GÜNDEM - 09 Ocak 2026 Cuma 10:31

Türkiye’nin "çaykolik" şehri Gaziantep oldu

A
A
A

Gastronomi dalında UNESCO’nun "Geliştirici Şehirler Ağına" giren, fıstığı, baklavası ve mutfağıyla ünlü Gaziantep, Türkiye’nin çay tiryakisi şehri oldu.

Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen "Antep Baklavası" başta olmak üzere "Antep Fıstık Ezmesi" ve "Menengiç Kahvesi" gibi lezzetlerinin yanı sıra Türk Patent ve Marka Kurumu’nca (TÜRKPATENT) coğrafi işaret tescil belgesi verilen 108 lezzeti ve zengin yemek mutfağıyla sıkça adından söz ettiren Gaziantep, çay tiryakiliğinde de zirveyi kaptı. Misafirperverliğin, dostluğun, muhabbetin ve koyu sohbetlerin olmazsa olmazı ve sembol içeceği olan çayın en çok tüketildiği şehir olan Gaziantep, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından Türkiye’deki çay tüketim alışkanlıklarına yönelik hazırlanan listede zirvede yer aldı.

Türkiye’nin

Gece uyuyana kadar çay içiyorlar

Türkiye’nin en çok çay içen şehri olan Gaziantep’te tiryaki vatandaşlar, sabah kahvaltısından itibaren içmeye başladıkları çayı gece uyuyana kadar tüketiyor. Türkiye’de en fazla çay tiryakisi olan şehirlerin başında gelen Gaziantep’te ince belli bardakta sunulan çay, koyu muhabbetlerin, samimiyetin ve misafirperverliğin en güçlü simgesi olarak ön plana çıkıyor.

Çayın "anavatanı" olarak bilinen Karadeniz Bölgesi’ndeki illeri geride bıraktı

Çay tüketiminin adeta bir yaşam tarzına dönüştüğü Gaziantep’te gün boyu çay ocaklarında, evlerde, iş yerlerinde ve kahvehanelerde demlikler hiç soğumuyor. Tiryakilikte çayın "anavatanı" olarak bilinen Karadeniz Bölgesi’ndeki illeri geride bırakan Gaziantep’te çay o kadar sık tüketiliyor ki Gazianteplilerin günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline geldi.

Günün her saatinde çay hazır

Zengin mutfak kültürüne sahip Gaziantep, çay tüketimindeki yükselişiyle de yeni bir kimlik kazanırken, çayın kentte günün her saatinde aile ve dost toplantılarında önemli bir yer tutuyor. Kahvehane ve çay ocağı alışkanlığının yaygın olduğu Gaziantep’te vatandaşlar, özellikle de yemekten sonra içecek olarak çay içmeyi tercih ediyor. Çay tüketiminin yanı sıra çay ocakları ve kahvehanelerdeki hareketliliğiyle dikkat çeken Gaziantep’te günün her saatinde tüketilen ve sosyal hayatın merkezinde yer alan bir unsur olduğunu bir kez daha kanıtlayan çayın tanesi çay ocaklarında 10 ile 20 TL’den satılıyor.

Türkiye’nin

"Gaziantep çok çay tüketiyor"

50 yıldır çay ocağı işleten Aladdin Demir, Gazianteplilerin çayı çok sevdiğini, muhabbetin ve koyu sohbetlerin olmazsa olmaz içeceğinin çay olduğunu söyledi. Türkiye’nin en fazla çay tüketilen şehrinin Gaziantep olmasına şaşırmadıklarını belirten Demir, "7 yaşından beri bu işi yapıyorum. Gaziantep’te çay tiryakiliği bir bambaşkadır. Ben bir müşterinin 33 tane çay içtiğini gördüm. Çayı içtikten sonra ’şimdi kafam yerine geldi’ dedi. Çay karın doyurucu bir içecek değil. Keyif içeceğidir. Yemeklerden sonra 4-5 tane çay içilir. Arkadaş sohbeti olduğu zaman mutlaka çay içilir. Kahve pek tutmuyor. Genelde çay tiryakiliği çok var. Doğru bir araştırma yapmışlar. Gerçekten de Gaziantep çok çay tüketiyor. Ama şu da var. Gaziantep’in çay demleyişi çok güzel ve biz çayı buharda demliyoruz. Ateşe koymuyoruz. Bu da çayın acı olmasını önlüyor. 10 tane çay içseniz bile ne mideye dokunur ne de siz rahatsız eder. En az çay içen 3-5 tane içiyor. Vallahi çay yetiştiremiyoruz. Dükkanlara da götürüyoruz. Gaziantep misafirperver bir şehir olduğu için herkese de çay ikram edilir. Misafirperverlik Gaziantep’in özünde var" dedi.

Türkiye’nin

"Günlük 15-20 bardak çay içiyorum"

Çayın Gaziantepliler için olmazsa olmaz içecek olduğunu belirten vatandaşlardan Hakan Demir ise sabahtan akşama kadar çay içtiklerini ifade ederek, "Çay tiryakisiyiz ve çay içmeden duramıyoruz. Çay içmediğimiz zaman başımıza ağrılar giriyor. Çay denildiği zaman akan sular duruyor. Sabah gözümüzü açtığımızda çay içiyoruz. Öğlen olduğunda çay içiyoruz. Akşam olduğunda çay içiyoruz. Misafir geldiği zaman veya misafirliğe gittiğimiz zaman çay içiyoruz. Ben günlük 15-20 bardak çay içiyorum ama bazı arkadaşlarımız 30-35 bardak içiyor" şeklinde konuştu.

"Çay olmazsa olmazımız"

Çay içmeyi çok sevdiklerini belirten Mehmet Yılmaz ise günde koyu muhabbet ve sohbetlerin olduğu ortamlarda 50 bardak çay içtiğini belirterek, "Gaziantep sohbetiyle, muhabbetiyle misafirliği seven bir memlekettir. Misafirlerle otururken çay içilir. Çayın özellikle kışın çok içilmesinin sebebi insanı sıcak tutmasıdır. Sabahleyin kahvaltıdan başlayarak uyuyana kadar çay içeriz. Günde 40-50 bardaktan az çay içmiyoruz. Sohbet bol olunca çay da bol içiliyor. Gaziantep halkı çayı çok sever. Yemeklerden sonra mutlaka çay içilir. Gece uyuyuncaya kadar çay içeriz. Çayı çok severiz. Çay olmazsa olmazımız" diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Baldızının vasiyetine 10 yıldır ’evlat’ gibi bakıyor: ’Yaşamaz’ dediler, canları oldu Antalya’da yaşayan 55 yaşındaki yorgancı Abdullah Karaahmet, hayatını kaybeden baldızının "Kızım sana emanet" vasiyeti üzerine yüzde 100 engelli Gizem Nur’u sahiplendi. 10 yıldır eşiyle birlikte engelli kıza babalık yapan Karaahmet, "Konuşamıyoruz ama mimiklerinden ne istediğini anlıyorum, o artık bizim canımız" dedi. Antalya’nın Kepez ilçesinde baba mesleği yorgancılıkla geçimini sağlayan ve 2 çocuk babası Abdullah Karaahmet (55), insanlık dersi veren bir hikayeye imza atıyor. Karaahmet, yaklaşık 10 yıl önce kalp krizi sonucu baldızını kaybetti. Baldızının vefat etmeden önce "Bana bir şey olursa kızım sana emanet" sözlerini vasiyet kabul eden Karaahmet, o dönem 17 yaşında olan yüzde 100 zihinsel ve bedensel engelli Gizem Nur’u (27) eşiyle birlikte üçüncü çocukları olarak evlat edindi. "Devlet korumasına bırakmaya gönlümüz el vermedi" Gizem Nur’un öz babasının cezaevinde olması ve annesinin vefatı üzerine sosyal hizmetler tarafından koruma altına alınacağını öğrenen Karaahmet ailesi, duruma müdahale ederek vasiliği almak için 18 ay süren bir hukuk mücadelesi verdi. 10 yıldır Rett sendromu hastası Gizem’in tüm bakımıyla bizzat ilgilenen Abdullah Karaahmet, mesleğinden kalan zamanının tamamını üvey kızına ayırıyor. "Yaşamaz dediler, 10 yıldır bizimle" Mesleğine 10 yıl önce tekrar dönerek yorgan, yastık ve minder dikerek evini geçindiren Karaahmet, Gizem ile aralarındaki bağı şu sözlerle anlattı: "Gizem doğduğunda sağlıklıydı, sonradan Rett sendromuna yakalandı. ’Yaşamaz’ dediler ama Rabbim bize nasip etti, 10 yıldır beraberiz. Annesi vefat ettiğinde emaneti biz devraldık. O artık bizim canımız, kanımız. Erkek olarak elimden geleni yapıyorum. Konuşamıyor ama biz artık birbirimizi mimiklerimizden anlıyoruz. Bazen sevinç çığlığı atıyor, bazen isyan; biz ne demek istediğini hemen fark ediyoruz." "Yemeğini süzgeçten geçirip biberonla veriyoruz" Gizem’in vasiliğini üstlenen ve ona annelik yapan teyzesi Ayşen Karaahmet ise bakım sürecinin zorluklarını ve aralarındaki bağı anlattı. Gizem’in vücudunun hastalık nedeniyle ’S’ şeklini aldığını belirten teyzesi, "Kendi çocuklarım var ama Gizem benim her şeyim. Yemeğini çiğneyemediği için her şeyi blenderdan ve süzgeçten geçiriyorum. Süt çorbasını biberonla içiriyorum. Ömrüm yettikçe ona bakacağım, o benim üçüncü evladım" ifadelerini kullandı. 10 yıllık vefa mesai saatlerini de belirliyor Sabah 09.00’da dükkanını açan ve geç saatlere kadar yorgan dikerek ailesinin rızkını kazanan Abdullah Karaahmet, her fırsatta eve koşarak Gizem’in bakımına destek oluyor. Çevresindekilerin takdirini toplayan Karaahmet, baldızının vasiyetini yerine getirmenin huzurunu yaşıyor.
Kütahya Milletvekili Bayırcı: "Gençlere sunduğumuz imkânlar göz ardı edilmemeli" AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, gençlere yönelik hizmet ve yatırımların öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, Kütahya’da bu yıl da KYK yurtlarına başvuran öğrencilerin tamamına yakınının yurtlara yerleştirildiğini ifade etti. Gençlerin barınma ve beslenme ihtiyaçlarının uygun şartlarda karşılandığını ifade eden Bayırcı, KYK yurtlarında kalan bir öğrencinin aylık 900 TL karşılığında barınma, sabah kahvaltısı, akşam yemeği, elektrik, su ve diğer temel hizmetlerden faydalandığını belirtti. Bu hizmetlerin kamuoyunda yeterince gündeme getirilmediğini vurgulayan Bayırcı, gençlere sunulan imkânların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Bayırcı, AK Parti belediyelerinin geçmişten bu yana sosyal hizmetleri ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaştırma anlayışıyla yürüttüğünü, bu yaklaşımın bugün de devam ettiğini kaydetti. Kütahya’da gençlere yönelik yeni yatırımların da hayata geçirileceğini belirten Bayırcı, Balıklı Mahallesi’nde yapımı süren gençlik merkezinin ve restorasyonu devam eden bir konağın yıl içerisinde gençlerin hizmetine sunulacağını açıkladı. Bayırcı, ayrıca Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün eski binasının bulunduğu alana, yüzme havuzunun da yer alacağı yeni bir gençlik merkezi yapılmasına yönelik proje sürecinin devam ettiği, proje ihalesinin tamamlandığı bildirildi. Simav ilçesinde de yeni bir gençlik merkezi inşaatının önümüzdeki günlerde başlayacağı belirtilirken, Bayırcı Kütahya genelinde gençlere, vatandaşlara ve yaşlılara yönelik hizmetlerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
İzmir Erdoğan’dan İzmirli iş adamı Nazım Torbaoğlu’na anlamlı plaket Birlik Vakfı’nın 40’ıncı kuruluş yıl dönümü töreninde, vakfa sunduğu katkılar nedeniyle İzmirli iş adamı Nazım Torbaoğlu’na plaketini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan takdim etti. Kurucuları arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İsmail Kahraman’ın yer aldığı Birlik Vakfı, 40’ıncı kuruluş yıl dönümünü İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda geniş katılımlı ve coşkulu bir törenle kutladı. Törenin en dikkat çekici anlarından biri, vakfa sunduğu katkılar nedeniyle İzmirli iş adamı Nazım Torbaoğlu’na takdim edilen plaket oldu. Anlam yüklü plaketi Torbaoğlu’na bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi. Devlet erkânı, sivil toplum temsilcileri ve iş dünyasından çok sayıda davetlinin katıldığı gecede; Birlik Vakfı’nın 40 yıllık eğitim, kültür ve sosyal dayanışma birikimi vurgulanırken, Torbaoğlu’nun vakıf çalışmalarına verdiği destek uzun süre alkışlandı. "Büyük bir gurur ve mutluluk duydum" Bu özel günle ilgili açıklama yapan Torbaoğlu, "Bugün, kurucuları arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İsmail Kahraman’ın bulunduğu Birlik Vakfı’nın 40’ıncı kuruluş yıl dönümünde, böylesine anlamlı bir takdirle onurlandırılmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duydum. Kırk yıl boyunca eğitimden kültüre, sosyal dayanışmadan insani değerlere kadar birçok alanda önemli hizmetlere imza atan Birlik Vakfı, Türkiye’nin sivil toplum hafızasında müstesna bir yere sahiptir. Bu köklü yapının çalışmalarına katkı sunabilmek benim için her zaman bir sorumluluk ve gönül meselesi olmuştur. Bu anlamlı plaketi, vakfa emeği geçen, taş üstüne taş koyan herkes adına aldığımı özellikle ifade etmek isterim. Plaketi takdim ederek bizleri onurlandıran Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyor; Birlik Vakfı’nın aynı kararlılık ve vizyonla nice 40 yıllara ulaşmasını temenni ediyorum. Eğitime, toplumsal dayanışmaya ve ortak değerlerimize katkı sunmaya bundan sonra da aynı inanç ve sorumlulukla devam edeceğim" dedi.