GÜNDEM - 06 Nisan 2026 Pazartesi 10:42

Yağışlar buğday üreticisinin yüzünü güldürdü

A
A
A
Yağışlar buğday üreticisinin yüzünü güldürdü

Türkiye’nin önemli buğday üretim merkezlerinden Gaziantep’in Araban ilçesinde buğday ekili alanlara düşen yağmur miktarının istenen seviyede olması çiftçilerin yüzünü güldürdü. İlçede yaklaşık 90 bin dönüm arazide ekimi yapılan buğdayda 80 bin tonluk rekolte bekleniyor.


Geçtiğimiz yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle buğday üretiminde sıkıntıların yaşandığı Gaziantep ve ilçelerinde, bu yıl kış aylarında ve ilkbaharda etkili olan yağışlarla ürünlerde verim arttı.


Türkiye’nin buğday üretiminin önemli bölümünün karşılandığı Araban Ovası’nda buğday ekili alanlara düşen yağmur miktarının istenen seviyede olması hem tarımsal ürünlerin verimini artırdı hem de çiftçilerin yüzünü güldürdü.


Uzun süren kurak bir dönemin ardından gelen yağışlar, en çok ise buğday, arpa ve pamuk ile sarımsak üreticisinin yüzünü güldürdü. Kentte son günlerde etkili olan yağmur Araban ilçesinde göl ve barajları doldururken, buğday ve sarımsak ekimi sonrası yağışa hasret kalan üreticileri de sevindirdi.


Son yıllarda kuraklık nedeniyle zor günler geçiren çiftçiler, bu sezon yağışların barajları doldurması ve yeterli miktarda gerçekleşmesiyle birlikte umutlandı.


Kent genelinde olduğu gibi Araban ilçesinde de bu yıl etkili olan kar ve yağmur yağışı, tarım üretimine olumlu yansıdı. İlçede yaklaşık 90 bin dönüm arazide ekimi yapılan buğdayda 80 bin tonluk rekolte bekleniyor.


Özellikle kış aylarında etkili olan yağmurların, arpa ve buğdayın gelişimine büyük bir katkı sağladığını belirten Araban Ziraat Odası Başkanı Hasan Altun, yağışların buğdaylara ilaç gibi geldiğini söyledi.


Araban Ovası’nda makarnalık sert buğday ektiklerini ve protein miktarı en yüksek buğdayın da Araban ilçesinde bulunduğunu belirten Altun, yaklaşık 90 bin dönüm arazide ekimi yapılan buğdayda 80 bin ton rekolte beklendiğini ifade etti.



"Risk ortadan kalktı"


Bu yıl buğday üretiminde oldukça verimli bir sezon geçirmeyi umduklarını ifade eden Altun, özellikle bahar aylarında etkili olan yağışların buğdaya can suyu olduğunu belirterek, "Uzun zamandır kurak bir dönem geçiriyorduk. İlk önce kar, ardından gelen yağmur üreticimizin yüzünü güldürdü. Kurak geçen dönemde buğdayların çıkmasında sorun vardı. Üreticiler olarak endişeliydik. İçimizde bir korku vardı ancak yağışlarla birlikte bu korku ortadan kalktı. Buğdaylar güzel bir şekilde çıktı, risk ortadan kalktı. Şu an için yeterli bir yağış oldu. Çiftçimizin yüzü güldü" dedi.



"Dönüm başı 700 kilogram buğday rekoltesi bekliyoruz"


Araban ilçesinde 90 bin dönüm üzerinde makarnalık buğdayın ekili olduğunu ve bu yıl yüksek rekolte beklediklerini belirten Altun, "Aralık ayından sonra yağan yağmurlar, hem barajlarımızı doldurdu hem de yer altı kaynaklarımızı arttırdı. Sondaj vurduğumuzda suyumuz bol olur diyoruz. Diğer yandan bu yıl yağan yağmurlar ürünlerimizi olumlu yönde etkiledi. Rekoltemiz ise yüksek olur diye düşünüyoruz. Bizler genelde Araban bölgesinde makarnalık sert buğday ekiyoruz. Hem ikliminden hem de güneşten dolayı bölgede protein miktarı en yüksek buğday Araban ilçesinde bulunuyor. 90 bin dönüm üzerinde makarnalık sert buğdayımız var. Arpamızın haricinde nohut ve mercimekte bulunuyor. Umut ediyoruz ki dönüm başına 700 kilogram buğday aşağısında rekolte almayacağız" ifadelerini kullandı.



"Yağmur 40 yılın ardından yüzümüzü güldürdü"


Yağan yağmurun 40 yılın ardından ilk kez yüzleri güldürdüğünü aktaran Altun, "Bu sene yağmur yağışı bol oldu. Tek sıkıntımız çiftçilerimizin buğdayları ilaçlamakta ve gübrelemekte geç kaldı. İlaçlama işi aralıksız çalışmalar ile sonuçlanacaktır. Yağmur yağışı 40 yılın ardından bu kadar çok oldu, yüzümüzü güldürdü. Girdiler arasında en önemlisi, ilaçlama ve sulamadır. Sulamayı yağmur suyuyla yapınca rekolte yükseliyor ve umutlarımız daha da yeşeriyor" diye konuştu.



Yağışlar buğday üreticisinin yüzünü güldürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Doç. Dr. Tuhanioğlu: "Alerjik rinit zamanla şiddetini azaltabilir ancak kendiliğinden geçmesi nadirdir" Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Birgül Tuhanioğlu, alerjik rinitin zamanla şiddetini azaltabildiğini ancak kendiliğinden tamamen geçmesinin nadir olduğunu belirterek, "Alerjenlerden mümkün olduğunca uzak durmak, hastalığın kontrolünde kritik rol oynar" dedi. Alerjik rinit, bağışıklık sisteminin polen gibi çevresel maddelere karşı aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkıyor ve bu yönüyle viral kaynaklı üst solunum yolu enfeksiyonu olan nezleden ayrılıyor. Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Birgül Tuhanioğlu, "Bu nedenle belirtiler benzese de altta yatan neden farklı olduğu için doğru tanı ve uygun tedavi süreci hasta konforu açısından büyük önem taşır" diyerek uyarı ve önerilerde bulundu. Bahar aylarında sık görülüyor Doç. Dr. Birgül Tuhanioğlu, mevsimsel alerjik rinitin özellikle ilkbaharda belirgin şekilde artış gösterdiğini belirterek, "Polenlerin yoğun olduğu bu dönemde, alerjik bünyeye sahip kişilerde şikayetler daha sık ortaya çıkar ve alerjiye neden olan maddeler "alerjen" olarak adlandırılır. Ancak bu maddeler herkes için sorun oluşturmaz; yalnızca alerjisi olan ve bağışıklık sistemi hassas bireylerde reaksiyona yol açar. Alerjik rinit; burun akıntısı, sık hapşırma, burun tıkanıklığı ve burunda kaşıntı gibi şikayetlerle kendini gösterir. Buna sıklıkla gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanma eşlik ederken bazı kişilerde geniz akıntısı, boğazda gıcık hissi, öksürük ve koku alma duyusunda azalma da görülebilir. Özellikle sabah saatlerinde artan bu belirtiler, polen gibi alerjenlerle temas sonrası şiddetlenir ve kişinin günlük yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürebilir" diye konuştu. Genellikle ömür boyu sürüyor Çoğu zaman kronik bir seyir izleyen alerjik rinitin genellikle genetik yatkınlığı olan kişilerde daha sık görüldüğünü belirten Tuhanioğlu, "Çocukluk döneminde başlayabileceği gibi ilerleyen yaşlarda da ortaya çıkabilir. Çoğu vakada ömür boyu devam edebilen bu durum, zamanla şiddetini azaltabilir ancak kendiliğinden tamamen geçmesi nadirdir. Bu nedenle alerjenlerden mümkün olduğunca uzak durmak, hastalığın kontrolünde kritik rol oynar. Tanı koyulurken hastanın yaşı, şikayetlerin hangi ortamlarda arttığı ve ailede alerji öyküsü olup olmadığı değerlendirilir. Alerjinin genetik bir yönü olduğu için aile bireylerinde benzer durumların bulunması tanıyı destekler. Gerekli durumlarda deri testleri veya kan testleri ile alerjenler belirlenebilir. Ayrıca bu hastalarda burun içi yapıların da detaylı şekilde muayene edilmesi gerekir" dedi. Korunmak için neler yapılmalı? Alerjik rinitin kontrol altına alınmasında en etkili yöntemin alerjenlerle teması azaltmak olduğunun altını çizen Tuhanioğlu, "Bunun yanı sıra ilaç tedavileri ve bazı durumlarda aşı uygulamaları da gündeme gelebilir. Günlük yaşamda alınabilecek basit ama etkili önlemler sayesinde bahar aylarını daha konforlu geçirmek mümkün olabilir. Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde kapı ve pencereleri kapalı tutun. Klima filtrelerini düzenli olarak temizleyin veya değiştirin. Ev içinde bitki bulundurmamaya özen gösterin. Tüylü evcil hayvanlardan uzak durun. Doğal dolgu ürünler yerine sentetik yastık ve yorganları tercih edin. Sigara dumanından kaçının" şeklinde konuştu.
İzmir Göztepe, iç saha performansıyla dikkat çekiyor Göztepe bu sezon Trendyol Süper Lig’de sahasında çıktığı 13 maçta 6 galibiyet, 6 beraberlik ve yalnızca 1 mağlubiyet alarak dikkat çeken bir performans sergiledi. Göztepe, Trendyol Süper Lig’de bu sezon iç sahada sergilediği başarılı performansla dikkat çekiyor. İzmir temsilcisi, şu ana kadar oynadığı 13 iç saha maçında 6 galibiyet ve 6 beraberlik elde ederken yalnızca 1 kez sahadan mağlup ayrıldı. Sarı-kırmızılı ekip, evindeki tek yenilgisini ise Trabzonspor karşısında yaşadı. Bu sonuçlarla Göztepe, evinde kazanabileceği 39 puanın 24’ünü toplarken hücumda da etkili bir görüntü çizdi. İzmir ekibi bu karşılaşmalarda 16 gol atarken, kalesinde ise sadece 7 gol gördü. Evinde Beşiktaş’ı yendi, Fenerbahçe ile berabere kaldı Göztepe, bu sezon iç sahada elde ettiği başarılı sonuçlarla dikkat çekerken üç büyüklerin ikisine karşı da etkili bir performans ortaya koydu. İzmir ekibi, ligin ikinci haftasında konuk ettiği Fenerbahçe ile sahadan beraberlikle ayrıldı. İlerleyen haftalarda ise Beşiktaş’ı ağırlayan sarı-kırmızılılar, rakibini 3-0 mağlup ederek önemli bir galibiyet elde etti. Şu ana kadar sahasında üç büyüklerin ikisi karşısında yenilgi yaşamayan Göztepe, 8 Nisan Çarşamba günü Galatasaray karşısında da benzer bir performans sergilemeyi hedefliyor. En başarılı beşinci takım Göztepe, bu sezon taraftarı önünde ortaya koyduğu etkili performansla dikkat çekiyor. İç sahada topladığı 24 puanla, bir maç eksiğine rağmen ligin en başarılı beşinci takımı konumunda yer alıyor. Bu alanda zirvede Galatasaray bulunurken, onu Fenerbahçe, Trabzonspor ve Beşiktaş takip ediyor. İzmir temsilcisi, 8 Nisan Çarşamba günü Galatasaray’ı mağlup etmesi halinde Beşiktaş’ı geride bırakarak sıralamada bir basamak daha yükselme şansı yakalayacak.
Bursa Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu’ndan Filistin çağrısı Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatmasına, Filistinli mahkûmlar hakkında verilen idam kararlarına ve Ortadoğu’da süren işgal politikalarına tepki gösterildi. Bursa Ulu Camii önünde toplanan platform üyeleri ve vatandaşlar Filistin için çağrıda bulundu. Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Başkanı Murat Eryağan, Mescid-i Aksa’nın Müslümanlar için kırmızı çizgi olduğunu söyledi. Eryağan, "Mescid-i Aksa onurumuzdur ve ilk kıblemize ne pahasına olursa olsun sahip çıkmalıyız. İşgalci İsrail’in hukuk tanımaz eylemlerine, haksız idam kararlarına ve Gazze’ye gıda girişinin iyice kısıtlanmasıyla derinleşen insani tabloya sessiz kalamayız. Gazze’de temel yaşam malzemelerine erişimin engellenmesi, sivilleri açlığa ve çaresizliğe mahkûm eden açık bir zulümdür. Bizler Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu olarak, zulme karşı direnişimizi sürdürecek ve sesimizi her platformda en gür şekilde yükseltmeye devam edeceğiz. Mazlumların yanında olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Başkan Murat Eryağan’ın selamlama konuşmasının ardından Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu adına basın açıklamasını Enes Bayram okudu. Dünyanın, kanlı çatışmaların, kitlesel ölümlerin ve derin insani krizlerin gölgesinde ağır bir süreçten geçtiğini belirten Bayram, yaşanan tabloyu "erdemsizlik ve mutlak kötülük" olarak tanımladı. Bayram, "Dünya küresel çalkalanmaların, kanlı çatışmaların, durmak bilmeyen savaşların, büyük göçlerin, kitlesel ölümlerin yaşandığı derin bir varoluşsal krizle sürükleniyor" ifadelerini kullandı. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırıların yanı sıra Mescid-i Aksa’ya yönelik uygulamalarına da dikkat çeken Bayram, "Mescid-i Aksa biz Müslümanların ilk kıblesidir ve kapalı tutulması tüm Müslümanların onuruna ve izzetine yapılmış hakarettir. İlk kıblemizi her platformda savunmaya, yüceltmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bayram, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, toplumun bu konuda bilinçlendirilmesinin önemine işaret etti. Filistin halkının uğradığı zulme de değinen Bayram, "Filistin halkının acılarını acımız kabul ediyor, onurlu direnişlerini selamlıyoruz. 80 yıldır İsrail’in her türlü zulmüne direnen izzetli Filistin halkının idam kararları ile boyun eğmeyeceğini biliyoruz" ifadelerini kullandı. Filistinli mahkûmlar hakkında verilen idam kararlarına tepki gösteren Bayram, bu kararların durdurulması için uluslararası mekanizmaları, devletleri, hükümetleri ve halkları İsrail’e karşı tavır almaya davet etti. Enes Bayram, açıklamasında Ortadoğu’da giderek büyüyen gerilime de dikkat çekerek, "İran’a yönelik olarak başlayan ve tüm bölgeyi ateşe atacak ABD-İsrail savaş koalisyonunun hedeflerine ulaşmaması için tüm kardeş Ortadoğu ülkelerini sağduyuya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bölgede yürüttüğü diplomatik girişimlerin önemine işaret eden Bayram, etnik ve mezhep temelli çatışmaları reddettiklerini söyledi. Basın açıklamasında, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü, Filistin halkının haklarının korunması ve zulme karşı ortak vicdani duruşun sürdürülmesi gerektiği bir kez daha vurgulandı. Program, katılımcılara teşekkür edilmesinin ardından sona erdi.
Kayseri Yeşil alanlarda ilaçlama seferberliği başladı Kayseri Büyükşehir Belediyesi; 2026 sezonu öncesi park, bahçe ve mesire alanlarında hastalık ve zararlılara karşı kapsamlı bir ilaçlama çalışması başlattı. Kent genelinde yürütülen çevreci uygulamalarla yeşil alanların sürdürülebilirliği hedefleniyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, her yıl düzenli olarak sürdürdüğü bakım ve koruma faaliyetlerine 2026 yılı itibarıyla hız verdi. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatları istikametinde harekete geçen ekipler, kent genelindeki tüm yeşil alanlarda hastalık ve zararlılara karşı etkin mücadele yürütüyor. Zirai ilaçlama ekipleri; parklar, mesire alanları, orta refüjler, yol kenarları, hobi bahçeleri ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi başta olmak üzere sorumluluk sahasındaki tüm alanlarda kapsamlı bir çalışma gerçekleştiriyor. Ağaçlar, süs bitkileri ve çim alanlarda oluşabilecek hastalık risklerine karşı önleyici uygulamalar titizlikle hayata geçiriliyor. Çalışmalar kapsamında süs, meyve ağaçları ile gül alanlarında bordo bulamacı kullanılarak bitkilerin yeni sezona sağlıklı bir şekilde hazırlanması sağlanıyor. Kış mevsiminin ardından uyanan bitkilerin direncini artırmayı amaçlayan uygulamalar, kentin dört bir yanında eş zamanlı olarak yürütülüyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, daha sağlıklı ağaçlar ve daha yaşanabilir bir kent hedefi doğrultusunda yeşil alanlara yönelik bakım, koruma ve ilaçlama çalışmalarını yıl boyunca aralıksız sürdürecek.
Kocaeli Çayırova’da ilk kez düzenlenen ses yarışmasında şampiyon belli oldu Bu yıl ilk kez hayata geçirilen ve finale kalan 9 yarışmacının kıyasıya mücadele ettiği "Çayırova Ses Yarışması"nda, jüriden en yüksek puanı alan Elif Rana Aksoy birinci oldu. Çayırova Belediyesi tarafından Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirilen büyük finalde, elemeleri geçmeyi başaran 9 yetenekli isim şampiyonluk için sahneye çıktı. Birbirinden güzel performansların sergilendiği etkinlikte, müzikseverler ve yarışmacı yakınları keyifli anlar yaşadı. "Çayırova’da ilkleri yapmaya devam ediyoruz" Programın açılışında konuşan Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, ilçede kültür ve sanat alanında önemli çalışmalara imza attıklarını belirtti. Vatandaşlardan gelen talepleri yerine getirmeye gayret ettiklerini aktaran Çiftçi, "Çayırova’mızda ilkleri yapmaya devam ediyoruz. Bir süredir devam eden ses yarışmamızın son aşamasındayız. Bilgi evlerimizde de sanatla ilgili güzel etkinlikler devam ediyor. Çocuklarımızla, yetişkinlerimizle bu çalışmaları yapıyoruz. Emeği geçen tüm kardeşlerimize teşekkür ediyor ve yarışmacılarımıza başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Yarışmacıların sahne performanslarının ardından yapılan jüri değerlendirmesinde Elif Rana Aksoy, Selda Özcan Timur ve Bedirhan Soyal son 3’e kaldı. Final performanslarının ardından yapılan oylamayla Elif Rana Aksoy şampiyonluğa ulaşırken, Bedirhan Soyal ikinci, Selda Özcan Timur ise 3’üncü sırada yer aldı. Dereceye giren isimlere ödüllerini takdim eden Başkan Çiftçi, yarışmaya katılan tüm adayları cesaretlerinden dolayı tebrik ederek, "Katılan tüm kardeşlerimiz bizim gönlümüzün birincisidir. İnşallah Çayırova’mızda bu tür çalışmalarımızı devam ettireceğiz" dedi. Yarışmayı birincilikle tamamlayan Elif Rana Aksoy ise mutluluğunu şu sözlerle dile getirdi: "Belediyemizin bu yönde bir etkinlik yapması çok güzel. Yarışmadan annem sayesinde haberim oldu ve hemen katılmak istedim çünkü sahnede olmak benim çok sevdiğim bir şey. Aslında birinciliği beklemiyordum, benim için önemli olan katılmaktı. Bu fırsatı bana sundukları için belediyemize ve başkanımıza çok teşekkür ediyorum." Program, dereceye giren yarışmacılar ve protokol üyelerinin katılımıyla çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.