EKONOMİ - 06 Şubat 2020 Perşembe 11:11

Prof. Dr. Mustafa Türkmen: “Balık çiftlikleri katma değerli yatırımlardır”

A
A
A
Prof. Dr. Mustafa Türkmen: “Balık çiftlikleri katma değerli yatırımlardır”

Giresun Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof.

Giresun Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Türkmen son günlerde Giresun kamuoyunda gündeme gelen balık çiftliği kurulmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.


Karadeniz’in balık çiftliği kurulması yönünde elverişli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mustafa Türkmen, çiftliklerin sıkı bir şekilde denetlenmesi ve izlenmesi gerçekleştiğinde hiç bir sektörle su ürünleri sektörü arasında sorun kalmayacağını söyledi. Prof. Dr. Türkmen “Karadeniz’de yasal mevzuatlara uygun olarak balık çiftliklerinin kurulması ve midye, salyangoz ve deniz yosunu gibi suyu filtre eden canlıların da üretime katılmasının sağlanmasıyla, hem yeni istihdam alanları oluşacak, hem denizel organizmalar ülke ekonomisine kazandırılacak ve hem de Karadeniz cazibe merkezi olabilecektir. Ayrıca; Karadeniz açıklarında dikkat çekici örnek entegre çiftlikler kurulabilir ve bunlar Uzak Doğu ülkelerinde olduğu gibi turistler tarafından görülmek amacıyla geziler düzenlenen yerler haline gelebilir” dedi.



“Balık çiftlikleri için açık denizler uygundur”


Ülkemizde balık çiftlikleri için en uygun alanların açık denizler olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Türkmen “Ülkemizde de Trix indeksi uygulanmaya başlanmış; koy, körfez ve durgun alanlarda kurulan çiftlikler açık denize kaydırılmaya başlanmıştır. ÇED raporlarında bu duruma mutlaka yer verilmeli ve ÇED raporuna uymayan işletmelere üretim izni verilmemelidir. Komşumuz Yunanistan Türkiye’deki balık çiftliklerini ya satın almakta ya da ortak olmaktadır. Bizim balıklarımızı Avrupa’da ’Yunan Balığı’ diye pazarlamaktadır. Halbuki, Türkiye 2017 yılında Avrupa’da Kültür Balıkçılığı üretiminde Yunanistan’ı geride bırakarak Norveç’ten sonra ikinci sırada yer almıştır. Böylece Norveç’in ardından Avrupa’nın en önemli Kültür Balığı üreticisi konumuna gelmiştir. Yunanistan kendi kara suları içinde yoğun bir kültür balıkçılığı yapmakta, aldığı önlemlerle sektörler arasındaki kavgaları bitirmiştir. Bizde ise hala balık çiftliklerine karşı büyük bir tepki vardır. Bu tepkinin oluşmasından en önemli sebebi su ürünlerinde mevzuatlara uymadan faaliyet gösteren bazı işletme ve firmalardır. Yani, bu sektörde faaliyet gösteren firmalardan bazılarının bu güne kadar çevre kirliliğine duyarlı olmaması ve yasayla açık denizde faaliyet göstermelerinin sağlanamamasıdır. Bu çiftliklerin kurulum aşamasında açık denizlerde kurulması şarttır. Kriter ve yasalara uyulduğu takdirde ülkemizde de su ürünleri sektörü ile diğer sektörler arasında uyum sağlanmaktadır. Örneğin turizm sektörü balık çiftliklerine neden karşı çıkar ki, ülkemize gelen turist ucuz ve kaliteli balık yemek istemez mi? Kaldı ki Uzak Doğu ülkelerinde balık çiftliklerine geziler düzenlenmekte turistler o çiftlikleri görmek için önemli paralar ödemektedir” diye konuştu.



“Denizi balıklar değil, insanlar kirletir”


Denizi balıkların değil insanların kirlettiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Türkmen, “Bizim kendimize soracağımız en önemli soru şudur. Balık denizi kirletir mi? Denizi balıklar mı kirletiyor insanlar mı? Hiç düşündük mü arıtmasız evsel ve sanayi atıklarının suları nasıl kirlettiğini? Çevre Bakanlığı’nın verilerine göre ülkemizde sayıları 2000’in üzerinde olan belediyelerde, sadece 436 tane atık su arıtma sistemi bulunmakta ve bunların birçoğunun da ileri arıtma sistemine sahip olmadığı vurgulanmaktadır. Yapılan araştırmalarda 50 kişilik yatak kapasitesine sahip bir otel veya motelin kanalizasyon suyunun arıtılmadan denize deşarj edilmesinin 100 tonluk bir balık çiftliğinden daha fazla denizi kirlettiği bulunmuştur. Kafesteki balık gübresi ve idrarı ile suyu kirletmektedir. Ayrıca, eskiden balıklar tarafından yenmeyen yem artıkları deniz dibinde birikerek zamanla metan ve hidrojensülfit gazı oluşumuna neden olmaktaydı. Halbuki bugün son derece modern teknolojiyle donatılan kafeslerde kamera gibi sistemlerle artık bu durum kirlilik sorunu olmaktan çıkmıştır. Diğer taraftan yine, dip akıntısının yeterli olduğu bölgelerde yem ve balık gübresinin zeminde yok denecek kadar az miktarlarda biriktiği gözlemlenmiştir” şeklinde konuştu.



“Balık çiftlikleri yeni katma değerleri beraberinde getirir”


Balık çiftliklerinin yeni istihdam ve gelir kaynağı olmaya başladığını da söyleyen Prof. Dr. Türkmen “Yine, son yıllarda balık çiftliklerinin entegre sisteme geçmeleriyle bu sorun ortadan kaldırılmış ve hatta çiftlikler yeni gelir kaynaklarına kavuşmuştur. Açık denizde kurulan bu işletmeler aynı zamanda midye ve salyangoz gibi omurgasız canlılar ile yosun üreterek katma değer oluşturan faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Bu işletmelerde, midyeler suda partikül halindeki bulunan balık gübresi ve yem parçacıklarını süzerek sudan almaktadırlar. Yosunlar ise suda erimiş halde bulunan balığın idrarındaki azotu ve yemlerden suya geçen fosforu gübre olarak kullanırlar. Zeminde biriken gübre ve yem artıkları, yani katı atıklar da zeminde yaşayan ve detritus adı verilen bu partiküllerle beslenen omurgasızlar tarafından yem olarak değerlendirilirler. Yani midye, salyangoz ve yosun gibi organizmalar biyofiltre görevi görürler. Böylece çiftlikler; balık, midye, deniz yosunu ve deniz salyangozu gibi değerli ürünlere sahip olurlar. Su ürünleri sektörü son teknolojileri kullanarak ve yasalara uyarak faaliyetlerini sürdürdükleri takdirde denizi en az kirleten sektörlerden biri olacaktır. Yapılan çalışmalarda balık çiftliklerinin denize olan etkisinin, petrol endüstrisi, taşımacılık, şehircilik, turizm, askeri tatbikatlar ve benzeri aktiviteden sonra 11. sırada olduğu bildirilmiştir. Karadeniz gibi fazla koy ve körfezi bulunmayan ve açık denizde kurulacak olan balık çiftliklerinin denizi kirletmesi minimum düzeyde olacaktır. Kaldı ki, kurulacak işletmelere biyofiltre görevi yapan deniz yosunu ve omurgasız canlıları üretme mecburiyeti getirildiğinde balığın kendisinden kaynaklanan organik kirlilik tamamen önlenmiş olacaktır. Ayrıca çok kıymetli olan ve çok geniş kullanım alanı bulunan deniz yosunu üretimi gündeme gelecek ve yeni bir istihdam alanı ortaya çıkacaktır. Bize düşen bu değerli yosunu yetiştirip, işleyecek tesisleri kurarak yeni bir katma değer oluşturmaktır. Yani balık çiftliklerinden bağımsız yosun ve midye üretimi yapan işletmeler gündeme gelecektir. Arıtma yapmadan denize deşarj edilen evsel ve endüstriyel sıvı atık sularda bulunan azot, fosfor gibi bileşikler yosunlar tarafından gübre olarak değerlendirilerek ve böylece deniz suyunun temizlenmesine hizmet edilecektir. Doğada yürütülen her türlü aktivitenin doğaya olumsuz etki yapacağı bir gerçektir. Elbette ki kontrolsüz ve bilinçsiz balık çiftliklerinin de doğaya olumsuz etkileri olacaktır. Fakat unutulmaması gereken husus şudur; balık çiftlikleri uygun teknolojiler kullanılarak ve belirli kurallar ile işletildiğinde denize etkisi en az olan sektörlerden biri olacaktır. Dünyadaki ve özellikle Avrupa ülkelerinde uygulanan Trix indeksi ülkemizde de uygulanmaya başlanmıştır. Çiftliklerin sıkı bir şekilde denetlenmesi ve izlenmesi gerçekleştiğinde hiçbir sektörle su ürünleri sektörü arasında sorun kalmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sahnede fenalaşan Müjdat Gezen hastaneye kaldırıldı Müjdat Gezen, bu akşam sahnelenmesi beklenen ’Gırgıriye Müzikali’ öncesinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Oyun başlamadan sahneyi net bir şekilde göremediğini belirten bir izleyicinin tepki göstermesi üzerine usta oyuncu Müjdat Gezen, "Madem bu kadar şikayet var, bu geceki oyunumuzu iptal ediyoruz" diyerek sahneyi terk etti ve kulise gitti. Gezen rahatsızlanarak hastaneye kaldırılırken, oyun iptal edildi. ’Gırgıriye Müzikali’nin, bu akşam izleyici ile buluşması bekleniyordu. İstanbul Kongre Merkezi’nde oyunu izlemeye gelen bir izleyici, sahneyi net göremediğini belirterek duruma tepki gösterdi. Bunun üzerine sahneye çıkarak açıklama yapan Müjdat Gezen, "Madem bu kadar şikâyet var, bu geceki oyunumuzu iptal ediyoruz" diyerek sahneyi terk etti ve kulise gitti. Sanatçının ekibi tarafından yapılan açıklamada, Gezen’in sağlık sorunu yaşadığı belirtilerek oyunun iptal edildiği duyuruldu. İzleyiciler için ilerleyen günlerde yeni bir temsil düzenleneceği bildirildi. Gırgıriye Ekibi’nden açıklama Yaşanan olayın ardından ’Gırgıriye’nin sanal medya hesaplarından yapılan açıklamada, "21 Nisan saat 20.30’da İstanbul Kongre Merkezi’nde sahnelenmekte olan Gırgıriye adlı tiyatro oyunumuz sırasında, sahneyi net şekilde göremediğini belirten bir izleyicinin sahneye çıkarak değerli sanatçımız Müjdat Gezen ile doğrudan münakaşaya girmesi halinde sahne düzeni bozulmuştur. Yaşanan bu beklenmedik ve üzücü olay sırasında Sayın Müjdat Gezen rahatsızlanmış; gelişmeler üzerine sanatçımızın sağlık durumu gözetilerek ve seyir güvenliğinin korunması amacıyla oyunun ertelenmesine karar verilmiştir" ifadelerine yer verildi.
Kastamonu Kendilerini uyaran adamı darp eden şahıslar otomobili bırakıp kaçtı Kastamonu’nun Tosya ilçesinde 3 şahıs, trafikte kızını rahatsız ettikleri için kendilerini uyaran adamı darp edip otomobili yolda bırakarak kaçtı. Darp edilen vatandaş hastaneye kaldırıldı. Olay, Tosya ilçesi Rıhtım Boyu Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, H.K. isimli vatandaş otomobiliyle, kızı S.K. ise motosikletiyle evlerine gitmek için arka arkaya seyir halindeyken, aynı yöndeki bir otomobildeki 3 genç, S.K. idaresindeki motosikleti taciz etti. Durumu fark eden H.K. aracını durdurarak, otomobildeki gençleri uyarmak istedi. Araçta bulunan 3 genç, çıkan tartışma sırasında H.K.’yi darp etti. Bu sırada sesleri duyan vatandaşlar araya girerek kavgayı ayırdı. Olayın ardından 3 genç, bulundukları otomobili olay yerinde bırakarak kaçtı. Yaşlı adam hastaneye kaldırıldı 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Darp edilen H.K. sağlık ekipleri tarafından Tosya Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerinde incelemelerde bulunan polis ekipleri, olay yerinde bırakılan otomobilin sahibinin oğlu olduğu öğrenilen ve olaya karıştığı değerlendiren 1 kişiyi olay yerinin yanında bulunan okulun bahçesinde yakaladı. Şahıs, polis merkezine götürdü. Şahısların olay yerinde bıraktığı otomobil ise otoparka çekildi. Olayın S.K.’nin kullandığı motosikletin trafikte şahıslar tarafından taciz edilmesiyle başladığını ifade eden gördü tanığı Akif Dalsız, "Ben sesler üzerine geldiğimde, kızın babası, ‘ayıp değil mi, gençlik böyle olur mu’ diyordu. Daha sonra çocuk adamın yakasına yapıştı, adam da onun yakasına yapıştı. Büyüğe hiç saygı yok. Ayırmaya kalktığımızda ilk önce kıza vurdu. Babası, ‘ne yapıyorsun’ derken ona saldırdılar. Millette ahlak kalmamış, bu gençlik nereye gidiyor bilmiyoruz. Nereye kadar böyle devam edecek" dedi. Polis ekipleri olay yerinden kaçan diğer 2 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Kahramanmaraş Doktor önerilerini dinlemeyen anne ihmalden tutuklandı Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan tarihinde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada olayın faili İsa Aras Mersinli’nin annesi ihmali bulunduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında, Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’nde bulunan okulda gerçekleşen saldırıyla ilgili soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada, olayın failinin sağlık durumuna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin ilgili sağlık kuruluşlarından temin edildiği kaydedildi. Yapılan incelemelerde, iki farklı kurumda görevli psikologların olaydan önce failin çocuk psikiyatrisi desteğine ihtiyaç duyduğunu belirttiği, ancak anne P.P.M.’nin bu önerileri dikkate almadığı ifade edildi. Açıklamada, "Olayın faili İsa Aras Mersinli’nin, dosyaya yansıyan sağlık sorunlarının tespitine yönelik tüm bilgi ve belgeler ilgili sağlık kuruluşlardan temin edilmiştir. Bu evrakların yapılan incelenmesi neticesinde, resmi ve özel iki farklı kurumda görevli iki psikoloğun olay tarihinden önceki tarihlerde İsa Aras Mersinli’nin çocuk psikiyatri polikliniğinde tedaviye ihtiyaç duyduğu yönünde teşhis ve öneride bulunmalarına rağmen anne P.P.M.’nin doktor önerilerini dikkate almayarak söz konusu tıbbi desteğe yönelik psikiyatri polikliniklerine müracaatta bulunmadığı ve bu şekilde failin ölüm ve yaralama eylemlerini gerçekleştirmesine sebebiyet verdiği değerlendirilen psikolojik rahatsızlıklarının tedavisindeki sorumluluklarında ihmal gösterdiği tespit olunmuştur. Bu doğrultuda Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığımızca, şüpheli P.P.M.’nin somut olaydaki ihmali eylemi ve bu ihmal neticesi oluşan neticenin vehameti hususları dikkate alınarak tutuklaması talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevki yapılmıştır. Kahramanmaraş Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgu neticesi, P.P.M.’nin CMK 100 maddesi gereğince tutuklanmasına karar verilerek şüphelinin Ceza İnfaz Kurumlarına teslimi sağlanmıştır. Soruşturma tüm yönleriyle ve titizlikle yürütülmektedir"
Konya İlhan Palut: "Fenerbahçe galibiyeti bir öz güven ve bir enerji verecekse bu açıdan da bu galibiyetin bize getirdiği artılar olacaktır" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, Fenerbahçe’yi mağlup ettikleri maçın ardından, "Fenerbahçe galibiyeti bir özgüven ve bir enerji verecekse bu açıdan da bu galibiyetin bize getirdiği artılar olacaktır" dedi. Konyaspor, Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Final mücadelesinde kendi evinde Fenerbahçe’yi 1-0 mağlup etti. Maç sonu düzenlenen basın toplantısında konuşan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Hem bir Türkiye Kupası çeyrek final maçı. Hem de rakip Fenerbahçe. Zaten öncesinde bu iki parametreyi ortaya koyduğumuz zaman ne kadar önemli bir karşılaşma olduğu ortaya çıkıyor. Ligdeki iyi sonuçlar, puan durumundaki biraz nefeslenme aslında bize bu maça daha fazla yoğunlaşma şansını verdi ve oyuncu seçimlerinde bizi bazı tereddütlerden kurtardı açıkçası. Oyuncularım gerçekten çok istekliydi. Tesislerdeki hava, antrenmanlardaki hava gerçekten bu maçı istedikleri ve kupada ilerlemek istedikleri yönündeydi. 40-45 dakika başa baş bir oyun vardı. Tabii ki Fenerbahçe de geldi. Biz ilk 45 dakika aldığımız topları üçüncü bölgeye çok iyi taşıdık ama daha çok net pozisyona ihtiyacımız vardı. Ama bu arada iyi savunma yaptık Fenerbahçe’ye de net pozisyon vermedik. Rakibi geri koşturamadık ve Fenerbahçe sürekli denemelerde bulundu. Ama dediğim gibi işin savunma kısmında başarılıydık. İkinci yarı zaten uzatmanın son dakikalarında bir duran top ve devamında bir penaltı kazandık. İnanılmaz değerli bir dakikada. Hücumsal olarak etkili olmakta zorlandığımız anlarda bir nevi imdadımıza yetişen bir pozisyon oldu. Penaltı golü Fenerbahçe’nin bütün oyuncularıyla yüklenişi, Fenerbahçe’nin karambolleri derken orayı bir şekilde kurtarmamız gerekiyordu ve bir şekilde savunabildik ve önemli bir galibiyet aldık. Evet şu anda yarı finaldeyiz, kupada ilerliyoruz. Camianın özlediği bir sonuç. Mutluyuz, taraftarımızı sevindirdik. İleriye bakış açısından şunu söyleyebilirim. Fenerbahçe galibiyeti bir özgüven ve bir enerji verecekse bu açıdan da bu galibiyetin bize getirdiği artılar olacaktır. Oyuncularımı kutluyorum" diye konuştu.