GÜNDEM - 16 Temmuz 2025 Çarşamba 10:10

Sıcak hava en çok ocak başında çalışan ustaları zorluyor

A
A
A

Türkiye’de sıcaklıkların en yüksek ölçüldüğü kentler arasında bulunan Gaziantep’te özellikle ateş karşısında mesai yapan ustalar zor anlar yaşıyor.

Termometrelerin 40 dereceyi aştığı Gaziantep’te giderek etkisini arttıran kavurucu sıcaklar günlük yaşamı zorlaştırıyor. Gastronomi şehri Gaziantep’te lokanta, restoran ve ekmek fırınlarında ateş önünde çalışan ustalar, tüm zorluklara rağmen mesailerini sürdürmeye devam ediyor. Ustalar, arada dinlenerek, su içerek, ellerini ve yüzlerini yıkayarak sıcak havanın etkisini azaltmaya çalışıyor. Son yılların en sıcak günlerinden birinin yaşandığı Gaziantep’te ateş başında çalışan dönerciler, pide ve kebap ustaları ile fırıncılar, mesailerini çok zor şartlar altında sürdürüyor. Gaziantepliler mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığıyla mücadele ederken, meslekleri gereğince sıcağa alışkın olan esnaf da zor anlar yaşıyor.

Sıcak hava en çok ocak başında çalışan ustaları zorluyor

Kentte normal zamanlarda tıklım tıklım olan çarşılar ve işlek caddeler sıcak hava nedeniyle adeta boş kalırken, sıcaklardan korunmak isteyen vatandaşlar, özellikle yaşlılar gölgelik alanları tercih ediyor. Dışarıda hava sıcaklığının 40 dereceyi aştığı kentte ateş başında çalışan ustalar ise ocak karşısında çok zor anlar yaşıyor. Ateş önünde beyran pişiren restoran işletmecisi Ahmet Çadır, ocak ateşiyle hava sıcaklığının birleşmesiyle ortamın dayanılmaz hale geldiğini söyledi.

Sıcak hava en çok ocak başında çalışan ustaları zorluyor

"Sık sık elimizi ve yüzümüzü yıkıyoruz"

Dışarıda hava sıcaklığının 40 dereceyi aştığını ancak çalıştığı yerin yaklaşık 100 dereceye çıktığını ifade eden Çadır, "Gaziantep’te termometreler 40 ve 50 derece arasında sıcaklık gösteriyor. Bundan dolayı havalar çok sıcak oluyor. Kebap ve beyran ocaklarının başında çalışan zor saatler geçirebiliyor. Fakat sonuç olarak mesleğimizi seviyoruz. Sıcak havalarda ne kadar zorlansak da güzel lezzet çıkardığımız için mutlu oluyoruz. Gaziantep kuru bir ikime sahipti. Son yıllarda nem oranı biraz arttı. Artan nem oranı bizi biraz zorluyor. Daha önce kıyafetlerimiz vücudumuza yapışmazdı ama şu an nemden dolayı daha çok terleme oluyor. Bugünlerde çok su içiyoruz. Sık sık elimizi, yüzümüzü ve başımızı yıkıyoruz" dedi.

Sıcak hava en çok ocak başında çalışan ustaları zorluyor

"Gün boyu aşırı derecede terliyoruz"

Ekmek parası için ateş önünde çalışmak zorunda olduğunu söyleyen döner ustası İbrahim Halil Arık ise, "Gaziantep’te şu an sıcaklık 40-45 dereceyi buluyor. Hava sıcaklığının yanı sıra döner ocağının sıcaklığı ile sıcaklık 90-100 dereceyi buluyor. Nem oranının da artmasından dolayı biraz zorlanıyoruz ama ekmek parası olduğu için mücadele ediyoruz. Gün içerisinde serinlemek için sürekli elimizi, yüzümüzü yıkıyoruz ve bol bol su içiyoruz. Gün boyu aşırı derecede terliyoruz. Çok sıcak oluyor ve artık dayanamıyoruz. Aşırı miktarda su tüketiyoruz. Su tüketmezsek de çok halsiz düşüyoruz" şeklinde konuştu.

Sıcak hava en çok ocak başında çalışan ustaları zorluyor

"Sıcaklık ocağın başında yaklaşık 100 derece oluyor"

Sıcak havada ateş başında çalışmanın zor olduğunu belirten kebap ustası Recep Cengiz, "Havalar çok sıcak, sıcaklık 40-45 dereceyi buluyor. Sıcaklık ocağın başında yaklaşık 100 derece oluyor. Ocağın başında ancak fıskiyelerin altında çalışabiliyoruz. Bol bol su içiyoruz. Elimizi ve yüzümüzü yıkıyoruz. Ancak bu şekilde serinliyoruz. Hava sıcak olsa da ve bu sıcak havada çalışmak zor olsa da çalışmak zorundayız" dedi.

"Bu sıcaklarda çalışmak zor oluyor"

Son bir haftadır Gaziantep çok sıcak olduğu için çalışmakta zorlandıklarını belirten fırıncı ustası Emrah Kaplan da, "Havalar çok sıcak oluyor. Bu sıcaklarda çalışmak zor oluyor. Hem dışarı hem de içeri çok sıcak oluyor. Ocak 70-80 derece, dışarı da 40 derece sıcak oluyor. Ateşin yandığı dükkanlarda sıcaklık dışarıya göre ciddi oranda yükseliyor ve ustalar olarak zorlu şartlar altında mesai yapıyoruz" diye konuştu. 

İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.