YEREL HABERLER - 17 Haziran 2015 Çarşamba 15:11

Ramazan Ayında Doğru Beslenme Önerileri

A
A
A
Ramazan Ayında Doğru Beslenme Önerileri

Gümüşhane Halk Sağlığı Müdürlüğü Diyetisyeni Nida Işık, oruç tutarken sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması gerektiğini söyledi.
Bu gece kalkılacak olan ilk sahurla yarın başlayacak onbir ayın sultanı Ramazan ayı öncesinde Diyetisyen Nida Işık’tan doğru beslenme önerileri geldi.
İFTARDAN SONRA 2 ARA ÖĞÜN EKLEYİN
Ramazan ayında kişilerin beslenme düzeninde önemli değişiklikler olduğunu, bunların en önemlisinin de normal zamanda 5 veya 6 öğün olan beslenme sayısının ramazan ayında sahur ve iftardan oluşan 2 ana öğüne düştüğünü kaydeden Işık, yeterli ve dengeli beslenmenin ramazan ayında da sürdürülebilmesi için sahur öğününü atlamamak ve iftardan uykuya gidene kadarki zaman dilimine 2 ara öğün eklenmesi gerektiğini söyledi.
SAHURA MUTLAKA KALKIN
Bu şekilde yaşanabilecek olumsuzluklar ve metabolizma hızınızın düşmesinin engelleneceğini dile getiren Işık, sahura kalktığında uykusunun bölünmesinden şikayet edenlerin ise 1 saat erken yatıp yine sahura kalmaya çalışması gerektiğini, çünkü sahura kalkılmadığı takdirde yaklaşık 12 saat olan açlığın ortalama 18 saate çıktığını, bunun da vücudun metabolizma hızını azaltarak, açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine, gün içinde yorgunluk, dikkat dağınıklığı gibi istenmeyen durumların oluşmasına sebep olduğunu kaydetti.
SAHURDA KAHVALTI YAPIN
Sahur yemeğinde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yada çorba, sebze ve zeytinyağlı gibi hafif yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilmesi gerektiğine vurgu yapan Işık, gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların ise midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu gıdalardan uzak durulmasının uygun olacağını belirtti.
BEYİN DOYMA EMRİNİ YEMEKTEN 15-20 DAKİKA SONRA VERİYOR
Ramazan’ın yemek kültürü açısından en bilinen özelliğinin iftar sofralarındaki çeşitlilik ve bolluk olduğuna değinen Işık, yapılan en büyük hatalardan birisinin çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketme olduğunu, beynin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verdiğini hatırlatarak, bu nedenle çok hızlı bir şekilde yemek yendiğinde doyma emrini algılamadan yüksek miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilebileceğini ve bu durumun da ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayacağını söyledi.
ORUCU SU VEYA HURMA İLE AÇIN
Orucun su veya hurma ile açıldıktan sonra çorba, salata gibi hafif yiyeceklerle devam edilmesini kaydeden Işık, 5-10 dakika ara verildikten sonra enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinler ile bunların yanında hem protein hem kalsiyum açısından zengin olan yoğurt veya ayran tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
KABIZLIĞI ÖNLEMEK İÇİN LİFLİ GIDALAR TERCİH EDİN
Özellikle ızgara, haşlama ve fırında yapılan yemeklerin tercih edilmesi gerektiğini, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulması gerektiğini dile getiren Işık, beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için ise yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar olan kurubaklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edilmesi gerektiğine değindi.
İFTARDAN SONRA MUTLAKA 30 DAKİKA YÜRÜYÜŞ YAPIN
Normal zamanlarda olduğu gibi Ramazan ayında da fiziksel aktivitenin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydeden Işık, özel durumu, sağlık problemleri olanlar hariç her gün 30 dakika yürüyüş yapılması gerektiğini bunun Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlardan birisi olan reflünün önlenmesinde de etkin olduğunu vurguladı.
EN AZ 2-2,5 LİTRE SU İÇİN
Ramazan ayının bu yıl da en sıcak günlere denk geldiğini ifade eden Işık, yaz aylarında terlemenin çok olmasının sıvı kaybını ve ihtiyacını arttırdığını, sıvı kaybının ise vücutta fiziksel performansı azaltarak, baş ağrısına, yorgunluğa, halsizliğe, dikkat eksikliğine sebep olduğunu belirterek, bu nedenle iftardan sahura kadar geçen sürede alınan suyun gün boyu kaybedilen su miktarının geri kazanımı için oldukça önemli olduğunu, amazan boyunca günlük 2-2,5 litre su tüketiminin altına düşülmemesi gerektiğini, iftardan sahura kadar en az 8-10 bardak su tüketilmesi gerektiğini söyledi.
TUZLU ÜRÜNLERDEN UZAK DURUN
İftar ve sahurda tuz içeriği yüksek olan turşu, salamura, şarküteri ürünlerinin gün içinde daha çok susanmasına, böylelikle de yüksek tansiyon ve ödem gibi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olacağını ifade eden Işık, karbonhidrat açısından zengin hamur tatlıları, kurabiyeler, yağlı hamur işlerinin boş enerji almanıza neden olduğunu ve kısa sürede acıktıracağı için bu besinlerden de mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini söyledi.
KRONİK HASTALIĞI OLANLAR DOKTORA DANIŞMADAN ORUÇ TUTMASIN
Işık son olarak oruç tutmanın sağlıklı insanların metabolik dengesinde çok önemli değişiklikler yapmadığını fakat şeker hastalığı, karaciğer yetmezliği gibi bazı hastalıklarda veya hamilelik ve emziklilik gibi özel durumlarda olumsuz sonuçlar doğurabileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, kronik hastalığı olan kişilerin ilgili uzman hekime ve diyetisyene danışmadan oruç tutmamalarının önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.