EKONOMİ - 13 Temmuz 2016 Çarşamba 14:44

Tek elden açıklanan fındık rekoltesi karmaşayı ortadan kaldırdı

A
A
A
Tek elden açıklanan fındık rekoltesi karmaşayı ortadan kaldırdı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in 2016 yılı tahmini fındık rekoltesinin 468 bin ton olduğunu açıklaması ile birlikte daha öncelerden yaşanan rekolte karmaşası ortadan kalkmış oldu.
Konuya ilişkin bir açıklama yapan Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, "Bu sezon bakanlığın kararıyla tek elden rekolteyi açıklamasını biz de olumlu karşıladık" dedi.
Geçen yıl fındık sezonunun ardından yaşanan bir küllenme olayının olumsuz etkileri olduğunu belirten Karan, "Bu küllenme olayından dolayı, fındık bahçelerinin risk altında olduğunu kamuyu ile daha önce paylaşmıştık. Erkek püsenekler aralık ayı gibi fındık bahçelerinde çok düşük oranda çıkmaya başladı. Ocak ayının başlarında ise karanfil sayısının düşük olduğunu, 2016 fındık sezonunda ürünün çok az olacağına fındığın döllenme sıkıntısı yaşadığını defalarca deklare ettik. 468 bin ton bu zaman kadar belki de fındıkta en düşük rekolte olmuştur" şeklinde konuştu.
“Bu sezon bakanlığın kararıyla tek elden rekolteyi açıklamasını biz de olumlu karşıladık” diyen Karan, “Rekolteyi tek elden açıkladılar fakat her grubun ziraat odalarının, ihracatçılar birliğinin, FİSKOBİRLİK’in, Tarım İl Müdürlüğünün, Fındık Araştırmanın ve hatta Ulusal Fındık Konseyinin temsilcileri var yani ortak bir akıl oluşturularak bir rekolte tespit çalışması yapıldı. Yapılan tespit çalışmalarını olumlu bulduğumuzu ve gerçekçi olduğunu, rekoltenin de arkasında duracağımızı deklare etmek istiyoruz. Bakanlığın rekolteyi tek kalemden açıklaması masa başında açıklayanlar vardı, saha çalışmaları yapılmıyordu her hangi bir vatandaş çıkıp ‘şu kadar Türkiye’de fındık rekoltesi var’ ben de o zaman çıkıp diyordum ki ziraat odası olarak ‘benim rekoltem de bu’ diyordum. Ve bu inandırıcı olmuyordu. Tek elden açıklandığı zaman piyasada spekülasyonun önüne geçilmiş olacak” ifadelerini kullandı.
Karan: “Giresun il genelinde fındık rekoltesi 54 bin 197 bin ton olarak gerçekleşmesi tahmin edilmektedir”
Fındıkta Türkiye rekoltesinin 468 bin ton Giresun il genelinde rekoltesinin de 54 bin 197 bin ton olarak tahmin edildiğini vurgulayan Karan, “Tabi geçen yıla kıyasladığımız zaman yüzde 50 gibi bir kayıp söz konusu. Biz bunu küllenme hastalığına bağlıyoruz inşallah önümüzde ki yıldan itibaren de üreticilerimiz de bu konuda duyalı olur bahçelerinde kimyasal mücadeleye başlarlar. Önümüzde ki yılda bunun etkisiyle beraber rekoltenin az olacağı beklenebilir. Ordu ve Trabzon bölgesinde son yılların en fazla yağışını aldı bizim bölgemiz de ortalama üzerinde bir yağış aldı ama son bir hafta havanın güneşli olması bekleniyor, fakat ben güneşin çok fazla bir etkisi olacağına inanmıyorum çünkü topraklar şu an su ihtiyacını yeterince karşıladı. Güneşli olması da bir yönden iyi en azından vatandaş bahçesini iyice temizler, hasada hazırlığını yapar iyi bir şekilde hasada hazırlanmış olur” dedi.
“Fındık sezonu 10 gün erken başlayabilir”
Fındık sezonunun erken başlayabileceğinden bahseden Karan şöyle devam etti:
“Bu sezon şu anki fındık bahçelerine baktığımız zaman geçen sezona göre 1 hafta 10 gün gibi fındık sezonunun erken başlamasını öngörüyor. Bununla ilgili bir komisyon kurulacak ve o komisyon karar verecek ama bizim beklentimiz bir hata ile 10 gün arasında önde gibi gözüküyor” diye konuştu.
Fındık üreticisi ise açıklanan rekolteden memnun kalmadığını belirtirken, fındık fiyatlarının istedikleri seviyede yükseleceğine inanmadıklarını söylediler.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.