EĞİTİM - 07 Nisan 2026 Salı 16:18

Tekin: "Son 25 yılda eğitim-öğretimde uluslararası oranlara eriştik"

A
A
A
Tekin: "Son 25 yılda eğitim-öğretimde uluslararası oranlara eriştik"

Gaziantep’te ’Öğrencilerin Söz Varlığının Tespiti, Geliştirilmesi ve İzlenmesi Projesi 5. Çalıştayı’na katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim-öğretimde son 25 yıldaki değişimlere ait verileri paylaşarak, "Son 25 yılda eğitim-öğretimde uluslararası oranlara eriştik" dedi. Bakan Tekin, yapılan yeniliklerle ilgili umutlu olduğunu söyleyerek, "Çocuklarımız ve gençlerimiz dünyaya örnek teşkil eden geçmişimizi öğrensin istedik. Birkaç yıl içerisinde çocuklarımız bizden çok daha iyi Türkçe konuşacak" ifadelerini kullandı.


Gaziantep Öğretmenevi’ndeki ’Öğrencilerin Söz Varlığının Tespiti, Geliştirilmesi ve İzlenmesi Projesi 5. Çalıştayı’nda konuşan Bakan Tekin, son 25 yılda eğitim-öğretimde yapılan çalışmalarla ilgili verileri paylaştı. Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin hayatı geçirilmesinin nedenleri ve ileriye dönük amaçlarıyla ilgili de bilgi verdi.



"Son 25 yılda eğitim-öğretimde uluslararası oranlara eriştik"


Eğitim-öğretimde son 25 yıldaki değişimlere ait verileri paylaşan Tekin, "2002-2003 eğitim öğretim döneminde Türkiye’de yaklaşık olarak 330-350 civarında sınıfımız vardı. 350 bin civarında sınıfta ders görüyordu öğrencilerimiz. Bunun yarısının deprem ya da benzeri sebeplerle ekonomik ömrünü tamamladığını düşünürsek o günden elimizde kalan 150 bin civarında derslik olduğunu söyleyebiliriz. Bugün çok şükür 750 bin sınıfımız var. 150 bin oradan kaldığını düşünürsek yaklaşık 5 kat artmış. Aynı şey insan kaynağı açısından da geçerli. Öğretim başına düşen öğrenci sayısının çok kalabalık olduğu, öğretmenlerimizin iş yükünün çok yoğun olduğu realitesinden hareketle öğretmen başına düşen öğrenci sayısının azaltılması gerektiği konuşuldu ve yaklaşık 830 öğretmen atılması yapıldı bu aradan geçen süre içerisinde. Oradaki göstergeler itibariyle de uluslararası oranlara eriştik. Teknolojik altyapı konusunda da şu anda 650 bin dersliğimiz internet erişim altı yarısına sahip. Ve internet erişim hizmeti üzerinde dünyanın en büyük eğitim öğretim içerik portalı dediğimiz EBA’ya bu 650 bin sınıfımızdaki akıllı tahtalar aracılığı erişim mümkün. UNDP raporlarına göre dünyada neredeyse tüm sınıflarında etkileşimli tahta olan tek ülke Türkiye" dedi.



"Çocuklarımız ve gençlerimiz dünyaya örnek teşkil eden geçmişimizi öğrensin istedik"


Bakan Tekin Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin amacı ile ilgili şu bilgileri verdi:


"Çocuklarımızın, gençlerimizin bizim binlerce yıllık bu medeniyet inşa eden, dünyaya örnek teşkil eden geçmişimizi öğrensinler istedik. Bununla gurur duysunlar istedik. Ve her vasıtayı bu anlamda kullanmayı kendimize ilke ettik. Mesela, çok alakasız gibi gelecek 2023 yılı Haziran ayında bir genelge yayınladık. Dedik ki çocuklarımız okul bahçelerinde geleneksel çocuk oyunlarımızı oynasınlar dedik. Alakasız gibi duruyor değil mi? Yani okul bahçelerimiz cıvıl cıvıl olsun, çocuklarımız hareket etsin, obeziteyle mücadele etsin vesaire dedik. Hemen akabinde de Talim ve Terbiye Kurulu Başkanımız, temel eğitim genel müdürümüz 100 geleneksel çocuk oyunumuzu belirledi. İllerde formatörler oluşturduk. Çocuklarımıza geleneksel oyunlarımızı öğretelim diye. Niye? Gerekçemiz ne olabilir? Kültür aktarımında, medeniyet inşa aktarımında, medeniyet aktarımında çocuklarımız için en önemli paylaşım araçlarının bir tanesi oyunlardır. Kültür aktarımının en temel çıkış noktalarından bir tanesi bu. Çocukların çocukken oynamaya başladıkları oyunlar sizin bu ülkeye olan bağlılığınız, bu ülkenin değerlerine olan bağlılığınız, paylaşım, dayanışma, merhamet bunların hepsi çocuklarınıza oyunlarla verilebilir. Başka ülkelerde bu yapılıyor. Biz başlar başlamaz burada dedik ki çocuklarımız bir sahip oldukları medeniyet birikimiyle gurur duysunlar. Gurur duymak için ne yapmaları lazım? Önce bilmeleri lazım. O zaman programlarımızı revize ederken, yani Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle yola çıkarken ana parametremiz bu oldu. Bunu çocuklarımız öğrensin. Bu minvalde bir sürü şey yaptık. İlk yaptığımız şeylerin bir tanesi 2023 yaz aylarında çocuklarımızın ana dil becerilerini geliştirmek açısından ortaokulda da Türkçe, orta öğretim kurumlarında Türk Dili ve Edebiyatı dersleriyle ilgili olarak kararlar aldık. Geçme metodunu değiştirdik. Ölçme değerlendirme metodunu değiştirdik. Çocuklarımıza artık gramer ezberletmeyin. Onun yerine Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretimlerimizin iş yükünü biraz arttırdık ama dört beceri üzerinden çocuklarımızın ana dil becerilerini ölçtüğümüz yeni bir yaklaşımı uygulamaya başladık."



"Birkaç yıl içerisinde çocuklarımız bizden çok daha iyi Türkçe konuşacak"


Yapılan yeniliklerle ilgili umutlu olduğunu söyleyen Bakan Tekin, "Ben şunu iddia ediyorum. Birkaç yıl içerisinde çocuklarımız bizden çok daha iyi Türkçe konuşacaklar. Çocuklarımız bizden daha çok daha iyi şeklinde kendilerini ifade etmeye başlayacaklar. Bakın çok trajik bir örnek olsun diye söylüyorum yine. Ana dil becerisi o kadar önemli ki çocuklarımızın yabancı dil becerileri belirliyor. Ben hep şu örneği veriyorum. Kendi ana dilinde gündelik hayatta 100 kelimeyle konuşan bir çocuk, 500 kelime ile nasıl yabancı dil konuşacak? Komik değil mi? Trajikomik. O zaman çocuklarımızın yabancı becerileri dahil matematik okur yazarlığından diğer akademik derslere kadar her anlamda başarıları artırabilmemizin yegane koşulu ana dil becerilerini istediğimiz düzeye çekebilmek" diye konuştu.



Tekin: "Son 25 yılda eğitim-öğretimde uluslararası oranlara eriştik"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kozan’da 52 karede "Güven ve Fedakârlık" sergisi Adana’nın Kozan ilçesinde, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde fotoğraf sergisi açıldı. Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen sergide, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabiri Beril Solmuşgül’ün ve Kozanlı Fotoğraf Sanatçısı Sebahattin Elbüken’in objektifine yansıyan, polislerin görev anları ile kentin tarihi ve doğal dokusunu buluşturan, 52 kare fotoğrafseverlerle buluştu. Kozan İlçe Emniyet Müdürlü önünde açılışı yapılan serginin açılışına; Adana Valisi Mustafa Yavuz, İl Emniyet Müdürü Hakan Arıkan, İl Jandarma Komutanı Coşkun Sel, Kozan Kaymakamı Bahattin Alparslan Köylü, Kozan İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin ve İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık katıldı. Vali Mustafa Yavuz burada yaptığı konuşmasında il genelinde görev yapan güvenlik güçlerinin özverili çalışmalarına dikkat çekerek, "İlçe emniyet müdürlüğümüzü ve jandarmamızı ziyaret ederek Kozan’ın huzur ve güvenliği için yapılan çalışmaları değerlendirdik. 10 Nisan Polis Haftamızı kutluyorum. Emniyet teşkilatımız fedakârca görev yapıyor. Tüm güvenlik güçlerimizin Allah ayaklarını taşa değdirmesin. Onlar bu ülkenin huzuru ve güvenliği için çalışıyorlar" dedi. Sergiyi gezen şehit babası Ünlen Çabuk ise duygu dolu anlar yaşadığını belirterek, "Polis Haftası kapsamında açılan bu sergide şehitlerimizin de yer aldığı kareleri görünce çok duygulandım. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Güvende olmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kozanlılar da sergide yer alan fotoğrafların kendilerini derinden etkilediğini belirterek, polislerin fedakârlığını yansıtan karelerin gurur verici olduğunu dile getirdi. İHA Muhabiri Beril Solmuşgül ise, polislerin sadece güvenliği sağlayan yönünü değil, aynı zamanda kentin kültürel ve sanatsal dokusuna kattığı değerin de ortaya konulduğunu ifade ederek, "Polislerimizin sahadaki zorlu görevlerini, çocukların gülüşünden tarihi sokaklara kadar birçok farklı açıdan yansıtmaya çalıştık. Bu sergide vatan sevgisini, fedakârlığı ve huzuru bir arada anlatmak istedik. İlçemizde ilk kez açılan Kozan ve bu serginin gün yüzüne çıkması için büyük emek veren ve sergiye ev sahipliği yapan İlçe Emniyet Müdürümüz Fatih Alptekin ve polislerimize teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Sergide, operasyon anlarından günlük devriyelere, vatandaşla kurulan sıcak diyaloglardan tarihi mekânlarda görev yapan polislerin görüntülerine kadar birçok kare yer aldı. Sergi, ilçe emniyet müdürlüğü önünde Polis Haftası boyunca ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Diyarbakır Baba ve oğlunun cesedinin bulunması davasında zanlı suçunu itiraf etti Diyarbakır’da yanmış kamyonette cesetleri bulunan baba ve oğlunun duruşmasında zanlılardan biri suçunu itiraf ederken, tutuklu bulunan 4 sanık tahliye edildi. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kuşburnu Mahallesi’nde 19 Mayıs 2025’te Remzi (49) ve oğlu Muhammet Sati’nin (15) cesetleri yanmış kamyonette bulunmuştu. Olayın ardından 4 kişi tutuklanmıştı. 5’i tutuklu 7 sanığın bulunduğu duruşmanın ilki Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı. Duruşmaya tutuklu sanıklar A.M.İ, İ.K, M.D, M.K, tutuksuz sanıklar A.Ö. ve O.K, Remzi Sati’nin eşi Filiz Sati, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile taraf avukatları mahkemede, sanık A.İ. ise tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS yöntemi ile katıldı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık A.M.İ., Remzi’ye hayvan sattığını, nişanlanacağını ve olay günü kendisini arayarak para istediğini söyledi. A.M.İ., "Ödeme konusunda tartıştık. Tekrar aradım, ona kum ocağında seni bekliyorum dedim. Oğlu vardı yanında. Oğlunun orada olduğunu görünce yalnız konuşmak istedim. O konuşmayı sürdürdü. Tutamadım kendimi ve aracın içerisinde vurdum. Aracı hemen olayın ardından yaktım. Ortada delil bırakmak istemedim. Yaklaşık 15 dakika olay yerinde kaldım, sonra eve döndüm. Olayı kimseye söylemedim. Suçumu kabul ediyorum" dedi. Remzi Sati’nin eşi Filiz Sati ise sanık A.M.İ. ile eşinin ortak olduğunu bildiğini söyledi. Filiz Sati, "Olaydan önce A.M.İ. bir hayvanı izinsiz satmış. Onunla ilgili bir problem olmuştu. Daha sonra da A.M.İ. 6-7 hayvanı eşimden habersiz satmıştı. Olay günü A.M.İ. onu aradı. Eşim, ’eğer yakalarsan haber verirsin’ diyerek telefonu kapattı. Oğluma, ’çayın yakınında manda bulundu onu almaya gidelim’ dedi. Oğlum da uyumak istediği için gitmek istemedi. Eşim hemen bakıp geliriz dediği için beraber çıktılar. Eşime, oğlumu götürme dememe rağmen götürdü. Sanığı da ilk kez görüyorum. Hepsinin parmağı vardı bu işte. Hepsinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Eşimle ortaktın, çocuğumdan ne istedin? Ciğerim paramparça oldu. Oğlumun suçu neydi? Artık kolu kanadı kırılan bir kadınım" diye konuştu. Savunmaların ardından mahkeme, tutuklu sanıklar İ.K., M.D., M.K. ve A.İ.’nin tahliyesine, tutuklu sanık A.M.İ.’nin ise tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma haziran ayına ertelendi.
Kilis Kilis’te 6 Şubat depreminde hasar gören 3 vakıf eseri ibadete açıldı Kilis’te 6 Şubat depremlerinde hasar gören 3 vakıf eseri cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaların ardından, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla yeniden ibadete açıldı. Kilis’e çeşitli temaslarda bulunmak üzere gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde hasar gören vakıf eserlerinin açılış programına katıldı. Bakan Ersoy, Cumhuriyet Caddesi’nde vatandaşlarla buluştu, Sabunhane Müzesi’ni ziyaret ettikten sonra, vakıflara ait eserleri açılışına gitti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında onarılan Kara Kadı Camii, Hacı Devriş Camii ve Tabakhane Camii düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı. Depremin ardından başlatılan restorasyon ve güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte yeniden ibadete açılan camilerde dualar edildi. Bakan Ersoy açılışta yaptığı konuşmada, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz 3 camiyle birlikte toplam 24 vakıf eserinin 12’sini aslına uygun şekilde onararak yeniden hizmete açmış olacağız. Kalan eserlerimizin büyük bölümünü mayıs ayında, tamamını ise haziran ayında bitirerek depremde hasar gören tüm vakıf eserlerini vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" diye konuştu. Açılışa Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ile il protokolü ve vatandaşlar katıldı.