YEREL HABERLER - 15 Haziran 2015 Pazartesi 17:00

Jandarma Gümüşhane'de 176. Yaşını Şehit Aileleri Ve Gazilerle Kutladı

A
A
A
Jandarma Gümüşhane'de 176. Yaşını Şehit Aileleri Ve Gazilerle Kutladı

Gümüşhane’de Jandarma teşkilatının 176. kuruluş yıldönümü nedeniyle şehit aileleri ve gaziler onuruna program düzenlendi.
Askeri Gazino salonunda düzenlenen programa Vali Vekili İsmail Özkan, İl Jandarma Komutan Vekili Albay Hasan Metin, Belediye Başkanı Ercan Çimen, Adalet Komisyonu Başkanı Muhammed Zafer Terzi, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Günaydın, Kürtün Kaymakamı Enver Özderin, Şiran Kaymakamı Murat Özdemir, Emniyet Müdürü Orhan Kar, askeri personel, şehit aileleri ve gaziler katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Üsteğmen Nurettin Yaşar, jandarmanın tarihçesi ile ilgili bilgi sundu.
İl Jandarma Komutan Vekili Albay Hasan Metin ise günün anlamı ile ilgili yaptığı konuşmada, mensubu oldukları Jandarma Teşkilatında bulunmaktan her zaman büyük onur duyduklarını belirterek, “Kurulduğu günden bu güne, yüce milletimize ve güzel vatanımıza sadakatle hizmet eden Jandarma Teşkilatının 176. Kuruluş yıldönümünü kutlamanın haklı gururunu, heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
Metin, 176 yıllık köklü tarihiyle Jandarma Genel Komutanlığının kuruluşundan bu güne milletin engin sevgi ve güvenine mazhar olduğunu, milletin huzur ve güvenliği ile kamu düzeninin sağlanması yönündeki hizmetleriyle de ulusun takdirini kazandığını belirterek, “Jandarma Genel Komutanlığı personeli olarak bizler ulusumuzun bize olan teveccühünün bilincinde hareket ederek, var olan bu güven ve sevgi bağını korumak, perçinlemek ve daha da güçlendirmek azmindeyiz” diyerek, “Türk milletinin sonsuz güvenine mazhar olmayı başaran Türkiye Cumhuriyeti jandarması kurulduğu günden bu güne günlük yaşamın her anında, ülkemizin her noktasında gece-gündüz, sıcak-soğuk, yağmur-çamur demeden halkımızın hizmetinde olmuş, bundan sonrada olmaya devam edecektir. Jandarma Teşkilatı, insanımızın hak ettiği hizmet ortamını sunabilmek ve onlara güven içerisinde yaşayabilecekleri huzurlu alanlar oluşturabilmek adına, her anı kendini yenilemek ve geliştirmek adına bir fırsat bilmektedir” ifadelerini kullandı.
Metin, halktan gördüğü kabul ve desteğe borçlu olan jandarma teşkilatının, yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da faaliyetlerini etkin bir şekilde devam ettirmekte olduğunu belirterek konuşmasını sonlandırdı.
Program şehit aileleri ve gazilerle birlikte yenilen yemekle sona erdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.