EKONOMİ - 24 Temmuz 2025 Perşembe 15:12

Ünverdi: "MB politika faizindeki indirim ivedilikle banka kredilerine de yansımalı ve süreç devam etmeli"

A
A
A
Ünverdi: "MB politika faizindeki indirim ivedilikle banka kredilerine de yansımalı ve süreç devam etmeli"

Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Merkez Bankası’nın (MB) politika faizinde bugün yaptığı 300 baz puanlık indirimin ardından, sürecin pekiştirilerek sanayinin toparlanması ve buna bağlı olarak istihdamın sürdürülebilirliği için banka kredi maliyetlerinin ivedi olarak düşürülmesi ve üretimi destekleyecek tüm enstrümanların devreye alınması gerektiğini söyledi.


Sanayicilerin iç ve dış piyasadaki zorluklar karşısında yaşadıkları kıskaçtan bir an önce kurtulması gerektiğinin altını çizen Ünverdi, daralan ekonomik şartlarından en fazla yara alan kesimin sanayiciler olduğunu ifade ederek, "Bu zincirleme bir süreç; sanayi toparlanırsa makro ekonomiye destek olur, ihracatımız canlanır ve istihdam kayıplarının önüne geçilmiş olur. Bunun için de ilk olarak firmalarımızı ayakta tutabilmemiz gerekiyor. Mevcut göstergeler karşısında işletmelerin de direnci gün geçtikçe azalıyor. Sanayisiyle ülkemizin itekleyen gücü olan Gazi şehrimiz de her dönemde üretim ve ticaretiyle ülkemize moral olurken bugün ciddi zorluklar yaşıyor" dedi.


Sanayicilerin farklı alanlarda çok yönlü mücadele verdiğini dile getiren Ünverdi, "İSO 1000’de yer alan ülkemizin en büyük firmalarına bakıldığında kar marjlarındaki düşüş açık olarak görülüyor. Burada hammadde fiyatları, enerji maliyetleri, navlun fiyatları ve özellikle emek yoğun sektörlerde rakip ülkelerin işçi maliyetlerindeki avantajları rekabet konusunda bizi çok zorluyor. Bu noktadan hareketle en büyük sorunumuz olan finansman maliyetleri konusunda MB’nin aldığı faiz indirimi doğrultusunda bankacılık sektörü de beklemeden, ivedilikle kredi maliyetlerini düşürmeli ve krediye erişimi sağlamalıdır. Merkez Bankası’nın faiz indirim kararı memnuniyet vericidir ve bunun yansımalarını reel sektör ve tüm ticari kredilerde bir an önce görmek istiyoruz. Bu doğrultuda darboğazdan çıkış için kamu tarafından da işverenin maliyetlerini azaltacak adımlar atılmalı, mali yükü azaltacak yapısal reformalar hayata geçirilmeli, ihracatta rekabetimizi güçlendirecek destek mekanizmaları daha aktif hale getirilerek ülkemizin en büyük gücü olan sanayimizin toparlanması için tüm enstrümanlar devreye alınmalıdır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.