ASAYİŞ - 28 Ekim 2021 Perşembe 13:46

İkra Nur davasında halaya tahliye, amcaya 11 yıl hapis

A
A
A
İkra Nur davasında halaya tahliye, amcaya 11 yıl hapis

Giresun’un Bulancak ilçesinin İcilli köyünde yaklaşık 16 ay önce öldürülerek dereye atılan İkranur’un ölümü ile ilgili geçtiğimiz Şubat ayında tutuklanan öz amcası ve halasının yargılanmasında karar çıktı.

Giresun’un Bulancak ilçesinin İcilli köyünde yaklaşık 16 ay önce öldürülerek dereye atılan İkranur’un ölümü ile ilgili geçtiğimiz Şubat ayında tutuklanan öz amcası ve halasının yargılanmasında karar çıktı. amcaya akrabası olan "çocuğu kasten öldürmek" suçundan müebbet hapis, halaya ise yardım ve delilleri karartmadan ötürü 5 yıl üst sınırından ceza verildi. Amcanın cezası daha sonra suç işlediğinde yaşının küçüklüğü ve suça sürüklenen çocuk kapsamında dikkate alınarak cezası 11 yıla indirildi. Halanın cezası ise iyi hal indirimiyle 4 yıl 2 aya düşürüldü ve tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi.


Bulancak ilçesinin İcilli köyünde 27 Haziran 2020 akşamı evine dönmeyen İkra Nur’un ailesinin ihbarı üzerine arama çalışması başlatılmış, küçük kızın cansız bedeni 30 Haziran’da kaybolduğu yerden yaklaşık 7-8 kilometre (kuşbakışı 1 kilometre) uzaklıktaki İncirli mevkiindeki derede bulunmuştu. Sürdürülen soruşturma kapsamında 7 yaşındaki İkra Nur Tirsi’nin ölümüyle ilgili amcası S.T (14) ile halası A.Ç (26), 15 Şubat tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.


Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, sanıklardan amca S.T. tutuklu bulunduğu Kayseri Çocuk ve Gençlik Kapalı İnfaz Kurumu’ndan, halası A.Ç. ise Giresun E Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme heyeti tarafından sanıklara haklarındaki iddianame kendilerine okunurken, sanıkların ilk savunmaları da alındı.



İndirimli cezayla halaya tahliye, amcaya 11 yıl hapis


Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iki sanık için ayrı ayrı hazırlanan ve 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamelerde, amca S.T. için akrabası olan "çocuğu kasten öldürmek" suçundan müebbet hapis cezası verildi. Ancak, suç işlediğinde yaşının küçüklüğü ve suça sürüklenen çocuk kapsamında dikkate alınarak cezası 11 yıla indirildi. ’Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan yargılanan hala A.Ç. için de 5 yıl üst sınırı üzerinden verilen cezası iyi hal indirimiyle 4 yıl 2 aya düşürüldü ve tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi.



Olayın geçmişi


2020 akşamı evinin yakınındaki bahçede otlayan büyükbaş hayvanlara bakmaya giden ve kaybolduktan 3 gün sonra evlerine 7 km uzaklıktaki derede cansız bedenine ulaşılan 7 yaşındaki İkranur Tirsi’yi ağzını ve burnunu eliyle kapatıp nefessiz bırakarak öldürdüğü iddiasıyla 14 yaşındaki amcası ve birlikte cesedini dereye attığı iddiasıyla da halası 15 Şubat 2021 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Savcılıktaki ifadelerinde İkranur’u olay günü oyun oynarken kızdığı ve sinirlendiği için ağzını ve burnunu eliyle kapatıp nefessiz bırakarak öldürdüğünü itiraf eden 14 yaşındaki amca S.T. olay sonrası ablası A.T. ile birlikte cesedi dereye attıklarını söylemişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.