SAĞLIK - 14 Ekim 2024 Pazartesi 10:22

Dünyada ilk kez görülen "Giresun Sendromu" tıp literatürüne girdi

A
A
A
Dünyada ilk kez görülen "Giresun Sendromu" tıp literatürüne girdi

Giresun’da bir hastada görülen tüm organların yer değiştirmesine bağlı siroz hastalığı vakası sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada dikkat çekici bir gelişme olarak bilim dünyasında yerini alırken, "Giresun Sendromu" adıyla tıp literatürüne geçti.


Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi, dünya tıp literatürüne geçecek önemli bir başarıya imza attı. Tüm organların yer değiştirmesi ve buna bağlı olarak siroz gelişmesiyle karakterize bir vakayı tanımlayan doktorlar, bu durumu "Giresun Sendromu" olarak adlandırdı.



Prof. Dr. Cumhur Dülger: "Dünyada bir ilk"


Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, yaptığı açıklamada, bu hastalığın dünyada daha önce tanımlanmadığını vurgulayarak “Dünyada ilk defa tüm organları ayna görüntüsünde ters dönmüş bir hastamızda kalp yetmezliğine bağlı siroz tespit ettik. Bu vakayı ulusal ve uluslararası kongrelerde hakemlerin onayıyla tıp literatürüne kazandırdık ve ’Giresun Sendromu’ adını verdik" dedi.


Dülger, organların ters yerleşiminin nadiren görüldüğünü ancak bu vakada tüm organların yer değiştirdiğini ve bunun yanı sıra sirozun geliştiğini belirterek "Bu hastalar normal kapasitelerinde çalışamıyor, yürüyemiyor ve ömürleri kısalıyor. Karaciğer fonksiyonlarındaki bozulmalar zamanla daha belirgin hale geliyor ve uygun tedavi yapılmazsa hastalık hayatı tehdit edici boyutlara ulaşabiliyor. Siroz olduktan on on iki sene sonra da hastalar karaciğer nakline ihtiyaç duyuyorlar. Bir kısmı nakil yaptırıyor, bir kısmı yaptıramıyor yaşam beklentileri daha kısa oluyor. Uygun tedavi edilmezlerse hayati tehlikeli olan bir hastalık grubu. Uzun yıllar farkına varmadan yaşıyorlar ama bir zaman geliyor. Karaciğer fonksiyonlarında bozukluk çıkıyor. Bu durumda müdahale lazım geliyor. Biz hem kalp açısından hem de karaciğer açısından gereken tedavilerine başladık. Şu an hastamızın durumu iyi” diye konuştu.



Giresun Sendromu hastalığının belirtileri


Dünyada ilk kez karşılaşılarak ’Giresun Sendromu’ ismi verilen hastalığının belirtileriyle ilgili bilgi veren Dr. Gökhan Aydın ise “Nadir görülen hastalıklar var ama bu nadirden ziyade ilk kez görülen bir vaka. Ben de klinik hayatımda ilk defa gördüm. Hastanın bize karaciğer sirozu bulgularıyla başvuruyor. En önemli bulgularda nefes darlığı, karında sıvı, toplanması ve halsizlik şikayeti. Hastanın genel olarak laboratuvarına baktığımız zaman öncelikle ön tanımlarını koyuyoruz. Sonra tanımlamalarda hastanın tüm organlarının yerinin değiştiği ve bizim de görmediğimiz bir vaka olduğu için literati de tanıyoruz. Acaba tedaviyi verirken böyle bir hasta var mı? diğer hekimler ne şekilde yaklaşmış, onların tedavi realiteleri nelerdir? Çünkü bizde bir tedavi verirken sadece kendi görüşlerimiz doğrultusunda değil, diğer hekimlerin uygulamalarını da dikkate alıyoruz. Ancak buna benzer bir vaka olmadığını gördük. Bunun üzerine Prof. Dr. Cumhur Hocamızın önderliğinde tıp literatüründe yayınlayarak anlatmaya çalıştık” ifadelerini kullandı.



Başhekim Dr. Fazlı Kulaklı: "Giresun’un adını dünyaya duyurduk"


Başhekim Dr. Fazlı Kulaklı da bu başarının önemine değinerek, "Bir sendrom tanımlamak kolay değil, ama Giresun’dan çıkan bu başarıyı çok önemsiyoruz. Bu sendrom, Giresun’un adını tüm dünyaya duyuracak ve tıp literatüründe önemli bir yer edinecek" dedi.



Dünyada ilk kez görülen "Giresun Sendromu" tıp literatürüne girdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Ramazan sofralarının yıldızı: Atom tatlısı Samsun’un geleneksel lezzetlerinden biri olan ve Ramazan ayında daha fazla talep gören atom tatlısı, iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Fırın ustaları, Ramazan’da artan talebi karşılamak için fazla mesai yapıyor. Fırın ustalarının yoğun mesai harcadığı atom tatlısı; yumurta akı, şeker ve sudan hazırlanıyor. Her yaş grubunun sevdiği bu tatlı, Ramazan ayında daha fazla ilgi görüyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan ve özel bir aparatla şekil verilen atom tatlısı, gevrek yapısı ve hafif bir tatlı olmasıyla biliniyor. Samsun halkı, bu özel lezzeti iftar sofralarında sıklıkla tercih ediyor. Samsun’a özgü olan tatlı, yerli ve yabancı turistler tarafından da beğenilirken, bilinirliği her gün kulaktan kulağa yayılıyor. Samsun’da 20 yılı aşkın süredir atom üreten usta Ramazan Belik, "Atom, Samsun’a özgü bir Ramazan tatlısı. Belki de başka illerde bu lezzeti bilen yoktur. Bu tatlı tamamen doğal malzemelerden yapılıyor. İçerisinde hiçbir katkı maddesi yok. Şeker, su ve yumurta beyazı kullanarak bu mükemmel tatlıyı üretiyoruz. Vatandaşlar atoma Ramazan’da yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle iftara yakın saatlerde görenlerin canı çekiyor. Alıp, iftardan sonra da evlerinde yiyorlar. Atom, lezzetli olduğu kadar çok uygun fiyatlı bir tatlı. Samsunlu olup da başka şehirde yaşayanlar, ikamet ettikleri şehre giderken bu tatlıyı götürüyorlar. Bilmeyen insanlar da atomu tadıp beğeniyor ve Samsun’a yolu düştüğünde almadan memleketlerine gitmiyorlar" dedi. "Geceleri 3-4 saat uyuyup, günde 10 bin atom yapıyoruz" Artan talep nedeniyle geceleri az uyuyup atom ürettiklerinin altını çizen Belik, "Ramazan’da adetini sayamayacak kadar çok atom yapıyoruz. Kaç kazan yaptığımızı bile sayamıyoruz. Aşırı yoğun bir taleple karşı karşıyayız. Gece gündüz atom yapıyoruz. 3-4 saatlik uykuyla duruyoruz. Böyle bir tempoda çalıştığımızda günde 10 bin adede kadar atom yapıyoruz. Simit 240 derecede yoğun ateşte pişerken, atom ise 170 derecede ve ateş olmadan tam 1 saatte pişiyor" diye konuştu. Samsun’dan memleketine dönen vatandaşlar tarafından Türkiye’nin farklı illerine taşınan atom tatlısı, her Ramazan ayında bilinirliğini artırmaya devam ediyor. Atomun fiyatı ise boyutuna göre 5 TL ile 20 TL arasında değişiyor.
Samsun Ramazan sofralarının yıldızı: Atom tatlısı Samsun’un geleneksel lezzetlerinden biri olan ve Ramazan ayında daha fazla talep gören atom tatlısı, iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Fırın ustaları, Ramazan’da artan talebi karşılamak için fazla mesai yapıyor. Fırın ustalarının yoğun mesai harcadığı atom tatlısı; yumurta akı, şeker ve sudan hazırlanıyor. Her yaş grubunun sevdiği bu tatlı, Ramazan ayında daha fazla ilgi görüyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan ve özel bir aparatla şekil verilen atom tatlısı, gevrek yapısı ve hafif bir tatlı olmasıyla biliniyor. Samsun halkı, bu özel lezzeti iftar sofralarında sıklıkla tercih ediyor. Samsun’a özgü olan tatlı, yerli ve yabancı turistler tarafından da beğenilirken, bilinirliği her gün kulaktan kulağa yayılıyor. Samsun’da 20 yılı aşkın süredir atom üreten usta Ramazan Belik, "Atom, Samsun’a özgü bir Ramazan tatlısı. Belki de başka illerde bu lezzeti bilen yoktur. Bu tatlı tamamen doğal malzemelerden yapılıyor. İçerisinde hiçbir katkı maddesi yok. Şeker, su ve yumurta beyazı kullanarak bu mükemmel tatlıyı üretiyoruz. Vatandaşlar atoma Ramazan’da yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle iftara yakın saatlerde görenlerin canı çekiyor. Alıp, iftardan sonra da evlerinde yiyorlar. Atom, lezzetli olduğu kadar çok uygun fiyatlı bir tatlı. Samsunlu olup da başka şehirde yaşayanlar, ikamet ettikleri şehre giderken bu tatlıyı götürüyorlar. Bilmeyen insanlar da atomu tadıp beğeniyor ve Samsun’a yolu düştüğünde almadan memleketlerine gitmiyorlar" dedi. "Geceleri 3-4 saat uyuyup, günde 10 bin atom yapıyoruz" Artan talep nedeniyle geceleri az uyuyup atom ürettiklerinin altını çizen Belik, "Ramazan’da adetini sayamayacak kadar çok atom yapıyoruz. Kaç kazan yaptığımızı bile sayamıyoruz. Aşırı yoğun bir taleple karşı karşıyayız. Gece gündüz atom yapıyoruz. 3-4 saatlik uykuyla duruyoruz. Böyle bir tempoda çalıştığımızda günde 10 bin adede kadar atom yapıyoruz. Simit 240 derecede yoğun ateşte pişerken, atom ise 170 derecede ve ateş olmadan tam 1 saatte pişiyor" diye konuştu. Samsun’dan memleketine dönen vatandaşlar tarafından Türkiye’nin farklı illerine taşınan atom tatlısı, her Ramazan ayında bilinirliğini artırmaya devam ediyor. Atomun fiyatı ise boyutuna göre 5 TL ile 20 TL arasında değişiyor.
Erzurum Sahur sofrasında öğrencileri yalnız bırakmadı Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, bu Ramazan’da da öğrenci evlerinde iftar ve sahur yapma geleneğini devam ettirdi. Erzurum’un Yakutiye ilçesi Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, Ramazan ayının ilk günlerinde üniversite öğrencileriyle sahur sofrasında bir araya geldi. Yakutiye’de öğrencilerin kaldığı bir evi ziyaret eden Uçar, sahur için mutfağa geçerek kendi elleriyle menemen hazırladı. Ocağın başına geçen Başkan Uçar öğrencilerle koyu sohbet ve samimi muhabbet eşliğinde menemen pişirip sahur sofrasına birlikte oturdu. Öğrencilerin gönüllerine dokundu Eğitim için memleketlerinden ayrılarak Erzurum’a gelen; Mersin, Erzincan, Nevşehir, Bursa ve Ankaralı öğrencilerle aynı sofrayı paylaşan Uçar, Ramazan’ın bereketini ve kardeşlik iklimini sahur vaktinde öğrencilerle birlikte yaşadı. Her yıl geleneksel olarak öğrenci evlerine misafir olan Uçar, bu Ramazan’da da geleneği bozmadı. Hazırladığı menemenle sofraya hem lezzet hem de sıcaklık katan Uçar’ın ziyareti, öğrencilerin gönüllerine dokundu. Başkan Uçar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Sahurda üniversiteli öğrenci kardeşlerimizin evine misafir olduk. Koyu bir sohbet ve muhabbet eşliğinde hazırladığımız menemen ile soframızı şenlendirdik. Gönül kapılarını bizlere açan kıymetli kardeşlerime teşekkür ediyor, sağlık, huzur ve hayırlarla dolu bir ömür diliyorum."