POLİTİKA - 19 Nisan 2018 Perşembe 16:44

Giresun turizmi TBMM gündemine taşındı

A
A
A
Giresun turizmi TBMM gündemine taşındı

CHP Giresun Milletvekili Bülent Bektaşoğlu, Giresun’un turizm potansiyelinin değerlendirilmesi ve sorunlarının çözümü üzerine TBMM’de bir konuşma yaptı.

CHP Giresun Milletvekili Bülent Bektaşoğlu, Giresun’un turizm potansiyelinin değerlendirilmesi ve sorunlarının çözümü üzerine TBMM’de bir konuşma yaptı.


CHP Giresun Milletvekili Bülent Bektaşoğlu yaptığı konuşmada “Karadeniz’in tümünü bir turizm bölgesi olarak görüp, ilan etmeli ve bunun politikasını oluşturmalı ve sorunların çözümüne dönük adımlar atmalıdır” vurgusunu yaptı. Bektaşoğlu “Temsil ettiğim ilim Giresun, Karadeniz turizminin cazibe merkezi olmaya aday illerindendir. Çepni yurdudur. Karadeniz’in incisi, Fındığın Başkenti, Kirazın Anavatanı olarak bilinir. En temiz deniz, kumsal, koylara ve doğal plajlara sahiptir. Geçmişi, Pontus, Roma, Miletos, Hititler, Perslere kadar giden kadim bir kenttir. Pek çok uygarlığın yaşam alanı olmuştur. 4 bin yıl geçmişe sahip üzerinde manastır, kilise kalıntısı, gözetleme kulesi gibi tarihi eserleri barındıran miteolojik söylencelere konu olmuş Doğu Karadeniz’in tek adası Giresun Adası, Helenistik dönemden kalma Giresun Kalesi öne çıkan iki tarihi eserdir. Bununla birlikte; Piraziz, Eynesil, Çamoluk, Şebinkarahisar, Alucra, arasındaki coğrafyamızın her tarafına yayılmış uygarlıklardan kalma eserler vardır. Bedrama, Tirebolu, Bendehor, Eynesil, Şebinkarahisar kalesi, Şebinkarahisar taşhanlar, 17-18 yüzyıldan kalma merkezdeki Gogara, Katolik kilisesi, Yomrahisar, Licese, Meryemana, Çakrak, Kırkharman kiliseleri, şapeller, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerini taşıyan camiler, asma köprüler, konaklar, medreseler, türbeler Giresun’un dünyaya tanıtılması ve sunulması gereken pek çok özel ve önemli miraslarımızdan bazılarıdır. Tüm bu miraslar tarih, kültür ve inanç turizminin alanı içindedir. Bunların tümünün bilgi ve belgelerle oluşturulmuş bir turizm envanterinde yer almasını ve bakanlığın turizm için yaptığı tanıtımlarında yer almasını istiyoruz. Ama asıl turizm değerimiz her biri yeryüzü cenneti yaylalarımızdır. Denizden hemen sonra başlayan en geniş orman varlığına ve 3 bin metrelerdeki krater göllere, nehir, akarsu kaynaklarına sahip büyük bir alan içinde yer alan ve yöreye özgü ağaç, çiçek ve endemik bitki ve canlı türleriyle çevrili tamamen doğal yaşam ve kültürün sürdüğü bu yaylalarımızın her biri turizm ürünü olarak değerlendirilmeyi beklemektedir. Bu nedenle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın özellikle geçmişte turizm merkezi ilan edilen Kümbet, Bektaş ve Kulakkaya yaylalarını ve bunlarla birlikte adları öne çıkan Paşakonağı, Gölyanı Obası, Sisdağı, Karadoğa ve 400 yıl önce inşa edilmiş, 6,5 kilometre uzunluğu, 1,5 metre yüksekliği ile Çin seddinden sonra koruma amaçlı en uzun duvar örgüsüne sahip olan ve uzaydan bile görünen Çıkrık Kapı duvarı, kendine özgü iklimi, florası, oksijen yoğunluğu nedeniyle dünyadaki 5 merkezden birisi olan Tamzara turizm değeri olarak kabul edilmeli, sahiplenilmelidir. Bu konuda Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün ilgili diğer kuruluşların ve STK’ların çabalarına destek olunmalıdır. Sonuç olarak Giresun turizmi için bir eylem planı oluşturulmasını istiyoruz. Giresun yaylaları turizm geliştirme projesi uygulama alanı olarak ilan edilmeli, bu kapsamda yaylalarımızın ve yurttaşlarımızın 2-B, mera, orman alanı gibi imar sorunları ve devletle olan itilaflar, çözülmelidir. Yıkımlar derhal durdurulmalı, standart yayla evlerinin yapımı özendirilmelidir. Bununla birlikte, Mayıs-Ekim ayı arasında yapılan ve yoğun bir turizm hareketi yaratan yayla şenlikleri, bakanlık tarafından desteklenmeli, belediyelere ve ilgili kurumlara kaynak aktarılmalıdır. Ulaşım ve enerji altyapıları güçlendirilmelidir. Ordu-Giresun Havaalanı’ndan yurtiçi ve yurtdışı sefer sayıları artırılmalıdır. En ciddi sorun ise konaklamadır. Bu nedenle Giresun için turizm yatırımları ve yatırımcılarını özendirici özel teşvik ve kredilendirme sistemleri hayata geçirilmelidir. Mevcut yayla evleri aile tipi pansiyon turizmine kazandırılmalıdır. Yöremizden olan Sayın Bakandan hassasiyetler bekliyoruz“ dedi.


Giresun turizmini olumsuz etkileyecek çalışmaları da eleştiren CHP Giresun Milletvekili Bektaşoğlu “Ancak bu güzelliklere yakışmayan ve bu güzelliklerin sonunu getirecek bir tehlikeyi de buradan dile getirmek istiyorum: HES’lerin oluşturduğu çevre katliamı sadece Giresun’da çoğu turizm alanlarında. 94 HES var, bütün vadi ve dereler işgal ve talan altında. Bu büyük bir handikaptır ve yöremize, doğamıza, canlı ve cansız varlıklara, geleceğe yapılan bir ihanettir. Giresun’un turizm varlığını korumak istiyorsak, artık HES’ler durdurulmalı, yeni ruhsatlar verilmemelidir“ ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Maden ocağında hayat kurtaran tatbikat Zonguldak’ta maden ocağında düzenlenen tatbikat gerçeğini aratmadı. İşçiler arasında farkındalık oluşturmak amacıyla yapılan tatbikatta, maden işçileri yaşanabilecek bir deprem anında maden ocağından en hızlı şekilde tahliye olmayı başardı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü Üzülmez Müessese Müdürlüğü’nde her yıl kutlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında tatbikat gerçekleştirildi. Yerin 320 metre altında düzenlenen deprem tatbikatında maden işçileri de yer aldı. Sabah 05.00 sıralarında başlayan tatbikatta, çalışma alanlarında kömür kazan madencileri için sirenler çalmaya başladı. Depremle birlikte yangının da başlamasıyla birlikte sirenler çalmaya başladı. İkazları duyan işçiler işçiler, mühendis ve amirleriyle tahliyeleri gerçekleştirdi. Madenciler, oksijenli ferdi kurtarıcı (OFK) olarak adlandırılan gaz maskelerini de takarak yerin metrelerce altından yukarıya çıktı. İhbar üzerine maden ocağına tahlisiye ve sağlık ekipleri de sevk edildi. Tatbikat son madencinin de tahliye edilip senaryo gereği tedavi altına alınmasının ardından başarıyla sonuçlandı. Müessese Müdürü Ümit Değirmenci, "Her 6 ayda gerçekleştirdiğimiz tatbikatlardan birisini başarıyla tamamladık. Bu tatbikatımızı gece vardiyasında gerçekleştirdik. İSG Haftasında hem sizleri iş güvenliği alanında daha duyarlı olmaya yönlendirmek, hem de her türlü olumsuzluğa karşı bizler ve sizlerin hazır olmasını sağlamak birinci önceliğimizdir" dedi. "’Bir şey olmaz’ mantığı ölüme götürür’" Madenciliğin hata kabul etmediğine dikkat çeken Değirmenci, "Yaptığımız iş madencilik. Her an her dakika hazır olmalıyız. Riski yüksek bir meslek hayatımız var. Bu tatbikatımızı deprem üzerine kurduk. Senaryo gereği yapmamız gereken ne varsa eksiksiz olarak yapıldı ve bir sorun yaşamadık. Nelere dikkat etmeniz gerektiğini belirli aralıklarla sizlere hatırlatıyoruz. İş güvenliği birinci önceliğimiz ve sizlere her zaman bunu söylüyoruz. ‘Bir şey olmaz’ mantığı bu sektörde bizleri ölüme götürür. ’Her an her şey olabilir’ diye düşünüp yanımızdaki arkadaşın koruyup kollamak zorundayız. Çalıştığınız yerleri iş güvenliğine uygun bırakın. Sizden sonra orada bir arkadaşınızın, köylünüzün, komşunuzun çalışacağını unutmayın. İşinizi yarım bırakmamaya çalışın. Kullandığınız malzemenin, yaptığınız işin tam olduğuna kanaat getirin ki sizden sonra gelen ve orada çalışan arkadaşınızın hayatına sebep olmayın" ifadelerini kullandı. Madencilere teşekkür eden İşletme Müdürü Melih Özer de, "Bu süreçlerde bizler sizin OFK maske kullanımı alışkanlığınızı artırmak ve maskelerimizin önemine dikkat çekmek istedik. Başarılı bir tatbikat gerçekleştirdik. Tatbikata gösterdiğiniz ehemmiyet için sizlere teşekkür ediyorum" dedi.
İzmir Aliağa’da Deprem Simülasyon Tırı vatandaşlarla buluştu İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile Aliağa Belediyesi iş birliğinde gerçekleştirilen AFAD Deprem Simülasyon Tırı etkinliği, 7-8 Mayıs tarihlerinde Aliağalı vatandaşlarla buluştu. Aliağa’da düzenlenen etkinliklerde öğrencilere ve vatandaşlara deprem öncesinde alınması gereken önlemler, deprem anında doğru davranış biçimleri ve deprem sonrasında yapılması gerekenler hakkında uzman ekipler tarafından kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Deprem simülasyon tırına katılan vatandaşlar, gerçeğe yakın bir ortamda deprem anını deneyimledi. Katılımcılar, yaş gruplarına göre belirlenen seviyelerde hazırlanan simülasyonlarla Türkiye’de yaşanan 6 farklı deprem senaryosu ile çocuklara özel hazırlanan simülasyon programına katıldı. Simülasyon sırasında "çök-kapan-tutun" pozisyonunun doğru uygulanışı uygulamalı olarak anlatıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca evlerde alınabilecek güvenlik önlemleri, afet ve acil durum çantasının önemi hakkında bilgilendirme yapıldı. Vatandaşlara deprem bilincini artırmaya yönelik broşürler dağıtıldı. Aliağa Belediyesi organizasyon sürecine destek verirken, Aliağa Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü tarafından ilçedeki okullara ve vatandaşlara yönelik duyurular gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, afet farkındalığının toplumun her kesimine ulaşmasının büyük önem taşıdığını belirterek etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen ekiplere teşekkür etti.