ASAYİŞ - 23 Mayıs 2026 Cumartesi 09:42

İstanbul’dan Trabzon’a Kurban Bayramı tatili için gidiyorlardı

A
A
A
İstanbul’dan Trabzon’a Kurban Bayramı tatili için gidiyorlardı

Giresun’da Karadeniz Sahil Yolu liman mevkiinde arkadan gelen çekicinin kırmızı ışıkta bekleyen bir otomobile arkadan çarpması sonrasında yaşanan zincirleme trafik kazasında hayatını kaybeden aynı aileden 5 kişi ile yaralı 6 kişinin kimlikleri belirlendi. Ailenin İstanbul’dan Trabzon’un Arsin ilçesine Kurban Bayramı tatili için yola çıktığı öğrenildi.


Edinilen bilgilere göre, gece saat 01.45 sıralarında Ordu istikametinden Trabzon istikametine gitmekte olan M.U. yönetimindeki 55 K 4065 plakalı çekici tır, Karadeniz Sahil Yolu’nun Giresun Limanı mevkiindeki ışıklarda bekleyen Ali Yıldız (45) 34 PM 61 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpmanın etkisi ile savrulan araç önünde duran Ferhat Yıldız (45) yönetimindeki 34 PN 09 plakalı otomobile çarptı. Bu araç da çarpmanın etkisiyle ileri fırlayarak önünde kırmızı ışıkta beklemekte olan sürücü Köksal Yusuf Halil (31) idaresindeki otomobile çarptı.


4 aracın karıştığı zincirleme kazada Ali Yıldız ile aynı araçta bulunan aynı aileden Melek Yıldız (40), Hamza Yıldız (7) Hasan Yıldız (7) ve Sadem Yağmur Yıldız (15) hayatını kaybetti, Rana Meltem Yıldız (20) ise ağır yaralandı. Kazaya neden olan çekici sürücüsü M.U. (59) da kazada ağır yaralanırken, Ferhat Yıldız, Fatma Yıldız, Rana Yıldız, Sümeyye Yıldız (9) ve Eymen Yıldız (16) Giresun’ndaki hastanelerde tedavi altına alındı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türk Kızılay, kurban bağışlarını Gazze dahil 30 ülkeye ulaştıracak Hayırseverler, Kurban Bayramı’nda Türk Kızılay aracılığıyla Gazze dahil 30 ülkedeki ihtiyaç sahiplerinin sofralarına kurban bereketini ulaştırabilecek. Türk Kızılay, Kurban Bayramı’nın bereketini Türkiye, Gazze/Filistin ile 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına ulaştırmayı hedefliyor. Vekaletle kesimi gerçekleştirilen ve tüm kontrollerden geçirilen kurban etleri yurt içi ve yurt dışında farklı yöntemlerle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Tatilde de kolay bağış ve taksit imkanı Hayırseverler, tatil günlerinde de vekaletlerini pek çok kanaldan Kızılay’a ulaştırabiliyor. Kurban vekaletleri, Kızılay’ın resmi internet sayfası www.kizilay.org.tr, Kızılay Mobil Bağış Uygulaması, tüm bankalarda bulunan Kızılay bağış hesapları, 7/24 FAST Sistemi ile EFT/Havale aracılığıyla kolaylıkla gerçekleştiriliyor. Ayrıca yurt içinde 168 / yurt dışında 0 212 168 00 00 numaralı Kızılay ücretsiz danışma ve bağış hattı ile ülke genelindeki tüm Kızılay şubelerinden kurban vekaleti verilebiliyor. Kızılay, kurban hisse bedellerinde 2 ila 4 taksit imkanı da sağlıyor. Yurt içi ve Filistin/Gazze’de vekalet bedeli 17 bin 250 lira Bu yılki vekâlet bedelleri yurt içi ve Gazze/Filistin’de 17 bin 250 lira, yurt dışında 6 bin 350 lira olarak belirlendi. Vekalet bedelini döviz cinsinden ödemek isteyenler Türkiye ve Gazze/Filistin için 385 dolar, 330 euro ya da 285 sterlin; diğer ülkeler için de 145 dolar, 125 euro ya da 105 sterlin ödeyerek vekalet verebilecek.
İzmir Sigorta İzmir için geri sayım Sigorta İzmir-Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi 11-13 Haziran 2026 tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenecek. Organizasyon, sigorta sektörünün tüm bileşenlerini İzmir’de bir araya getirmeye hazırlanıyor. 11-13 Haziran tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenecek Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi, sigorta şirketlerinden eksperlere, acentelerden brokerlere, asistans firmalarından kamu kurumlarına kadar sektörün önde gelen temsilcilerini buluşturacak. Fuar, aynı zamanda İzmir’in sigortacılık tarihindeki öncü rolünü yeniden gündeme taşıyacak. Güçlü destek ve kurumsal iş birliği T.C. Ticaret Bakanlığı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) himayesinde düzenlenen fuar; sektörün köklü kurumları tarafından destekleniyor. Organizasyona, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Sigorta Birliği (TSB), Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK), Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK), İzmir Ticaret Odası (İZTO) ve Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tam destek veriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonuyla gerçekleştirilecek fuarın, etkinlik partnerliğini ise IUC Events üstleniyor. Sektörün öncü kurum ve firmaları da organizasyonda katılımcı olarak yer alıyor. İzmir Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi, sigorta sektöründe faaliyet gösteren şirketlere görünürlüklerini artırma, yeni iş ortaklıkları geliştirme ve sektörün geleceğine yön veren trendleri yakından takip etme imkanı sunacak. Organizasyonda; sigorta şirketleri, acenteler, reasürans firmaları, insurtech girişimleri ve kamu temsilcileriyle doğrudan temas kurulabilecek, yeni ticari bağlantılar geliştirilebilecek. Sigortacılığın gelişiminde öncü kentlerden 11-13 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak İzmir, sigortacılık tarihindeki köklü geçmişiyle öne çıkıyor. Liman kenti kimliği ve güçlü uluslararası ticaret ağı sayesinde İzmir, Anadolu’da modern sigortacılığın geliştiği ilk merkezlerden biri olarak kabul ediliyor. Deniz ticareti ve taşımacılığın gelişimiyle birlikte sigortacılık alanında da önemli bir merkez haline gelen İzmir, tarih boyunca sektörün büyümesinde önemli rol üstlendi. Kent, Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi ile de sektörün geleceğine yön verecek önemli bir buluşmaya hazırlanıyor. Zirve sektörün geleceğine ışık tutacak Fuar kapsamında düzenlenecek zirve programlarında da sigortacılıkta dijital dönüşüm, afet ve risk yönetimi, sağlık sigortaları, mobilite çözümleri ve sektördeki yeni uygulamalar gibi başlıklar ele alınacak. Organizasyonun, yeni iş birliklerinin geliştirilmesine ve sektörel diyaloğun güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Sakarya Uluslararası sularda rehin alınan Sakaryalı Aktivist yaşadığı dehşeti anlattı İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu’nda yer alan Sakaryalı aktivist Özkan Özer, Akdeniz’de maruz kaldıkları insanlık dışı müdahaleyi ve gözaltı sürecinde yaşadıkları dehşeti anlattı. Filistin halkına insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan filoda rehin alınan Özer, maruz kaldıkları darp ve psikolojik şiddetin ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin girişimleriyle kurtarılarak yurda döndü. Uzun zamandır Gazze’de yaşanan olaylardan büyük üzüntü duyduğunu belirterek yola çıkış sürecini aktaran Özkan Özer, "Uzun zamandır Filistin, Gazze’ye uygulanan insanlık dışı, hukuksuz ablukadan rahatsızdım. Orada aç kalan çocuklardan, okuluna gidemeyen çocuklardan, ilaçsız kalan hastalardan. Birşeyler yapmam gerektiğini düşünüyordum. Oradaki zulmü durdurmak için boykotta yapıyordum fakat oraya yardım götürmek isteyen insanlar olduğunu duyunca Küresel Sumud Filosuna başvuruda bulundum. Çağırıldım" dedi. "4 gün boyunca fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldık" Uluslararası sularda uğradıkları operasyonu ve hapishane gemisinde maruz kaldıkları işkence benzeri uygulamaları dile getiren Özer, "14 Mayıs’ta yola çıkmadan evvel, 12 Mayıs’ta bir toplantı yaptık. Tüm filo katılımcıları ile birlikte. Muhtemel riskler ve durum değerlendirmesi yapıldı ve yola devam kararı alındı. 18 Mayıs’ta uluslararası sulara girdiğimizde İsrail donanması tarafından müdahaleye uğradık. Teknelerimiz toplatılmaya başladı. 18 Mayıs’ın akşamında benim bulunduğum tekneye de baskın yapıldı. Bizi tekneden aldılar, oluşturdukları hapishane gemisine bizi götürdüler. Bu süreç içerisinde fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldık. Yaklaşık 4 gün boyunca farklı şekillerde devam etti. Temel ihtiyaçların karşılanmaması, nakil edildiğimiz zaman acı verici şekillerde nakil edilmek ve darp şeklinde bu süreç devam etti. 2 gün hapishane gemisinde kaldıktan sonra tüm tekneler yakalandıktan sonra yani, Aşdod limanına bizi getirdiler. 40’tan fazla ülkeden 400’den fazla aktivisti bu limana getirdiler. Orada ki işlemlerden sonra bizi hapishaneye sevk ettiler. Orada da bir gece kaldık. Ertesi gün ise bizi uçakla Türkiye’ye gönderdiler" diye konuştu. "Bu bir zulüm, bu bir kötülük" Yaşananların insanlık onuruna aykırı olduğunu vurgulayan aktivist Özer, "Bu dört gün boyunca maruz kaldığım fiziksel ve psikolojik şiddet beni çok zorladı. İnsan onurunu ayaklar altına alan uygulamalar olduğu için ve hiçbir insanın böyle birşeyin maruz kalmasını insan olan hiç kimse kabul etmeyeceği için.. Biz sadece 4 gün boyunca bunları yaşadıysak aylarca yıllarca Filistinlilerin hapishanelerde kalıyor olması, Doğu Türkistan’da benzeri yerleri buna benzer şeylere insanların maruz kalıyor olması bir insan olarak benim kabul edebileceğim bir şey değil. Bir müslüman olarak da kardeşlerime böyle bir şey yapılması kabul edebileceğim bir şey değil. Bu bir zulüm, bu bir kötülük. Bu bitmeli. Ben, bana sahip çıkan bir devletim olduğu için bunları kısa süreli yaşadım. Sahil çıkılmadığı için bu durumlara aylarca, yıllarca maruz kalan insanlar var. Bunlara birşey yapılması gerekiyor. Bir insanın dahi böyle birşeye maruz kalıyor olması diğer insanların harekete geçmesini gerektirir. O insanları kurtarmak, her insanın görevi" şeklinde konuştu. "Uçağın içinde ’Free Filistin, Teşekkürler Türkiye’ sloganları atıldı" Askeri havalimanında Türk uçaklarını gördüğü an büyük bir gurur ve rahatlama yaşadığını ifade eden Özkan Özer, "Uğradığımız psikolojik ve fiziksel şiddetin ayrıntılarını anlatmak istemiyorum ama buna maruz kaldık, bunu bilin. Bitmeyecek gibiydi. Bizi hapishaneden aldılar, askeri bir havaalanına getirdiler, içerisine girdik. İsrail savaş uçaklarının içerisinde, Türk bayraklı, Türk Hava Yolları’na ait 3 tane uçağı gördüm ve o zaman bir insanın vatanının olması, özgür olmasınının, bayrağının olmasının ne kadar kıymetli olduğunu anladım. Uçağın içine girdik, insanlık dışı muameleye 4 gün maruz kalmış dünyanın bir çok farklı ülkesinden insanın uçağın içerisine girip THY’nin bize ikram ettiği yemekler, davranış tarzları, gösterdikleri anlayış, yakınlık ve hizmet bambaşka iki anlayışı gösterdi. Orada insanlar uçağın içerisinde ’Free Free Filistin, teşekkürler Türkiye’ sloganları attılar. Ben hayatımda bu milletin evladı olduğuma, bu ülkenin vatandaşı olduğuma bu kadar gurur duyduğum bir an yaşamadım" ifadelerini kullandı.
Adana Yoldaki çukurları "Belediye öldü" anonsuyla protesto ettiler Adana’nın Seyhan ilçesinde yolların köstebek yuvasına dönmesini protesto eden bir grup genç, otomobille mahallede dolaşarak "Adana Büyükşehir Belediyesi ve Seyhan Belediyesi ölmüştür" anonsu yaptı. Gençler daha sonra çukur başında "Öldürün Ne Olur" şarkısını dinleyip, "öldü" dedikleri belediye için dua etti. Merkez Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçesi Mahallesi’nde yolların uzun süredir çukur içinde olmasına tepki gösteren bir grup genç, dikkat çekmek amacıyla mizahi bir protesto düzenledi. Araçla mahallede dolaşan gençler, mikrofonla "Adana Büyükşehir Belediyesi ve Seyhan Belediyesi ölmüştür. Merhumlara Fatiha okuyalım. Bundan sonra yol ve benzeri çalışmalar yapılmayacak. Zaten yapılmıyordu. Halkımızı yol çalışmasına davet ediyoruz" şeklinde anons yaptı. Çukur başında "Öldürün Ne Olur" şarkısını dinlediler Daha sonra yoldaki bir çukurun başına gelen gençler, burada "Öldürün Ne Olur" şarkısını dinleyip, "öldü" dedikleri belediyeler için dua okudu. Bu durumu gören bir sürücü de aracından inerek gençlere başsağlığı diledi. Sürücü, daha sonra gerçeği öğrenince yol için yapılan eylemi desteklediğini söyledi. "Böyle mizahi bir yola başvurduk" Eylemi gerçekleştiren gençlerden Umut Sütçü, mahalledeki yolların uzun süredir kötü durumda olduğunu belirterek, "Uzun zamandır mahalledeki tüm yollar çukur içinde. Başvuru yapmamıza rağmen yollar yapılmıyor. Belediye daha önce çalışıyordu ancak son zamanlarda hiçbir çalışma yapılmıyor. Yollar çok kötü durumda. Araçlarımız sürekli arıza yapıyor. Hem maddi hem de manevi zarar görüyoruz. Kesinlikle amacımız kimseye hakaret etmek değil. Hizmet almak ve dikkat çekmek için böyle mizahi bir yola başvurduk" dedi. "Yollar çok kötü" Yoldan geçen sürücülerden Hasan Demirkara ise yollar nedeniyle mağdur olduklarını ifade ederek, "Yollar çok kötü, berbat durumda. Sürekli şikayet ediyoruz ama yapılmıyor" diye konuştu.