GÜNDEM - 03 Ağustos 2025 Pazar 10:39

Sıcaktan bunalan vatandaşlar soluğu parklarda aldı

A
A
A
Sıcaktan bunalan vatandaşlar soluğu parklarda aldı

Gaziantep’te etkisini iyice hissettiren sıcak hava nedeniyle vatandaşlar parklara akın ederek ağaç gölgelerinde serinlemeye çalıştı.


Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi Gaziantep’te de sıcak havalar etkili olmaya devam ederken, ormanlara girişlerin yasak olduğu kentte vatandaşlar gündüzün yanı sıra akşam saatlerinde de soluğu parklarda alıyor.


Gaziantep’te özellikle son haftalarda etkili olan aşırı sıcaklar vatandaşları bunaltırken, sıcak nedeniyle evlerinde duramayan vatandaşlar, soluğu parklarda alıyor. Daha önce sadece hafta sonları kalabalık olan parklar şimdiler de haftanın her günü dolup taşıyor.


Günün ilk saatlerinden itibaren bunaltan sıcak hava, vatandaşların günlük işlerini sürdürmesini de zorlaştırırken, 40 derece ve üzerinde seyreden sıcaklıklar özellikle yaşlıları ve çocukları çok olumsuz etkiliyor.


Termometrelerin özellikle öğle saatlerinde 45, akşam saatlerinde de 35 dereceyi gösterdiği kentte serinlemek isteyen vatandaşlar, parklarda dinleniyor.


Parklarda yoğunluk oluşturan vatandaşlardan bazıları aileleriyle birlikte piknik yaparken, bazıları ise uyuyarak dinlendi. Sıcak havadan bunalan ve hafta sonunu da fırsat bilen vatandaşlar, aileleri ile birlikte parklarda vakit geçirmenin tadını çıkarttı. Parklara akın eden vatandaşlar piknik yaparken, çocuklar ise oyun oynadı. Ailece parkların yolunu tutan vatandaşlar, akşam yemeklerini parklarda yiyip, semaverle çay demledi.


Sıcak havalar nedeniyle parkta dinlenmeye ve serinlemeye çalıştıklarını söyleyen vatandaşlar, bu yıl havaların çok sıcak geçtiğine dikkat çektiler. Sıcak ve bunaltıcı havalar nedeniyle evde duramadıklarını ve ailece soluğu parkta aldıklarını belirten vatandaşlardan Yusuf Kaptan, "Bu yıl çok sıcak geçiyor. Kışın yağmur yağmadığı ve sular çekildiği için zaten bayağı bir sıcaklık var. Bu zamana kadar böyle bir sıcak görülmedi. 40-45 derecenin üzerinde sıcaklıklar oluyor. Millet evde klima çalıştırıyor ama klimalara da elektrik dayanmıyor. Sıcak hava nedeniyle herkes akşamı bekliyor. Serin olan alanları ve parkları tercih ediyorlar" dedi.


Sıcak hava nedeniyle parkta dinlenmeye ve serinlemeye çalıştığını söyleyen Meryem Evran ise, "Sıcak hava nedeniyle bunalımdayız. Sıcak hava nedeniyle insanlar soluğu artık parklarda alıyor. Allah’a dua ediyor ve rahmetini bekliyoruz. Serinlemek için kendimizi parklara atıyoruz. Bol bol soğuk su içiyoruz. Bu yılki sıcaklıklar hiçbir zaman görülmedi" diye konuştu.



Sıcaktan bunalan vatandaşlar soluğu parklarda aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.