GÜNDEM - 02 Ağustos 2025 Cumartesi 12:35

Yaşlılar bu merkezde hayata bağlanıyor

A
A
A
Yaşlılar bu merkezde hayata bağlanıyor

Gaziantep’te yaşlıların sağlıklı ve mutlu bir hayat geçirmelerine katkı sunulması amacıyla kurulan merkezde yaşlılar adeta ikinci baharını yaşıyor.


Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından Hasan Celal Güzel Millet Bahçesinin içine kurulan Yaşlı Koordinasyon Merkezi, yaşlıları okuma-yazma, Kur’an-ı Kerim öğrenme, satranç, zeka oyunları, müzik, resim ve spor kursları gibi aktivite dolu kurslarda bir araya getirerek sosyal hayata bağlıyor.


Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Moral Evi, Aktif Yaşam Merkezi ve Yaşlı Koordinasyon Merkezi gibi merkezleriyle 65 yaş üstü kişilerin daha sağlıklı, üretken ve yaşama sevinciyle dolu bir yaşlılık süreci geçirmelerine imkan sağlıyor.


Sağlıklı, keyif ve huzur dolu vakit geçiriyorlar


Büyükşehir Belediyesi Engelli Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulan Yaşlı Koordinasyon Merkezi, yaşlılara Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere müzik, spor, okuma-yazma ve el sanatları eğitimlerden günlük bakım ve psiko-sosyal desteğe kadar pek çok alanda hizmet veriyor.


Belediyeye ait araçlarla sabah saatlerinde tek tek evlerinden alınarak merkeze getirilen 65 yaş üstü vatandaşların, merkezde vakit geçirmeleri sağlanıyor. 65 yaş üzeri vatandaşların daha kaliteli, huzurlu ve aktif yaşlanabileceklerine dair hizmetlerin verildiği merkezde yaşlılar, sağlıklı, keyif ve huzur dolu vakit geçiriyor.


Merkezde alanında uzman kişiler öncülüğünde uygun fiziki şartlar ve renkli sosyal aktivitelerle vakit geçiren yaşlılar, spor, egzersiz ve yürüyüş yaparak güne zinde başlıyor. Yaşlıların el ve vücut kaslarının gelişimi için el sanatıyla uğraşmaları sağlanırken, yaşlılardan kimileri Kur’an-ı Kerim, okuma-yazma ve müzik kurslarına katılırken, kimileri de merkezdeki diğer kurslarda düzenlenen etkinliklere katılıyor.


Merkezden ayrılmak istemiyorlar


Yaşlıların aktif, mutlu, sağlıklı ve huzur dolu bir yaşlılık dönemi geçirmelerinin amaçlandığı merkezden oldukça memnun kalan yaşlılar, merkezden ayrılmak istemiyor. Yaşlıların düzenli olarak bir araya gelerek, güzel vakit geçirdikleri bir mekan haline gelen merkezdeki görevliler ile yaşlılar arasında oluşan dostluk ise takdir topluyor. Moral Evi’nde yaşlıların ömürleri boyunca biriktirdikleri hatıraların unutulmasını engellemek amacıyla eğlenceli terapi yöntemleriyle sosyal yaşamdaki aktivitelerini dolu tutmak için kurulan ahşap boyama atölyesinde ise alzheimer hastalarının hünerli elleriyle yaptıkları ürünler ise büyük beğeni topluyor. Merkezde yaşlı çınarlara spor ve beden eğitimi veren eğitmen Gül Beyza Olgun, Yaşlı Koordinasyon Merkezi’nin, yaşlıların huzur ne neşe bulduğu, mutlu olduğu, moral depoladıkları ve aynı zamanda keyif dolu vakit geçirdikleri bir merkez olduğunu belirtti.


Yaşlı vatandaşların daha konforlu ve mutlu yaşamaları için gayret gösterdiklerini vurgulayan Olgun, yaşlılara okuma-yazma, Kur’an-ı Kerim, satranç, zeka oyunları, müzik, resim ve spor gibi alanlarda hizmet verdiklerini söyledi.


"Yaşlılarımız merkezde dolu dolu vakit geçiriyorlar"


Yaşlıların huzurunu, mutluluğunu ve motivasyonunu artırmak için çabaladıklarını ifade eden Olgun, "Merkezimizde çeşitli kurslarımız bulunmaktadır. Müzik, spor, akıl ve zeka oyunları, okuma-yazma ve Kur’an-ı Kerim kurslarımız bulunmaktadır. Yaşlılarımız güzel zaman geçirmek, sosyalleşmek, arkadaş edinmek ve evde yalnız kalmamak için merkezimize geliyorlar ve merkezimizde zaman geçiriyorlar. Merkezde gayet güzel arkadaşlıklar edindiler, kurslarımızdan faydalanıyorlar. Okuma-yazma bilmeyen teyzelerimiz okuma-yazma öğreniyorlar. Çeşitli hastalıkları olan teyzelerimiz ve amcalarımızda sporla hastalıklarını atlatıyorlar. Evde rahat hareket edebilmeleri, yardım almadan merdivenleri daha rahat çıkabilmeleri için burada çeşitli egzersizler yapıyorlar. Müzik dersiyle kafa dağıtıyorlar ve kendilerini keşfediyorlar. Akıl, zeka oyunları ile çağımızın hastalığı alzaymır önleniyor. Yaşlılarımız merkezde dolu dolu vakit geçiriyorlar" dedi.


Yaşlılar kurslarda hastalıklarını unutuyor


Merkeze eşiyle birlikte düzenli olarak gelen Nesrin Akkuş, kanser hastası olduğunu ve merkezdeki kursların kendisine psikolojik anlamda çok fayda sağladığını anlatarak, "Arkadaşım bana bu merkezi tavsiye etti. Arkadaşımın tavsiyesi üzerine bu merkeze geldim. Eşim kol hareketleri bile yapamıyordu. Elini başına bile kaldıramıyordu. Allah arkadaşımdan ve belediyemizden razı olsun. Eşim bu merkeze geldi spor ve egzersiz yaptı. Burası eşime ve bana terapi gibi geldi. Biz, burada huzur buluyoruz. Çok mutluyuz" şeklinde konuştu.


Merkezi çok beğendiklerini, merkezde sağlıklı, keyifli ve huzur dolu vakit geçirdiklerini belirten Cemil Ciğerli de, "Merkezde Kur’an-ı Kerim öğreniyoruz. Yeni yeni dostluklar ve arkadaşlar ediniyoruz. Onlarla diyalog kuruyoruz. Zeka oyunları oynuyoruz. Spor yapıyoruz. Merkezdeki her aktiviteden memnunum. Emeği geçen herkese teşekkür ederim" diye konuştu.


(LO-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.