GÜNDEM - 24 Haziran 2025 Salı 12:22

Sıcaktan bunalanlar soluğu Kaleoğlu Mağarasında alıyor

A
A
A
Sıcaktan bunalanlar soluğu Kaleoğlu Mağarasında alıyor

Hava sıcaklığının zaman zaman 40 dereceyi bulduğu Gaziantep’te sıcaktan iyice bunalan vatandaşlar, sıcaklığın 15 derece olduğu 500 yıllık Kaleoğlu Mağarasında serinliyor.


Hava sıcaklıklarının iyice arttığı Gaziantep’te vatandaşlar, soluğu serin alanlarda almayı tercih ediyor. Geçtiğimiz yıl yaz mevsiminin çok sıcak geçtiği Gaziantep’te bu yılda hava sıcaklıkları iyice arttı. Sıcak hava dalgalarının etkisini iyice artırdığı Gaziantep’te güneşin kavurucu sıcaklığından bunalan vatandaşlar, soluğu doğal serinliği nedeniyle kentteki tarihi mağaralarda alıyor. Yapısı nedeniyle kışın sıcak, yazın serin havaya sahip "Kaleoğlu Mağarası" klimayı aratmayan serin ve ferahlık veren etkisinden dolayı tercih edilen mekanların başında geliyor.



500 yıllık mağarada sıcaklık 15 derece


Adeta klimayı aratmayan serinletici etkisiyle doğal ortamda serinlemek isteyenlerin tercih ettiği uğrak mekanları arasında bulunan Kaleoğlu Mağarası’nda sıcaklık 10-15 dereceye kadar düşüyor. Dışarıdaki sıcak havaya rağmen 15 derecelik ısısıyla tarihi Yeni Han’da bulunan 500 yıllık mağara aralarında şehir dışından gelen ziyaretçilerin de bulunduğu vatandaşların ilgisini çekiyor. Kaleoğlu Mağarası’nda dinlenen ziyaretçiler, bir taraftan melengiç kahvesini yudumlarken, müzik ve sohbet eşliğinde de serinlemeye çalışıyor. Yaz aylarında serin, kış aylarında sıcak bir ortam sağlayan 750 metrekarelik alana sahip mağara tarihi yapı olması ve içindeki su kuyularından dolayı da ayrı bir ilgi görüyor.



"Serinlemek isteyen mağaraya geliyor"


Kaleoğlu Mağarası İşletmecisi Yakup Mermer, vatandaşların serinlemek için mağarayı tercih ettiklerini söyledi. Antep Savunması sırasında yiyecek deposu ve cephanelik olarak da kullanılan mağaranın yazın serin, kışın da sıcak havasıyla halk arasında "doğal klima" olarak nitelendirildiğini belirten Mermer, sıcak havaların etkisini artırmasıyla mağaranın yoğun ilgi gördüğünü ifade etti.


Hava sıcaklığının bazen 40 dereceyi bulduğu kentte, yerli ve yabancı turistler doğal serinliği nedeniyle mağaradaki kafeye geliyor.



"Mağarayı çok güzel buldum"


Ankara’dan Gaziantep’e arkadaşlarıyla gezmeye geldiklerini ve sıcaktan bunaldıkları için de mağarada serinlemek ve soluklanmak istediklerini belirten ziyaretçilerden Sevda Bulut, "Sanırım yanlış bir ayda Gaziantep’i gezmeye gelmişiz. Çünkü Gaziantep çok sıcak ve bize tarihi kaleye yakın olan mağarayı önerdiler. Dışarıda yanıyorduk ama burası inanılmaz serin ve burada serinliyoruz. Burası çok güzel bir yer, herkese tavsiye ederim" dedi.



"Mağaraya ilk girdiğimde serinliği hissettim"


Mağarayı otantik ve serin olmasından dolayı çok beğendiğini belirten Bahar Telli ise, "İzmir’den Gaziantep’i gezmeye geldim. İzmir’de Gaziantep kadar sıcak ama Gaziantep’i daha sıcak buldum. İzmir’de nem var ama daha serin oluyor. Gaziantep çok sıcak, arkadaşım bizi bu mağaraya gezmeye getirdi. Mağaranın meşhur ve serin olduğunu söyledi. Mağaraya ilk girdiğimde serinliği hissettim. Mağarayı beğendim, daha çok tarihimizi de yansıtıyor. Çok güzel bir yer ve herkese de tavsiye ederim. Herkes bu mağaraya bir kez de olsa gelmelidir" şeklinde konuştu.



"Mağarada doğal bir serinlik var"


Mağarayı çok beğendiğini ve mağarada doğal bir serinliğin olduğunu belirten Tolga Akpolat da, "Alanya’dan Gaziantep’i gezmeye geldik. Dışarı çok sıcak ve bunaltıcı bir hava var ama burası çok sakin ve serin, aynı zamanda çok güzel otantik bir ortamı var. Gaziantep’te gezilmesi ve görülmesi gereken bir mekan. Herkese tavsiye ediyorum. Gaziantep’e gelen herkesi bu mağaraya gelmesini tavsiye ederim" diye konuştu.



Sıcaktan bunalanlar soluğu Kaleoğlu Mağarasında alıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Doç. Dr. Mustafa Otrar: "Çocuklarımız hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler" Kastamonu’da, düzenlenen "Akran Nezaketi" panelinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, "Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "Akran Nezaketi" paneli düzenlendi. Panel, Kastamonu Valiliği koordinesinde gerçekleştirilen panel, Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" Panelde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, "İnsan eşref-i mahlukattır ve buna yakışır bir dil, bir hal ve bir duruş sergilemek zorundayız. Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir. Biz birbirimizin haliyle halleniriz. Bu yüzden nezaket, bizim için sadece bir kavram değil, bir yaşam biçimi, bir iklimdir. Bu iklimi güçlendirmek için hep birlikte gayret etmeye devam edeceğiz" dedi. İyiliğin öneminden bahseden Otrar, "Biz, birbirimize iyi olalım, çocuklarımız birbirlerine iyi olsunlar. Zira insanlar sadece okulda değil, nerede ne yapıyorsak, nerede nasıl hal ile halleniyorsak, birbirimizden gördüklerimizden bunu yapıyoruz. Elbette okuduğumuz kitapların burada bir etkisi vardır ama annemizin babamıza hitabı, babamızın annemize nezaketi, okulda öğretmenimizin öğretmenine olan nezaketi, öğretmenimizin arkadaşlarımıza olan nezaketi, onlardan görgü üzerine edindiğimiz şeyler" diye konuştu. "Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil" Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Eğitim dediğimizde sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin vicdanının geliştirilmesi, karakter inşa edilmesi ve değer kazandırılması da akademik bilgi kadar önemlidir. Türkiye Yüzyılı vizyonu hedeflerinde öğrencilerimizin hem akademik yönden gelişmeleri hem de değerlerine sahip olarak bu değerleri geleceğe taşımaları ve birbirleriyle olan iletişimlerini etkin şekilde kurabilmeleri adına kıymetli hocalarımızın görüşlerinden faydalanmak üzere bu paneli düzenlemiş bulunmaktayız. Bu panelle birlikte bakış açılarımızın değişeceğine, öğrencilerimizin akranlarına karşı yaklaşımlarının farklılaşacağına ve sürekli değişen dünyada yeni paradigmaların okullarımıza nasıl yansıtılacağının da farklı bir boyut kazanacağına inanıyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ve Davranış Bilimi Uzmanı Dr. İlhamı Fındıkçı tarafından akran zorbalığı ve nezaket konuları hakkında önemli bilgiler verildi. Panele, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, STK temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler ile çok sayıda davetli katıldı.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı.Ekipler seferber olduİhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi."Ne olur çıkarın artık"Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.