ÇEVRE - 17 Ekim 2023 Salı 13:56

Giresun’da liman kavşağına yapılacak dalçık projesine uzmanlardan "Drenaj" uyarısı

A
A
A
Giresun’da liman kavşağına yapılacak dalçık projesine uzmanlardan "Drenaj" uyarısı

Giresun Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Apaydın, Giresun şehir merkezi liman kavşağında yapılacak Dal-Çık projesiyle ilgili riskleri dile getirerek, “2 kilometre karenin üzerine çıkan su toplama havzasından gerek yağmursuyu altyapı sistemiyle, gerekse yüzeysel akışla bu bölgeye gelen suyun en azından bir kısmını bölgenin batı tarafına (Kumyalı tarafı) aktaracak ve oralardan denize boşaltacak çözümler araştırılmalıdır” dedi.


2007 yılında hizmete giren Karadeniz Sahil Yolu, birçok bölgede denizin doldurulmasıyla inşa edildi. Bu sebeple aşırı yağışların yaşandığı zamanlarda yamaçlardan gelen yağmur sularının denize ulaşmasını engelleyen Karadeniz Sahil Yolu, belirli noktalarda adeta set görevi görüyor. Giresun’da geçmiş yıllarda yaşanan şiddetli yağışlar sonrasında sahil yolu üzerinde yaşanan göllenmeler hayatı olumsuz yönde etkiledi.


Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Giresun Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Apaydın, Karadeniz Sahil Yolunun, Giresun’da yamaç selleri ve akarsu drenajına engel olduğunu, bu sebeple zaman zaman şiddetli yağışların olumsuzluklara neden olduğunu söyledi.


Prof. Dr. Ahmet Apaydın, “Doğu Karadeniz’i batıya bağlayan Karadeniz Sahil Yolu ulaşımda eskiye göre büyük bir rahatlama ve konfor sağlamış olsa da, birçok yönüyle yıllardır tartışılan ve eleştirilen bir yoldur. Yolun sahilden geçtiği kısımlarla ilgili olarak kıyı ekosistemi ve kıyı estetiğinin bozulması, plajların tahrip edilmesi, kentlerin denizle bağlantısının kesilmesi, bazı kent geçişlerinde trafik sorununun devam etmesi, yağmursuyu ve akarsu drenajına engel oluşturması gibi sorunlara neden olduğunu biliyoruz. Bu olumsuzluklardan en fazla nasibini alan illerden biri Giresun’dur. Çünkü bu yol, Giresun’da batıda Piraziz’den doğuda Eynesil’e kadar tamamen sahilden geçirilmiş ve çoğu yerde deniz doldurulmak suretiyle inşa edilmiştir. Giresun sahili boyunca 100 kilometrenin üzerinde olan bu yolda bazı kesimler özellikle yüzey suyu drenaj sorunu yönüyle dikkat çekicidir. Deniz üzerinde inşa edilen kesimlerde yol dolgusu doğal zeminden yüksekte olduğu için yağmursuyu drenajına bir engel, bir set oluşturmakta ve yamaçlardan akan suların denizle buluşmasına engel oluşturmaktadır. Ayrıca, şiddetli yağışla birlikte fırtınalı havalarda deniz suyunun Karadeniz Sahil Yolunu basmasıyla sorun daha da büyümektedir” dedi.



“25 yıl içinde 5 sefa aynı olay yaşandı”


Apaydın, Giresun’un merkez ilçesinde trafiğin yoğun olduğu 1 kilometre uzunluğundaki bölümde şiddetli yağışlarla birlikte meydana gelen su taşkınlarında sık sık trafikte aksamalar ve evlerde su baskınları meydana geldiğini de hatırlatarak yol kenarlarında bulunan su kanallarının düzenli bakımı yapılmadığı ve su taşıma kapasitelerinin düşük olması nedeniyle taşkın suyun tahliyesinde zorluklarlar yaşandığına dikkat çekti.


Prof. Dr. Ahmet Apaydın, Gemiler Çekeği ile Giresun Limanı arasındaki bölgenin en sorunlu yer olduğu ve son 25 yıl içinde bu bölgede karayolunda göllenmelerin yaşandığını ifade ederek şunları söyledi:


“Karadeniz sahil yolunun yüzey suyu drenajı yönüyle en fazla sorunlu olduğu yerlerden biri Giresun şehir geçişinin Gemiler Çekeği ile Giresun Limanı arasındaki bölümüdür. Yani Giresun yarımadasının doğu ve batı sahilidir. Özellikle de batı sahili, yarımadanın burnundaki Emniyet ek binası, defterdarlık ve itfaiye karşısından Bulancak durağı kavşağına kadar olan 1 kilometre uzunluktaki kesim en problemli bölgedir. Bu kesimde 1999, 2009, 2014, 2021 ve 2023 (2 Eylül akşamı) yıllarında şiddetli yağış sonrası yamaç sellenmesine bağlı olarak yolda göllenme olmuş, araçlar zarar görmüş, trafik durmuştur. Hatta 24 Eylül 2014 tarihinde şiddetli yağışla birlikte fırtına nedeniyle dalga yüksekliği 6 metrenin üzerine çıkmış ve deniz suyu yolu istila etmiştir. Bunun sonucunda, yamaçlardan gelen sular ile deniz suyu birleşerek yolu doldurmuş, trafik uzun bir süre durmuş, araçlar hasar görmüş, kamu binalarına su girmiş, yolu istila eden metreküplerce su liman bölgesinden uzun süre denize boşalmıştır. Son olarak geçtiğimiz Eylül ayının ikisi akşamı gerçekleşen şiddetli yağışta yamaç sellenmeleri ile gelen sular yolda yükselerek trafiği aksatmış, bazı araçlar zarar görmüştür.”



“Gelecekte geçmişte yaşananlardan bile daha büyük sorunlara zemin hazırlamayalım”


Giresun’da trafik yoğunluğunun en sık yaşandığı Giresun Limanı girişindeki kavşakta sorunun çözülmesi için dal-çık projesi yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Apaydın, yapılacak projenin risklerine vurgu yaptı. Apaydın “Bu projenin uygulanması ile liman kavşağındaki trafik sıkışıklığının önlenmesi hedeflenmektedir. Projeyle yol kotu kavşağın doğusundan batısına kadar birkaç yüz metre boyunca düşürülmek zorundadır. Bu projenin çevre drenajını dikkate almadan, sadece bir dal-çık projesi olarak düşünülmesi ve böyle uygulamaya konması, buradaki drenaj sorununu daha da büyütecektir. Bunun için bazı hususları dikkate alarak proje kapsamında önlem alınması zorunludur. Öncelikle, kavşakta yapılacak derin kazıda yoğun su ile karşılaşılması beklenmekte (burası eski sahil plajı üzerindedir), sorunun çözümü için inşaat sırasında ve sonrasında pompajlı tahliye sistemi kurulması gerekmektedir. Bundan daha da önemlisi, doğuda Emniyet ek binası karşısından başlayarak dal-çık inşaatının batı ucuna (Kumyalı tarafı) Karadeniz sahil yolu ve ona bitişik iç yolun yağmur suyu drenaj kapasitesinin arttırılması zorunludur. Bu kapsamda, kanal çaplarının arttırılması, buna uygun olarak da ilave cadde ağızlıkları, yani yağmursuyu giriş ızgaraları yerleştirilmelidir. Uzun vadede ise, 2 kilometre karenin üzerine çıkan su toplama havzasından gerek yağmursuyu altyapı sistemiyle, gerekse yüzeysel akışla bu bölgeye gelen suyun en azından bir kısmını bölgenin batı tarafına (Kumyalı tarafı) aktaracak ve oralardan denize boşaltacak çözümler araştırılmalıdır. Bu yapılırsa dal-çık projesinin uygulandığı bölgenin yükü hafifletilmiş olacaktır. Bütün bunlara ek olarak, sahil yolu ve iç yol boyunca yağmursuyu giriş ızgaralarının sürekli olarak temiz tutulması, tıkanmaların önlenmesi çok önemlidir. Mevcut halde bazı ızgaraların tamamen veya kısmen tıkanmış, kapak betonlarının kırılmış, ızgaraların kanal içine düşmüş veya kaybolmuş, bazı yerlerde kanal içine plastik vb. malzemelerin dolarak kanal kapasitesini düşürmüş olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu proje drenaj sorununun çözümüyle birlikte bir bütün olarak ele alınmalıdır. Aksi halde gelecekte geçmişte yaşananlardan bile daha büyük sorunlara zemin hazırlanmış olacaktır” şeklinde konuştu.



Giresun’da liman kavşağına yapılacak dalçık projesine uzmanlardan "Drenaj" uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Orhan Kaynak, abisi Kayhan Kaynak’ın kaderini yaşadı Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin yardımcısı Orhan Kaynak, geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kaynak’ın abisi, bir dönem Fenerbahçe forması giyen Kayhan Kaynak da 34 yaşında kalp krizi sonucu yaşamını yitirmişti. Trabzonspor yardımcı antrenörü Orhan Kaynak, tesislerde yemek yediği sırada aniden rahatsızlandı. Durumu fark eden kulüp personelinin hızlıca haber vermesi üzerine Kaynak, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Kaynak kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 364 gündür Trabzonspor’un teknik ekibindeydi Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin bordo-mavili kulübün başına geçmesinin ardından yardımcı antrenör olarak göreve başlayan Orhan Kaynak, 364 gündür teknik ekipte yer alıyordu. Trabzonspor’da futbolcu olarak da görev yapan Kaynak, 1992-1993 ve 1993-1994 sezonlarında bordo-mavili formayı giydi. Futbolculuk kariyerinde Beşiktaş, Kocaelispor, Samsunspor, Kayseri Erciyesspor, Akçaabat Sebatspor, Adanaspor, Başakşehir ve AO Xanthi takımlarında da forma giyen Kaynak, Türk futbolunda iz bırakan isimler arasında yer aldı. Unutulmaz Aston Villa maçı Trabzonspor’un Avrupa kupalarındaki unutulmaz zaferlerinden birinde de Orhan Kaynak’ın imzası bulunuyordu. 1 Kasım 1994’te oynanan UEFA Kupası 2. tur rövanş maçında Trabzonspor, İngiltere’de Villa Park’ta Aston Villa’yı 1-0 mağlup ederek tur atladı. Karşılaşmanın 90. dakikasında Orhan Kaynak’ın attığı gol, İngiliz ekibini sahasında eleyerek bordo-mavililere tarihi bir zafer kazandırdı. Bu karşılaşma, Avrupa kupalarında bir İngiliz takımının elendiği unutulmaz gecelerden biri olarak tarihe geçti. Abisinin kaderini yaşadı Trabzonspor’un eski futbolcusu ve yardımcı antrenörü Orhan Kaynak’ın abisi, eski milli futbolcu Kayhan Kaynak da genç yaşta hayatını kaybetmişti. Fenerbahçe ve Adana Demirspor formaları giyen Kayhan Kaynak, 9 Ocak 1994 tarihinde Adana’da antrenman sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu 34 yaşında yaşamını yitirmişti. Kalıtsal bir kalp rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybeden Kayhan Kaynak gibi, Orhan Kaynak da geçirdiği kalp krizi sonrası yaşamını yitirdi. Hastaneye akın ettiler Orhan Kaynak’ın rahatsızlanmasının ardından Trabzonspor camiası hastaneye akın etti. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke ve teknik ekibin yanı sıra Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas ile yönetim kurulu üyeleri hastaneye gelerek Kaynak’ın durumunu yakından takip etti. Bordo-mavili futbolculardan Ozan Tufan ve Okay Yokuşlu da hastaneye gelerek yardımcı antrenör Kaynak’ın durumu hakkında bilgi aldı.
İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nden "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" videosuna açıklama Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada paylaşılan "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" başlıklı videonun Bahçelievler ilçesine ait olmadığını, görüntünün Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait olduğunu bildirdi. Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada dolaşıma giren bina yıkımıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Son günlerde bazı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında, ’Bahçelievler’de kentsel dönüşüm kapsamında 8 katlı bir bina tek darbeyle yıkıldı’ başlığıyla paylaşılan bir video dolaşıma sokulmuştur. Yapılan incelemelerde söz konusu görüntülerin Bahçelievler ilçemize ait olmadığı, daha önce yaz aylarında Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait görüntülerden alındığı anlaşılmıştır" belirtildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler’in, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ayrıca aynı görüntülerin geçmiş dönemlerde de farklı il ve ilçelerin adı kullanılarak servis edildiği, zaman zaman farklı şehirlerle ilişkilendirilerek paylaşıldığı tespit edilmiştir. Buna rağmen bazı mecralarda görüntüler Bahçelievler’de gerçekleşmiş gibi gösterilerek kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bahçelievler Belediyesi olarak ilçemizde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları; ilgili mevzuat, mühendislik kuralları ve gerekli güvenlik önlemleri çerçevesinde titizlikle yürütülmektedir. Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olarak 1. sırada yer almıştır. İlçemizde yürütülen çalışmaların temel amacı; vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlam ve modern yapılarda yaşamalarını sağlamaktır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına ilçemizle ilgisi bulunmayan bu görüntülere itibar edilmemesini önemle rica ederiz."
Ankara Bakan Uraloğlu: "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık çalışanlarıyla Eryaman Yüksek Hızlı Tren Atölyesi’nde düzenlenen iftar programına bir araya geldi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’de demiryollarının tarihinin 1856 yılında İzmir-Aydın hattına ilk rayın döşenmesiyle başladığını hatırlatarak, 2002 yılından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirilen gelişim hamleleri sayesinde demiryollarının yeniden devlet politikası olarak ele alındığını ifade etti. "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağını, bugün yaklaşık 14 bin 13 kilometreye ulaştığını belirten Uraloğlu, "Demiryollarını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldık. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik. Ancak biz sadece yeni hatlar inşa etmekle yetinmedik; devraldığımız 11 bin kilometrelik demiryolu ağını da baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında güvenli, hızlı ve verimli bir sisteme dönüştürdük. Şu anda; Halkalı - Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum Hızlı Tren Hatları ve Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı gibi yeni hatların yapımlarına devam ediyoruz. Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılında ise 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "2009 yılında hizmete giren Yüksek Hızlı Trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaş seyahat etti" Bakan Uraloğlu, en yoğun demiryolu hattının yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olduğunu vurgulayarak, "Ankara’dan, Eskişehir’e, İstanbul’a, Konya’ya, Karaman’a ya da Sivas’a seyahat eden vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü tercihini demiryolundan yana kullanıyor. İlk olarak 2009 yılında Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaşımız yolculuk etti. 2025 yılı da demiryolu taşımacılığı açısından verimli ve başarılı bir yıl oldu. Geçen yıl boyunca yüksek hızlı trenler, anahat trenleri, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcuya hizmet sunduk. Yaklaşık 12 milyon yolcu yüksek hızlı trenleri tercih etti ve en yoğun hattımız yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı oldu" diye konuştu. Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi’nin 2025-2026 kış sezonunu büyük bir başarıyla tamamladığını belirterek, Ankara-Kars ve Kars-Ankara yönlerinde toplam 60 sefer gerçekleştirildiğini ve 10 bin 166 yolcuya hizmet verildiğini ifade etti. "Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada memnuniyet oranı yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olarak ölçüldü" Demiryollarına yönelik müşteri memnuniyeti araştırmalarında genel memnuniyet oranının yüzde 90,5 olarak ölçüldüğünü aktaran Uraloğlu, "2019’dan bu yana da 91 bini aşkın seyahat sever, fotoğraf tutkunu ve turizm meraklısı, bu unutulmaz deneyimle Anadolu’nun eşsiz doğası ve kültürüyle buluştu. Müşteri memnuniyeti araştırmalarımız da başarılarımızı teyit ediyor. Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olmak üzere genel memnuniyet oranı yüzde 90,5 olarak ölçüldü. Bu tablo, demiryoluna duyulan güvenin en açık göstergelerinden biridir ve emeğimizin en güzel karşılığıdır. Bu oranları önümüzdeki yıllarda daha da yukarı taşıyacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan Bayramı tatili boyunca trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk" Ramazan Bayramı tatili süresince yolcu talebini karşılamak amacıyla Ankara-İstanbul ve İstanbul-Ankara hattında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde toplam 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyeceklerini ifade eden Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "20-21-22 Mart tarihlerinde idrak edeceğimiz bayramda, vatandaşlarımızın sevdiklerine kavuşma özlemi artacak, şehirler arası ulaşım talebi yükselecek. Biz de bu talebe en güzel şekilde cevap vermek için hazırlıklarımızı tamamladık. Ramazan Bayramı tatili boyunca artan yoğunluğu karşılamak amacıyla trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk. Özellikle Ankara-İstanbul, İstanbul-Ankara güzergahında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyerek 2 bin 898 yolcumuza daha ulaşım imkânı sağlayacağız. Bunun yanı sıra ana hat ve bölgesel trenlerimize 100 ek vagon ilave ederek 6 bin kişilik ilave koltuk kapasitesi sunacağız. Her bayramda olduğu gibi bu Bayram boyunca da sahada, trenlerimizde, istasyonlarımızda her zamanki gibi görevimizin başında olacağız; siz değerli demiryolcu kardeşlerimle birlikte vatandaşlarımıza en güzel hizmeti sunmaya devam edeceğiz." "Yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlendi" Trenlerde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya kimlik kartı ile saniyeler içinde gerçekleştirildiğini hatırlatan Uraloğlu, "Hayata geçirdiğimiz Yolcu Taşıma Platformu (YTP), biletleme, rezervasyon ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir çatı altında toplayarak; yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlemiştir. Artık trenlerimizde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya Kimlik Kartı ile saniyeler içinde gerçekleştiriyoruz. Bu sayede yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileşti, işlemler daha hızlı ve sorunsuz hale geldi" dedi. "Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte edildiğini söyleyen Uraloğlu, "Yine diğer bir önemli projemiz olan Tren İzleme ve Koordinasyon Merkezi kapsamında devreye aldığımız Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte ettik. Bu sistem, makinistlerimizin dikkat dağınıklığı, yola bakmama, esneme, yorgunluk gibi anomalileri anında tespit ederek gerekli aksiyonları alıyor. Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" diye konuştu. Program, Bakan Uraloğlu’nun demiryolları çalışanlarına plaket takdim etmesiyle sona erdi.