ASAYİŞ - 21 Mayıs 2026 Perşembe 10:50

Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı

A
A
A

İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir şantiyede ölü olarak bulunan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümüne ilişkin davada yeni bir aşamaya geçildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni deliller doğrultusunda aralarında ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı. İzmir merkezli 9 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 21 kişi gözaltına alındı.

Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. İddiaya göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti.

"İntihar" denildi

Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanın tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Şüpheli ölümün ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olamayacağı tespiti yapıldı. Ayrıca, Dorukhan’ın sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı.

9 ilde eş zamanlı operasyon

Dorukhan Büyükışık şüpheli ölümünün aydınlatılması için 8 yıldır süren soruşturmada bu sabah dikkat çeken gelişme yaşandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından soruşturmada yeni deliller doğrultusunda 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldığını açıkladı. Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "faili meçhul dosyalarının aydınlatılması" yönündeki iradesi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirterek, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin koordinasyonunda dosyada yeni bir sürecin başlatıldığını ifade etti. Gürlek, açıklamasında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada yeni bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulguların dosyaya girdiğini kaydetti. Bu kapsamda 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurdu. Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade edilmeyeceğini kaydeden Bakan Gürlek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkânlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı

4 kişilik özel soruşturma ekibi görevlendirildi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, "Kasten Öldürme (TCK 81)", "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme (TCK 281)" ve "Yalan Tanıklık (TCK 272)" suçlamaları kapsamında dosya yeniden ele alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı başkanlığında oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Koordinesinde, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca görevlendirilen İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince; İzmir ili merkezli 9 ilde eş zamanlı olarak aralarında ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu 26 şüpheliye yönelik operasyon düzenledi. 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, yapılan ev aramalarında şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. 3 şüpheli yurtdışında olduğundan yakalama kararı çıkarıldı, 2 şüphelinin yakalama çalışmalarına devam edildiği bildirildi.

Baba Ethem Büyükışık: "Sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulundukları anlaşılmış oldu"

Devam eden 13 sanıklı kasten öldürme davasında sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulunduklarının başlatılan son operasyonla anlaşıldığını belirten Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, "Şu anda devam eden davada 5 sanık sivil gece bekçisi ve inşaat işçisi, 8’i ise değişik rütbelerde polislerden oluşuyordu. Siviller kasten öldürme, polisler ise ’görevi kötüye kullanma’ ve ’delil karartma’ suçlamasıyla yargılanıyordu. Yaptığımız ek suç duyurusu üzerine gerçekleştirilen bu operasyonla Adalet Bakanı, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcı vekillerimiz ve savcılarımız; şu ana kadar yapılan iki duruşmada sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulunduğunu gördüler. Biz bu yalan beyanda bulunan tanıkları, gerçekleri ve delilleriyle birlikte makamlara teslim ettik" ifadelerini kullandı.

Olay gecesi şantiyedeki kameraların ve bekçi kulübelerinin sökülerek sahte belgelerle cinayetin örtülmeye çalışıldığını vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Olay gecesi Bulut Orman Evleri şantiyesinden bekçi kulübelerinin ve kameraların sökülüp kaldırıldığını, kamera kayıt cihazlarının yok edildiğini tespit ettik. Bunların yerine defalarca sahte belgeler üretildi. Örneğin, toplam beş ayrı kamera yeri krokisi bulunuyor. O gün görev yapan polisler bile birden fazla defa sahte delil, resmî belge ve olay yeri krokisi üreterek bu cinayeti örtmeye çalıştılar ve biz bunu kanıtladık" dedi.

Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı

Yeni ortaya çıkan tanıkların, polis memurlarının cesedi taşıdığını anlattığını belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Bu esnada ortaya çıkan bazı yeni tanıklar, cinayeti kendi gözleriyle gördüklerini ifade ettiler. Dorukhan’ı bulunduğumuz alanda öldürüp yukarıya taşıdıklarını, gece saatleri boyunca bölgeye birçok polis memurunun geldiğini anlattılar. Hatta bu polis memurlarının bizzat Dorukhan’ı yukarıya taşıyarak elbiselerini düzelttiklerini belirttiler" şeklinde konuştu.

Duruşmada dinlenen bir tanığın, oğlunun cesedinin olay yerinde farklı bir pozisyonda bulunduğunu beyan ettiğini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Biz sabah Dorukhan’ımızı gördüğümüzde, C Blok inşaatının önünde, binadan 10 metre uzaktaki bir beton istinat duvarı üzerinde ve kafası demir korkulukların altındaydı. Bunun imkânsız bir olay olduğunu o fotoğrafı ve videoyu izleyen herkes fark ediyordu. Ancak ortaya çıkan başka bir tanık, oğlumuzu sırtüstü değil, yüzüstü yatarken gördüğünü söyledi. Sayın Mahkeme Başkanı gözlerine inanamayarak durumu netleştirmesini istedi. Tanık, çocuğun yüzükoyun, yani yüzü toprağa bakacak şekilde yattığını belirtti. Mahkeme başkanının, ellerindeki fotoğrafların böyle olmadığını belirterek durumu masanın üzerinde göstermesini rica etmesi üzerine tanık, kalkıp masanın üzerine yüzükoyun yatarak pozisyonu gösterdi" diye ekledi.

Adli Tıp Uzmanı Doktor Gökhan Batuk’un da cesedin pozisyonunun farklı olduğunu itiraf ettiğini belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Dorukhan’ın gece boyunca defalarca yerini değiştirip pozisyon vermişler. Aynı durumu Adli Tıp Uzmanı Doktor Gökhan Batuk da dile getirdi. Kendisine, yüksekten düşme ihtimalinden bahsettiği ikinci beyanını izah etmesini istedim. Kafasının o korkulukların altına nasıl gireceğini, çocuğun üzerinde hiçbir yüksekten düşme bulgusu ve izi olmadığını, 27 metreden beton zemine düşen birinin parçalanması gerektiğini söyledim. Kendisi, 13 Şubat 2026 tarihindeki duruşmada oğlumu o noktada ve o pozisyonda görmediğini itiraf etti. Çocuğu başka bir yerde gördüğünü çok iyi hatırladığını, aksi takdirde muayene yapamayacağını ve elbiselerini kendi elleriyle kestiğini söyledi" ifadelerini kullandı.

Altmış iki adli tıp uzmanının sahte rapor verdiğini ve bu kişiler hakkında soruşturma başlatıldığını vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Oğlumun yerini gece boyunca onlarca defa değiştirmişler. Hep söylüyordum; en büyük delil benim oğlumun bedenidir. Altmış iki adli tıp uzmanı sahtekârlık yaparak beş kere sahte adli tıp raporu verdi. İlk sahte raporu veren İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanı Profesör Doktor Mehmet Tokdemir en büyük sahtekârdır ve şu an onunla birlikte bu 62 kişi hakkında soruşturma açıldı. Devleti bu yapılardan temizleyip arındırmalıyız; bunun siyasi görüşü, ideolojisi veya partisi olamaz. Ben ve eşim evladımızı kaybettik, artık geriye dönüp kendimiz için bir şey yapamayız" dedi.

Toplumun evlatlarını korumak ve daha adil bir hukuk düzeni kurmak adına mücadele ettiklerini belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Biz ancak ileriye bakıp toplum için bir şeyler yapabiliriz. Çocuklarınızı korumak, daha adil bir devlet ve hukuk düzeninin kurulmasını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Yürüttüğümüz bu mücadele sizlerin evlatları ve torunları içindir. Bu 62 adli tıp uzmanı süratle sistemden temizlenmeli. Ayrıca, henüz sanık olmayan ve gözaltına alınmayan Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın’ın da durumu ortadadır. Geceleri İzmir Limanı’nda yatan, olay gecesi de limandan evine, ardından da buraya gelen bu kişilerin suç örgütleriyle olan bağlantısını açıkça görüyoruz" şeklinde konuştu.

Soruşturmanın genişletilerek suça bulaşan yüzün üzerindeki kamu görevlisinin ibret olması amacıyla en ağır şekilde cezalandırılmasını beklediklerini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Hesaplarımıza göre suça karışan 100’ün üzerinde kamu görevlisi bulunuyor. Bunların 62’si Adli Tıp Kurumundan, 34’ü Emniyet personeli ve 10’u ise jandarma personelidir. Hazırladıkları sahte raporlar nedeniyle yargılandılar ancak maalesef korunarak beraat ettirildiler. Kulağımızla duyduğumuz ses kayıtlarına rağmen mahkeme başkanı korktuğu için Ankara’da beraat kararı verdi. Korkarak devlet temizlenmez ve yönetilmez. Bu süreçte cesur adımlar atan Sayın Adalet Bakanı’na ve İzmir Cumhuriyet Başsavcısına çok teşekkür ediyorum" diye ekledi.

Gözaltına alınan şahısların ardından diğer sorumluların da adalet karşısına çıkarılacağına inandığını belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Yargı mensupları bu davada korkmadan hareket ettiler. Şu anda gözaltına alınan şahıslarla birlikte gelecekte diğer sorumluları da alacaklarına ve adli yargılama süreçlerini başlatacaklarına inanıyorum. Sayıları yüzü aşan bu kamu görevlilerinin tamamının sistemden temizlenmesi gerekiyor, aksi takdirde görevde kaldıkları müddetçe suç işlemeye devam edeceklerinden kimsenin kuşkusu olmasın. Bugün atılan adımlarla bir nebze derin bir nefes alsam da tam anlamıyla huzura kavuşmamız için önümüzde daha çok zaman olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Suça dâhli olan tüm failler hak ettikleri cezayı alana kadar mücadelesinden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "En ufak bir dâhli bulunan bütün kamu görevlileri adil bir şekilde yargılanıp cezalandırılmadıkça, zenginlikleri ve siyasi nüfuzları sayesinde korunan M.T ve T.T başta olmak üzere bu davanın ve yargılama sürecinin tüm failleri hak ettikleri cezaları almadıkça huzura ermeyeceğim. Bu kişilerin peşini asla bırakmayacağım, ölene kadar peşlerindeyim" dedi.

Abdurrahman Derici - Hasan İnce

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sarunas Jasikevicius: "Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur" Fenerbahçe Beko Başantrenör Sarunas Jasikevicius, şampiyon olmanın zorluğuna değinerek, "Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur" dedi. Yunanistan’ın başkenti Atina’nın ev sahipliğinde 22-24 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 2026 Euroleague Final Four öncesinde basın toplantısı düzenlendi. Mücadele edecek takımların başantrenörleri ve birer basketbolcularının yer aldığı toplantıya sarı-lacivertlilerden Başantrenör Sarunas Jasikevicius ile Fransız basketbolcu Nando De Colo katıldı. Sezon boyunca takımın ortaya koyduğu savunma performansının kendileri adına büyük önem taşıdığını aktaran Jasikevicius, "Özellikle sayı bulamadığımız anlarda savunmamıza yükleniyor, savunmamıza önem veriyor olmamız lazım. Savunma, inşa etmeye çalıştığımız şeyin temelini oluşturuyor. Bence aynı zamanda sezon içerisinde hücum anlamında da önemli gelişmeler kaydettik ve bazı önemli isimleri kadromuza kattık. Umarız bir arada gerçekleştirdiğimiz o kimyayı sahaya yansıtacağız. O salonda diğer koçlar da yer aldılar. Bence saha kenarlarına baktığınızda her yer aşağı yukarı aynı ama OAKA’da olmak büyük bir memnuniyet. Biraz farklı hissedeceğiz tabii ki. Biz maça odaklanmalıyız. Görevi başarıyla bitirmemiz gerekiyor. Sonrasında da finali düşünüyor olacağız" ifadelerini kullandı. "Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur" Olympiakos karşısında hedeflerinin kazanmak olduğunu vurgulayan Litvanyalı başantrenör, "Onun dışındaki her şey unutulacak. Tüm konuşmalar, dedikodular, yorumlar, her şey bitiyor olacak. Burada çok fazla şey konuşuluyor tabii ki ama yarı finalde tek bir maç yapacağız eleme usulü. Çok fazla detay var. Tek düşüncem takımın başarısı için en iyi şeyi yapabilmek. Bu konuya daha basit bakıyoruz, bir sonraki antrenmana, bir sonraki maça. Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur. Bu tartışmaya kapalı, orada hikaye var. Kazanmak, bunu başarabilmek gerçekten çok zor. Bunu nasıl başarabiliriz diye düşünüyoruz" diye konuştu. Nando De Colo: "Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım" Bu sezonun profesyonel kariyerindeki son yıl olacağını dile getiren Nando De Colo, "Fenerbahçe’ye katılma fırsatı elime geçtiğinde gerçekten müthiş bir şans oldu. Eşimle çok konuşuyorum bu konuyu ve aynı şeyi düşündük, ’Haydi gidelim’ dedik. Gerçekleştirmek istediğimiz büyük hedefler var Fenerbahçe’yle. Dolayısıyla benim için de büyük bir motivasyon oldu. Burada olmak, bu Final Four’da olmak müthiş hissettiriyor. Herkese söylemiş olduğum gibi son ana kadar işin keyfini çıkarmak gerçekten önemli. Ben de işin keyfini çıkarmaya çalışacağım. Ben Nando De Colo’yum. Her yaptığım şeyde hala ciddiysem de, hala profesyonel bir oyuncu olarak kariyerime devam ediyorsam, bu Final Four’un da tadını çıkaracağım, keyfini süreceğim. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. "Son topta o an ne gerektiriyorsa onu yaparım" Final maçının son anlarında top onda olması halinde nasıl hareket edeceğinin sorulması üzerine deneyimli basketbolcu şu şekilde yanıtladı: "Doğru kararı vermek önemli. O anda kimin en iyi durumda olduğunu çok iyi görmek gerekir amaca ulaşabilmek için. O an ne gerektiriyorsa onu yaparım." "Kupayı kazanmak için savaşıp mücadele edeceğiz" Üzerinde büyük bir baskı olmadığını ve kendisini gergin hissetmediğini aktaran De Colo, "Baskıyı iyi bir şekilde yönetmek gerekiyor. Bu da tamamen bizim yapmış olduğumuz hazırlıklar üzerinden geçiyor ve tüm sezon boyunca da bu hazırlıkları gerçekleştirdik. Şimdi Final Four’dayız. Çok fazla düşünecek vaktimiz yok. Takım olarak hareket edip elimizden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalışacağız. Çok ekstra bir baskının olmadığını söylemeliyim. Burada olmaktan dolayı heyecanlıyız. Kupayı kazanmak için savaşıp mücadele edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Diyarbakır DİSİDER Başkanı Akbaş, mühendislik fakültesinden mezun olan öğrencilere deneyimlerini aktardı Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu başkanı Şeyhmus Akbaş, Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 2025-2026 yılı mezuniyet törenine katıldı. Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezindeki mezuniyet törenine katılan DİSİDER Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, mezun olan öğrencilerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. Gençlere sanayi ve iş dünyasını tanıtan Akbaş, dünyanın artık yalnızca diploma sahibi insanları değil, fikri olan, risk alan, çözüm üreten ve değişime yön veren insanları beklediğini söyledi. Akbaş, "Her şeyi sizlerden beklemediğimizi, bizlere de önemli sorumluluklar düştüğünü biliyoruz. İşte bu anlayışla Dicle Üniversitesi ve DİSİDER olarak bir araya geldik. Çünkü biliyoruz ki, bilginin üretime dönüşmediği yerde ne kalkınma mümkündür ne de kalıcı başarı. Bu vizyon doğrultusunda, Dicle Üniversitesi ve DİSİDER iş birliğiyle İnovasyon ve Girişimcilik Merkezini hayata geçiriyoruz. Bu merkez, fikirlerin projeye, projelerin girişime, girişimlerin ise başarı hikayelerine dönüşeceği güçlü bir ekosistem olacaktır. Artık sadece yeni şeyler söylemenin değil, yeni şeyler üretmenin zamanıdır. Sizlerin daha fazla vaktini almadan birkaç önemli düşüncemi paylaşmak istiyorum. Unutmayın, geleceği bekleyenler değil, geleceği inşa edenler kazanır. Bir ülkenin gerçek gücü, yer altındaki zenginliklerinde değil, yetişmiş insan kaynağındadır. Sizler bu ülkenin en kıymetli gücü, en büyük sermayesisiniz. Kimi zaman yorulacaksınız, kimi zaman yalnız kalacaksınız, kimi zaman üzüleceksiniz. Ama unutmayın, büyük başarılar konfor alanında değil, mücadele alanında doğar. Sözlerimi tamamlarken özellikle şunu ifade etmek istiyorum sadece iş arayan değil, iş üreten bireyler olun. Hayal kurmaktan vazgeçmeyin. Başarısızlıktan korkmayın. Çünkü en büyük kayıp, hiç denememektir. Bu ülkenin, çalışan, üreten, düşünen ve sorumluluk alan gençlere ihtiyacı var. Gençlerimize güveniyoruz. Bu vesileyle sizlerin yetişmesinde büyük emek harcayan kıymetli ailelerinizi, değerli hocalarınızı ve sizleri yürekten tebrik ediyorum. Yolunuz açık, vizyonunuz büyük, cesaretiniz daim olsun" dedi.
İzmir Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan EFES-2026’da önemli mesaj: "Dostlara güven, hesap yapanlara gözdağı veriyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’de icra edilen EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırılarına sert tepki göstererek, "Çoluk çocuk katleden soykırım şebekelerinin karşısında insanlığın müşterek değerini savunmaya devam edeceğiz" dedi. Erdoğan ayrıca, tatbikatın dünyaya ’dostlara güven, hesap yapanlara gözdağı’ mesajı verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 50 ülkeden bin 300’ü aşkın personelin katılımıyla İzmir’de icra edilen EFES-2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı’nda tarihi mesajlar verdi. Türk ordusunun 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi olduğunu vurgulayan Erdoğan, Gazze ve Lübnan’da katliam yapanları "soykırım şebekesi" olarak nitelendirerek, Türkiye’nin barışı savunmaya kararlılıkla devam edeceğini söyledi. Sıradan bir tatbikatın çok ötesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nın planlaması, uygulaması, içeriği ve verdiği stratejik mesajlarla sıradan bir askeri faaliyetin çok ötesinde olduğunu belirtti. Tatbikata katılan dost ve müttefik ülke unsurlarına teşekkür eden Erdoğan, "Bu yılki tatbikatımıza kendi askerlerimizin yanı sıra 50 farklı ülkeden bin 300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personel katılıyor. Misafirlerimizin her birine Türkiye’ye hoş geldiniz diyorum. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız ve kuvvet komutanlarımız başta olmak üzere ordumuzun her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarımızın temsilcilerini canıgönülden tebrik ediyorum. Emeği geçen her Mehmetçiğimize, her kahramanımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Hesap yapanların heveslerini kursaklarında bırakıyoruz" Tatbikatın icra edildiği Ege coğrafyasının tarihi önemine de atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1081 yılında Çaka Bey’in İzmir’i fethini hatırlattı. Sahadan verilen mesajın son derece net olduğunun altını çizen Erdoğan, "Dostlarımıza güven aşılayan, ülkemizle ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten on yıl sonra 1081’de Çaka Bey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihimizde destanlar yazdığı topraklarda yapıyoruz. Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan tüm kahramanlarımızı minnetle yad ediyorum" diye konuştu. "Türk Ordusu tahrip etmez, tamir eder" Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgesel ve küresel barışın en büyük güvencesi olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Türk ordusu barışın, huzurun ve istikrarın ordusudur" dedi. Ordunun sadece milletinin değil, içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını taşıdığını kaydeden Erdoğan, "Türk ordusu İstiklalin ordusudur. Tarihte hiçbir yeri tahrip etmemiş, tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Türk Ordusu bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da güvencesidir" şeklinde konuştu. Soykırım şebekelerine sert tepki Dünyada güvenlik paradigmalarının değiştiği ve uluslararası hukukun itibar kaybettiği hassas bir dönemden geçildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze ve Lübnan’da yaşanan insanlık dramlarına sert tepki gösterdi. Dünyanın çok kutuplu bir yapıya evrildiğini ve Türkiye’nin yer aldığı geniş bölgenin bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Geleceğe dair senaryolar yazılırken biz ülkemizi kilit konuma getirmek için çalışıyoruz. Ordumuzu güçlü ve donanımlı tutmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da çoluk çocuk katleden soykırım şebekelerinin karşısında insanlığın müşterek değerini savunmaya devam edeceğiz."
Gaziantep Büyükşehir’den vatandaşlara ücretsiz toplu taşıma müjdesi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı süresince vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak, bayram ziyaretlerini daha rahat gerçekleştirebilmelerini sağlamak ve şehir içi toplu ulaşımı teşvik etmek amacıyla toplu taşıma araçlarını ücretsiz hale getiriyor. Uygulama kapsamında Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı turuncu otobüsler, tramvaylar ve GAZİRAY, arife günü ile Kurban Bayramı’nı kapsayan 26-30 Mayıs tarihleri arasında ücretsiz hizmet verecek. Vatandaşlar, uygulama süresince Gaziantep kartlarını kullanarak toplu taşıma araçlarından ücretsiz şekilde faydalanabilecek. Bayram boyunca yaşanacak yoğun şehir içi hareketliliğin daha konforlu ve güvenli şekilde yönetilmesini hedefleyen uygulama ile vatandaşların mezarlık ziyaretleri, aile buluşmaları, kültürel etkinlikler ve sosyal ziyaretlerini daha kolay gerçekleştirmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda toplu taşımanın teşvik edilmesiyle kent genelindeki trafik yoğunluğunun azaltılması ve çevreci ulaşımın desteklenmesi hedefleniyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bayram süresince ulaşım hizmetlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması adına gerekli tüm planlama ve koordinasyon çalışmalarını tamamladı. Saha ekipleri ve trafik kontrol birimleri, vatandaşların güvenli ve sorunsuz ulaşım sağlayabilmesi için bayram boyunca aktif olarak görev yapacak.
Muş İstanbul’dan Muş’a robotik operasyon Türkiye’de sağlık teknolojileri alanında ilk defa İstanbul ile Muş arasında 5G teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilen uzaktan robotik böbrek taşı ameliyatı başarıyla tamamlandı. Muş Devlet Hastanesi’nde tedavi gören Emrullah Sülün’ün böbrek taşı operasyonu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı ile Muş Devlet Hastanesi’nin koordinasyonunda gerçekleştirildi. Yaklaşık 1300 kilometrelik mesafeye rağmen Turkcell’in sağladığı 5G altyapısı sayesinde operasyon gerçek zamanlı olarak yapıldı. Operasyonda, yerli teknoloji firması ELMED tarafından geliştirilen "İbn-i Sina" isimli robotik cerrahi sistemi kullanıldı. Böylece Türkiye’de ilk kez 5G destekli robotik tele-cerrahi yöntemiyle böbrek taşı ameliyatı gerçekleştirilmiş oldu. Yetkililer, operasyonun dünya çapında da böbrek taşı alanındaki ilk robotik tele-cerrahi uygulamalarından biri olduğunu belirtti. Operasyonun ardından bugün Muş Devlet Hastanesi’ne gelen İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tzevat Tefik, hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tefik, "Dün Emrullah Bey’e böbrek taşı nedeniyle uzaktan robotik tele-cerrahi işlemi gerçekleştirmiştik. İşlem başarılı geçmişti. Bugün de Muş Devlet Hastanesi’nde hastamızı ziyaret ettik. Dün geceyi rahat geçirmiş, ağrıları azalmış. Kontrollerinde herhangi bir sorun görülmedi. Bugün çok mutluyuz. İstanbul ile Muş arasında yaklaşık 1300 kilometrelik bir mesafe olmasına rağmen Turkcell’in 5G altyapısı sayesinde işlemleri gecikme yaşamadan gerçekleştirebildik. Robotik komutlar, video ve ses aktarımında hiçbir teknik sorun yaşanmadı. Bu çalışma Türkiye’de tele-cerrahi alanında bir ilk oldu. Dünyada da böbrek taşı alanındaki ilk robotik tele-cerrahi uygulamalarından birini gerçekleştirmiş olduk" dedi. Muş Devlet Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Rıfat Burak Ergül ise hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, "Bugün yaptığımız kan değerlendirmelerinde herhangi bir enfeksiyon bulgusuna rastlamadık. Görüntülemelerde yerleştirilen stentin yerinde olduğunu gördük. Yaklaşık iki hafta sonra stenti almayı planlıyoruz. Hastamız daha sonra günlük yaşamına dönebilecek" ifadelerini kullandı. Muş Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Yalçın Güzelel de, Türkiye’nin sağlık teknolojilerindeki önemli bir başarıya imza attığını belirterek, "Türkiye’nin 5G altyapısının kesintisiz şekilde çalıştığını ve çok düşük gecikmeyle başarılı bir operasyon gerçekleştirildiğini gördük. Cumhurbaşkanlığımızın öncülüğünde yürütülen milli teknoloji hamlesinin sağlık alanındaki somut örneklerinden birine tanıklık ettik. Yerli üretim robotik cerrahi sistemiyle gerçekleştirilen bu operasyon öncü bir adım oldu" diye konuştu. Ameliyat olan Emrullah Sülün ise yaşadığı süreci anlatarak, "Yaklaşık iki üç haftadır böbreğimde şiddetli ağrı vardı. Hastaneye başvurduktan sonra taş olduğu tespit edildi. Bana uzaktan teknolojiyle Türkiye’de bir ilk olacak operasyonun yapılacağı anlatıldı. Doktorlarıma güvendim ve ameliyat gerçekleştirildi. Şu an gayet iyiyim. Böyle ileri bir teknolojinin sağlık alanında kullanılması ve bunun bir parçası olmak bana gurur verdi" şeklinde konuştu.