yaptık. Elimizden gelen tüm performansı göstermek durumundaydık. Ben özellikle şunu söylemek istiyorum. Böyle bir felaket dünyanın hangi ülkesinin başına gelirse gelsin bizden başka bir devlet bu işin altından kalkamazdı. Biz onun için çok büyük bir devletiz, çok büyük bir ülkeyiz, çok büyük bir milletiz. Milletimiz asrın felaketini asrın dayanışmasına çevirdi. Bunu her zaman her yerde de söylüyorum: Allah devletimize zeval vermesin. Devletimiz o gün deprem sonrasında çok büyük bir sınav verdi. Yüzümüzün akıyla devlet olarak biz depremdeki çalışmalarda yüzümüzün akıyla çıktık." Vefa ödülü aldı 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’a koordinatör vali olarak atanan eski Denizli Valisi olan Merkez Valisi Ali Fuat Atik, 2024 yılında Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) ile Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 7’ncisi düzenlenen "Uluslararası İyilik Ödülleri"nde "Vefa Ödülü"nün sahibi oldu. Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle plaketini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.
Gaziantep Yılmaz’dan çocuklara davet Şehitkamil Belediyesi, Herkes İçin Spor Federasyonu, Gençlik ve Spor Gaziantep İl Müdürlüğü ile Gaziantep Valiliği iş birliğinde hayata geçirilen "Çocuklar Sporda Kalsın Projesi", Gaziantep’te çocukları sporla buluşturacak anlamlı bir etkinliğe sahne olmaya hazırlanıyor. Proje kapsamında Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz ile Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, çocuklarla bir araya gelerek hem spora teşvik edecek hem de unutulmaz anlar yaşatacak. 07 Şubat 2026 Cumartesi günü saat 13.00’da Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek programda, çocuklar için birbirinden renkli ve eğlenceli etkinlikler düzenlenecek. Şişme balon oyunları, hedef oyunları ve çeşitli yarışmalarla dolu programda çocuklar hem eğlenecek hem de sporun birleştirici ve geliştirici gücünü yakından hissedecek. Çocuklar sporla tanışacak Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişiminde sporun vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Amacımız çocuklarımızı küçük yaşlardan itibaren sporla tanıştırmak, onları sağlıklı yaşam alışkanlıklarına yönlendirmek ve zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak. ‘Çocuklar Sporda Kalsın’ projesiyle çocuklarımızın hem eğleneceği hem de spor yapma bilincini kazanacağı çok özel bir gün hazırladık. Sporun içinden gelen, gençlere rol model olan değerli bir ismin çocuklarımızla bir araya gelmesi onlar için büyük bir motivasyon kaynağı olacak. Çocuklarımızın gözlerindeki heyecanı ve mutluluğu görmek bizleri de son derece mutlu ediyor" dedi.