ÇEVRE - 09 Haziran 2020 Salı 11:29

Yöre halkı biliyordu, şimdi Türkiye tanıyacak

A
A
A
Yöre halkı biliyordu, şimdi Türkiye tanıyacak

Giresun’un Dereli ilçesi Pınarlar köyünde yeraltından çıkan sodalı suyun oluşturduğu Göksu Travertenleri’nin turizme kazandırılacak olması yöre sakinleri tarafından sevinçle karşılandı.

Giresun’un Dereli ilçesi Pınarlar köyünde yeraltından çıkan sodalı suyun oluşturduğu Göksu Travertenleri’nin turizme kazandırılacak olması yöre sakinleri tarafından sevinçle karşılandı.


Pamukkale’yi andıran görüntüsü ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmesi beklenen Göksu Travertenleri için geçtiğimiz günlerde Giresun İl Özel İdaresi ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı işbirliğiyle bölgede çalışma başlatıldı. Kuzalan Şelalesi ve Mavi Göl’ün devamı olarak düşünülen Göksu Travertenleri Projesi ile Giresun’u turizmde önemli bir destinasyon haline getirilmesi planlanıyor.


Köylerinde bulunan doğal güzelliklerin turizme kazandırılmasının kendilerini sevindirdiğini söyleyen köylülerden Mehmet Önel, “Köyümüzde bulunan Göksu Travertenleri’nin turizme kazandırılması için çalışma başladı. Bu bizi çok sevindirdi. Buranın turizme kazandırılması hem köyümüze hem de Giresunumuza katkı sağlayacağından eminiz. Buradan birkaç kilometre mesafede bulunan Kuzalan Şelalesi ve Mavi Göl bir turizm cazibe merkezi olduğunu görüyoruz. O projelerin devamı niteliğindeki bu proje daha da ilgi çekecektir. Burası görünüşüyle Pamukkale’yi andırıyordu. Sodalı oluşundan dolayı da masmavi bir su rengi bulunmaktadır. Buralara göletler oluşturmaktadır. Yine sarkık ve dikiklerin yer aldığı travertenler dikkat çekmektedir. Yürüyüş yollarıyla, göletleriyle köyümüzün içerisinde tam bir turizm cazibe merkezi haline gelecek olmasından dolayı mutluyuz” dedi.


Göksu Travertenleri’nin sadece köylerine değil, Giresun’a da önemli katkı sağlayacağı ifade eden Şenel Öztürk ise, “Yıllarca burası kendiliğinden akıp durdu. Giresun, Şebinkarahisar, Sivas yolu güzergahından geçenlerin dikkatini çekince durup bakıp geçtiği bir yerdi. Tanıtımı yapılmadan dahi görenlerin ilgisini çekiyordu. Şimdi ise proje kapsamında turizme kazandırılacak olması tanıtımının da yapılacağı anlamına gelir. Proje tamamlandığında sadece köyümüze değil, bütün Giresun’a maddi, manevi katkı sağlayacak bir yer haline gelecektir. Bildiğimiz kadarıyla buraya göletler, yürüyüş yolları gibi çalışmalar yapılacaktır. Kuzalan Şelalesi’nden başlayan turizm destinasyon alanı, Mavi Göl’den devam edip buradaki Göksu Travertenleri’ne kadar gelecek ve muazzam bir turizm alanı oluşacaktır. Bu durumda da köyümüzde de bir canlılık olur. Biz bunu istiyoruz ve bunun gibi doğal güzelliklerin turizme kazandırılmasını istiyoruz” diye konuştu.


AK Parti Giresun Milletvekili Sabri Öztürk de Giresun’da yer alan doğal güzellikleri turizme kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. Öztürk "Daha önce Kuzalan Şelalesini Kuzalan Tabiat Parkı ilan etmiştik ve muazzam bir ilgi gördü. Devamında ise Mavi Gölü tabiat parkı içerisine aldık. Türkiye’de nadir görülen bir yapısı olduğu için hakikaten ziyaretçisi çok oluyor. Şimdide bu vadi içerisinde Aksu Deresine karışan Göksu Deresi üzerinde yer alan doğal tabiat harikası travertenler vardı. Bu doğal travertenleri İl Özel İdaresinin çalışmaları ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı desteği ile turizme kazandırmak istedik" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Beylikova’da voleybol turnuvası görkemli finalle tamamlandı Beylikova Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından düzenlenen Beylikova Kaymakamlığı Kurumlar Arası Voleybol Turnuvası, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla sona erdi. Turnuvanın üçüncülük karşılaşmasında Belediye ile Gökçeayva takımları karşı karşıya geldi. Mücadele boyunca üstün bir performans sergileyen Gökçeayva, rakibini mağlup ederek turnuvayı üçüncü sırada tamamladı. Tribünleri dolduran taraftarların coşkusu ve centilmenlik içerisinde geçen karşılaşma, izleyenlerden tam not aldı. Final müsabakasında ise Emircik ile Jandarma takımları karşılaştı. Büyük çekişmeye sahne olan mücadelede rakibini mağlup eden Emircik, turnuvanın şampiyonu oldu. Yaklaşık bin üzerinde vatandaşın takip ettiği final karşılaşması, Beylikova’da uzun yıllar sonra yapılan yoğun katılımlı bir etkinlik oldu. Final programına; Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Beylikova Kaymakamı Ali Kantılav, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın, Beylikova Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Gülmez, önceki dönem Belediye Başkanı Özkan Alp ile kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Turnuva sonunda düzenlenen ödül töreninde dereceye giren takımlara kupa ve madalyaları takdim edilirken; En Genç Oyuncu, Fair Play ve En İyi Oyuncu ödülleri de sahiplerini buldu. Beylikova’da birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren organizasyon, sporseverlerden büyük beğeni topladı. Katılım sağlayan tüm takımlara teşekkür edilirken, turnuvanın geleneksel hale getirilmesi hedefleniyor.
Antalya Bakan Kurum: "Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız" Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında düzenlenen "COP31’e Doğru: Jeopolitik Değişim Döneminde İklim Eyleminin Güçlendirilmesi Paneli"nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 sürecinde temiz enerji, dirençli şehirler, teknoloji transferi ve iklim eyleminde somut sonuçlara odaklanacaklarını belirterek, "Fosil yakıtlardan uzaklaşmak, temiz enerjiye ulaşmak zorundayız" dedi. Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında gerçekleştirilen panele, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanı sıra Eski Fransa Başbakanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius, Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev, COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago ile BM Genel Sekreter Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart katıldı. Panelde, jeopolitik dönüşüm döneminde iklim eyleminin güçlendirilmesi, enerji güvenliği, iklim finansmanı ve kararların uygulanma süreci ele alındı. "Antalya deklarasyonu yayınlayacağız" Bakan Murat Kurum, konuşmasında Türkiye’nin dirençli şehirler, depremler ve enerji başta olmak üzere birçok alandaki bilgi ve tecrübesini paylaşacağını belirterek, Antalya deklarasyonu yayınlayacaklarını söyledi. COP31 kapsamında netice almak ve farkındalığı artırmak istediklerini ifade eden Kurum, Türkiye’nin tüm krizlerde irade ortaya koyduğunu ve güçlü bir dış politika yürüttüğünü kaydetti. İklim değişikliği nedeniyle dünyada insanların hayatını kaybettiğine dikkat çeken Kurum, "Bir kriz var, bu krizi çözmek için hep birlikte el vermeli, el kaldırmalıyız. Elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerekiyor. Hedefleri yakalamak için irade ortaya koymak gerekiyor" diye konuştu. COP süreçlerinde artık çok daha geniş toplum kesimlerinin yer aldığına işaret eden Kurum, bu adımın birlikte atılması gerektiğini belirterek, bunu yalnızca sözle değil, eylem ve icraatla gerçekleştirmek istediklerini ifade etti. "Temiz enerjiye ulaşmak zorundayız" Her ülkenin enerji, gıda ve sanayi alanlarında kendi programını yürüttüğünü belirten Kurum, çoklu krizlerin ülkelerin kendi kendine yetebilmesinin önemini ortaya koyduğunu söyledi. Kurum, "Her ülke kendi kendine yetecek. Her ülke, çoklu krizler bunu gösterdi, enerjisini, gıdasını, üretimini kendi ülkesi için kendi halkına yetecek seviyede yürütmesi önemli. Temiz enerjiye ulaşmak zorundayız, öyle veya böyle" dedi. Yenilenebilir enerji üretimi için proje ortaya koyan bir ülke olarak konuya bu perspektiften baktıklarını belirten Kurum, temiz enerjinin ülkelere göre farklı kaynaklarla şekillenebileceğini vurgulayarak, "Temiz enerji bizde rüzgarla, güneşle olur. Avrupa’da denizle olabilir. Brezilya’da derelerle olabilir. Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız ki bu karar alındı" ifadelerini kullandı. Türkiye olarak süreci bir fırsat olarak gördüklerini dile getiren Kurum, temiz enerjiyi COP31’in en önemli gündem maddelerinden biri yapacaklarını ve örnek çalışmalar ortaya koyacaklarını kaydetti. "Teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız" Yeşil enerji ve dönüşüm sürecinde teknoloji transferinin önemine de değinen Kurum, gelişmiş ülkelerin teknolojiyi gelişmekte olan ülkelere aktarması gerektiğini söyledi. Afrika ile Avrupa’nın önceliklerinin birbirinden farklı olduğuna işaret eden Kurum, "Yeşil enerji, dönüşüm teknoloji transferiyle olur. Gelişmiş ülkelerin teknolojiyi, gelişmekte olan ülkelere aktarması gerekiyor. Afrika’daki öncelik ile Avrupa’daki öncelik farklı. Oralara teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız" dedi. "Herkese ihtiyacımız var" Eski Fransa Başbakanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius ise jeopolitik gelişmelerin yalnızca iklim açısından değil, güvenlik ve bağımsızlık bakımından da harekete geçme zorunluluğunu ortaya koyduğunu belirtti. Düşük karbonlu ekonomiye geçişin giderek daha gerekli hale geldiğini ifade eden Fabius, bazı ülkelerde gelişmelerin ters yönde ilerlediğini söyledi. İklim mücadelesinin artık yalnızca hükümetlerin eylemlerine bağlı olmadığını kaydeden Fabius, "Başlangıçta COP’un aksiyonu hükümetlerin eylemlerine bağlıydı. Tamam, hükümetler çok ama çok önemlidir ancak iş dünyasına, yerel seçilmiş makamlara, sanatçılara, bilim insanlarına, yani herkese ihtiyacımız var" diye konuştu. Fabius, geçmişte iklim zirvelerine askeri çevrelerin de davet edilmesi fikrini düşündüğünü belirterek, iklim konusunun artık yalnızca sivil toplumun değil, güvenlik alanının da merkezi meselelerinden biri haline geldiğini dile getirdi. "Türkiye için eşsiz bir şans" Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev de küresel gündemde iklim konusunun geri planda kaldığını, çatışmalar, savaşlar ve enerji krizlerinin uluslararası kamuoyunun öncelikli gündemi haline geldiğini ifade etti. Türkiye’de düzenlenecek COP31’in, ilgiyi yeniden iklim gündemine çekmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Babayev, "Dünya genelinde pek çok zorluk ve çatışma var. Şimdi bu, Türkiye ekibi için bu süreçteki liderliğini sergilemek adına yine eşsiz bir şans. İklim finansmanı sürecine daha fazla oyuncu, daha fazla katılımcı ve daha fazla bağışçı davet etmemiz gerekiyor" dedi. COP31’in, önceki zirvelerde alınan kararların uygulanmasına odaklanacağını aktaran Babayev, geçmişte çok sayıda güçlü karar alınmasına rağmen uygulamanın yetersiz ya da kısmi kaldığını söyledi. "Uygulama aşamasına ağırlık verilmeli" COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago ise şimdiye kadar oluşan birikimin ve Paris Anlaşması sonrasında alınan kararların izlenecek yolu net biçimde gösterdiğini belirterek, artık uygulama aşamasına ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti. BM Genel Sekreter Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart da Paris Anlaşması’ndan 10 yıl sonra ülkelerin ekonomilerini karbonsuzlaştırma yönünde yalnızca iklim gerekçeleriyle hareket etmediğinin anlaşıldığını söyledi. Hart, enerji güvenliği, egemenlik, bağımsızlık ve genel güvenlik başlıklarının da artık belirleyici hale geldiğini bildirdi.
Düzce DTSO Başkanı Bıyık "Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak" DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Erdoğan Bıyık, dünyanın en büyük güneş enerjisi paneli üreticilerinden biri olan firmaya ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduklarını belirterek "Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak" dedi. DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkanı Tanju Acar, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Düzce’de üretim yapan Enerji firmasını ziyaret etti. Heyet firma ile birlikte üretim ve istihdam konularında kapsamlı bilgiler aldı. Başkan Erdoğan Bıyık burada yaptığı konuşmada dünyanın en büyük güneş enerjisi paneli üreticilerinden biri olan DTSO üyesi firmaya Düzce’de ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduğunu belirterek "Ülkemizin hızla yeşil dönüşüm aşamasına geçtiği bugünlerde Düzce’de ki firmamız enerji de ortaya çıkacak olan önemli yapı elemanları ihtiyacına cevap verebilecek durumda. Başka bir ifadeyle Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak. İlimize ve ülkemize kattıkları değerlerden dolayı teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Dünyanın en iyisini Düzce’de üretiyoruz" Firmanın yönetim kurulu başkanı Özhan Olcay, yaklaşık bin 500 kişilik geniş bir aile olduklarını belirterek "Dünyanın en iyi güneş enerjisi panellerini Düzce’de üretiyoruz. Ülkemizin alternatif enerjiye dönüş ihtiyacını karşılamak, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak adına yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Şu an içinde bulunduğumuz tesiste üretilen paneller ile birçok lokasyonda devasa güneş enerjisi tarlaları kuruluyor. Bu önemli projelerde yer almaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Yerli üretimin gücüne inanıyor, ülkemizin büyük vizyon projelerine de dahil olmak üzere çalışmalar yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. Program üretim alanı gezisi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.