SPOR - 31 Ekim 2016 Pazartesi 21:30

TFF 1. Lig

A
A
A
TFF 1. Lig

TFF 1. Lig’in 9. haftasında Giresunspor sahasında Göztepe ile 1-1 berabere kaldı.
Maçtan dakikalar
2. dakikada sağdan Abwo ile gelişen atakta ceza alanına girerken bu oyuncunun yaptığı ortaya plase ile dokunan Özgür Can Giresunspor’un atağını golle sonuçlandırdı. 1-0
18. dakikada Giresunspor defansının arkasına Gosso’nun attığı topa koşan Jahoviç kaleci Eser ile karşı karşıya kaldı ve dokunuşu sağdan filelerle buluştu. 1-1
23. dakikada Volkan Okumak’ın frikik atışında Igor’un kafa vuruşu filelerle buluşmasına rağmen hakem ofsayt gerekçesi ile golu geçerli saymadı.
41. dakikada Volkan soldan ortasında Dimitriadis’un şutu Günay’da kaldı.
73. dakikada Gosso’nun sağdan ortasında Mehmet Umut kafa ile vurdu. Meşin yuvarlak üstten aut.
75. dakikada Giresunspor’un korner atışında Günay elinden kaçırdı. Özgür Can’ın vurusu aut.
83. dakikada Leroy’un ortasında Lokman’ın şutunu Eser güçlükle çeldi.
Stat: Giresun Atatürk
Hakemler: Arda Kardeşler x, Ali Saygın Ögel x, Yusuf Bozdoğan x
Giresunspor: Eser xx, Cihan xx, Dimitriadis xx, Volkan xx (Onur dk. 62 xx), Abwo xxx (Rızvan dk. 87 ?), Berkan xx, Özgür Can xxx (Okafor dk. 76 x), Dodo x, Igors xx, Özgür Yılmaz x, Hüsamettin xx
Yedekler: Anıl, Youssef, Guido, Salih
Teknik Direktör: Mustafa Kaplan
Göztepe: Günay xx, Leo xx, Doğa x (Gökhan dk. 58 xx), Benjamin xx, Jahovic xxx, Gosso xxx, Mehmet Erdem xxx, Kossi xxx (Mehmet Umut dk. 70 x), Halil xx, Lokman xx, Tayfur x (Leroy dk. 58 xx)
Yedekler: Mehmet Göktuğ, Soner, Emre, Salim
Teknik Direktör: Okan Buruk
Goller: Özgür Can (dk. 2) (Giresunspor), Jahoviç (dk. 18) (Göztepe)
Kırmızı kartlar: Özgür Yılmaz (dk. 46) (Giresunspor), Gökhan (dk. 90+2) (Göztepe)
Sarı kartlar: Özgür Yılmaz, Berkan (Giresunspor), Lokman, Tayfur, Kossi, Gökhan (Göztepe)
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Gelinlik ve damatlıkla paraşütle atlayıp aşklarını gökyüzünde kutladılar Kırklareli’nde dünyaevine giren Tuğba ve Gökhan Baran çifti, nikah sonrası gelinlik ve damatlıkla Tekirdağ’ın Uçmakdere Mahallesi’nde yamaç paraşütü yaparak mutluluklarını gökyüzünde taçlandırdı. Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde nikah masasına oturan Tuğba ve Gökhan Baran çifti, düğün sonrası sıra dışı bir kutlamaya imza attı. Profesyonel yamaç paraşütü pilotu olan Gökhan Baran ile uçuş sırasında tanışan Tuğba Civelek’in arkadaşlığı zamanla aşka dönüştü. Evlilik kararı alan çift, nikah töreninin ardından gelinlik ve damatlıklarıyla Tekirdağ’ın doğa turizmiyle öne çıkan Uçmakdere Mahallesi’ne geldi. Yaklaşık 650 metre rakımlı pistten tandem uçuş gerçekleştiren çift, Marmara Denizi manzarası eşliğinde gökyüzünde unutulmaz anlar yaşadı. Yaklaşık 15 dakika havada kalan çiftin heyecanı renkli görüntüler oluşturdu. Çift, uçuşun ardından sorunsuz şekilde iniş yaptı. Yamaç Paraşütü Pilotu Gökhan Baran, eşiyle bu spor sayesinde tanıştıklarını belirterek, "Eşimle yamaç paraşütünde tanıştığımız için nikahı kıydıktan sonra bunu onurlandırmak ve ona ilk hediyem olmasını istediğim için nikahtan sonra damatlık ve gelinlik ile buraya koştuk. Özgürlüğümüzü uçarak onurlandırdık" dedi. Adrenalin ve romantizmi bir araya getiren uçuş, sahilde bulunan vatandaşların da ilgisini çekti. Gelinlik ve damatlıkla gökyüzünde süzülen çift, izleyenlerden alkış aldı.
İstanbul İhlas Koleji 30. Yıl Mezunlar Buluşması’nda "Büyük aile" ve "Güçlü ekosistem" vurgusu İhlas Kolejinin eğitim yolculuğundaki 30. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen "30. Yıl Mezunlar Buluşması", yüzlerce mezunu bir araya getirdi. Mehteran gösterisiyle devam eden etkinlikte, kurumun gelecek vizyonu ve mezunlar arasındaki bağın gücü ön plana çıktı. Eğitimde köklü bir geçmişi geride bırakan İhlas Koleji, düzenlediği büyük organizasyonla farklı dönemlerden mezunlarını Bahçelievler Kampüsünde ağırladı. Yıllar sonra eski sıralarına dönen mezunlar, aidiyet bağlarını tazelerken kurumun ulaştığı büyük ekosistemi de yakından görme fırsatı buldu. Hakkı Okur: "Çocukluklarına, gençliklerine tanıklık ettiğim öğrencilerimi lider karakterler olarak görmek en büyük ödülüm" Törende konuşan ve kurum bünyesinde uzun yıllardır öğretmenlikten idareciliğe kadar farklı kademelerde görev yapan İhlas Koleji Genel Müdürü Hakkı Okur, bir eğitimci olarak hayatının en anlamlı günlerinden birini yaşadığını ifade etti. Mezunların büyük bir kısmını öğrencilik yıllarından itibaren şahsen tanıyan Okur, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bu köklü çatının altında uzun yıllardır bir öğretmen ve idareci olarak hizmet veren, ömrünü eğitime adamış bir hocanız olarak konuşuyorum. Bugün karşımda duran, her biri iş dünyasında, sporda, bilimde ve sanatta ülkesine değer katan bu seçkin topluluğun çocukluk yıllarını, okul sıralarındaki ilk heyecanlarını çok iyi hatırlıyorum. Sizlerin büyüme yolculuğuna şahitlik etmiş, karakterlerinizin şekillenmesinde rehberlik yapmış bir eğitimci olarak, bugün ulaştığınız başarıları görmek benim için dünyadaki en büyük gurur ve ödüllerden biridir. İhlas Koleji, otuz yıldır sadece diploma veren bir okul olmamıştır; burası nesiller boyu süren köklü bir vefa hareketidir. Bizler geçmişte diktiğimiz fidanların bugün dev çınarlara dönüştüğünü gururla izliyoruz. Göreviniz, unvanınız ne olursa olsun, yuvaya her dönüşünüzde o eski okul sıralarının sıcaklığını koruduğunu görmeniz, ’İhlas Koleji Ailesi’ ruhunun ne kadar sarsılmaz temellere oturduğunun en net kanıtıdır. Temel gayemiz; dünyanın neresinde olursa olsun tüm mezunlarımıza tek tek ulaşmak, bu gönül bağını diri tutmak ve bağlarımızı asla koparmamaktır. Kapımız ve gönlümüz sizlere sonuna kadar açıktır." Cüneyt Ali Mert: "Güzel hatıralardan güçlü birlikteliğe" İhlas Koleji Mezunlar Derneği Başkanı Cüneyt Ali Mert ise mezunların bir araya gelmesinin profesyonel ve sosyal açıdan sunduğu fırsatlara dikkat çekti. İhlas Koleji mezunlarının Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında önemli görevlerde olduğunu hatırlatan Mert: "İhlas Koleji mezunları olarak sahip olduğumuz gönül birliği, bizlere farklı alanlarda da fırsatlar sunuyor. Bu buluşmalar sadece hasret gidermek değil, aynı zamanda çok güçlü işbirlikleri oluşturmak için de birer fırsattır" dedi. Mehteran gösterisi ve nostalji rüzgârı Etkinlik, Mehteran Takımı’nın görkemli marşları eşliğinde başladı. Katılımcılar, okul bahçesinde sergilenen bu tarihi performansla gurur dolu anlar yaşadı. Törenin ardından eski günleri yâd eden mezunlar, sınıfları gezerek öğretmenleriyle sohbet etti ve yılların özlemini dindirdi. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimi ve önümüzdeki yıllarda bu birliği daha da güçlendirme sözüyle sona erdi.
Kayseri Türk Dünyası gösterisi büyüledi Talas Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Türkoloji Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen "Talas Türk Dünyası Müzik ve Halk Dansları Topluluğu" gösterisi, Türk dünyasının ortak kültürünü, kardeşliğini ve gönül bağını aynı sahnede buluşturdu. Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşen gece, zaman zaman coşkuyu zaman zaman da duygusal anları zirveye taşıdı. Salonu dolduran vatandaşlar Türk dünyasının dört bir yanından yükselen ezgiler, halk oyunları ve birlik mesajlarıyla unutulmaz bir gece yaşadı. Program boyunca sahnelenen eserler adeta Türk coğrafyasının ortak hafızasını yeniden canlandırdı. "Gez Oğlum", "Ayrılık", "Çırpınırdı Karadeniz", "Bu Gala Daşlı Gala", "Beri Gel Gara Göz", "Acem Kızı", "Dombra", "Yelkenler Biçilecek" ve "Özbek Kırgız Tatar Azer Bir Boydur" eserleri salonda büyük alkış alırken, dünyayı kasıp kavuran Kazak Türk dansı izleyenleri büyüledi. Gecenin finalinde hep bir ağızdan söylenen "Ölürüm Türkiyem" ise salonda duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu. Türk Dünyasının ortak ruhu sahneye taşındı Programda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Türk dünyasının ortak değerlerini yaşatmanın önemine dikkat çekerek, günün anlamına özel bir hediye takdim etti. Başkan Yalçın, Türk Dünyası Millet Bahçesi’nde açılışı gerçekleştirilen Ortak Türk Alfabesi Anıtı’nın ahşaptan hazırlanan özel bir örneğini Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım’a sunarak şu ifadeleri kullandı: "Türk Dünyası Millet Bahçemizde açılışını yaptığınız Ortak Türk Alfabesi Anıtı’nın bu kez de ahşaptan yapılanını sizlere takdim etmek istiyoruz. Kabul buyurursanız büyük mutluluk duyarız." "Balkanlardan Baykal’a ortak bir ses olacağız" Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım ise gecede yaptığı konuşmada hem sanatçılara teşekkür etti hem de ortak Türk alfabesinin tarihi önemine vurgu yaptı. Yıldırım, "Mustafa Yalçın Başkanımız bugün bizlere çok güzel bir şölen hazırlamış. Burada emeği geçen tüm sanatçı kardeşlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Sesinize, emeğinize sağlık." diyerek başladığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Türk Devletleri Teşkilatı, 2021 İstanbul Zirvesi’nden sonra Aksakallar Konseyi’ne ortak Türk alfabesinin hazırlanması görevini verdi. İki yılı aşkın yoğun bir çalışmanın ardından 34 harften oluşan ortak alfabe ortaya çıktı. Artık Balkanlardan Baykal’a uzanan dev Türk coğrafyasında 250 milyonu aşan Türk dünyasının ortak bir alfabesi var." Ortak alfabenin gelecek nesiller için tarihi bir köprü olacağını ifade eden Yıldırım, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "İster Azerbaycanlı, ister Kazak, ister Kırgız, ister Özbek, ister Türkmen, ister Türkiyeli, ister Kuzey Kıbrıslı olalım Önümüzdeki yıllarda ortak dilimizi bu alfabe ile okuyacak, yazacak ve birbirimizi daha iyi anlayacağız. Daha fazla kaynaşacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Hep birlikte Türk dünyası olacağız. Gecemiz mübarek, geleceğimiz aydınlık olsun." Türk dünyasının kültürel zenginliğini ve kardeşlik ruhunu aynı çatı altında buluşturan gece, uzun süre hafızalardan silinmeyecek görüntülere sahne oldu.
İzmir Kasapoğlu: "İzmir ve Ege Üniversitesi, birbirini besleyen, birbirini büyüten iki dev marka" Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu Ege Üniversitesi’nin 71. kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törende akademisyen ve öğrencilerle bir araya geldi. Ege Üniversitesi rektörlüğü tarafından düzenlenen törende bir konuşma yapan Dr. Kasapoğlu Ege Üniversitesi’nin 71. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle üniversitelilerle bir arada olmaktan, bu heyecanı ve gururu paylaşmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu belirtti. Kasapoğlu, "İzmir, tarihiyle, kültürüyle, ticaretiyle bir dünya şehridir. Ama ben İzmir’i tanımlarken hep şu ifadeyi kullanırım: İzmir, her şeyden önce bir gençlik şehridir. Bu şehrin sokaklarında, kordonunda, meydanlarında bitmek bilmeyen bir enerji var. İzmir’i bu vasıfta tutan, bu şehre o gençlik aşısını her daim yeniden vuran ana dinamolardan biri de hiç şüphesiz Ege Üniversitesi. İzmir ve Ege Üniversitesi, birbirini besleyen, birbirini büyüten iki dev marka. Ege Üniversitesi olmadan bir İzmir tahayyül edilemez; İzmir’in yenilikçi ve ufuk açıcı iklimi olmadan da Ege Üniversitesi bu kadar güçlü kök salamazdı. Üniversite bu şehre aklını, gençliğini ve inovasyonunu verirken; İzmir de üniversiteye ilhamını, vizyonunu ve kucaklayıcılığını sunuyor. Nasıl ki bir kalbin attıkça vücuda taze kan pompalanıyorsa Ege Üniversitesi çalıştıkça İzmir’in damarlarına taze kan, yeni fikir, güçlü vizyon pompalanacak" dedi. Kasapoğlu konuşmasının devamında, "Ben bu salonda; Türkiye’nin yeni yüzyılını, o büyük vizyonu kendi elleriyle şekillendirecek sarsılmaz bir irade görüyorum. Bilimde sanatta sporda her alanda birlikte yürüyeceğimiz güçlü bir iradenin sembolü olarak görüyorum. Üniversite sıralarını, sadece meslek edindiğiniz, vizelerle finallerle boğuştuğunuz yerler olarak görmüyorsunuz. Burası insanlığın dertleriyle dertlenmeyi, dünyayı doğru okumayı, aklı ve vicdanı aynı anda büyütmeyi öğrendiğiniz bir hayat okuludur. Biliyorum, muazzam bir hız çağında yaşıyoruz. Her şeyin çabuk tüketildiği, bilginin saniyeler içinde eski olma özelliğine ulaştığı bir dünya bu. Ancak unutmayın ki derinlik, sabır ister. Kalıcı eserler, sebat ister. Sizler, bu köklü çınarın köklerinden besleniyorsunuz. Bu köklerde bu milletin değerleri var, irfanı var ve tecrübesi var. Sizden en büyük beklentimiz şudur: Dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi enstitüsünde, hangi laboratuvarında, hangi kürsüsünde görev alırsanız alın; zihniniz evrensel ama kalbiniz daima bu coğrafyaya, bu millete bağlı kalsın. Aklınızı merhametle, bilimi vicdanla yoğurun. Çünkü bilimi vicdandan ayıran anlayışın insanlığa ne kadar zulmettiğini ne kadar acı verdiğini hep birlikte görüyoruz. Biz sizlere yürekten inanıyoruz. Devletimizin tüm imkanları, kurumlarımızın tüm imkanları sizlerin emrine amade. Yeter ki siz hayal edin, o hayalin peşinden koşma cesaretini gösterin. Fikir üretin, proje üretin, hata yapmaktan korkmayın. Düşmekten korkmayın, düştüğünüzde kalkmayı kendinize ilke edinin" ifadelerinde bulundu.