KÜLTÜR SANAT - 07 Ocak 2026 Çarşamba 11:01

Yemeni ustaları tarih filmi ve dizileri sayesinde dünyaya açıldı

A
A
A
Yemeni ustaları tarih filmi ve dizileri sayesinde dünyaya açıldı

Hollywood filmlerinin yanı sıra son yıllarda tarih filmi ve dizilerinde kullanılan el yapımı yemeni ve çarıklar, yemeni üreticisinin yüzünü güldürüyor.


Gaziantep’te deriden üretilen el emeği göz nuru yemeni ayakkabı ve çarıklar, dünyaca ünlü filmlerde ve yerli tarih dizilerinde kostüm olarak kullanılıyor. Anadolu’nun yöresel el dikimi deri ayakkabısı olan yemeni, yeni model ve renkleriyle Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Rusya ve Finlandiya gibi ülkelere de ihraç ediliyor. Manda, sığır ve keçi derisinden üretilen yemeniler, asırlardır ustaların maharetli ellerinde büyük zahmetlerle hazırlanıyor. Osmanlı döneminin en önemli ve vazgeçilmez ayakkabılarından olan yemeniler, sağlıklı ve dayanıklı olması nedeniyle büyük talep görüyor.


Unutulmaya yüz tutan meslekler arasına girdiği dönemde dünyaca ünlü Hollywood filmlerinin yanı sıra yerli tarih dizilerinde sık sık tercih edilmesiyle birlikte yeniden yaygınlaşan yemeniler, yurt içi ve yurt dışındaki dizi ile filmlerin kostümlerinde yer almayı başardı. Tamamen el işçiliğiyle üretilen yemeni ayakkabı modelleri hem geleneksel kültürü yaşatıyor hem de dünya sinemasının yanı sıra tarihi dizilere kostüm oluyor. Binlerce yıllık geleneksel el sanatı işçiliğinin günümüzde devam ettirildiği Gaziantep’te yemeni ustaları tarafından ilmek ilmek üretilen yemeniler, kentin kültürel zenginliğini dünyaya tanıtıyor.



Mesleğini 40 yıldır titizlikle sürdürüyor


İlkokula gittiği yıllarda başladığı mesleğini yaklaşık 40 yıldır severek sürdürdüğünü belirten Ahmet Pektaş, yemeni ayakkabıları yeni renk ve modellerle zenginleştirdiklerini ve bu sayede yemeninin ününün Hollywood’a kadar ulaştığını belirtti. Pektaş, "2000 yılından beri kendi iş yerimi çalıştırıyorum. Hem sanat öğrenirken bir taraftan da okulumuzu ihmal etmemeye gayret ediyorduk. Ama sanat daha ağır bastı. O zamanki gelişen şartlar ister istemez sanata ağırlık verdik. İmalat yapıyoruz. Yemeni mesleği tarihi bir meslek. 600 senesi biliniyor ve daha eskisi bilinmeyen bir meslek. Sanatımız güzel, eski bir sanat. Mesleğimizi 2000 yılından sonra biraz daha canlandırdık, renklendirdik ve canlandırdık. Eskiden tek çeşit yemeni vardı. Biz çeşit yaptık. Filmlere yemeni yapıyoruz. Her rengini çalışıyoruz. Artık her kesimin giymesine hitap ettik" dedi.


500 yılık Bakırcılar Çarşısı’nda yemeni üretmeye devam ettiğini belirten Ahmet Pektaş, "Truva filmi ve Yabancı Damat dizisiyle film ve dizilere yemeni ayakkabı modelleri yapmaya başladık. Sonradan bütün filmlerde ve özellikle tarihi filmlerin kostüm altlarına yemeni kullanmaya başladılar. Eski bir sanat olduğu için biz daha çok tarihi diziler için çalışıyoruz. Bu sanat Osmanlı’dan gelme bir sanat olduğu için kostümleri de Osmanlı döneminden kalan mesleklerin ürünleri oluyor. Genellikle yemeni ürettiğimiz filmler, Diriliş Ertuğrul gibi tarih filmler oldu, bu serüven o diziden sonra başladı. Bazı Rus filmleri var. Menajerler aracılığıyla Rusya’daki film ve dizi yapımcılarına ürün yapıyoruz. Onlara çizmeler ve botlar yapıyoruz. Rusya’da tarihi filmlerde çizme kullanılıyor. Biz o çizmeleri yapıyoruz. Süslemelerini kendileri Rusya’da yapıyorlar" şeklinde konuştu.



Yemeni ustaları tarih filmi ve dizileri sayesinde dünyaya açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum Şehir Hastanesi çocuk kalbine "ritim" verdi Erzurum Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Hazer Erçan Bozyer, çocuklardaki ritim bozukluğunun 3 boyutlu haritalama yöntemi ablasyon (yakma işlemi) yaparak bölgemizde bir ilki başarıyla gerçekleştirdi. Geçtiğimiz günlerde Erzurum Şehir Hastanesi kardiyoloji servisinde erişkin hastalar için ilk kez geçekleştirilen ablasyon işlemi, şimdi ise çocuk hastalarda uygulanarak Erzurum Şehir Hastanesi bölgesel olarak bir başarının daha altına imza attı. Yapılan operasyonla ilgili bilgi veren çocuk kardiyoloji hekimi Uzm.Dr. Hazer Erçan Bozyer; "Hastanemiz çocuk kardiyoloji bölümüne çarpıntı, nefes darlığı şikayetiyle başvuran Erzincan ve Iğdır illerinden 2, Erzurum ilimizden 4 hasta olmak üzere toplam 6 çocuk hastalarımızda yaptığımız tetkiklerde kalp ritminde bozukluk tespit ettik. Yaptığımız durum değerlendirmesinin ardından ablasyon yani yakma adını verdiğimiz daha önceleri Doğu Anadolu bölgesin de sadece Malatya da yapılan işlemi yapma kararı aldık. Erzurum Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Kliniği olarak operasyon için her türlü altyapı mevcut olan hastanemizde bu işlemi "İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Çocuk Kardiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Cem Karadeniz"in destekleri ile 6 hastamıza başarı ile gerçekleştirdik. Hastalarımızın durumuna bağlı olarak yaptığımız operasyon süresi 1-2 saat arasında gerçekleştirilmiş olup 1 gün yatış sürelerinin ardından hastalarımızı sıhhatlerine kavuşmuş olarak taburcu ettik. Öncelikle ablasyon işlemi nedir onu belirtelim; genellikle kan damarı içerisine yerleştirilen kateter adlı, ince esnek tüpler kullanılarak cerrahi gerektirmeden yapılan bir müdahaledir. Yapılan ablasyon tedavisi ile kalbin çok hızlı atması ya da düzensiz bir ritim ile atması engellenerek kalp atış ritminin düzene konulmasıdır. Oldukça konforlu ve hastanede yatış süresi 1 gün süren bir müdahale şeklidir" dedi. Yapılan operasyonla ilgili Hastane Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Hakkı Tör ise; "Erzurum Şehir Hastanesi olarak, uzman ve deneyimli sağlık kadromuzla sadece ilimize değil, Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelen hastalarımıza hizmet sunuyoruz. Çocuk kardiyolojisi alanında uyguladığımız bu ileri tedavi yöntemi, hastanemizin teknoloji ve insan kaynağı gücünü bir kez daha ortaya koymuştur. Bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve nitelikli sağlık hizmetini yerinde sunmak en temel hedefimizdir. Ben çocuk kardiyoloji hekimimiz Uzm. Dr. Hazer Erçan Boyer’i ve kıymetli destekleri için İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Çocuk Kardiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Cem Karadeniz’i tebrik ediyor teşekkür ediyorum" dedi. Müdahaleleri gerçekleştirilen çocuk hastalar; Erzincan’dan gelen 16 yaşında Sude Kara ve Iğdır dan gelen 2 yaşında Ayşe Yıldırım’ın velileri yaklaşık 1 yıldır çocuklarının kalbinde çarpıntı olduğunu söyleyerek Erzurum Şehir Hastanesinde yapılan bu operasyonla çocuklarının sağlıklarını kavuştuğunu söyleyerek Sağlık Bakanlığına, Erzurum Şehir hastanesine ve müdahaleyi gerçekleştirerek kendilerini sağlıklarına kavuşturan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Çocuk Kardiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Cem Karadeniz ve Erzurum Şehir Hastanesi çocuk Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Hazer Erçan Bozyer’e teşekkür ettiler.
İstanbul Önlenebilen tek kanser: Serviks kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şakir Volkan Erdoğan, rahim ağzı kanserinin düzenli kontroller ve HPV aşısı ile tamamen önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserler arasında yer alan serviks (rahim ağzı) kanseri, düzenli sağlık kontrolleri ve aşılama programlarının etkin şekilde uygulanmasıyla kontrol altına alınabilen kanser türleri arasında bulunuyor. Ancak tarama bilincinin yeterince yaygın olmaması nedeniyle birçok kadının hastalıkla ileri evrelerde karşılaştığı belirtiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Türkiye Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şakir Volkan Erdoğan, erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Rahim ağzı kanseri, kanserleşme gerçekleşmeden önce saptanabilen hücresel değişikliklerle kendini gösterir. Smear ve HPV testleri sayesinde bu değişiklikleri yıllar öncesinden tespit ederek hastalığın gelişimini durdurmak mümkündür." HPV enfeksiyonu en önemli risk faktörü Serviks kanserinin temel nedeninin Human Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonu olduğunu belirten Dr. Erdoğan, HPV’nin çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ve yıllar içerisinde rahim ağzı hücrelerinde kansere yol açabilecek değişikliklere neden olabildiğini ifade etti. Bu nedenle herhangi bir şikâyeti olmayan kadınların dahi düzenli tarama programlarına katılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Düzenli sağlık kontrolleri hayat kurtarıyor Türkiye’de 30 yaş üzerindeki kadınlara en az beş yılda bir HPV taraması ve smear testi yapılmasının önerildiğini hatırlatan Dr.Erdoğan, düzenli kontroller sayesinde kanser öncüsü lezyonların erken evrede saptanabildiğini ve basit tedavilerle tamamen ortadan kaldırılabildiğini belirtti. HPV aşılarının, serviks kanserine yol açan yüksek riskli HPV tiplerine karşı yüksek koruma sağladığını dile getiren Dr.Erdoğan, aşılama programlarının hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından önemli bir yatırım olduğunun altını çizdi. Kolposkopi ile erken müdahale mümkün Smear veya HPV testlerinde anormal sonuç saptanan hastalarda uygulanan kolposkopi işlemi sayesinde rahim ağzının ayrıntılı olarak değerlendirilebildiğini belirten Dr. Erdoğan, gerekli görülen durumlarda biyopsi alınarak erken tanı ve tedavi sürecinin hızla başlatılabildiğini ifade etti. Ocak ayı Serviks Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla tüm kadınlara çağrıda bulunan Op. Dr. Şakir Volkan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Düzenli tarama, HPV aşısı ve erken tanı ile bu hastalık tamamen önlenebilir. Sağlıklı bir gelecek için tüm kadınlarımızı düzenli yapılan sağlık kontrollerine katılmaya davet ediyorum."