ÇEVRE - 03 Mayıs 2025 Cumartesi 16:43

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Gaziantep’te dondan etkilenen bahçeleri inceledi

A
A
A
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Gaziantep’te dondan etkilenen bahçeleri inceledi

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Afetler toplumun tüm kesimlerini etkiliyor olsa da, özellikle tarım kesimi bu durumdan çok daha ağır şekilde etkileniyor" dedi.


TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve beraberindeki heyet, Gaziantep’te zirai dondan etkilenen bahçelerde incelemelerde bulundu. Şehitkamil ilçesindeki Antep fıstığı ve zeytin üreticileri ile vatandaşlarla buluşan Bayraktar, zirai donun birçok üründe verim kaybının yaşanacağını söyledi.



"Son yıllarda doğal afetlerin sayısında ciddi bir artış gözlemleniyor"


Son yıllarda doğal afetlerin sayısının arttığını söyleyen Bayraktar, "Afetler artmaya devam ediyor. Özellikle son yıllarda doğal afetlerin sayısında ciddi bir artış gözlemleniyor. 2014 yılında yaklaşık 500 olan afet sayısı, 2024 yılında bin 257’ye ulaştı. Görünen o ki, 2025 yılında da bu sayı artmaya devam edecek. Afetler toplumun tüm kesimlerini etkiliyor olsa da, özellikle tarım kesimi bu durumdan çok daha ağır şekilde etkileniyor. Tarımsal üretim, bitkisel üretim, meyvecilik bu afetlerden zarar görüyor ve üreticiler mağdur oluyor. İklimsel değişimlerin etkisiyle mevsimsel kaymalar artık daha sık yaşanıyor. Ocak ayından itibaren ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyayız. Beklenen yağışlar ve kar gelmedi. Oysa kar, hem yer altı sularının beslenmesi hem de barajların dolması açısından büyük önem taşıyor. Ocak ve Şubat aylarında yağış olmayınca, üstüne bir de don olayları yaşandı. Özellikle Kilis, Adana ve Hatay gibi illerimizde yaşanan don olayları, birçok meyve bahçesinde ciddi zararlara yol açtı" dedi.



"Mart ayında da yağışlar yetersizdi"


Bayraktar, "Mart ayında da yağışlar yetersizdi. Ancak Nisan ayının başında gelen yağışlar buğday üretimi açısından umut vericiydi. Fakat ardından kar yağdı ve hemen sonrasında don olayları tekrarlandı. Bu noktada sadece afetlerin sayısı değil, şiddeti de artmaya başladı. Sıcaklıkların -15 ila -20 derecelere kadar düşmesi, alınan tüm önlemlere rağmen bitkilerde ciddi zararlara neden oldu. Antep bölgesi de bu afetten olumsuz etkilendi. Özellikle fıstık, üzüm ve ceviz bahçelerinde büyük kayıplar yaşandı. Böylesine büyük bir afeti daha önce ne biz gördük, ne de yaşlı çiftçilerimiz hatırlıyor. Bu nedenle bu afeti, tarihimizin en büyük tarımsal afetlerinden biri olarak değerlendirmek mümkün" ifadelerini kullandı.



TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Gaziantep’te dondan etkilenen bahçeleri inceledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.