YEREL HABERLER - 19 Haziran 2015 Cuma 14:53

Gümüşhane İl Özel İdaresi'nin Yeni Asfalt Plenti Gün Sayıyor

A
A
A
Gümüşhane İl Özel İdaresi'nin Yeni Asfalt Plenti Gün Sayıyor

Gümüşhane İl Özel İdaresi’nin saatte 60 ton olan asfalt üretim kapasitesini 160 tona çıkaracak olan 2,2 milyon TL’lik yeni asfalt plenti tesisi hızla yükseliyor.
Beraberinde İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan’la birlikte Kale köyünde bulunan tesisi ziyaret eden Vali Yücel Yavuz, çalışmalar ve tesisin son durumu hakkında bilgi aldı.
Kurumun Kale Bakımevinde bulunan 1999 model asfalt plentinin sökülerek yerine çevre dostu, enerji verimliliği olan ve yüksek kalite asfalt üreten yeni bir tesis yapılmasıyla ilgili İl Genel Meclisi kararının ardından yürütülen süreç son aşamaya geldi. İller Bankası kredisiyle yapımı gerçekleştirilen ve 2 milyon 297 bin 460 lira bedelle ihale edilen tesis önümüzdeki haftalarda test sürecine geçecek ve ardında da tam kapasite hizmete girecek.
Destek Hizmetleri Şube Müdürü Hasbi Yılmaz Şahinöz, sorumlu mühendisler Hüseyin Aslan, Burak Aslan, tesisi kuran firma yetkilileri ve Kale Bakımevi Sorumlusu Aslan Tokmak’ın da hazır bulunduğu inceleme ziyareti sırasında tesisle ilgili bilgi veren İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, eski tesisin saatte 60 ton asfalt üretirken, yeni tesisin bu kapasiteyi 160 tona çıkaracağını, üstelik kapasitedeki yüzde 140’lık artışa karşın işletme ve bakım giderlerinde ise yüzde 40’lık bir tasarruf sağlanacağını söyledi.
Akdoğan, tesisin son teknoloji ürün olan filtreleme ünitesi sayesinde ve sıvılaştırılmış doğalgaz yakıt sistemi kullanılacak olması nedeniyle çevreye olumsuz etkisinin en alt düzeyde olduğunu da sözlerine ekledi.
Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz ise yeni asfalt plenti ile birlikte köylerdeki mevcut yolların standartlarının daha da yükseltileceğini, köy yollarının Bitümlü Sıcak Karışım (BSK) binder ve aşınma tabakaları şeklinde asfaltlanacağını söyledi.
Yeni tesisin yanısıra modern karayolu yapımında kullanılan ve asfalt serme finişeri adı verilen makine ve 2 adet silindirin de Özel İdare makine parkına kazandırıldığını kaydeden Vali Yavuz, yatırımın gerçekleşmesi için karar alan İl Genel Meclis üyelerine ve emek veren herkese teşekkür etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.