SAĞLIK - 01 Mayıs 2021 Cumartesi 10:05

Giresun’daki vaka artışlarının nedenini açıkladı

A
A
A
Giresun’daki vaka artışlarının nedenini açıkladı

Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.

Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Meltem Arzu Yetkin, Giresun’da yaşanan vaka artışlarının nedenlerini Mutant virüs, ev gezmeleri ve temaslıların bildirilmemesi olarak açıkladı.


Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan 17-23 Nisan tarihli illere göre 100 bin nüfusa düşen vaka olanlarında Giresun, 706,23 oranla Doğu Karadeniz’de ilk sırada yer alıyor. Giresun’daki vaka artışlarını değerlendiren Giresun Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Meltem Arzu Yetkin, vaka artışlarında mutant virüslerin etkili olduğunu ifade ederek, “Virüs mutasyon geçirdi. Bu mutant virüs çok daha bulaşıcı. Normal virüs bir insandan ortalama 3 kişiye bulaşıyorsa mutant virüs 5-6 kişiye bulaştırılıyor. Giresun’da şu anda İngiliz mutantı yaygın. Brezilya ve Güney Afrika varyantlarını çok nadir saptadık. Sıklıkla İngiliz mutantını saptıyoruz” dedi.



“Ev gezmeleri en büyük etkenlerden birisi”


Korona virüs salgınında üçüncü dalganın yaşandığını belirten Prof. Dr. Meltem Arzu Yetkin, bu durumun Giresun’da daha ağır yaşandığını dile getirdi. Yetkin, vaka artışlarındaki önemli nedenlerden birinin ev gezmeleri olduğunu belirterek “Dışarıda gezmeler olmayınca ve lokantalar, kafeler ve kahvehaneler kapalı olunca ev gezmeleri arttı. İnsanlar hasta olduklarını bilmedikleri dönemde evlerde maskeler çıkartılmış olarak ve sosyal mesafeye dikkat edilmeden oturuyor. Dolayısıyla küçük ortamlarda maskesiz ve sosyal mesafeye uygun olmayan şekilde oturulması bu durumun ortaya çıkmasında büyük bir etkendir” diye konuştu.



“Temaslılar filyasyon ekiplerine bildirilmiyor”


Yetkin, diğer önemli bir etkenin ise temaslıların filyasyon ekiplerine bildirilmemesi olduğunu söyledi. Yetkin, “Biri pozitif olduğunda temaslılarını bildirmesi isteniyor. Bunu tam ve düzgün olarak bildirmiyorlar. Çünkü temaslılarında evde izole edilmeleri gerekiyor. Onların da hastalığı alma ve yayma riski söz konusu. Onun için filyasyon ekipleri de düzgün tespit yapamadılar. Ama bunun sorumlusu filyasyon ekipleri değil. Bu tamamen beyana dayalı. İnsanlar 10 gün süren izolasyon süresinde evde durmak istemedikleri için temaslıların ismini vermiyorlar. Bu temaslılar hastalığı almışlarsa yayılmaya yol açıyorlar. Bu da bir risk. Bütün bunların hepsini topladığınız zaman Giresun’daki vaka artışları açıklanabilir” şeklinde konuştu.



“Bu hastalık insanların sosyalleşmesiyle beraber artıyor”


Korona virüs salgını döneminde hastaneye başvuran kişilerde grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi etkenleri saptamadıklarını dile getiren Yetkin, en hafif belirtinin büyük oranda Covid-19’a işaret ettiğini belirtti. Yetkin, “Hepimiz evde oturmaktan ve vakit geçirmekten çok sıkıldık. Ama bu hastalık insanların sosyalleşmesiyle beraber artıyor. Hiç fark etmediğimiz anda bulaşıyor. Şimdi bayramda yaklaşıyor. Lütfen bayramlaşmayı görüntülü görüşme aracılığıyla yapalım. Birde hasta hissediyorsanız mutlaka test yapılması gerekiyor. Şu anda başka bir grip, nezle ve soğuk algınlığı etkeni yok. Baktığımız hastaların hiçbirinde saptamadık. Basit bir burun akıntısı, nezle, baş ağrısı ve tat bozukluğu Covid-19 belirtisi olabilir. Nezle geçiriyorum, soğuk algınlığı geçiriyorum diye düşünmeyin. Covid-19 olabilirsiniz ve test yaptırmanız gerekiyor” ifadelerini kullandı.



“Aşılamayla birlikte yaşlılar daha az oranda hastaneye geliyor”


Üçüncü dalganın yaşandığı bugünlerde aşılamanın faydalarını görmeye başladıklarını dile getiren Yetkin, şunları söyledi:


“İlinizde hangi aşı var ise o aşıyı yaptırmak gerekiyor. Ne kadar çok aşı yaparsak hastalığın yayılımını ve hastalığı geçirmeyi azaltıyoruz. Aşılanmayla beraber hastaneye gelen yaşlılarda bir miktar azalma saptadık. Birinci ve ikinci dalgada yaşlı hastalar vardı. Yoğun bakım ihtiyacı olan hastaların büyük bir kısmı yaşlıydı. Ama şu anda yaşlı hastalarımız daha az oranda hastaneye geliyorlar. Özellikle ikinci dalgada yaşlı hastalarımız vardı. Üçüncü dalgada yavaş yavaş bu durum değişmeye başladı. Daha genç hastalar 40-50 yaş grubu ve 60 yaşın başındakileri daha çok hastanelerde görmeye başladık.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Gebze’de imar ve ruhsat süreçleri için sektörel istişare buluşması Gebze Ticaret Odası tarafından düzenlenen "27. Meslek Komitesi Sektörel İstişare Toplantısı"nda, bölgedeki imar planları, yapı ruhsat süreçleri ve kentsel dönüşüm çalışmaları ele alınarak çözüm önerileri görüşüldü. GTO hizmet binasında gerçekleştirilen ve yerel yönetim yetkilileri ile sektör temsilcilerini bir araya getiren toplantıda; imar planları ve mevzuat değişiklikleri, yapı ruhsat süreçleri, proje onay aşamalarında yaşanan gecikmeler, kentsel dönüşüm uygulamaları ve belediye uygulamalarına ilişkin sektörel beklentiler ele alındı. Ayrıca ikame yapı uygulamaları ile sektörler arası iş birliği ve koordinasyon konuları da görüşüldü. Toplantıda konuşan Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, bu tür istişare toplantılarının sektör temsilcileri ile yerel yönetimler arasında doğrudan iletişimi güçlendirdiğini belirterek, sorunların hızlı çözümüne katkı sağladığını ifade etti. Sektör temsilcilerinin sahada yaşadığı sorunların doğrudan ilgili kurumlara iletildiği toplantı, çözüm odaklı değerlendirmelerle tamamlandı. Toplantıya; GTO Meclis Başkanı Oğuz Şerifalioğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mikdat Aydın, Genel Sekreter Çağrı Solak, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Gökmen Mengüç, Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Baltacıoğlu, Çayırova Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Kandemir, Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Öztürk ile Darıca Belediyesi İmar Müdürü Ali Yıldız da katıldı.
Konya "SOBE" 10 yıldır otizmli bireyler için umut oluyor Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Selçuklu Otizimli Bireyler Eğitim Vakfı’nda (SOBE) düzenlenen basın buluşmasında yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bir araya geldi. Başkan Uğur İbrahim Altay, "Bugün gelinen noktada SOBE; hem fiziki yapısı hem eğitim kalitesi hem de ulaştığı öğrenci sayısıyla Türkiye’nin en önemli markalarından biri haline gelmiştir. Bu da bizim için ayrı bir mutluluk ve gurur vesilesidir" dedi. Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde Selçuklu Otizimli Bireyler Eğitim Vakfı’nda yerel ve ulusal basın mensuplarının katılımıyla basın buluşması düzenlendi. Dünya Otizm Farkındalık Günü ve SOBE Vakfı’nın 10. kuruluş yılı kapsamında düzenlenen programda konuşan SOBE Vakfı Başkanı Mustafa Ak, SOBE olarak 10 yıldır otizm alanında hizmet verdiklerini ve otizm alanında ihtiyaç duyulan tüm eksiklikleri gidermeye yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getirerek, "Ama faaliyetlerimiz sadece bu tesiste 350’ye yakın öğrenciye verdiğimiz eğitimle sınırlı kalmadı. Otizm alanında farkındalık oluşturmak için yaygınlaştırma, rehberlik çalışmaları, bilimsel çalışmalar, online eğitimler, dış ülkeler de dahil olmak üzere Türkiye’de 7-8 ilde danışmanlıklar şeklinde çalışmalarımızı yürütmekteyiz" dedi. 10. yılında İstanbul’a da bir şube kazandırılıyor SOBE’nin 10. kuruluş yıl dönümü olduğunu kaydeden Ak, "10. yılımıza yönelik de birtakım çalışmalar yapacağız. Bunlardan en çok değer verdiğimiz; vakıf, üniversite ve belediye iş birliğiyle oluşan SOBE modelini Konya’nın dışına çıkarabilmek. İstanbul’da Zeytinburnu Belediyesi ile yaptığımız protokol ve ortak çalışma neticesinde bize tahsis binada SOBE şubesini hayata geçireceğiz" dedi. SOBE’de her yaştan çocuğa eğitim verdiklerini dile getiren Ak, "Ama eğitim yaşını geçirmiş çocuklarımızın istihdamına yönelik de çalışmalar yapmaktayız. Cumhuriyet tarihimizde yapılmış 100 tane otizmli çocuk istihdamının 11 tanesini son 2 yılda SOBE olarak biz gerçekleştirmiş durumdayız. Bu önemli bir kazanım. Çünkü bu çocuğa bakmakla yükümlü olan anne-babası evde bağlı kalarak bu çocuğa bakıyor. Çocuk işe başladığı zaman anne babaların da kendilerinin işlerine dönme ihtimali oluyor. Bu üç yönlü bir kazanım aslında. Onun için çok önemli" ifadelerini kullandı. "SOBE artık dünyada eğitim faaliyeti yürüten bir çınar, bir vakıf haline geldi" Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, 2 Nisan Dünya Otizm Günü’nde, SOBE Vakfı’nın 10. kuruluş yıldönümünde bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "SOBE Vakfımız ve eğitim merkezimiz 10 yıl önce faaliyetlerine başladı. Bu merkezin önce hayal edilmesi, ondan sonra işletmeyle ilgili vakıf faaliyetlerinin başlatılması ve yürütülmesi uzunca bir süreç. Bugün geldiğimiz noktada vakfımız, dönemin Selçuklu Belediye Başkanı olan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’ın samimiyetiyle, gayretiyle, büyük çabalarıyla toprağa dikilmiş bir fidan, bugün çok şükür büyük bir çınara dönüştü. Sadece Konya’mızda değil, Türkiye’de değil, artık dünyada otizmli bireylerin eğitim faaliyeti yürüten bir çınar, bir vakıf haline geldi. Bu nedenle başlangıçtan itibaren hem merkezimizin hayata geçmesi ve vakfımızın kuruluş döneminde çok büyük gayret ve çabaları nedeniyle Uğur İbrahim Altay başkanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olsun. Buradaki merkezin hayata geçmesinde vakfımızın kuruluşunda ve çalışmaların yürütülmesinde Vakıf Başkanı Mustafa Ak başkanımızın en baştan itibaren çok büyük emekleri, gayretleri, çabaları ve bugün de aynı şekilde sürdürdüğü çalışmalar var. O yüzden Mustafa Ak başkanımıza tüm buradan hizmet alan otizmli bireyler ve aileleri adına teşekkür ediyorum" dedi. İnsanların hayat standardını yükseltmek ve de zorluklarını ortadan kaldırmayı öncelikli görev edindiklerini belirten Başkan Pekyatırmacı, "Büyükşehir Belediyemizle birlikte yeni bir binanın yapımı ile ilgili süreci başlattık. Şu anda merkezimizin yanında bulunan 15 bin metrekarelik alanda inşaat faaliyetleri başladı. İnşallah onu da en kısa sürede tamamlayıp buradaki faaliyetleri daha geniş bir alanda sürdürmek mümkün olacak. Otizmli bireylerimiz inşallah aileleriyle birlikte daha güzel günlerde, sağlıklı, huzurlu, mutlu bir şekilde güzel bir hayat geçirirler diye de temenni ediyorum" şeklinde konuştu. "SOBE Türkiye’nin en önemli markalarından biri haline gelmiştir" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, Konya’da kimsenin yalnız olmadığını hissettirmek için gayret ettiklerini kaydederek, "Türkiye’de bir ilk olan ve bugün pek çok şehrimizin örnek aldığı SOBE’nin ortaya çıkışı da aslında bu anlayışın bir sonucudur. SOBE, 2016 yılından bu yana her geçen gün kendini geliştirerek çok önemli bir noktaya ulaşmıştır. Ülkemizde ilk kez vakıf, belediye ve üniversite iş birliğiyle kurulan bu sarmal yapı, sadece bir merkez değildir. Aynı zamanda evlatlarımızın hayatına dokunan büyük bir sorumluluğun da adıdır. Bugün burada yapılan çalışmalar hem otizmli bireylerin hayatına dokunmakta hem de ailelerimizin yükünü hafifletmektedir" ifadelerini kullandı. İşin en kolay kısmının binaları yapmak ve maddi destekte bulunmak olduğunu, asıl zor olanın, o binaların içini sevgiyle, sabırla ve emekle doldurabilmek olduğunu kaydeden Başkan Altay, "Bugün gelinen noktada SOBE; hem fiziki yapısı hem eğitim kalitesi hem de ulaştığı öğrenci sayısıyla Türkiye’nin en önemli markalarından biri haline gelmiştir. Bu da bizim için ayrı bir mutluluk ve gurur vesilesidir. Bugün, bir çocuğun hayatına dokunabiliyorsak, bir ailenin yükünü hafifletebiliyorsak, işte o zaman gerçekten doğru bir iş yapmış sayıyoruz kendimizi. Bu yolda emek veren, katkı sunan, destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Farklılıklarımızı bir zenginlik olarak gördüğümüz Dünya Otizm Farkındalık Gününüzü kutluyor; toplumsal duyarlılığımızın artmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Hataylı depremzede ailenin çocuğu sobe ile sağlığına kavuştu SOBE’de eğitim alan öğrencilerden Halil Muhtar Akyel’in babaannesi Ulviye Akyel de, "Biz 2023’teki Şubat depreminde Hatay İskenderun’dan geldik. Biz geldiğimizde Halil, konuşmayan, yürümeyen, ağır otizmli bir çocuktu. SOBE ile tanıştık, bizi bir aile gibi kucakladılar. Bizim bir garip olduğumuzu, gurbetten geldiğimizi bize unutturdular. Halil Muhtar, burada aldığı 3 yıllık bir eğitimle konuşmaya, yürümeye başladı. Çocuğun etkinlik alanları çok değişti. Biz eylül ayında otizmi aşmış olarak mezun olduk. SOBE’nin Halil Muhtar’ın üzerindeki etkisini, bizim hayatımıza dokunuşunu asla unutamam. Bizi SOBE’leyen SOBE Vakfı’ndaki herkese teşekkür ediyorum" ifadeleriyle görüşlerini paylaştı. "SOBE hayata bağlanma sebebimiz oldu" Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından özel bireylerin istihdam edilmesine yönelik hayata geçirilen proje ile iş hayatına dahil edilen otizmli 31 yaşındaki Emre Sakinoğlu’nun babası Selami Sakinoğlu da, "Oğullarının özel bir çocuk olduğunu 5 yaşında fark edebildiklerini, eğitmenlerin ve kendilerinin çabasıyla oğullarının lise eğitimini tamamladığını söyledi. Daha sonra ilerleyen süreçte SOBE ile yollarının kesiştiğini aktaran Sakinoğlu, "SOBE ile tanışmamız bizim için çok büyük bir imkan oldu. Burada eğitime devam etti. İstihdam sınıfında eğitimler aldı, işini de SOBE ayarladı. Emre’nin çalışacağını öğrenmek bizim için o kadar büyük bir mutluluk oldu ki onu anlatmak mümkün değil. Hayata bağlanma sebebimiz oldu. Bu vakfın olması otizmli çocuklar için çok büyük bir şans" dedi. Antalyalı Gülcan ailesinin oğlu Kürşat da SOBE’den mezun oldu Program kapsamında ayrıca Antalya’dan Konya’ya gelen Yılmaz ve Sümeyra Gülcan çifti de evlatları Kürşat’ın SOBE’den mezun olmasının mutluluğunu yaşadı. Geçtiği eğitimlerden sonra otizm tanısı kaldırılan Kürşat, kep atarak mezuniyetini kutladı. 43 öğrencinin otizm tanısı kaldırılarak 11 otizmli birey istihdama kazandırıldı SOBE bünyesinde bugüne kadar 800’ün üzerinde öğrenciye eğitim verilirken 457 binin üzerinde eğitim ve terapi seansı gerçekleştirilip, 73 milyon liranın üzerinde burs desteği sağlandı. Eğitim ve rehberlik çalışmalarıyla 23 binden fazla kişiye ulaşılan bu süreçte 43 öğrencinin otizm tanısı kaldırılarak, 11 otizmli birey istihdama kazandırıldı.
Denizli Çivril Milli Mücadele Şehitliğinde 105 yıllık acı anıldı Denizli’nin Çivril ilçesi Cabar mahallesinde bulunan Milli Mücadele Şehitliğinde düzenlenen program ile 105 yıl önce katledilen 83 vatandaş anıldı. Çivrilli Milli mücadele şehitleri Cabar Bileşe mezarlığında düzenlenen program ile yâd edildi. Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Çivril belediyesi tarafından düzenlenen anma programına Denizli Büyükşehir Belediye başkanvekili Ali Marım ve Semih Dere ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı. Cabar katliamının 105. Yıldönümü münasebetiyle şehitleri anma programı yapıldı. Denizli Büyükşehir Belediyesi ile Çivril Belediyesinin ortaklaşa düzenlemiş olduğu program, 105 yıl önce Yunan ordusu tarafından çoluk çocuk demeden katledilen 83 şehidin anısına yapılan Milli Mücadele Şehitliği ve anıtında gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasıyla başlayan program çelenk sunumu ve muhtar Besim Yaşar’ın yaptığı açılış konuşması ile devam etti. Muhtar Yaşar konuşmasında anma programına katılanlara teşekkür ederek 105 yıl önce yaşanan acının halen taze olduğunu söyledi. Muhtar Besim Yaşar’ın ardından Cabar katliamı hakkında bilgi veren yerel tarih uzmanı Münir Sayhan Yunan işgali sırasında Cabar köyünde yaşananları anlattı. Sayhan konuşmasında Yunan askerleri tarafından katledilen Cabar’lı genç kızlar için yakılan ağıtların bugün türkü olarak derlendiğini ifade etti. Sayhan konuşmasını Atatürk’ün gösterdiği yolda ilerlemenin bir vazife olduğunu belirterek "hepimiz birer Mustafa Kemal Atatürk’üz" diyerek tamamladı. Programda konuşan Çivril Belediye Başkanı Semih Dere ise milli mücadele ve birlik vurgusu yaparak 105 yıl önce yaşanan katliamın acısını unutmanın mümkün olmadığını söyledi. Programda konuşma yapan Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali Marım da Yunan işgalinde katledilen kadın erkek ve çocukların ülkenin bağımsızlığı için hiç korkmadan ve çekinmeden canını verdiğini belirtti. Konuşmaların ardından programa katılanlara muhtar Besim Yaşar tarafından plaket takdimi yapıldı. Program okunan dua ve şehit mezarlarına karanfil bırakılmasının ardından sona erdi. Programda Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yemek ikramı yapıldı, şehitlerin ruhları için lokma döktürüldü.