EKONOMİ - 17 Ocak 2018 Çarşamba 15:16

Ziraat Odası Başkanı Karan, “Üreticinin elinde fındık kalmadı. 2017 için tahmin edilen rekoltenin 600 bin tonu satılmış durumda”

A
A
A
Ziraat Odası Başkanı Karan, “Üreticinin elinde fındık kalmadı. 2017 için tahmin edilen rekoltenin 600 bin tonu satılmış durumda”

Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, “Üreticinin elinde fındık kalmadı.

Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, “Üreticinin elinde fındık kalmadı. 2017 için tahmin edilen rekoltenin 600 bin tonu satılmış durumda” dedi.


Bazı kesimlerin Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) elindeki ürünü ucuza almayı planladığını iddia eden Karan, yaptığı açıklama ile Eğer TMO fındık satacaksa FİSKOBİRLİK vasıtasıyla sadece tüketici endeksli ürün satmalı yada direk ihraç etmelidir ifadelerini kullandı.


Karan açıklamasının devamında, “Aralık ayı borsa verilerine göre 2017 yılı rekoltesinin yaklaşık 600 bin tonu satılmış durumda. Üreticinin elinde ürün kalmadı. Pazar gelen fındık yok denilecek kadar az. Piyasada 100 bin ton fındık var veya yok. Şu anda en büyük stok TMO’nun elinde. Buda bazı kesimlerin iştahını kabartıyor. Aldığımız duyumlara göre bu kesim TMO’nun elindeki ürünü ucuza kapmanın peşinde. TMO’nun fiyatını tavan fiyat yapalım bunun üzerinde bir fiyattan fındık almayalım, fiyat düşük kalsın ona göre TMO’daki fındığı ucuza alalım senaryosu gün yüzüne çıkmamaya başladı” şeklinde konuştu.


TMO’nun direk piyasaya fındık satmaması gerektiğinin altını çizen Karan, “Eğer TMO fındık satacaksa FİSKOBİRLİK vasıtasıyla sadece tüketici endeksli ürün satmalı yada direk ihraç etmelidir. Bunun dışında bir satışa ziraat odaları olarak karşı olduğumuzu şimdiden beyan ederiz. Kaldı ki, TMO elindeki fındığı satmak zorunda değil. Devlet üreticisini koruma ve bir fiyat istikrarı sağlanması adına bu alımı gerçekleştirdi ve yaklaşık 140 bin ton fındığı deposuna koydu. Şimdi bunu birileri para kazansın diye zararına piyasaya sunacağını düşünmek dahi istemiyoruz” dedi.


“Son olarak Milli Savunma Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı arasında yapılan protokolle TSK’nın fındık ihtiyacının TMO’dan karşılanacak olması bizleri son derece memnun etti” diyen Karan şöyle devam etti:


“Bunun devamının artarak gelmesini arzu ediyoruz. TMO’nun elindeki fındıktan birileri para kazanacağına, bu fındığı vatanın bekası için nöbet tutan askerimiz yesin. Ayrıca şu anda okullarda nasıl öğrencilere süt ve kuru üzüm dağıtılıyorsa fındıkta dağıtıla bilir. Bununla ilgili de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunuyoruz. Geleceğimizin teminatı çocuklarımız sağlık açısından faydaları saymakla bitmeyen fındıkta tüketsin.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Başkan Büyükakın: "Kocaeli’nin kadınlarını 32 ton hafiflettik" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Anneler Günü’nde İzmit Vinsan Tesisleri’nde faaliyete alınan Anne Şehir Yaşam Merkezi’nin 13’üncüsü tanıtıldı. Lotus Anne Şehir Merkezi, Lokomotif Çocuk Köyü, Gönül Bahçem Davet Evi ve Ana Kafe’den oluşan merkez, kadınların sosyal hayata katılımını desteklemek, çocuklara güvenli alanlar sunmak ve annelere en çok ihtiyaç duydukları zamanı kazandırmak amacıyla hizmet verecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Anneler Günü’nde annelere yönelik anlamlı bir projeyi daha hayata geçirdi. Kent genelinde 12 noktada hizmet veren Anne Şehir Yaşam Merkezi’nin 13’üncüsü, İzmit Vinsan Tesisleri’nde düzenlenen programla tanıtıldı. Kadınların fiziksel, sosyal ve psikolojik yönden desteklenmesini amaçlayan merkezde pilates, zumba, step-aerobik, fitness, sağlıklı yaşam yürüyüşleri, diyetisyen, fizyoterapist ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sunulacak. Çocuklar için hazırlanan Vinsan Lokomotif Çocuk Köyü’nde ise 3-6 yaş grubuna yönelik tematik atölyelerle miniklerin üretme, keşfetme ve birlikte öğrenme becerileri desteklenecek. "Kadına zaman kazandırıyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, merkezin çok amaçlı yapısıyla kadınlara ve ailelere nefes aldıran bir alan olduğunu söyleyerek, "Anne Şehir Projesi birçok şeye hizmet ediyor. Spor yaptırıyor, hayata tutunmaya ilişkin katkılar sağlıyor, psikolojik destek var. Başka becerileri geliştirmeye dönük programlar var. Ama bütün bunları özetleyen kelime belki de şu; burada kadına zaman kazandırıyoruz aslında. Kendisine bir şeyler yapmasına imkan tanıyoruz. Asıl sihirli kelime bu. Kadın kendine zaman ayırabiliyor. Aynı mantık engelli bireyin ailesi için de var. Engelli bir bireyin ailesinin, onunla uğraşırken kendine zaman ayırması da başlı başına bir problemdir. Onunla birlikte yaşamak çok zordur. Kendinize ait bir zaman kalmıyor. Aslında her birimiz, sadece kadınlar için de değil erkekler için de modern yaşamın ve şehir yaşamının içinde bir yandan özgürleştiğimizi zannederken, öbür yandan da özgürlüklerimizden olduk" dedi. "Kocaeli’nin kadınlarını 32 ton hafiflettik" Anne Şehir Projesi kapsamında kadınların sağlıklı yaşama teşvik edildiğini belirten Büyükakın, "Aslında kadınlar için her şey düşünüldü. Kendinize daha fazla zaman ayırın, kendinize daha fazla yatırım yapın ve yükten kurtulun diye yapıldı. Yükten kurtulmayı her manada kullanıyorum. Çünkü Anne Şehir Projesi kapsamında yapılan spor etkinlikleri çerçevesinde bugüne kadar kadınlarımızın verdiği kilo toplam 32 ton. Muazzam, bence kendinizi alkışlayın. Kocaeli’yi, Kocaeli’nin kadınlarını 32 ton hafiflettik ve bu devam edecek. Sporla birlikte kullanılan birçok ilaçtan kurtulma gibi bir sürü hikaye duydum. Bunun gibi sayısız örnek var. Aslında modern yaşam bize bunu yapıyor. Hareketsizliğe bağlı olarak birçok sorun ortaya çıkıyor. Kibarca ‘obezite’ diyoruz ama bunun Türkçesi kilo, aşırı kilo. Obezite modern şehir yaşam biçiminin bir sonucu. Hareketsiziz, çok kalori alıyoruz, kalori harcamıyoruz" ifadelerini kullandı. "Annelerin en çok zamana ihtiyacı var" Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal, Anneler Günü’nde annelerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin zaman olduğunu belirterek, "Bir annenin en çok neye ihtiyacı var? Bir annenin en çok zamana ihtiyacı var. Çünkü anne olduktan sonra özgürce banyo yapmayı unuttuğumuz bir dönemden geçiyoruz. Eskiden ‘Bir çocuğu köy büyütür’ derlerdi. Şimdi köylerimiz uzakta kaldı. Bir anne ve bir çocuk, bir çatının altında baş başa kaldı. Dolayısıyla anneler kendilerine o zamanı ayıramayınca psikolojik olarak maalesef çöküntü yaşadılar. Burası gördüm ki annelere bu Anneler Günü’nde zaman hediye etmiş. Demiş ki, ‘Sen çocuğunu Lokomotif Çocuk Evleri’ne bırak, orada iki saat lisans mezunu öğretmenlerle nitelikli zaman geçirsin. Sen spor mu yapmak istiyorsun, sporunu yap. Diyetisyene mi gitmek istiyorsun, diyetisyene git. Arkadaşlarınla kahve içip kitap hakkında sohbet etmek mi istiyorsun, onu yap.’ Her türlü alanı sağlamışlar. Ben diyorum, herhalde yakında kütüğümü de Kocaeli’ye aldıracağım bu gidişle" diye konuştu.